Alkollü Gelen İşçiye Haklı Fesih – Yargıtay 9. HD 2026/1887

Öğle arasından sonra şubeye dönmeyen, telefonda müşterilerin duyabileceği şekilde ağır sözler kullanan ve iş arkadaşlarınca “alkollü” olarak gözlemlenen bir banka çalışanı hakkında tutanak tutulur, ardından teftiş soruşturması başlar ve iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilir. İşçi, daha önce hiç yazılı uyarı almadığını, sarhoş olmadığını ve rapor almayı önerdiğini söyler. İlk derece mahkemesi feshi “haklı değil ama geçerli” bularak kıdem ve ihbar tazminatına hükmeder. Bölge adliye mahkemesi ise tabloyu bütün olarak değerlendirir ve davayı reddeder. Son söz Yargıtay 9. Hukuk Dairesinindir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 03.03.2026 tarihli ve E.2026/203, K.2026/1887 sayılı kararıyla, işçinin işyerine alkolün etkisiyle geldiğini, müşterilerin duyacağı şekilde küfürlü konuştuğunu ve bu olayların birden çok kez yaşandığını kabul ederek işveren feshini 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II kapsamında haklı bulan bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.
🏢 Şubede yaşanan gün
Davacı, davalı bankanın işyerinde 01.10.2012 – 21.04.2022 tarihleri arasında çalışmıştır. Dava dilekçesine göre son brüt ücreti 10.000,00 TL olup bu ücrete ek olarak düzenli ikramiye ve performans primi ödenmektedir. Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ve performans primi alacaklarını talep etmiştir.
Davalı bankanın savunmasına göre feshe giden süreç 15.03.2022 tarihinde tutulan bir tutanakla başlamıştır. Tutanakta, aynı şubede görevli 7 personel tarafından şu hususların gözlemlendiği belirtilmiştir:
- Davacının şubeye alkollü olarak geldiği,
- Şube içinde personelin ve müşterilerin duyabileceği şekilde ağır küfürler içeren telefon konuşmaları yaptığı,
- Öğle tatilinden sonra şubeye dönmediği, arandığında mazeret belirterek izin kullanmak istediği,
- Kasasını teslim etmek üzere çağrıldığında saat 15.00 civarında şubeye gelip kasayı teslim ettiği ve izin girişini yaparak ayrıldığı.
Tutanak üzerine başlatılan soruşturmada tutanakta imzası bulunan personelin ve davacının ifadeleri alınmış, bunun sonucunda iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir.
📘 Kanun ne diyor?
Uyuşmazlığın merkezinde iki hüküm vardır. 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-(d), işverene bildirim süresini beklemeden fesih hakkı veren ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller arasında, işçinin işverene, onun aile üyelerine veya başka bir işçiye sataşmasını ve “işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması”nı sayar.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.28/1 ise “İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.” hükmünü içerir. Aynı maddenin ikinci fıkrası işverene, işyeri eklentilerinde hangi hâllerde ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisi tanır; üçüncü fıkrası ise işin gereği olarak alkollü içki tüketmek zorunda olan bazı çalışanları yasağın dışında tutar. İlk derece mahkemesinin de belirttiği üzere bu düzenleme, İş Kanunu’nun mülga 84. maddesinin karşılığıdır.
Hükümlerin lafzı “alkol almış olmak” ile “sarhoş olmak” arasında bir ayrım yapar. İşyerinde alkollü içki kullanmak yasaklanmışken, işyeri dışında alınan içki bakımından ölçüt sarhoşluktur. Dosyadaki asıl tartışma da bu ayrım üzerinden yürümüştür.
🧑⚖️ İlk derece: haklı değil, geçerli
İzmir 6. İş Mahkemesi, İş Kanunu m.25/II-(d) ile 6331 sayılı Kanun m.28’i birlikte değerlendirmiştir. Mahkemeye göre:
- İşyeri dışında alınan alkolün sarhoşluğa yol açması ve işçinin bu hâlde işyerine gelmesi yasaktır ve haklı fesih sebebidir.
- Ancak alkol almış olmakla birlikte sarhoşluk belirtisi göstermeyen işçinin işyerine gelmesi m.25/II-(d) kapsamında haklı neden sayılamaz.
- İçki miktarı işçinin irade ve davranışlarını, işini normal şekilde yürütmesini etkilemiyorsa, yalnızca içki almış olmak fesih için yeterli değildir.
- Davacıya 15.03.2022 tarihinden önce bu davranışları nedeniyle yapılmış yazılı bir uyarı veya ihtar bulunmamaktadır.
Mahkeme bununla birlikte davacının davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından makul ölçüler içinde beklenemez hâle geldiğini kabul etmiş, feshin haklı olmasa da geçerli nedene dayandığı sonucuna ulaşmıştır. Geçerli fesihte işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığından bu talepler kabul edilmiş; fazla çalışma ve prim alacakları ispatlanamadığı, kullanılmayan izin de bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
🔄 İstinaf: davranışların bütünü
Davalının istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi farklı bir değerlendirme yapmıştır. Bölge adliye mahkemesi şu tespitlere dayanmıştır:
- Teftiş raporu içeriğine göre davacı, savunmasında işyerine alkollü ve alkolün etkisiyle geldiğini ikrar etmiş, bu husus bir kısım tanıklarca da doğrulanmıştır.
- Davacının teftiş raporundaki savunmasına göre alkollü olarak işe gelmeyi alışkanlık hâline getirdiği anlaşılmıştır.
- Müşterilerin duyacağı şekilde küfürlü konuşmalar tanık beyanlarıyla sabit olup davacının kendi kabulündedir.
- Davacı hakkında tutanaklar tutulmuş, feshe konu olaylar birden çok kez meydana gelmiştir.
- İşyerinde çalışma düzeni ve barış bozulmuş, güven ilişkisi sarsılmış, banka itibarı zarar görmüştür.
Bu gerekçelerle bölge adliye mahkemesi işveren feshinin haklı olduğunu kabul etmiş, ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve davayı reddetmiştir. Kararda ayrıca davacının işinin niteliği gereği kılık kıyafetine ve kişisel bakımına özen göstermediği de belirtilmiştir.
🏛️ Temyiz itirazları ve onama
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dört temel itiraz ileri sürmüştür:
- Sözleşmeye aykırı davranışların fesih sebebi olabilmesi için işçinin birden fazla uyarılması ve buna rağmen ısrar etmesi gerektiği, 15.03.2022’den önce yazılı uyarı bulunmadığı,
- 15.03.2022 tarihli tutanakta şube müdürünün imzasının dahi bulunmadığı,
- İspat yükü işverende olduğu hâlde, işyerinin bitişiğindeki tıp merkezinden rapor alma önerisinin dikkate alınmadığı,
- Hem davacı hem davalı tanıklarının davacının alkollü gelmediğini ve bunu alışkanlık hâline getirmediğini doğruladığı.
Daire, uyuşmazlığı iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı olarak tanımlamıştır. HMK m.371’deki bozma sebeplerini hatırlatan Daire, kararın tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, ispat kurallarına ve gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca oy birliğiyle onanmıştır.
🧪 İspat açısından dikkat çeken noktalar
Onama kararı kısa bir gerekçeyle verilmiştir; bu nedenle kararın anlamı, onanan bölge adliye mahkemesi gerekçesiyle birlikte okunmalıdır. Dosyadan çıkan başlıca gözlemler şunlardır:
- Ölçüm yerine ikrar ve tanık: Dosyada bir alkol ölçümü ya da sağlık raporundan söz edilmemektedir. Bölge adliye mahkemesi sonucu, davacının teftiş soruşturmasındaki savunmasında yer alan kabule ve tanık beyanlarına dayandırmıştır.
- Tek olay değil, süreklilik: Bölge adliye mahkemesi olayların birden çok kez yaşandığını ve alışkanlık hâline geldiğini tespit etmiştir. İlk derece mahkemesinin “önceden yazılı uyarı yok” gerekçesi bu tespit karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
- Birden fazla davranış birlikte: Fesih yalnızca alkole değil; müşterilerin duyacağı şekilde küfürlü konuşmaya, mesaiye dönmemeye ve işyeri düzeninin bozulmasına da dayanmıştır.
- İşin niteliği: Gerekçede banka itibarının zarar gördüğü ve müşteriyle doğrudan temas bulunan bir işyerinde güven ilişkisinin sarsıldığı vurgulanmıştır.
- Haklı ve geçerli fesih ayrımının sonucu: Geçerli fesihte kıdem ve ihbar tazminatı ödenirken, haklı fesihte bu tazminatlar doğmaz. Aynı olay, iki derece mahkemesince bu iki farklı sonuca bağlanmıştır.
Feshin haklılığını tartışan diğer güncel kararlar için beraat eden işçiye haklı fesih ve tedarikçiden borç para isteyen işçi; fesih süresine ilişkin bir değerlendirme için disiplin kurulu ve altı iş günlük süre yazılarına bakılabilir.
🙋 Sık sorulan sorular
Alkol almış olmak tek başına haklı fesih sebebi midir?
Daha önce yazılı uyarı yapılmamış olması sonucu değiştirdi mi?
Dosyada alkol ölçümü ya da sağlık raporu var mıydı?
Bu davada işçi hangi alacakları alabildi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, işçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece ile istinaf gerekçelerinden derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir. Feshin haklı, geçerli ya da haksız sayılması; olayın tekrarına, tanık beyanlarına, işçinin savunmasına ve işin niteliğine göre her dosyada ayrıca değerlendirilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




