Kaskoda Kayıtsız İbra ve Pert Farkı – Hakem K. 2026/340488

Kasko poliçeli bir araç kazada ağır hasar gördüğünde, sigorta şirketiyle varılan uzlaşma çoğu zaman tek sayfalık bir belgeye bağlanır: belirli bir tutar ödenecek, karşılığında şirket “tamamen ibra” edilecektir. Belge imzalanır, para hesaba geçer. Aylar sonra sigortalı, ödenen tutarın aracın gerçek değerinin altında kaldığını düşünerek fark talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurur. Bu noktada belirleyici olan, imzalanan belgede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu hakemince verilen 15/06/2026 tarihli ve K-2026/340488 sayılı kararla, ihtirazi kayıt düşülmeden imzalanan ibra belgesi karşısında pert farkı talebi reddedilmiş, buna karşılık faturayla belgelenen 6.000,00 TL çekici ücreti kabul edilmiştir. Karar, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 66. sayısında yayımlanmıştır.
🚗 Kaza, ödeme ve imzalanan belge
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından 12.04.2025-2026 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alınan aracın, dava dışı bir araçla 23.06.2025 tarihinde karıştığı trafik kazasından doğmuştur. Kazada başvuru sahibine ait araç hasar görmüştür.
Dosyadaki belgelere göre olaylar şu sırayla gelişmiştir:
- 19.07.2025: Başvuru sahibinin yetkilisi tarafından imzalanan belgede, araca yönelik yapılacak 620.000,00 TL’lik ödeme karşılığında sigorta şirketinin tamamen ibra edildiği belirtilmiştir.
- 12.08.2025: Bu anlaşma kapsamında 620.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
- 31.12.2025: Başvuru sahibi, bakiye zararın tazmini için sigorta şirketine başvurmuştur.
- 14.02.2026: Hakem, sigorta şirketinin Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca bu tarihte temerrüde düştüğünü kabul etmiştir.
Başvuru sahibi vekili, Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuruda, aracın kusurlu olarak kazaya karıştığını, bakiye pert tutarı için şirkete yazılı başvuru yapıldığını ancak talebin tam olarak karşılanmadığını ileri sürmüştür. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL pert farkı ve 6.000,00 TL çekici bedeli temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle istenmiştir.
🛡️ Sigorta şirketinin savunması
Sigorta şirketi vekili poliçeyi teyit etmiş, ancak talebin reddini istemiştir. Savunmada öne çıkan noktalar şunlardır:
- Eksper çalışmasıyla aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli 620.000,00 TL olarak tespit edilmiş ve bu tutar tam olarak ödenmiştir.
- Başvuru sahibi ödemeyi, ihtirazi kayıt veya şerh düşmeden imzaladığı taahhütnameyle kayıtsız şartsız kabul etmiş; ödeme ve ibra ile borç sona ermiştir.
- Kasko sözleşmelerinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi uygulanamaz.
- Taahhütnamenin hata, hile veya ikrah altında imzalandığına dair dosyada delil yoktur.
- Aksi kabul edilse bile ödenen tutar mahsup edilmeli, poliçedeki muafiyetler dikkate alınmalı ve vekâlet ücreti tarifedeki ücretin beşte biri olmalıdır.
Savunmada anılan KTK m.111, Kanun’la öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz saymakta; tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenlemektedir. Hakem kararında bu hükmün kasko ilişkisine uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca tartışılmamış; sonuç, imzalanan belgenin içeriğine dayandırılmıştır.
📄 Pert farkı talebi neden reddedildi?
Hakem, uyuşmazlığın esasına geçmeden önce başvuru sahibinin sigorta şirketine usulüne uygun başvurduğunu, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu ve dava şartlarının mevcut olduğunu tespit etmiştir. Kasko başvurusu olduğu için kusur incelemesine gerek görülmemiştir.
Asıl alacak yönünden belirleyici olan, 19.07.2025 tarihli belgedir. Hakemin tespitlerine göre:
- Belgede, 620.000,00 TL ödeme karşılığında sigorta şirketinin tamamen ibra edildiği yazılıdır.
- İbranamede herhangi bir ihtirazi kayıt düşülmeksizin mutabık kalınmıştır.
- Sigorta şirketi, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın ibra edilmiştir.
Bu tespitler üzerine hakem, KTK, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu, Kasko Sigortası Genel Şartları, özel şartlar ve yüksek yargı içtihatlarına atıfla 100,00 TL bakiye hasar (pert farkı) talebini reddetmiştir. Talep küçük bir tutarla ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ileri sürülmüş olsa da reddin gerekçesi tutara değil, alacağın ibra edilmiş sayılmasına dayanmaktadır.
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu bir mutabakatnamede farklı sonuca ulaşılan bir dosya için kaskoda pert aracın bakiye bedeli yazısına bakılabilir. İki karar yan yana okunduğunda, belgedeki saklı tutma kaydının sonucu nasıl etkileyebildiği görülmektedir.
🛻 Çekici ücreti neden ayrı değerlendirildi?
İbra belgesi pert farkı talebini kapatırken çekici ücreti farklı bir sonuca bağlanmıştır. Başvuru sahibi 6.000,00 TL çekici ücretine ilişkin faturayı dosyaya sunmuştur. Hakem, yürürlükteki mevzuat ve poliçe şartlarını inceleyerek aracın servise çekilmesinin oluşan maddi zararın temel bir unsuru olduğunu, bu nedenle talebin teminat kapsamında kaldığını kabul etmiştir.
Kararda ibra belgesinin konusu, araca yönelik 620.000,00 TL’lik ödeme olarak tanımlanmıştır. Çekici ücretinin bu ibranın kapsamına girip girmediği ayrıca tartışılmamış; kalem, teminat kapsamı yönünden değerlendirilerek şirketten tahsiline hükmedilmiştir. Böylece aynı kazadan doğan iki talep farklı sonuçlanmıştır.
📅 Temerrüt, faiz ve vekâlet ücreti
Sigorta şirketi, usulüne uygun ihbar yapılmadığını ve temerrüde düşürülmediğini savunmuştu. Hakem, başvuru sahibinin 31.12.2025 tarihinde şirkete başvurduğunu, şirketin Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca 14.02.2026 tarihinde temerrüde düştüğünü tespit etmiş ve kabul edilen çekici ücretine bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesine karar vermiştir.
Vekâlet ücreti konusunda hakem ayrıntılı bir gerekçe yazmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. maddesi, talebi kısmen veya tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücretinin tarifedeki ücretin beşte biri olacağını öngörür. Hakem, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararlarına, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesinin iptali istemiyle açılan davaların Danıştay 10. Dairesince reddedildiğine ve bu karara karşı temyiz başvurusunun karar metninde “Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu” olarak anılan kurulca 23.02.2022 tarihinde reddedildiğine değinmiştir. Hakemlerin Yargıtay kararlarına karşı direnme hakkı bulunmadığı ve uygulama birliğinin hukuk güvenliği açısından zorunlu olduğu da vurgulanmıştır.
| Kalem | Talep | Sonuç |
|---|---|---|
| Pert farkı | 100,00 TL | Ret (kayıtsız ibra) |
| Çekici ücreti | 6.000,00 TL | Kabul, 14.02.2026’dan avans faizi |
| Yargılama gideri | 595,00 TL | Kabul-ret oranına göre 585,25 TL şirketten |
| Vekâlet ücreti | — | Başvuran lehine 6.000,00 TL; şirket lehine 20,00 TL |
Hakem, başvuran lehine maktu tutar gözetilerek, sigorta kuruluşu lehine ise maktu tutar gözetilmeksizin beşte bir oranında vekâlet ücretine hükmetmiş; avukatlık ücretinin kabul veya reddedilen tutarı geçemeyeceğini de dikkate almıştır. Karar, Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi uyarınca tutar yönünden kesin olarak verilmiştir.
📌 Karardan çıkan tespitler
Hakem kararları emsal bağlayıcılığı taşımasa da bu karar, kasko hasar süreçlerinde sık karşılaşılan bir belge türünün hangi sonuçlara bağlanabildiğini göstermektedir:
- İhtirazi kayıt düşülmeden ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan imzalanan ibra belgesi, sonradan ileri sürülen pert farkı talebinin reddine dayanak yapılmıştır.
- Faturayla belgelenen çekici ücreti, zararın temel unsuru ve teminat kapsamında görülerek kabul edilmiştir.
- Temerrüt tarihi, sigortacıya yapılan yazılı başvuru ve Kasko Sigortası Genel Şartlarındaki süre esas alınarak belirlenmiştir.
- Sigorta şirketinin hata, hile veya ikrah bulunmadığı yönündeki savunması karşısında başvuru sahibinin irade sakatlığına ilişkin bir iddiası kararda yer almamaktadır.
- Vekâlet ücreti, Sigortacılık Kanunu m.30/17 ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uygulaması doğrultusunda beşte bir oranıyla belirlenmiştir.
Kararın sınırı da açıktır: Hakem, ödenen 620.000,00 TL’nin aracın gerçek değerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin bir bilirkişi incelemesi yaptırmamış; değerlendirme, ibranın varlığı ve içeriğiyle sınırlı kalmıştır. Belgenin geçerliliğine yönelik farklı iddiaların ileri sürüldüğü dosyalarda sonuç değişebilir.
❓ Merak edilen sorular
Hakem, ödenen tutarın düşük olup olmadığını inceledi mi?
Hayır. Karar, sigorta şirketinin ihtirazi kayıtsız ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan ibra edildiği tespitine dayanmaktadır. Aracın gerçek değeri konusunda bilirkişi raporu alınmamıştır.
İbra belgesine rağmen çekici ücreti neden ödettirildi?
Kararda çekici ücretinin ibra kapsamında olup olmadığı ayrıca tartışılmamıştır. Hakem, faturayla belgelenen bu gideri aracın servise çekilmesinin zararın temel unsuru olduğu gerekçesiyle teminat kapsamında görerek kabul etmiştir.
Bu karara itiraz edilebilir mi?
Karar metninde, Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereğince tutar yönünden kesin olarak verildiği belirtilmiştir. Anılan hüküm, belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararlarını kesin saymaktadır.
Sigorta şirketi lehine neden yalnızca 20,00 TL vekâlet ücreti verildi?
Hakem, reddedilen tutar üzerinden ve sigorta kuruluşu lehine maktu tutar gözetilmeksizin beşte bir oranında hesaplama yapmış; avukatlık ücretinin reddedilen tutarı geçemeyeceğini de dikkate almıştır. Reddedilen kısım 100,00 TL olduğundan sonuç 20,00 TL olmuştur.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 66. sayısında yayımlanan tek hakem kararından derlenmiştir. Hakem kararları yargı kararları gibi emsal bağlayıcılığı taşımaz; ibra belgesinin içeriği, saklı tutma kaydı ve irade sakatlığı iddiaları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



