Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

KHK ile Hazineye Geçen Tapuda Dava – AYM 2021/20950

Bir arsa tapuda satın alınıp alıcı adına tescil edilmiştir; birkaç ay sonra satıcı şirket olağanüstü hâl kararnamesiyle kapatılır ve tapu, yalnızca şirket unvanlarını sayan toplu bir yazıyla Hazine adına çevrilir. Malik idare mahkemesine gider; mahkeme ise dava edilen yazının “hazırlık işlemi” olduğunu söyleyerek esasa hiç girmeden davayı reddeder. Bu durumda mülkün gerçekten muvazaalı bir devirle mi edinildiği sorusu hiçbir yargı merciinin önüne gelmemiş olur.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 1/7/2026 tarihli ve 2021/20950 başvuru numaralı kararıyla, 675 sayılı KHK’nın 12. maddesine dayanılarak Hazine adına tescil edilen bir taşınmazda, Mal Müdürlüğü yazısını “kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem” saymayarak davayı incelemeksizin reddeden yargı kararlarının mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Kısa özet: Başvurucu, Van’ın Erciş ilçesindeki arsa niteliğindeki bir taşınmazı 23/5/2016 tarihinde bir şirketten satın almıştır. Şirket, darbe teşebbüsünün ardından 667 sayılı KHK ile kapatılmış; 675 sayılı KHK’nın 12. maddesi uyarınca 1/1/2014 sonrasındaki devirler muvazaalı kabul edilerek Mal Müdürlüğünün 7/11/2016 tarihli yazısı üzerine taşınmaz aynı gün Hazine adına tescil edilmiştir. Van 1. İdare Mahkemesi, yazının şirket unvanlarını sayan genel bir talimat ve hazırlık işlemi olduğunu belirterek davayı incelemeksizin reddetmiş, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, tescilin hukuki sebebinin bu yazı olduğunu, yazı olmadan Hazineye devrin mümkün olmadığını belirterek katı ve şekilci yorumun esas incelemeyi engellediğine hükmetmiş, yeniden yargılama için dosyayı idare mahkemesine göndermiştir.

📜 Satın alınan arsa ve KHK ile gelen tescil

Uyuşmazlığın konusu, Van’ın Erciş ilçesi Latifiye Mahallesinde 461 ada 50 parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazdır. Taşınmaz, eğitim, yayın, dağıtım ve ajans hizmetleri alanında faaliyet gösteren bir anonim şirkete aitken başvurucu tarafından 23/5/2016 tarihinde satın alınmıştır.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün ardından ilan edilen olağanüstü hâl kapsamında 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile satıcı şirket kapatılmıştır. Ardından 29/10/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 675 sayılı KHK’nın 12. maddesi, kapatılan özel öğretim kurumlarının faaliyet gösterdiği ve kapatılanların sahiplerine ait taşınmazlardan 1/1/2014 ile kapatılma tarihi arasında üçüncü kişilere devredilen ve kapatılma tarihinde aynı faaliyete devam edilenlerin devirlerini muvazaalı kabul etmiş; bu taşınmazların ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına resen tescilini öngörmüştür.

Süreç şu sırayla işlemiştir:

  • Van Valiliği Defterdarlık Millî Emlak Müdürlüğü, 4/11/2016 tarihli yazısıyla kapsamdaki taşınmazların Hazine adına tescilinin sağlanmasını istemiştir.
  • Erciş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü, 7/11/2016 tarihli ve 836 sayılı yazısıyla Tapu Müdürlüğünden, aralarında satıcı şirketin de bulunduğu şirketlerin 1/1/2014 sonrasındaki tüm taşınmaz devirlerinin iptalini ve Hazine adına tescili istemiştir. Yazıda yalnızca şirket unvanları yer almıştır.
  • Tapu Müdürlüğü aynı gün, 4833 yevmiye ile başvurucu adına kayıtlı taşınmazı Hazine adına tescil etmiştir.

🏛️ İdare mahkemesi neden esasa girmedi?

Başvurucu, Mal Müdürlüğünün 836 sayılı işleminin iptali istemiyle Van 1. İdare Mahkemesinde dava açmış ve satın alma işleminin muvazaalı olmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, ara kararlarla tapu kayıtlarını getirtmiş; Tapu Müdürlüğü de tescilin Mal Müdürlüğü yazısına istinaden yapıldığını bildirmiştir.

Buna rağmen Mahkeme 27/2/2019 tarihli kararıyla davayı incelenmeksizin reddetmiştir. Gerekçeye göre yazı, KHK’larla kapatılan ve isimleri sayılan tüzel kişilerin tüm devirlerine ilişkin genel bir talimat niteliğindedir; başvurucu adına yapılan tescilden söz etmemekte, taşınmazın tapu bilgilerine de yer vermemektedir. Mahkemeye göre başvurucunun hukukunu etkileyen asıl işlem tapudaki tescil işlemidir; Mal Müdürlüğü yazısı ise buna hazırlık niteliğindedir ve 2577 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddeleri uyarınca dava konusu edilemez.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 22/1/2021 tarihinde istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddetmiş, karar başvurucuya 8/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuru 25/3/2021 tarihinde yapılmıştır.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi kararı, Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; başvurucu, vekil, heyet ve raportör adları derlemeye alınmamıştır.

⚖️ Hangi anayasal hak incelendi?

Başvurucu; hakkında örgüt üyeliğinden bir soruşturma bulunmadığını, muvazaa olup olmadığı araştırılmadan taşınmazının Hazineye geçirildiğini ve davasının makul olmayan bir gerekçeyle reddedildiğini ileri sürerek mülkiyet hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Anayasa Mahkemesi olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yapmıştır. Şikâyetin özü, mülkün Hazine adına tescil edilmesine karşı açılan davada esasa girilmemesidir. Bu nedenle başvuru, Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak 40. maddedeki etkili başvuru hakkı kapsamında incelenmiştir. Taşınmazın ekonomik değer taşıdığı açık olduğundan “mülk” bulunduğu konusunda tereddüt görülmemiştir.

Kararda hatırlatılan genel ilkeler şunlardır:

  • Etkili başvuru hakkı, hak ihlali iddiasını inceletebilecek makul, erişilebilir ve giderim sağlamaya elverişli idari ve yargısal yolların bulunmasını gerektirir.
  • Yolun mevzuatta yer alması yetmez; pratikte de başarı şansı sunmalıdır.
  • Başvuru koşulları savunulabilir iddialar bakımından geniş yorumlanmalı, koşulun gerçekleşmediği sonucuna varılıyorsa bu durum ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanmalıdır.
  • Devletin mülkiyet hakkı bakımından müdahalenin etkilerini giderecek idari veya yargısal mekanizmalar kurma şeklinde pozitif yükümlülükleri vardır.

🔍 Hazırlık işlemi mi, kesin işlem mi?

Anayasa Mahkemesi, idari davaya konu olabilecek işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu olması gerektiğini kabul etmiştir. Kesinlik, işlemin başka bir makamın onayına gerek olmadan uygulanabilir olmasını; icrailik ise kamu gücünün üçüncü kişiler üzerinde doğrudan hukuki sonuç doğurmasını ifade eder. Tavsiye, mütalaa, teklif gibi hazırlayıcı işlemler ve kişinin hukukunu henüz etkilemeyen işlemler dava konusu edilemez. Etkili başvuru hakkı bu tür şartların konulmasını yasaklamaz; ancak şartların, yolu imkânsız kılacak ya da aşırı zorlaştıracak biçimde katı ve şekilci yorumlanması ihlale yol açabilir.

Somut olayda Mahkeme iki unsura dayanmıştı: Yazıda başvurucu adına yapılan tescilden bahsedilmemesi ve taşınmazın tapu bilgilerine yer verilmemesi. Anayasa Mahkemesine göre bu unsurlar belirleyici değildir; çünkü 675 sayılı KHK’nın 12. maddesi bakımından esas olan, taşınmazın kapatılan kurum tarafından devredilmiş olmasıdır. Yazı devralan kişiyi tek tek saymasa da devreden şirketi gösterdiği için hangi devirlerin iptal edileceğini fiilen belirlemektedir.

Kararın kilit tespiti şudur: Tescil Tapu Müdürlüğünde yapılmış olsa da bu tescilin hukuki sebebi Mal Müdürlüğünün yazısıdır. Yazı olmadan taşınmazın Hazineye devri mümkün değildir. Dolayısıyla yazı, yalnızca hazırlık niteliğinde bir belge değil, başvurucunun mülkiyet hakkı üzerinde doğrudan etkili, tescilin icrasına esas alınan kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemdir.

Soruİdare mahkemesiAnayasa Mahkemesi
Mal Müdürlüğü yazısının niteliğiGenel talimat, hazırlık işlemiTescilin hukuki sebebi, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem
Tapu bilgisinin yazıda yer almamasıİşlemin başvurucuyu etkilemediğinin göstergesiBelirleyici değil; KHK’da esas ölçüt devreden kurum
Muvazaa iddiasıİncelenmediEsasının incelenmemesi etkili başvuru hakkını ihlal etti

🛡️ Olağanüstü hâl gerekçesi sonucu değiştirdi mi?

Anayasa Mahkemesi, tedbirin bir olağanüstü hâl tedbiri olduğu kabul edilse bile sonucun değişmeyeceğini vurgulamıştır. Kararda yer alan ifadeyle olağanüstü hâl rejimi hukukun tamamen rafa kaldırıldığı bir rejim değildir ve keyfîlik bu dönemde de müsamaha gösterilemeyecek mutlak bir yasaktır.

Olağanüstü koşullarda dahi hak ve menfaatleri etkileyen idari işlemlere karşı yargısal denetim imkânı, hukuk devleti ilkesinin gereği sayılmıştır. Başvurucunun şikâyetini katı ve şekilci yorum nedeniyle esastan inceletememesi, olağanüstü hâlin gerektirdiği ölçüde bir tedbir sayılmamıştır.

Burada önemli bir sınır da vardır: Anayasa Mahkemesi devrin muvazaalı olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapmamıştır. Karar, başvurucunun taşınmazı geri alması gerektiğini söylemez; yalnızca bu iddianın bir yargı merciince esastan incelenmesi gerektiğini tespit eder. Etkili başvuru hakkının mülkiyetle bağlantılı başka bir görünümü için erişim engeli talebinin reddinde etkili başvuru yazısına bakılabilir.

🧾 Giderim ve kararın taşıdığı mesaj

Başvurucu ihlalin tespitini, sonuçlarının giderilmesini ve 100.000 TL maddi tazminat istemiştir. Anayasa Mahkemesi şu hükümleri kurmuştur:

  • Mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia kabul edilebilir bulunmuştur.
  • Anayasa’nın 35. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir.
  • Kararın bir örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere Van 1. İdare Mahkemesine (E.2018/1689, K.2019/356) gönderilmiştir.
  • Yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle tazminat talebi reddedilmiştir.
  • 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.

Yeniden yargılamada idare mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin belirttiği ilkeler doğrultusunda Mal Müdürlüğü işlemini dava edilebilir kabul ederek başvurucunun muvazaa bulunmadığı yönündeki iddiasını incelemesi beklenir. Taşınmazın akıbeti, bu incelemenin sonucuna bağlıdır.

Karar, KHK’larla kapatılan kurumlardan taşınmaz edinen üçüncü kişiler bakımından usule ilişkin bir çerçeve çizmektedir: Toplu tescil talimatı niteliğindeki bir yazı, tek tek tapu bilgisi içermese bile tescilin hukuki sebebini oluşturuyorsa idari yargı denetimine kapalı tutulmamıştır.

❓ Sık sorulan sorular

Anayasa Mahkemesi taşınmazın başvurucuya iadesine mi karar verdi?

Hayır. Mahkeme devrin muvazaalı olup olmadığını incelememiş, yalnızca bu iddianın idare mahkemesince esastan incelenmemesinin etkili başvuru hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. Dosya yeniden yargılama için Van 1. İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

675 sayılı KHK’nın 12. maddesi hangi devirleri kapsıyor?

Kararda aktarılan hükme göre, kapatılan özel öğretim kurumları ile öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyet gösterdiği, mülkiyeti kapatılanların sahiplerine ait taşınmazlardan 1/1/2014 ile kapatılma tarihi arasında üçüncü kişilere devredilen ve kapatılma tarihinde aynı faaliyete devam edilenlerin devirleri muvazaalı kabul edilmektedir.

Neden adil yargılanma hakkı değil de etkili başvuru hakkı incelendi?

Anayasa Mahkemesi şikâyetin özünün mülkün Hazineye geçirilmesine ilişkin olduğunu, başvurucunun bu müdahaleye karşı başvurduğu yolun esasa girilmeden kapatıldığını değerlendirmiştir. Bu nedenle başvuru, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesi kapsamında incelenmiştir.

Başvurucunun tazminat talebi neden reddedildi?

Mahkeme, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı sonucuna varmıştır. Bu nedenle 100.000 TL maddi tazminat talebi reddedilmiş, yalnızca yargılama giderlerinin ödenmesine hükmedilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Karar, devrin muvazaalı olup olmadığına değil, bu iddianın yargısal incelemeye açık tutulup tutulmadığına ilişkindir ve yeniden yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Devir tarihi, taşınmazın kullanım durumu ve dava edilen işlemin içeriği farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu