Hamiline Hisse Senedi İadesi – İstanbul BAM 43. HD 2026/1064

Şirket kayıtlarında yıllardır pay sahibi görünen, genel kurullara katılan ve kâr payı alan bir ortak, bir gün kendi paylarını temsil ettiğini düşündüğü hamiline yazılı hisse senetlerinin başka birinin elinde olduğunu öğrenirse ne olur? Üstelik bu senetler, şirketin yönetim kurulu kararıyla “iptal edilmiş” sayılıyorsa? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, halka arz hazırlığı sırasında şirkete teslim edilen senetlerle ilgili böyle bir uyuşmazlıkta, kâğıt üzerindeki iptal kararının senetleri geçersiz kılmaya yetmediğini kabul etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 21.05.2026 tarihli ve E.2026/787, K.2026/1064 sayılı kararıyla, fiziken imha edilmeyen hamiline yazılı hisse senetlerinin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına rağmen geçerliliğini koruduğunu, senedi elinde bulunduranın senedi kimden ve nasıl edindiğini ispatla yükümlü olmadığını belirterek, senetlerin iadesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
📜 Halka arz için basılan senetler ve tevdi
Karar metninde aktarılan olaylar kronolojik olarak şöyledir:
- 1991: Davacı şirket, dava dışı anonim şirkete ortak olmuştur.
- 04.07.1995 ve 10.07.1995: Şirketin halka arz süreci gündeme gelmiş, yönetim kurulu kararıyla hamiline yazılı hisse senedi basılmasına karar verilmiş, genel kurul da sermaye artırımı yapmıştır. Toplam 36.500 adet senet basılmıştır.
- 06.10.1995: Hisse senedi devir teslim tutanağıyla 2954 adet ve 75.680.000.000 eski TL bedelli hamiline yazılı senet davacıya teslim edilmiş; aynı gün, halka arzın tek elden yürütülmesi amacıyla senetler şirkete tevdi edilmiş ve bu durum pay defterine işlenmiştir.
- 01.10.2009: Halka arzdan vazgeçilmesi ve para birimi değişiklikleri sonrasında yönetim kurulu, eski hisse senetlerinin iptaline ve yeni senetler basılana kadar geçici ilmühaber çıkarılmasına karar vermiştir.
- 15.08.2018 ve 10.10.2018: Genel kurul payların nama yazılı olmasına karar vermiş, yönetim kurulu nama yazılı pay senetlerinin pay defterine kaydedilmesine ve geçici ilmühaberlerin toplanarak iptaline karar vermiştir.
Davalı ise şirket aleyhine Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/203 esas sayılı dosyada dava açarak 75.920,00 TL tutarlı pay itibarıyla ortak olduğunun tespitini ve bazı ortaklık haklarının ödenmesini talep etmiştir. Davacı şirket de bunun üzerine, senetlerin kendisine ait olduğunu ileri sürerek TMK m.683’e dayalı iade davası açmıştır.
🗂️ Tarafların karşılıklı iddiaları
Davacı şirket, 1991’den bu yana kesintisiz pay sahibi olduğunu, genel kurullara ve sermaye artırımlarına katıldığını, kâr paylarını aldığını, senetlerin 1995’ten beri şirketin elinde bulunduğunu ve hiçbir zaman serbest dolaşıma çıkmadığını savunmuştur. Davalının senetleri kimden, ne zaman ve hangi bedelle edindiğini açıklayamadığını, hiçbir genel kurula katılmadığını ve kâr payı talep etmediğini, mali tablolarında pay devrine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ise şirkette %38 oranında hissedar olduğunu, hamiline yazılı senetlerin devrinde zilyetliğin devrinin yeterli olduğunu, bu senetlerin pay defterine kaydının zorunlu olmadığını, senetlerin imhası için kabul edilen yöntemlerin uygulanmadığını ve 3000 adet hamiline yazılı hisse senedinin sahibi olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, TTK m.658 ve TMK m.985 uyarınca senedi elinde bulunduranın karine olarak malik sayılacağını, davalının senetleri nasıl ve ne zaman edindiğini ispatla yükümlü olmadığını, karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir.
⚖️ İstinaf dairesinin değerlendirmesi
Daire, uyuşmazlığı “hamiline yazılı hisse senetlerinin davacının elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı ve davalının iyiniyetli yetkili hamil olup olmadığı” şeklinde belirlemiştir. Gerekçenin öne çıkan unsurları şunlardır:
- Dava türü: Zayi iddiasıyla iptal davası açılmadan önce senetlerin kimde olduğu ortaya çıkarsa iade davası açılabilir; bu dava duruma göre TMK m.683’e dayalı istihkak davası veya TMK m.989’a dayalı taşınır davası olabilir.
- İki davanın farkı: İstihkak davası ayni hakka, taşınır davası zilyetliğe dayanır; taşınır davası iyiniyetli zilyet yönünden hak düşürücü süreye tabidir, istihkak davası ise süreye tabi değildir.
- Devir teslimle olur: Hamiline senetlerde, zilyetliğin devrine ilişkin anlaşmaya dayanan teslim, senetten doğan hakların devri için yeterlidir.
- Hukuki görünüm: Senet rıza dışı elden çıkmış olsa bile zilyet, hukuki görünüm nedeniyle hak sahibi olduğu yolunda bir karineden yararlanır.
- Zaman ve katılmama: Daire, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2023 tarihli, 2021/6369 E., 2023/1322 K. sayılı kararına atıfla, hisse senetleri üzerindeki mülkiyetin zaman geçmesiyle veya genel kurullara katılmamakla ortadan kalkmayacağını belirtmiştir.
Davacının sunduğu uzman mütalaasında TTK m.658’in bir mülkiyet karinesi içermediği, yalnızca hangi senedin hamiline yazılı sayılacağını belirlediği ileri sürülmüştür. Daire, bu görüşün somut olaya uygun düşmediğini ve hukuki değerlendirmeye ilişkin olduğunu belirterek bilirkişi raporuyla çelişki oluşturmadığını kabul etmiştir. İstinaf başvurusu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiş, karar oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak verilmiştir.
🧾 Yönetim kurulu kararı neden yetmedi?
Davacının temel dayanağı, 2009 tarihli yönetim kurulu kararıyla eski senetlerin iptal edilmiş olmasıydı. Daire bu noktada önemli bir ayrım yapmıştır: Hamiline yazılı hisse senetleri, esas sözleşme değişikliğinin yanında fiziken de iptal edilmedikçe geçerliliğini korur.
Dosyada, geçici ilmühaber basımından ve nama yazılıya dönüşümden önceki hamiline yazılı senetlerin pay sahiplerinden geri alınmasına ve imhasına ilişkin bir karar veya tutanak bulunmamıştır. Daireye göre bu durumda:
- Yönetim kurulu ve genel kurul kararları, tek başına senetleri geçersiz kılmaya yetmez.
- Senetler usulüne uygun olarak fiziken iptal edilene kadar geçerliliğini korur.
- Paylar nama yazılı senede dönüştürüldüğünde, hamiline senetlerin temsil ettiği paylar senetleri elinde bulunduran kişinin uhdesindedir.
Bu yaklaşım, şirketlerin pay senedi dönüşümlerinde yalnızca karar almakla yetinmesinin ileride uyuşmazlık doğurabileceğini göstermektedir. Senetlerin toplanması, iptali ve imhasının belgelenip belgelenmediği, kararda belirleyici bir olgu olarak öne çıkmıştır.
🔎 İspat yükü kimde?
Davacı, davalının senetleri meşru şekilde edindiğini açıklaması gerektiğini savunmuştur. Daire bu görüşü kabul etmemiştir. Kararın ispat yüküne ilişkin tespitleri şöyledir:
- Hamil açıklama yapmak zorunda değil: Kıymetli evrakın niteliği gereği davalı, senetleri kimden ve ne şekilde edindiğini ispat yükü altında değildir.
- Somut isnat gerekir: Davacı, senetlerin şirketten hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini ileri sürmüş, ancak bu ele geçirme hakkında somut bir isnat ve iddiada bulunmamıştır.
- Şirket içi kayıtlar yeterli görülmedi: Davacının genel kurullara katılması ve ortaklık haklarından yararlanması, senetlerin elden çıktığı tarih belirsiz olduğundan, tek başına yetkili hamil olduğunu ispata elverişli bulunmamıştır.
- Sonuç: Davacı, senetlerin zilyedi iken bunları zayi ettiğini ve davalının senetleri kötüniyetle ele geçirdiğini ispatlayamamıştır.
İlk derece mahkemesi, karinenin aksinin HMK m.201 uyarınca senetle ispatı gerektiği görüşüne de yer vermişti. Davacı istinafta, rıza dışı elden çıkma ve kötüniyetin senetle ispata elverişli olgular olmadığını ileri sürmüştür. Daire bu tartışmaya ayrıca girmeden, davacının iddialarını somutlaştıramadığı ve ispatlayamadığı sonucuna ulaşmıştır.
Pay senedi ve pay sahipliği kaynaklı diğer uyuşmazlıklar için serideki kayıp hisse senedinin iptali kararı ile genel kurula alınmayan hissedar kararı incelenebilir.
🆕 2020 değişikliği: MKK bildirimi
Karar, TTK m.489’u hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin “zilyetliğin geçirilmesiyle” hüküm ifade edeceği şeklinde aktarmaktadır. Mevzuat Bilgi Sistemindeki güncel metne göre bu madde 27.12.2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilmiştir. Güncel hâliyle hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder.
Aynı maddeye göre MKK’ya bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz; hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde bildirim tarihi esas alınır. Bu değişiklik, senet mülkiyetine ilişkin karineyi ortadan kaldırmamakla birlikte, paya bağlı hakların kullanılmasını MKK kaydına bağlamıştır. Kararda bu hükmün somut uyuşmazlığa etkisi ayrıca tartışılmamıştır; hangi düzenlemenin uygulanacağı devir ve talep tarihlerine göre ayrıca değerlendirilir.
❓ Sorular ve cevaplar
Yönetim kurulunun iptal kararı hamiline senedi geçersiz kılar mı?
Bu kararda kılmamıştır. Daireye göre hamiline yazılı hisse senetleri fiziken iptal veya imha edilmedikçe geçerliliğini korur; senetlerin geri alındığına ve imha edildiğine dair karar veya tutanak bulunmadığından yönetim kurulu ve genel kurul kararları tek başına yeterli görülmemiştir.
Senedi elinde bulunduran, nasıl edindiğini açıklamak zorunda mı?
Karara göre hayır. Kıymetli evrakın niteliği gereği hamil, senetleri kimden ve ne şekilde edindiğini ispat yükü altında değildir. Senedin rıza dışı elden çıktığını ve hamilin kötüniyetli olduğunu ispat yükü, iadeyi talep eden taraftadır.
Uzun yıllar genel kurula katılmamak pay mülkiyetini sona erdirir mi?
Daire, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli bir kararına atıfla, hisse senetleri üzerindeki mülkiyet hakkının zaman geçmesiyle veya genel kurullara hiç ya da uzun süre katılmamakla ortadan kalkmayacağını belirtmiştir.
İade davası istihkak davası mı, taşınır davası mı?
Karara göre duruma göre ikisi de olabilir. TMK m.683’e dayalı istihkak davası ayni hakka dayanır ve süreye tabi değildir; TMK m.989’a dayalı taşınır davası ise zilyetliğe dayanır ve iyiniyetli zilyet yönünden hak düşürücü süreye tabidir. Somut davada davacı, malik sıfatıyla TMK m.683’e dayanmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan bölge adliye mahkemesi karar metninden derlenmiştir. Karar, temyiz yolu açık olarak verilmiş bir istinaf kararıdır ve Yargıtay denetiminden geçip geçmediği karar metninden anlaşılmamaktadır. Hamiline yazılı pay senetlerine ilişkin uyuşmazlıklarda sonuç; senetlerin çıkarılma ve teslim tarihlerine, şirket kayıtlarına, iptal ve imha işlemlerinin belgelenmesine, MKK bildirimlerine ve uygulanacak mevzuata göre her dosyada farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



