Ticari Krediye Sonradan KKDF – Yargıtay HGK 2026/307

Kredi sözleşmesinin ekindeki ödeme planında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) oranı yüzde sıfır yazıyorsa, banka kredi erken kapatılırken bu kesintiyi geriye dönük olarak tahsil edebilir mi? Banka, kredinin aslında bir taşınmaz alımı için kullanıldığını söylerse ispat yükü kime düşer? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 3.200.000 USD tutarlı bir ticari kredide sonradan kesilen KKDF’nin iadesine ilişkin direnme dosyasında bu sorulara cevap vermiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.2026 tarihli ve E.2025/462, K.2026/307 sayılı kararıyla, KKDF iadesi talebini reddeden Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. Genel Kurula göre gerçek kişi tacirin ticaret unvanıyla imzaladığı ve ödeme planında KKDF oranı yüzde sıfır gösterilen kredi ticari kredidir; ticari amaç dışı kullanım usulüne uygun biçimde iddia ve ispat edilmedikçe sonradan KKDF tahakkuku yapılamaz.
🏦 Sıfır KKDF’li 3,2 milyon dolarlık kredi
Davacı, mesleki ve ticari amaçla davalı bankayla 28.04.2011 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesi”ni imzalamış ve 3.200.000 USD kredi kullanmıştır. Sözleşmenin eki olan ödeme planında KKDF oranı %0 olarak belirlenmiştir. Davacının iddiasına göre ticari kredilerde KKDF kesintisi yapılamayacağı için başlangıçta kesinti yapılmamış, ancak banka sonradan virman yoluyla KKDF bedeli ve dosya masrafı adı altında tahsilat yapmıştır.
Davacı, belirsiz alacak olarak KKDF ve dosya masrafı için ayrı ayrı 500 USD talep etmiş, ıslah dilekçesiyle KKDF yönünden talebini 46.337,00 USD‘ye yükseltmiştir. Banka ise şunları savunmuştur:
- Talep zamanaşımına uğramıştır.
- Tacir olan davacı, erken ödeme sırasında tahsil edilecek masrafları bilerek kendi talimatıyla krediyi kapatmıştır.
- Kesilen KKDF doğrudan Maliye Bakanlığına ödendiğinden bankaya husumet yöneltilemez.
🔄 Ret, bozma ve direnme
Dosya üç farklı gerekçeyle değerlendirilmiştir:
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi (17.12.2019, E.2016/855, K.2019/980): Dosya masrafı kesintisini hukuka uygun bulmuş; KKDF yönünden davacının vergi dairesine başvurması gerektiğini belirterek bankaya karşı davayı husumet yokluğundan reddetmiştir.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (15.12.2022, E.2020/440, K.2022/1782): Kesintiyi yapan bankaya husumet yöneltilebileceğini kabul etmiş, ancak sonuçta davayı yine reddetmiştir. Gerekçe, gerçek kişinin KKDF istisnasından yararlanabilmesi için kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılması gerektiği, bankanın kredinin taşınmaz alımı için kullandırıldığını savunduğu ve davacının ticari kullanımı ispatlayamadığıdır. Gelir İdaresi Başkanlığının 09.01.2014 tarihli bir özelgesine de atıf yapılmıştır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (29.05.2024, E.2023/1064, K.2024/4477): Kredinin ticari nitelikte olduğunu, ödeme planında KKDF’nin %0 gösterildiğini, 6 Sıra No.lu Tebliğ uyarınca ticari kredilerin istisna kapsamında bulunduğunu belirterek erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsilini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.
- Direnme (E.2024/1338, K.2025/149): Bölge Adliye Mahkemesi, istisnadan yararlanmak için kredinin ticari faaliyette kullanıldığının ispat edilmesi gerektiğini tekrarlamış ve konut kredilerine ilişkin bir Hukuk Genel Kurulu kararına dayanarak direnmiştir.
Özel Daire, davacının dosya masrafına ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; bozma yalnız KKDF kalemine ilişkin olduğundan uyuşmazlık bu kalemle sınırlı kalmıştır. Genel Kurul ayrıca, istinaf kararını temyiz edip bu istemi Özel Dairece reddedilen bankanın direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığını belirterek bankanın katılma yoluyla temyizini reddetmiştir.
📚 KKDF nedir, kimden kesilir?
Genel Kurul, uyuşmazlığı çözmeden önce fonun niteliğini ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Kararda yer alan tespitler şöyledir:
- KKDF’nin temel düzenlemesi 13.12.1984 tarihli 84/8860 sayılı Karardır; uygulama bugün 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Karar ve 6 Sıra No.lu Tebliğ çerçevesinde yürütülmektedir.
- Fonun amacı, kalkınma planlarındaki hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetinin düşürülmesidir. Başlangıçta prim desteği de içeren uygulama, günümüzde yalnızca kesinti şeklinde sürmektedir.
- 88/12944 sayılı Kararın 3. maddesine göre bankalarca kullandırılan tüketici kredilerinde (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla mal ve hizmet alımları dolayısıyla açılan krediler) oran %15, diğer kredilerde %0’dır.
- 4684 sayılı Kanun’un geçici 3/a maddesine göre oranları değiştirme ve kesintiyi kaldırma yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
Genel Kurul buradan şu sonuca varmıştır: Uyuşmazlığın tabi olduğu mevzuata göre KKDF tüketici kredilerinden alınan bir bedeldir. Bu nedenle kesintinin uygulanıp uygulanmayacağı, kredinin tüketici kredisi olup olmadığına bağlıdır. Fon kesintilerinin iadesinde idari yargı boyutuna ilişkin bir örnek için KKDF iadesinde tecil faizi yazısına bakılabilir.
🧾 Tacir mi, tüketici mi?
Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Kanun’un 3/1-e maddesi ve bugünkü 6502 sayılı Kanun’un 3/1-k maddesi, tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak tanımlar. Genel Kurul, ayrımın en çok gerçek kişi tacirlerde zorlaştığını belirterek TTK hükümlerine başvurmuştur:
- TTK 11 ve 12: Ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir.
- TTK 19/1: Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa açıkça bildirmişse ya da işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır.
- TTK 39/1: Tacir, işletmesine ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapmak zorundadır.
Somut olayda sözleşme; ticari kart, ticari senet ve bileşik faiz gibi ticari kredilere özgü hükümler içermektedir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 18.04.2018 tarihli cevabına göre davacı gerçek usulde gelir vergisi mükellefidir ve ikinci sınıf tacir olarak işletme hesabı esasına göre defter tutmaktadır. Sözleşmeyi ticaret unvanını kullanarak imzalamıştır. Genel Kurula göre bu tablo karşısında kredi ticari kredidir ve ödeme planında KKDF’nin %0 gösterilmesi de bu niteliğin sonucudur.
Bölge Adliye Mahkemesinin dayandığı özelgeye gelince Genel Kurul, bu görüş yazısının basit usule tabi küçük esnafın taşınmaz veya ticari araç alımı için kullandığı kredilerde ticari amacın nasıl ispatlanacağına ilişkin olduğunu, tacir olan davacı bakımından hukuki bir değer taşımadığını belirtmiştir.
🏠 Konut kredisi içtihadından farkı
Direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun 30.09.2021 tarihli, 2017/(13)3-1978 Esas, 2021/1119 Karar sayılı kararına dayanıyordu. O dosyada KKDF’den muaf konut kredisi kullanan tüketici, borç bitmeden konutu satmış; Genel Kurul, istisnayla “konut edinme amacı” arasındaki bağ koptuğu için bankanın yeni ödeme planıyla KKDF yansıtmasını hukuka uygun bulmuştu.
Genel Kurul bu kez, KKDF’ye tabi olmadan kullanılan bir kredinin sonradan gelişen durumlar nedeniyle KKDF tahakkukunu gerektirir hâle gelebileceğini kabul etmiş, ancak 2021 kararının bu dosyaya emsal olmadığını açıklamıştır. Belirleyici fark şudur:
| HGK 2021/1119 | HGK 2026/307 |
|---|---|
| Tüketicinin konut kredisi | Gerçek kişi tacirin ticari kredisi |
| Konutun satılmasıyla istisnanın amacıyla bağ koptu | Ticari amaç dışı kullanım usulüne uygun iddia edilmedi, dosyaya yansımış delil yok |
| Sonradan KKDF yansıtılması hukuka uygun | Sonradan KKDF tahsili hukuka aykırı, istirdat talebi yerinde |
Kararın ispat bakımından anlamı da açıktır: Kredinin ticari niteliği sözleşme, unvan ve vergi kayıtlarıyla ortaya konulduğunda, kredinin ticari faaliyet dışında kullanıldığı yönündeki iddianın usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ve delillendirilmesi gerekir. Davacının temyiz dilekçesinde de bankanın taşınmaz alımı iddiasını delil sunmadan ve süresi geçtikten sonra ileri sürdüğü belirtilmiştir. Bankaya karşı açılan diğer bir istirdat ve mahsup uyuşmazlığı için rehinli dövizin krediye mahsubu yazısına bakılabilir.
🆕 2025 Cumhurbaşkanı Kararı ve döviz kredileri
Kararın güncel önemi taşıyan bir tespiti de vardır. Genel Kurul, tüketici kredileri dışındaki “diğer kredilerde” kredinin döviz veya altına ilişkin olmasına bakılmaksızın KKDF oranının %0 olduğunu, ancak bu durumun değiştiğini hatırlatmıştır. 18.07.2025 tarihli ve 32959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10094 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre:
- Bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan diğer kredilerde KKDF oranı döviz ve altın kredilerinde %1, diğerlerinde %0’dır.
- Faktoring ve finansal kiralama şirketlerine yurt içinden kullandırılan döviz kredilerinde oran %0’dır.
- Karar, yayımını izleyen günden itibaren kullandırılacak kredilere uygulanır.
Genel Kurul, düzenlemenin yayımından sonra kullandırılacak kredilere uygulanacağını açıkça öngördüğünü, bu nedenle 2011 yılında kullandırılan dolar kredisine uygulanamayacağını vurgulamıştır. Dolayısıyla karardaki “ticari kredide %0” sonucu, 19.07.2025 ve sonrasında kullandırılan döviz ve altın kredileri bakımından aynı şekilde geçerli olmayabilir; bu kredilerde ticari nitelik tek başına sıfır oranı sağlamamaktadır.
❓ Sorular ve cevaplar
KKDF iadesi için banka davalı olabilir mi?
İlk derece mahkemesi bankanın husumet ehliyeti bulunmadığını kabul etmişti. Bölge Adliye Mahkemesi kesintiyi yapan bankaya husumet yöneltilebileceğini belirtmiş, Hukuk Genel Kurulu da bankanın husumet itirazına dayanan katılma yoluyla temyizini hukuki yarar yokluğundan reddederek esasa ilişkin incelemeyi bankaya karşı istirdat talebi üzerinden yapmıştır.
Dosya masrafı da iade edilecek mi?
Karar bu yönde bir sonuç içermemektedir. Özel Daire, davacının dosya masrafına ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; bozma yalnızca KKDF kalemine dayanmıştır. Genel Kurul önündeki uyuşmazlık da sonradan tahakkuk ettirilen KKDF’nin istirdadıyla sınırlıdır.
Gelir İdaresi özelgesi neden dikkate alınmadı?
Genel Kurula göre özelge, basit usule tabi küçük ölçekli esnafın taşınmaz veya araç gibi kıymetler için kullandığı kredilerde ticari amacın ispatına ilişkindir; gerçek usulde vergilendirilen tacir davacı yönünden hukuki bir değer taşımaz. Ayrıca özelge, kredinin kapatıldığı tarihten sonra verilmiştir.
Dosya şimdi hangi aşamada?
Direnme kararı bozulmuş ve dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. Bozma sonrası yargılamada iade edilecek tutarın ve zamanaşımı savunmasının nasıl değerlendirileceği karar metninden anlaşılmamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Bize iletişim sayfası üzerinden ulaşılabilir; farklı alanlardaki kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar, 2011 yılında kullandırılan bir ticari krediye ve o tarihte yürürlükte olan KKDF düzenlemelerine ilişkindir; 10094 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı sonrasında kullandırılan döviz ve altın kredilerinde farklı oranlar uygulanmaktadır. Bozma sonrası yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Kredinin kullanım amacı, borçlunun sıfatı ve dosyadaki deliller farklı olan uyuşmazlıklarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



