Emsal KararlarKira Hukuku

İstasyon Ekipmanı Kime Kalır? – Yargıtay 3. HD 2026/1984

Çıplak bir arsayı kiralayıp üzerine kendi parasıyla akaryakıt istasyonu kuran kiracı, sözleşmede “süre sonunda yatırımlarla birlikte işletmeyi kiraya verene devredeceğim” diye taahhütte bulunmuşsa, istasyondaki her şey bu taahhüdün içinde midir? Dispanserler, jeneratör, otomasyon sistemi ya da başka bir şirketin kullanım için bıraktığı cihazlar da “yatırım” sayılıp kiraya verene mi kalır? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının söküp götürmesine izin verilmeyen ekipmanlarla ilgili bir davada bu sorunun toptan değil, kalem kalem cevaplanması gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 08.04.2026 tarihli ve E.2025/5185, K.2026/1984 sayılı kararıyla, kiracının el konulan malların iadesi veya bedeli talebini, malları tek tek değerlendirmeyen bir bilirkişi raporuna dayanarak bütünüyle reddeden ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuş, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını da ortadan kaldırmıştır.

Kısa özet: Kiracı, 07.04.2014 tarihli ve beş yıl süreli sözleşmeyle kiraladığı arsaya akaryakıt ve otogaz istasyonu kurmuştur. Sözleşmeye göre süre sonunda istasyon, yapılan yatırımlarla birlikte kiraya verene devredilecektir. Süre dolmadan gönderilen tahliye ihtarının ardından kiracı bazı malları sökmek istemiş, kiraya veren buna engel olmuştur. Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, tüm malların istasyon yatırımı içinde kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, her bir mal için ayrı değerlendirme yapılmadığını ve itirazların karşılanmadığını belirterek kararı bozmuştur.

⛽ Arsa, istasyon ve devir taahhüdü

Karar metnine göre taraflar 07.04.2014 tarihinde beş yıl süreli bir kira sözleşmesi imzalamıştır. Kiralanan, kiraya verene ait çıplak arsa niteliğindeki bir taşınmazdır. Sözleşmenin üç maddesi uyuşmazlığın merkezinde yer almıştır:

  • 2. madde: Kiracı, tüm yatırım maliyetini karşılayarak taşınmaz üzerine akaryakıt ve otogaz istasyonu kuracaktır.
  • 5. madde: Beş yıllık sürenin bitiminde kiracının istasyonun yatırım maliyetine ilişkin kiraya verenden herhangi bir talebi olmayacaktır.
  • 6. madde: Kira sözleşmesinin bitiminde kiracı, istasyona yapılmış yatırımlarla beraber istasyonun işletmesini kiraya verene devredecektir.

Kiracı gerekli izin, belge ve ruhsatları alarak istasyonu kurmuştur. Beş yıllık süre dolmadan kiraya veren tarafından tahliye ihtarı gönderilmiş, bu aşamada taraflar arasındaki ilişki istasyondaki malların akıbetine dönüşmüştür.

📑 Kiracının istemi, kiraya verenin savunması

Davacı kiracı, büyük bölümü teknik ekiplerce sökülerek özel olarak taşınması gereken malların sökümüne kiraya verenin engel olduğunu, bu nedenle suç duyurusunda bulunduğunu ve el konulan mallar bakımından mahkeme aracılığıyla tespit yaptırdığını ileri sürmüştür. Davacıya göre bu malların bir kısmı kendisine aittir; diğer kısmı ise dava dışı bir şirket tarafından kendisine ariyet olarak bırakılmıştır.

Kiracı bu iddialara dayanarak üç talepte bulunmuştur:

  1. El konulan malların iadesi,
  2. Malların zarar görmeden iadesi mümkün değilse bedellerinin tespiti ve faiziyle ödenmesi,
  3. Ariyet olarak bırakılan malların sahibine teslim edilememesi nedeniyle sözleşmeden doğan ve ödemekle yükümlü olduğu giderlerin kiraya verenden tahsili.

Davalı kiraya veren ise davacının bu malları ariyet olarak almaması gerektiğini, işletmeyi terk ederken iade almama taahhüdüne uymadığını, yatırımların bizzat yapılması gerektiğini savunmuştur. Kiraya veren ayrıca kiralanan içindeki market işletmesinin sözleşmeye aykırı olarak başkasına kiraya verildiğini, kiracının alt kiraya verme yetkisi bulunmadığını, haksız bir el koymanın söz konusu olmadığını ve savcılığa yapılan başvuruların takipsizlikle sonuçlandığını belirtmiştir.

🧾 Derece mahkemeleri ve Yargıtay

MerciSonuçDayanak
Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi (E.2021/617, K.2023/1481)RetGüvenlik odası, satış elemanı odası, istasyon sahası ve market istasyon faaliyeti için zaruridir; dava konusu mallar yatırım maliyeti içindedir; sökülüp götürülebilir faydalı masraf ispat edilememiştir
Sakarya BAM 14. HD (E.2025/69, K.2025/22)İstinafın esastan reddiİlk derece kararı yerinde görülmüştür
Yargıtay 3. HD (08.04.2026, E.2025/5185, K.2026/1984)BAM kararının ortadan kaldırılması, ilk derece kararının bozulması (oy birliği)Her bir mal için ayrı değerlendirme yapılmamış, itirazlar karşılanmamıştır

Daire, istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca ortadan kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararını ise aynı Kanun’un 371. maddesi gereğince davacı yararına bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle PDF olarak derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Bozmanın gerekçesi: toptan değil, tek tek

Daire, uyuşmazlığı “kira sözleşmesinden kaynaklı alacak istemi” olarak nitelendirmiş ve sözleşmenin 2. ve 6. maddelerini birlikte okumuştur. Buna göre kiracı tüm yatırım maliyetini üstlenerek istasyonu kuracak, beş yılın sonunda da istasyona yapılan tüm yatırımlarla birlikte işletmeyi kiraya verene devredecektir. Daire bu taahhüdün varlığını tartışmamış; tartışmayı, taahhüdün hangi malları kapsadığı noktasına taşımıştır.

Kararın ana tespiti şudur: Hükme esas alınan bilirkişi raporu, dava dilekçesi ekindeki iki listede gösterilen ürünlerin istasyon yatırım maliyeti içinde değerlendirilmesi gerektiğini söylemiş, fakat talep konusu her bir ürün bakımından ayrı bir değerlendirme yapmamıştır. Davacının rapora yönelik itirazları da karşılanmamıştır.

Bu nedenle Daire ilk derece mahkemesinden şu adımları beklemektedir:

  • Aralarında sektörden bilgi sahibi bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması,
  • Davacının talebine konu malların ayrı ayrı incelenmesi,
  • Hangi malların sözleşme uyarınca akaryakıt ve otogaz istasyonu yatırımı kapsamında sayılabileceğinin belirlenmesi,
  • Sözleşme kapsamında değerlendirilemeyeceği belirlenen mallar bakımından talebin kabulüne karar verilmesi.

Son madde kararın en somut yönüdür: Daire, yatırım kapsamı dışında kaldığı anlaşılan mallar bakımından talebin kabul edilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Başka bir ifadeyle devir taahhüdü, istasyonda bulunan her taşınırı otomatik olarak kiraya verene bırakan genel bir kayıt gibi okunmamıştır.

🔧 Ariyet bırakılan ekipman meselesi

Temyiz dilekçesinde davacı, akaryakıt ve otogaz satışında doğrudan kullanılan tank, dispanser, pompa, otomasyon ve benzeri ekipmanın tedarik ve bakımının dağıtıcı şirketlerce yapıldığını ileri sürmüştür. Davacıya göre bayilik sözleşmeleri en fazla beş yıl süreyle yapılabildiğinden bu ekipmanlar büyük ölçüde bayinin değil dağıtıcının mülkiyetindedir ve sözleşme sonunda geri alınmak üzere bayiye ariyet olarak verilmektedir.

Davacı bu kapsamda dört adet akaryakıt dispanseri, kabinli jeneratör, hava-su saati ve otomasyondan oluşan malların değerini 120.000,00 TL olarak göstermiş ve kiraya verenin bu mallara el koyması nedeniyle malların sahibi şirkete ödeme yapmak zorunda kaldığını öne sürmüştür.

Ariyet, Türk Borçlar Kanunu’nda “kullanım ödüncü” adıyla düzenlenmiştir. TBK’nın 379. maddesine göre kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu tanım, kiracının elinde bulunan her malın kiracıya ait olmayabileceğini hatırlatır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Yargıtay’ın bu iddiaları doğru kabul etmediği gibi reddetmediğidir. Karar, ekipmanın kime ait olduğu veya 120.000,00 TL’lik değerin yerinde olup olmadığı hakkında bir tespit içermez. Daire yalnızca bu tür iddiaların, malların tek tek incelenmesi yoluyla cevaplanması gerektiğini ortaya koymuştur. Mülkiyet, ariyet ilişkisi ve yatırım kapsamı soruları yeniden yapılacak yargılamada ele alınacaktır.

🔍 Bilirkişi raporu neden yetersiz bulundu?

HMK’nın 266. maddesi, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurulacağını düzenler. Bir istasyonda hangi donanımın “kurulum yatırımı”, hangisinin işletme sırasında kullanılan ve sökülüp taşınabilen bir taşınır olduğu sorusu da teknik bilgi gerektiren bir sorudur. İlk derece mahkemesi bu soruya istasyonun işleyişi bakımından genel bir yaklaşımla cevap vermişti: Güvenlik odası, satış elemanı odası, istasyon sahası ve market olmadan istasyonun faaliyet gösteremeyeceğini, dolayısıyla dava konusu malların yatırım içinde kaldığını kabul etmişti.

Daire’nin itirazı bu genellemeye yöneliktir. İki listeye bağlanmış farklı nitelikteki malların tek bir cümleyle aynı sonuca bağlanması, hem davacının itirazlarını cevapsız bırakmış hem de denetime elverişli bir değerlendirme sunmamıştır. Kararın ifadesiyle bu durum “eksik inceleme”dir.

Kararın pratik değeri de buradadır: Yatırımın kiraya verene kalacağına dair bir hüküm içeren uzun süreli işyeri kiralarında, kiracının sökmek istediği malların her biri farklı bir hukuki konumda olabilir. Bir kısmı taşınmaza bağlanmış yapı unsuru, bir kısmı işletmenin ayrılmaz donanımı, bir kısmı ise üçüncü kişiden kullanım için alınmış bir cihaz olabilir. Bu ayrım, mahkemenin bilirkişi aracılığıyla yapacağı tespite bağlıdır.

Kiracının kiralanana yaptığı ilavelerin sözleşme sona ermeden boşaltma hâlinde nasıl değerlendirildiğine ilişkin farklı bir mesele için erken tahliyede faydalı masraf ve bedelsiz bırakma kaydı yazısına bakılabilir. O kararda tartışma ilavelerin bedeline ilişkinken, bu kararda tartışma devredilecek malların kapsamına ilişkindir.

Kiralananın iadesine ilişkin genel çerçeve TBK’nın 334. maddesinde yer alır: Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, sözleşmenin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Bu dosyada kiracı arsayı boş olarak teslim almış, ancak sözleşme kiracıya istasyonu kurma ve süre sonunda yatırımlarla birlikte devretme yükümlülüğü yüklemiştir. Genel kural ile sözleşmesel taahhüt arasındaki bu ilişki, malların tek tek nitelendirilmesini daha da önemli hâle getirmektedir.

❓ Merak edilenler

Yargıtay, istasyondaki ekipmanın kiracıya iadesine karar verdi mi?

Hayır. Daire iade veya bedel hakkında doğrudan hüküm kurmamıştır. Kararı, malların tek tek değerlendirilmediği ve itirazların karşılanmadığı gerekçesiyle bozmuş; hangi malların yatırım kapsamında kalacağının yeni bir bilirkişi heyetiyle belirlenmesini istemiştir.

Sözleşmedeki devir taahhüdü geçersiz mi sayıldı?

Hayır. Daire, kiracının süre sonunda yatırımlarla beraber işletmeyi kiraya verene devredeceğine dair hükmü aktarmış ve değerlendirmesini bu hüküm üzerine kurmuştur. Tartışılan, hükmün geçerliliği değil, hangi malları kapsadığıdır.

Market işletmesinin başkasına verilmesi kararda nasıl ele alındı?

Kiraya veren, marketin sözleşmeye aykırı olarak kiraya verildiğini ve kiracının alt kiraya verme yetkisi bulunmadığını savunmuştur. Ancak Yargıtay’ın bozma gerekçesi bu savunmaya değil, ekipmanların kalem kalem değerlendirilmemesine dayanmaktadır.

Dava hangi mahkemede yeniden görülecek?

Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırıldığı ve ilk derece kararı bozulduğu için dosya ilk derece mahkemesi olan Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir; kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine de gönderilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, kira ve diğer alanlardaki yeni kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, kiracının kurduğu akaryakıt istasyonundaki malların yatırım devri kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin tek bir dosyaya dayanır; sözleşme hükümleri, malların niteliği ve mülkiyet durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu