Emsal Kararlarİş Hukuku

Disiplin Kurulu ve Altı İş Günü – Yargıtay HGK 2026/303

Bir işyerinde tartışma çıkar, tutanak tutulur, işçinin yazılı savunması alınır ve sonra dosya aylarca bekler. Üç ay sonra toplanan disiplin kurulu, işçinin sözlerini “haklı fesih sebebi” sayarak iş sözleşmesini sona erdirir. İşveren, kurumsal disiplin prosedürünü işlettiğini ve ciddi bir araştırma yaptığını söyler; işçi ise feshin kanunun tanıdığı kısa süre geçtikten çok sonra yapıldığını ileri sürer. İş Kanunu’nun 26. maddesindeki altı iş günlük süre, bir disiplin kurulunun takvimine göre esneyebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, on yılı aşkın bir süre devam eden bir işçilik alacağı davasında bu soruya net bir cevap vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.2026 tarihli ve E.2025/679, K.2026/303 sayılı kararıyla, savunması alındıktan sonra hiçbir işlem yapılmadan yaklaşık üç ay beklenerek gerçekleştirilen feshin altı iş günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını kabul eden ilk derece mahkemesinin direnme kararını oy birliğiyle yerinde bulmuştur.

Kısa özet: 23.12.2004–16.10.2014 döneminde çalışan işçi, 18.07.2014 tarihli bir tartışma gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin yaklaşık üç ay sonra disiplin kurulu kararıyla feshedildiğini, bu nedenle feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi disiplin kurulunun toplanma tarihine kadar geçen süreyi makul sayarak bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, feshe konu eylemlerin araştırma gerektirmediğini ve beklemenin makul bir gerekçesinin gösterilmediğini belirterek direnmeyi uygun bulmuş; dosyayı sair temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye göndermiştir.

📅 Tutanaktan fesih bildirimine: takvim

Uyuşmazlığın çözümü tamamen tarihlere bağlı olduğundan, karar metnindeki sıralamayı aynen izlemek gerekir:

  • 18.07.2014: İşyerinde düzenlenen tutanakta, işçinin çalışma saatlerine uymadığı, uyarılması üzerine işletme şefine hakaret içeren sözler sarf ettiği ve olayla ilgisi bulunmayan iki iş arkadaşı hakkında şeref ve namusa dokunan bir iddiada bulunduğu belirtilmiştir.
  • 23.07.2014: İşveren, tutanak içeriğine ilişkin olarak işçiden yazılı savunma istemiştir.
  • 25.07.2014: İşçi yazılı savunmasını vermiş; savunmasında sözlerin bir kısmını, karşı tarafın kendisine yönelttiği ifadelere cevap olarak söylediğini belirtmiştir.
  • 13.10.2014: Disiplin kurulu, işçinin dosyasını görüşmek üzere toplanmıştır.
  • 14.10.2014: Disiplin kurulu, İş Kanunu’nun 25/II-(b) ve (d) bentleri uyarınca iş sözleşmesinin feshine karar vermiştir.
  • 16.10.2014: İşçiye, sözleşmesinin bu tarih itibarıyla feshedildiği bildirilmiştir.

Disiplin kurulu kararında, işçinin uzun yıllardır işyerinde çalışması nedeniyle “ciddi bir araştırma” başlatıldığı yazılmıştır. Ancak Hukuk Genel Kurulunun tespitine göre dosyada tutanak, savunma istem formu ve işçinin savunması dışında, bu araştırmayı gösteren başka bir belge bulunmamaktadır.

⚖️ Mahkeme ile Özel Daire arasındaki görüş ayrılığı

Dava, Saray (Tekirdağ) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi sıfatıyla) görülmüştür. Yargılama, husumet yönünden bir bozma ile uzamış, asıl tartışma ikinci turda ortaya çıkmıştır:

Tarih ve sayıMerciSonuç ve dayanak
18.05.2016, E.2015/16, K.2016/367İlk derece mahkemesiKabul; fesih altı iş günü içinde yapılmamıştır
23.11.2020, E.2016/35510, K.2020/16404Yargıtay 9. HDBozma; hüküm, davada taraf gösterilmeyen başka bir şirket aleyhine kurulmuştur
09.05.2024, E.2021/185, K.2024/278İlk derece mahkemesiYeniden kabul; makul süre aşılmıştır
24.10.2024, E.2024/10547, K.2024/14444Yargıtay 9. HDOy çokluğuyla bozma; feshe yetkili merci disiplin kuruludur, süre kurulun olayı öğrendiği tarihten başlar
13.02.2025, E.2025/13, K.2025/64İlk derece mahkemesiDirenme
06.05.2026, E.2025/679, K.2026/303Hukuk Genel KuruluDirenme uygun; sair itirazlar için dosya 9. HD’ye

Özel Dairenin ikinci bozma kararındaki yaklaşım şuydu: Yerleşik uygulamaya göre işverenin tüzel kişi olması hâlinde altı iş günlük süre feshe yetkili merciin olayı öğrendiği günden başlar ve olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz; olayın yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün başlangıçtır. Daire, savunmanın verildiği tarihten kurulun toplandığı tarihe kadar geçen yaklaşık üç aylık süreyi “makul” kabul etmiş ve feshin süresinde yapıldığı sonucuna varmıştı.

Mahkeme ise savunma alındıktan sonra hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan üç ay beklendiğini, aksinin kabulünün güçlü konumdaki işverene dürüstlük kuralına aykırı biçimde geniş bir serbesti tanıyacağını belirterek önceki kararında direnmişti.

📎 Karar metni: Hukuk Genel Kurulu kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, doktrin atıfları kısaltılmıştır.

⏱️ Altı iş günü: hak düşürücü sürenin işleyişi

4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrasına göre, 24. ve 25. maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, karşı tarafın bu davranışı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz; işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz.

Hukuk Genel Kurulu, bu süreyle ilgili ilkeleri şöyle sıralamıştır:

  • Niteliği: Süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir, durmaz ve kesilmez.
  • Başlangıcı: Faili veya fiili öğrenme günüdür. Öğrenme günü sayılmaz, izleyen iş günleri sayılır ve altıncı günün bitiminde yetki sona erer.
  • Tüzel kişi işveren: Süre, feshe yetkili merciin olayı öğrendiği günden başlar.
  • Araştırma gereken hâller: Failin, fiilin veya fesih sebebinin varlığının anlaşılması bir soruşturmayı ya da örneğin verilen zararın miktarının belirlenmesi gibi bir araştırmayı gerektiriyorsa, süre soruşturmanın bitiminden itibaren işler.
  • Devam eden davranış: Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış sürdükçe süre işlemez; davranışın sona ermesiyle başlar.
  • Süre kaçırılırsa: Süresinde kullanılmayan fesih iradesi nedeniyle işçi kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanır. Kurul bu noktada 22.11.2017 tarihli, 2015/9-2886 E., 2017/1408 K. sayılı kararına atıf yapmıştır.

Aynı maddenin başlangıç anı ve öğrenme tarihinin ispatı konusundaki bir başka değerlendirme için altı iş günlük sürenin ne zaman başladığına ilişkin 9. HD kararı incelenebilir. Eldeki dosyanın farkı, öğrenmenin tartışmasız olduğu bir durumda kurumsal disiplin sürecinin süreyi ne ölçüde erteleyebileceğine odaklanmasıdır.

🏛️ Disiplin kurulu süreyi uzatır mı?

Kararın ayırt edici kısmı, toplu iş sözleşmesi veya işverenin iç düzenlemeleriyle öngörülen disiplin kurulu prosedürüne ilişkin tespitlerdir. Kurula göre:

  1. Toplu iş sözleşmesinde ya da işverenin tabi olduğu prosedürde konunun bir kurula intikal ettirilmesi zorunlu tutulmuş olabilir.
  2. Kurula intikal için bir süre öngörülmüşse bu süreye uyulmalıdır; süre öngörülmemişse intikal yine de makul bir süre içinde yapılmalıdır.
  3. Açıkça düzenlenmedikçe altı iş günlük süre, konunun kurula intikali için uygulanmaz; çünkü 26. maddede tek bir altı iş günlük süre vardır.

Bu çerçeve, disiplin kurulunun varlığını tek başına sürenin başlangıcını ileri atan bir gerekçe olarak görmemektedir. Belirleyici olan, kurula intikalin makul sürede yapılıp yapılmadığıdır. Somut olayda Kurul, feshe konu eylemlerin davranışa dayalı olduğunu, zarar miktarının belirlenmesi gibi bir araştırma gerektirmediğini ve savunmanın verildiği 25.07.2014 tarihinden fesih tarihine kadar işverence herhangi bir işlem yapılmadığını vurgulamıştır. Üç aylık beklemenin makul bir gerekçesi de ortaya konulmamıştır.

📑 Sürenin ispatı ve işverenin kendi yönergesi

Kurul, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın hak düşürücü süreye uyduğunu ispatla yükümlü olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu yükü karşılamada işverenin aleyhine işleyen en güçlü delil ise kendi sunduğu “Disiplin Prosedürü” başlıklı yönerge olmuştur. Yönergenin 5.2. maddesinde şu aşamalar yer almaktadır:

  • Disiplin soruşturmasına olayın öğrenilmesini müteakip aynı gün başlanır.
  • Her soruşturma işlemi bir tutanakla tespit edilir; gerekli inceleme iki iş günü içinde tamamlanarak insan kaynakları departmanına gönderilir.
  • İnsan kaynakları, çalışandan yazılı savunma talep eder.
  • İşten çıkarma gerektiren durumda evrak disiplin kurulu üyelerine aktarılır ve kurul aktarımı takiben yirmi dört saat içinde toplanır.
  • Kurul kararları en geç yirmi dört saat içinde uygulamaya konulur.

İşverenin kendi belirlediği bu kısa takvim ile fiilen geçen yaklaşık üç ay arasındaki fark, “ciddi bir araştırma yapıldı” savunmasını desteklemekten uzak kalmıştır. Yönergeye göre her soruşturma işleminin tutanakla belgelenmesi gerektiği hâlde dosyada savunma sonrasına ait hiçbir tutanak bulunmaması, Kurulun sonucunu doğrudan etkilemiştir.

Kurul, feshe dayanak yapılan sözlerin haklı fesih sebebi oluşturup oluşturmadığını tartışmamıştır; çünkü süre geçtikten sonra kullanılan fesih yetkisi bakımından bu inceleme sonucu değiştirmeyecektir. Varılan sonuç, işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığıdır.

🧩 Kararın uygulamaya yansıması

Hukuk Genel Kurulu kararı, Özel Dairenin “disiplin kurulunun toplanmasına kadar geçen süre makuldür” yaklaşımına karşı daha sıkı bir ölçü ortaya koymaktadır. Karardan çıkan başlıca sonuçlar şöyle özetlenebilir:

  • Tüzel kişi işverende sürenin feshe yetkili merciin öğrenmesiyle başlaması, olayın bu merciye ulaştırılmasının süresiz ertelenebileceği anlamına gelmez; intikal makul süreye tabidir.
  • Davranışa dayalı, olgusu belli ve savunması alınmış bir olayda “araştırma” gerekçesi, somut soruşturma işlemleriyle desteklenmedikçe süreyi ileri atmaz.
  • İşverenin iç disiplin yönergesindeki süreler, makul sürenin değerlendirilmesinde ölçü olarak dikkate alınabilmektedir.
  • Hak düşürücü süreye uyulduğunu ispat yükü fesheden taraftadır.

Kurul ayrıca, Özel Daire tarafından temyiz istemi daha önce reddedilen dava dışı şirketin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığına karar vermiştir. Karar, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere kesin olarak verilmiş; davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay 9. Hukuk Dairesine bırakılmıştır.

❓ Merak edilenler

Disiplin kurulu olan işyerlerinde altı iş günü kurulun kararından mı başlar?

Kararda bu yönde bir kural benimsenmemiştir. Süre feshe yetkili merciin öğrenmesiyle başlar; ancak olayın kurula intikali de makul bir süre içinde yapılmalıdır. Özel bir düzenleme yoksa intikal için ayrıca altı iş günü uygulanmaz, fakat aylarca hiçbir işlem yapılmadan beklenmesi makul sayılmamıştır.

Hangi durumlarda süre soruşturmanın bitiminden itibaren işler?

Kurul, failin veya fiilin ya da fesih sebebinin varlığının ortaya çıkarılması bir soruşturmayı veya zarar miktarının tespiti gibi bir araştırmayı gerektiriyorsa sürenin soruşturmanın bitiminden başlayacağını belirtmiştir. Eldeki olayda eylemler davranışa dayalı olduğundan böyle bir araştırma ihtiyacı kabul edilmemiştir.

Süre geçtikten sonra yapılan fesih hangi sonucu doğurur?

Kararda, haklı neden bulunsa bile fesih iradesinin süresi içinde kullanılmaması hâlinde işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacağı belirtilmiştir. Eldeki davada da sonuç bu yönde olmuş, tazminatlara hükmeden mahkeme kararı yerinde görülmüştür.

Dosya Hukuk Genel Kurulundan sonra neden yeniden Özel Daireye gitti?

Özel Daire, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarını incelememişti. Direnme uygun bulununca bu itirazların incelenmesi için dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir; tazminat hesabına ilişkin itirazlar bu aşamada değerlendirilecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihat değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, savunma alındıktan sonra yaklaşık üç ay beklenerek disiplin kurulu kararıyla yapılan bir feshe ilişkin tek bir dosyaya dayanır; disiplin yönergesi, soruşturma işlemleri ve olayın niteliği farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu