İmzasız Pay Senediyle Ortaklık – İst. BAM 14. HD 2025/2075

Hamiline yazılı pay senedi uzun yıllar boyunca “elinde tutan ortaktır” düşüncesiyle anıldı. Senedi teslim alan kişinin pay sahibi olacağı varsayımı, özellikle aile şirketlerinde ve küçük ortaklıklarda pay alım satımlarının noterde imzalanan bir sözleşme ve senetlerin elden teslimiyle yapılmasına yol açtı. Ancak senedin kendisi geçerli değilse ve devir Merkezi Kayıt Kuruluşuna hiç bildirilmemişse, bir milyon liralık ödeme ortaklık sıfatı kazandırır mı?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 30.12.2025 tarihli ve E.2025/2104, K.2025/2075 sayılı kararıyla, yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşımayan belgelerin TTK 487 anlamında pay senedi sayılamayacağını, devrin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmemesi nedeniyle de şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini belirtmiştir. Daire, ilk derece mahkemesinin aktif husumet yokluğundan verdiği ret kararını kaldırarak davayı esastan reddetmiştir.
📜 Noterde imzalanan devir ve teslim edilen belgeler
Dosyadaki belgelere göre davalı şirketin 12.08.2016 tarihli genel kurulunda sermayenin 2.000.000 TL olduğu, bu sermayenin 80.000 paya ayrıldığı ve payların tamamının hamiline yazılı olacağı kararlaştırılmış; karar 09.09.2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiştir. Yönetim kurulu da 19.08.2016 tarihli kararıyla sermayenin tamamen ödenmiş olması nedeniyle hamiline yazılı senetlerin bastırılmasına karar vermiştir.
Davacı, şirketin yarısını temsil eden 40.000 payı, Beyoğlu’ndaki bir noterlikçe 11.11.2024 tarihinde onaylanan hisse devir sözleşmesiyle şirketin bir ortağından devraldığını belirtmiştir. Davacıya göre bu paylar için eski ortağa 1.000.000,00 TL ödenmiş, senetler teslim alınmıştır. Davacı, devrin pay defterine işlenmesini noter ihtarıyla istemiş; şirket 19.11.2024 tarihli cevabi ihtarnamede senet asıllarının şirket merkezine ibrazını talep etmiştir. Davacı 27.11.2024 tarihinde her biri 4.000 payı temsil ettiği belirtilen 10 belgeyi şirkete ibraz etmiş ve bu durum tutanağa bağlanmıştır. Şirket belgelerin imzasız olduğu gerekçesiyle talebi reddedince dava açılmıştır.
Davacı ayrıca, devreden kişinin aslında yıllardır kendi paylarının emanetçisi olduğunu, şirketin diğer ortağıyla 15.06.2017 tarihinde imzalanan “Hissedarlar Sözleşmesi ve İştirak Taahhütnamesi” uyarınca gerçek ortağın kendisi olduğunu ileri sürmüştür.
🧾 Şirketin itirazları
Davalı şirket öncelikle yetki itirazında bulunmuştur. Esasa ilişkin savunmasında ise ibraz edilen belgelerin TTK 487/1’de sayılan unsurları taşımadığını ve geçerli pay senedi niteliğinde olmadığını, davacının senetlerin zilyedi olduğunu ispat edemediğini, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürmüştür. Şirket ayrıca hamiline yazılı payların pay defterine işlenmesi ve ilan edilmesi yönünde bir yükümlülük bulunmadığını, devrin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmemesi nedeniyle pay sahipliğinden doğan hakların şirkete karşı kullanılamayacağını savunmuştur.
⚖️ İlk derece: aktif husumet yokluğu
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.09.2025 tarihli ve 2025/369 Esas, 2025/840 Karar sayılı kararında, davacının dayandığı belgede şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, bu şekil eksikliği nedeniyle belgenin geçerli bir hamiline yazılı pay senedi sayılamayacağını tespit etmiştir. Mahkeme, imzasız belgenin davacıya ortaklık hakkı bahşetmediği sonucuna vararak davayı aktif husumet yokluğu nedeniyle reddetmiştir.
✍️ Daire: imzasız belge pay senedi değildir
Daire, davacının ibraz ettiği 10 belgeyi incelemiş ve her birinin altında yönetim kurulu başkanı ile başkan yardımcısı için imza yerleri açıldığı hâlde hiçbir imza bulunmadığını tespit etmiştir. TTK’nın 487/1. maddesine göre pay senedinin şirketin unvanı, sermaye tutarı, senedin türü ve itibarî değeri gibi unsurların yanında, şirket adına imza yetkisi bulunanlardan en az ikisi tarafından imzalanmış olması şarttır.
Daireye göre bu imzaları taşımayan bir belgenin pay senedi olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davacının dayandığı belgeler, payı temsil etmeye ve devretmeye elverişli geçerli hamiline yazılı pay senedi niteliğinde görülmemiştir. Noterde imzalanan devir sözleşmesi ve 1.000.000 TL ödendiği iddiası bu sonucu değiştirmemiştir.
🗂️ MKK bildirimi olmadan devir şirkete karşı hüküm doğurmaz
Kararın ikinci dayanağı, 7262 sayılı Kanun’la 2020 yılında değiştirilen TTK 489’dur. Bu hükme göre hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder. Bildirim yapılmadıkça senet sahibi, paya bağlı haklarını kullanamaz; hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde bildirim tarihi esas alınır.
| Şart | Dayanak | Somut olayda |
|---|---|---|
| En az iki yetkili imzası | TTK 487/1 | Belgelerde hiç imza yok |
| Zilyetliğin devri | TTK 489/1 | Geçerli senet bulunmadığından devir sonuç doğurmadı |
| MKK’ya bildirim | TTK 489/1-2, Ticaret Bakanlığı tebliği | Bildirim yapılmadı |
Daire, imzalı ve geçerli senet ibraz edilmediği gibi iddia edilen devrin MKK’ya da bildirilmediğini, bu nedenle devrin şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini belirtmiştir. Hamiline yazılı senetlerin geçerliliğine ilişkin farklı bir uyuşmazlık için fiziken imha edilmeyen hamiline hisse senedi yazısına bakılabilir.
🤝 İnançlı işlem ve ikrar iddiaları
Davacı, 15.06.2017 tarihli hissedarlar sözleşmesine göre şirket paylarının yarı yarıya kendisine ve diğer ortağa ait olduğunu, devreden kişinin yalnızca görünürde ortak olduğunu ileri sürmüştür. Daire, böyle bir inançlı işlemin yalnızca sözleşmenin tarafları arasında hüküm doğuracağını ve şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini belirtmiştir. Pay devrinin şirkete karşı ileri sürülmesinin koşulları TTK 489’da açıkça düzenlendiğinden, bu belgeye dayanarak ortaklık sonucuna varılamayacağı kabul edilmiştir.
Davacının, şirketin İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesindeki başka bir davada devreden kişinin senetlerin zilyedi olarak genel kurullara katıldığını beyan ettiği, bunun dava içi ikrar olduğu yönündeki iddiası da reddedilmiştir. Daireye göre bu beyan, eldeki davada sunulan imzasız belgelerin geçerli olduğuna dair bir ikrar niteliği taşımamaktadır.
🔧 Usulden ret mi, esastan ret mi?
Kararın usul hukuku bakımından öğretici yanı, ret gerekçesinin niteliğine ilişkindir. Daire, ilk derece mahkemesinin vardığı sonucu doğru bulmakla birlikte, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle değil esastan reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Gerekçeye göre talep sonucu “ortaklığın tespiti ve pay defterine işlenmesi” olduğundan, mahkeme deliller karşısında davacının ortak olmadığını belirlediğinde bu tespit talebini esastan reddetmelidir. Ayrıca hamiline yazılı payların pay defterine işlenmesi zorunlu olmadığı gibi tescil ve ilanı da söz konusu değildir.
Bu nedenle Daire, HMK 33, 355 ve 353/1-b-2 uyarınca kararı kaldırmış, yeniden hüküm kurarak davayı esastan reddetmiştir. Davacıdan 187,80 TL eksik harcın tahsiline ve davalı yararına 45.000,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş; karar oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak verilmiştir. Kayıp senetlerin iptaline ilişkin bir başka örnek için zayi hisse senedinin iptali yazısı incelenebilir.
- Yetkililerin imzasını taşımayan belge, hamiline yazılı pay senedi sayılmamıştır.
- Noter onaylı devir sözleşmesi ve bedel ödenmesi, geçerli senet yokluğunu gidermemiştir.
- MKK’ya bildirim yapılmadan devir şirkete karşı ileri sürülememiştir.
- Ortaklar arasındaki inançlı işlem sözleşmesi şirketi bağlamamıştır.
- Ortak olmadığı belirlenen davacının tespit davası usulden değil esastan reddedilmiştir.
❓ Merak edilen noktalar
Davacının ödediği 1.000.000 TL hakkında bir karar verildi mi?
Hayır. Dava, ortaklığın tespiti ve pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir. Devreden kişiyle davacı arasındaki bedel ilişkisi bu davanın konusu değildir ve kararda bu yönde bir hüküm kurulmamıştır.
MKK bildirimi zorunluluğu ne zamandan beri var?
TTK 489, 27.12.2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilmiştir. Bildirime ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılan tebliğle belirlenmektedir.
Hamiline yazılı paylar pay defterine işlenir mi?
Daire, hamiline yazılı payların pay defterine işlenmesinin zorunlu olmadığını ve tescil ile ilanın da söz konusu olmadığını belirtmiştir. TTK 487/2 ise pay defterine kayıt yükümlülüğünü nama yazılı senetler için öngörmektedir.
Karar kesinleşti mi?
Karar, temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir. Yayımlanan metinde kararın kesinleşip kesinleşmediğine dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, hamiline yazılı pay senetlerine dayalı ortaklık tespiti istemine ilişkin, temyiz yolu açık tek bir istinaf kararına dayanır ve Yargıtay incelemesinin sonucu bilinmemektedir. Senetlerin şekli, devir tarihi ve MKK bildirimi bakımından farklı özellikler taşıyan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



