Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Erkek Lehine Boşanma Tazminatı – Yargıtay HGK 2026/353

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminatın çoğunlukla kadın eş lehine hükmedildiği düşünülür. Oysa Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi cinsiyetten değil, kusurdan söz eder: tazminat, boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan eşin hakkıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, çalışan kadın eşin ağır, işsiz erkek eşin ise az kusurlu bulunduğu bir dosyada, erkek eş lehine hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olup olmadığını tartışmış ve ilk derece mahkemesinin takdirini yerinde bulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/453, K.2026/353 sayılı kararıyla, erkek eş yararına hükmedilen 40.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatı fazla bulan Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı verilen direnme kararını onamıştır. Karar, ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından ikinci görüşmede oy çokluğuyla verilmiştir.

Kısa özet: 28.06.2017 tarihinde evlenen ve ortak çocukları bulunmayan eşler karşılıklı boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi her iki davayı kabul etmiş, kadını ağır, erkeği az kusurlu bularak erkek yararına 40.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise tazminatları fazla bularak kararı bozmuştur. Aile mahkemesi direnmiş; Hukuk Genel Kurulu, evliliğin süresini, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, kusur derecesini ve paranın alım gücünü birlikte değerlendirerek tazminat miktarlarını isabetli bulmuş ve direnme kararını onamıştır.

🧳 Mersin’den Ankara’ya: iki dava, karşılıklı iddialar

Erkek eş dava dilekçesinde, Mersin’de sabit bir işi bulunmasına rağmen eşi ve kayınpederinin baskısıyla Ankara’ya gelmek zorunda kaldığını, kendisine iş bulunacağı vaat edildiği hâlde işsiz kaldığını ileri sürmüştür. Eşinin eve geç saatlerde geldiğini, evlilik birliğinin görevlerini yerine getirmediğini ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu belirterek boşanma, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat istemiştir.

Kadın eş cevap ve karşı dava dilekçesinde iddiaları kabul etmemiştir. Kadına göre taraflar evlendikleri günden beri kadının babaannesine ait evde kira ödemeden oturmuş, evin tüm giderlerini kadın karşılamıştır. Erkek uzun süredir işsizdir ve iş arama gayreti bulunmamaktadır. Kadın ayrıca erkeğin sürekli alkol aldığını, iddia oynadığını, tartışmalarda kendisine hakaret ettiğini ve sadakatsizlik konusunda haksız suçlamalarda bulunduğunu ileri sürmüştür. Kadın da boşanma, tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

🪜 Aile mahkemesinden Genel Kurula

  • 08.03.2022: Aile mahkemesi her iki davayı kabul ederek tarafların boşanmalarına karar vermiştir. Mahkemeye göre erkek sürekli iddia oynamıştır; kadın ise erkeğin Mersin’deki işine rağmen iş bulma vaadiyle Ankara’ya gelmesini sağlamış, uzun süre iş bulunamamış, kadın geç saatlerde eve gelmiş ve güven sarsıcı davranışlarda bulunmuştur. Kadın ağır, erkek az kusurlu kabul edilmiş, erkek yararına 40.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
  • 05.05.2023: Bölge adliye mahkemesi kadın vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
  • 02.05.2024: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kadının diğer temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, ancak erkek yararına hükmedilen tazminatları fazla bulmuştur. Daire, TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi, TMK 174/1-2 ve TBK 50-51 gözetilerek daha uygun miktarda tazminat belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
  • Direnme: Aile mahkemesi, kadına yüklenen kusurun yoğunluğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, paranın alım gücünü ve evlilik süresini gerekçe göstererek önceki kararında direnmiştir.
  • 10.06.2026: Kadın vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu direnme kararını onamıştır.

Genel Kurulun önündeki uyuşmazlık dar ve somuttur: TMK 174 uyarınca erkek eş yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları fazla mıdır? Kusur belirlemesi Özel Daire tarafından da bozma sebebi yapılmadığından, tartışma yalnız tazminatın miktarı üzerinde yoğunlaşmıştır.

📎 Karar metni: Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir. Özel hayata ilişkin bazı ifadeler ve doktrin atıfları metinden çıkarılmıştır.

📊 Kusur ve ekonomik durum tablosu

Genel Kurul, dava tarihi itibarıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasının sonuçlarını kararında ayrıca aktarmıştır. Bu tablo, kararın neden dikkat çektiğini de göstermektedir:

UnsurKadın eşErkek eş
Çalışma durumuBankada gişe yetkilisiÇalışmıyor
Aylık gelir2.450,00 TL maaşEşinden 600,00 TL tedbir nafakası
KonutAilesiyle birlikte, kira ödemiyorYalnız yaşıyor, 850,00 TL kira ödüyor
Kayıtlı mal varlığıYokYok
KusurAğır kusurluAz kusurlu

Dava tarihindeki araştırmaya göre kadının aylık geliri 2.450,00 TL’dir; erkek lehine hükmedilen toplam 80.000,00 TL tazminat bu gelirin otuz katını aşmaktadır. Özel Daire de tazminatları fazla bulurken ilk sırada tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına dayanmıştı. Genel Kurul çoğunluğu ise rakamları tek başına değil, kusur dağılımı ve erkeğin boşanma nedeniyle kaybettiği imkânlarla birlikte ele almıştır.

⚖️ Genel Kurulun tazminat ölçütleri

Genel Kurul önce TMK 174’ün iki fıkrasını ayrı ayrı açıklamıştır. Maddi tazminat, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eşe, kusurlu eşten istenebilir. Bunun ön koşulu, talep edenin menfaatlerinin boşanma yüzünden zedelenmesi ve boşanma ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmasıdır. Mevcut menfaat, evliliğin taraflara sağladığı yararlardır; beklenen menfaat ise evlilik sürseydi elde edilecek olası çıkarlardır. Başka bir sebepten kaynaklanan kayıplar bu kapsama girmez.

Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olayların kişilik hakkına saldırı oluşturması hâlinde gündeme gelir. Genel Kurula göre TMK 174/2, genel tazminat esaslarından ayrılan, aile hukukuna özgü bir haksız fiil düzenlemesidir. Eşler arasındaki ilişkinin niteliği gereği manevi zararın tam olarak ölçülmesi güçtür; bu nedenle kanun “uygun” bir tazminattan söz eder ve hâkim, saldırının niteliği ile tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını gözeterek takdir yetkisini kullanır.

Somut olayda Genel Kurul, kadının güven sarsıcı davranışları ile erkeği iş bulma vaadiyle Ankara’ya getirip uzun süre iş bulamaması gibi olgular nedeniyle evliliğin sona ermesine ağır kusuruyla sebep olduğunu tespit etmiştir. Buna göre şu ölçütler birlikte gözetildiğinde tazminat miktarları isabetli bulunmuştur:

  • evliliğin süresi,
  • tarafların ekonomik ve sosyal durumları,
  • boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesi,
  • paranın alım gücü ve günün ekonomik koşulları,
  • hakkaniyet ilkesi ve tazminatların niteliği,
  • ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat ile kişilik haklarına yapılan saldırı.

🗣️ Azınlık görüşü ve takdir yetkisinin sınırı

Genel Kurulda yapılan görüşmelerde bazı üyeler, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin de kusurlu olduğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında erkek yararına hükmedilen tazminatların fazla olduğunu ve direnme kararının bozulması gerektiğini savunmuştur. Bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. İlk görüşmede yeterli çoğunluğun sağlanamaması, meselenin Genel Kurul içinde de tartışmalı olduğunu göstermektedir.

Kararın asıl mesajı, tazminat miktarının belirlenmesinde ilk derece mahkemesine tanınan takdir yetkisiyle ilgilidir. TMK 4 uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir; TBK 51 de hâkimin tazminatın kapsamını durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğini öngörür. Genel Kurul, aile mahkemesinin bu ölçütleri gerekçesinde tartışarak ulaştığı miktarı, Özel Dairenin farklı değerlendirmesine rağmen hakkaniyete uygun görmüştür.

🧭 Kararın uygulamadaki yeri

Karar, boşanma tazminatının cinsiyete göre değil kusur dağılımına göre belirlendiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Ekonomik olarak daha güçlü konumdaki eşin ağır kusurlu bulunması, daha zayıf ve az kusurlu eş lehine hem maddi hem manevi tazminata yol açabilmektedir. Kararda ayrıca erkeğin Mersin’deki işini bırakarak Ankara’ya gelmesi ve orada işsiz kalması, kusur değerlendirmesinde kadın aleyhine dikkate alınan olgular arasında yer almıştır.

Tazminatın az bulunması üzerine verilen bir bozmanın kapsamı için boşanma tazminatı az bulunursa, miktar takdirinde hakkaniyet ölçütü için boşanma tazminatında hakkaniyet yazılarına bakılabilir. TMK 174’ün farklı bir olayda uygulanışı tedavide yalnız bırakma ve TMK 174 yazısında, yalnız kusura yönelik kanun yolunun boşanma hükmüne etkisi ise kusura istinafta boşanma kesinleşir yazısında ele alınmıştır.

❓ Merak edilenler

Kusurlu sayılan erkek eş neden tazminat alabildi?

TMK 174/1 maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu eşe tanır. Bu dosyada erkek de kusurlu bulunmuş, ancak kusuru kadına göre az kabul edilmiştir. Daha az kusurlu taraf olduğu için maddi tazminat koşulu oluşmuş, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkının saldırıya uğradığı kabul edilerek manevi tazminata da hükmedilmiştir.

Özel Daire kusur belirlemesine itiraz etmiş miydi?

Hayır. 2. Hukuk Dairesi, kadın vekilinin tazminat miktarı dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, yalnız tazminatların fazla olduğu gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Kadın vekili direnme kararını temyiz ederken kusur belirlemesinin hatalı olduğunu da ileri sürmüş, ancak Genel Kurul kadının ağır kusurlu olduğu tespitini kabul etmiştir.

Kadının düşük maaşı tazminatın azaltılması için yeterli görülmedi mi?

Kadının maaşı ve mal varlığının bulunmaması Genel Kurul tarafından da tespit edilmiştir. Ancak çoğunluk, ekonomik durumu kusur derecesi, evliliğin süresi, ihlal edilen menfaatler ve paranın alım gücüyle birlikte değerlendirmiş ve 40.000,00 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi tazminatı hakkaniyete uygun bulmuştur.

Bu karara karşı başka bir kanun yolu var mı?

Karar metninde Hukuk Genel Kurulunun ikinci görüşmede oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verdiği belirtilmiştir. Direnme kararı onandığından aile mahkemesinin tazminata ilişkin hükmü bu hâliyle kesinleşmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, aile hukukuna ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; azınlıktaki üyeler tazminatların fazla olduğu görüşündedir. Kararda yoksulluk ve tedbir nafakası taleplerinin akıbeti ayrıca tartışılmamıştır. Boşanma tazminatının miktarı kusur dağılımı, evlilik süresi ve tarafların ekonomik durumu gibi somut olgulara göre belirlenir; farklı dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu