Emsal Kararlarİş Hukuku

Beraat Eden İşçiye Haklı Fesih – Yargıtay 9. HD 2026/2479

Ceza mahkemesi “delil yetersizliği” diyerek işçiyi beraat ettirdiğinde, aynı olay nedeniyle yapılan fesih kendiliğinden haksız hâle mi gelir? Uygulamada sık karşılaşılan bu soru, bir mobilya atölyesinde yıllarca çalışmış bir ustanın, iş yerine gelen bir müşteriyle işverenden habersiz anlaşması iddiasıyla yeniden gündeme geldi. Bölge adliye mahkemesi kesinleşen beraat kararına ağırlık vererek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetti; Yargıtay ise sadakat borcunun ceza mahkemesinin vardığı sonuçtan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 23.03.2026 tarihli ve E.2026/507, K.2026/2479 sayılı kararıyla, işçinin çalışma saatleri içinde iş yerine gelen müşteriyle işverenin bilgisi dışında anlaşarak kazanç sağlamasının doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğunu, güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararının bu değerlendirmede bağlayıcı olmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatına hükmeden bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Mobilya imalatı yapan bir iş yerinde çalışan davacının iş sözleşmesi, iş yerine gelen bir müşteriyle işverenin malzemeleri üzerinden kendi hesabına pazarlık yaptığı iddiasıyla feshedilmiştir. İşçi hakkında açılan ceza davasında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiştir. Amasya 1. İş Mahkemesi feshi haklı bularak kıdem ve ihbar tazminatını reddetmiş; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ise beraat kararına dayanarak feshin yalnızca geçerli nedene dayandığını kabul edip tazminatlara hükmetmiştir. Yargıtay, TBK m.74 ve İş K. m.25/II-(e) çerçevesinde feshin haklı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

🪚 Atölyede ne oldu?

Davacı işçi, mobilya imalatı yapan bir iş yerinde çalışmış ve iş sözleşmesi 23.09.2022 tarihinde işverence feshedilmiştir. İşçiye göre çalışma 1996 yılı başında başlamıştır; işveren ise çalışmanın 2016 yılında başladığını savunmuştur. Davacı, mesnetsiz ve asılsız iddialarla suçlanarak işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin ücreti ve diğer alacaklarını talep etmiştir.

İşverenin savunması ise feshin nedenini somut bir olaya bağlamaktadır:

  • İşçi 21.09.2022 tarihinde iş yerine gelen müşterilere kendisini işveren gibi tanıtmıştır.
  • İşverene ait iş yeri malzemeleriyle mobilya imalatı konusunda müşteriyle pazarlık yapmıştır.
  • İşverenin malları üzerinden, ondan gizli şekilde kendisine haksız kazanç sağlamaya çalışmıştır.
  • Bu nedenle sözleşme haklı olarak feshedilmiş, işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmamıştır.

İşveren ayrıca fazla çalışma ve tatil çalışmalarına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur.

⚖️ Paralel yürüyen ceza davası

Feshe konu olay nedeniyle işçi hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza kovuşturması yapılmıştır. Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 2023/13 Esas, 2023/683 Karar sayılı kararıyla işçinin delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar vermiş; karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Ceza yargılamasındaki bazı beyanlar, hukuk davasında da belirleyici olmuştur. İşveren ceza davasında katılan sıfatıyla, işçinin çalışma saati içinde müşterisiyle anlaşmasına ve kendi malzemelerini kullanmasına rıza göstermediğini, ancak mesai sonrasında yaptığı işlere karışmadığını beyan etmiştir. Bir tanık ise işçinin dükkândan malzeme çıkarmadığını, malzemeyi dışarıdan temin ederek dışarıda bazı işler yaptığını anlatmıştır.

🔀 İlk derece ve istinaf: iki farklı sonuç

Aynı dosya, iki derece mahkemesinde birbirine zıt sonuçlara ulaşmıştır.

Amasya 1. İş Mahkemesi (2022/364 Esas, 2024/24 Karar), ceza dosyası henüz istinaf aşamasındayken karar vermiştir. Mahkemeye göre beraat kararı verilmiş olsa da davranış, ceza mahkemesinde dinlenen tanığın beyanı ve davalı tanıklarının tutarlı anlatımlarıyla sabittir. İşçi işverene ait malzemeleri kullanamamış olsa bile müşteriyle yapılan pazarlıktan işverenin haberdar edilmemesi, ayrıca aynı iş yerindeki bir çalışanın malzemeleri ayırarak dükkân kapandıktan sonra işe gidileceğini söylemesi dikkate alınmıştır. Sonuçta fesih haklı bulunmuş, kıdem ve ihbar tazminatı reddedilmiş, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti talepleri kabul edilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi (2024/654 Esas, 2025/2392 Karar) ise ceza davasının sonucunu esas almıştır. Daireye göre:

  • İşveren, işçinin mesai dışında kendi adına iş yapmasına müsaade etmiştir.
  • İşçinin dükkâna gelen kişiyle işveren gibi davranarak anlaşma yaptığına dair delil yoktur.
  • Müşterinin ceza yargılamasındaki beyanında da işçinin işvereni adına iş yaptığına dair bir ifade bulunmamaktadır.
  • Kesinleşen beraat kararı karşısında eylem, haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan “şüphe oluşturan” bir davranıştır; fesih yalnızca geçerli nedene dayanmaktadır.

Bu gerekçeyle istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılmış ve kıdem ile ihbar tazminatına da hükmedilmiştir. Kararı davalı işveren temyiz etmiştir.

📘 Beraat kararı hukuk hâkimini bağlar mı?

Yargıtay, ceza ve hukuk yargılaması arasındaki ilişkiyi TBK m.74 üzerinden ele almıştır. Bu hükme göre hâkim, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığına ve ayırt etme gücüne karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı değildir; ceza hâkiminin kusur ve zarara ilişkin değerlendirmesi de hukuk hâkimini bağlamaz.

Daire, bu kuralın bir sınırı olduğunu da hatırlatmıştır: Öğretide ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusundaki saptamaları hukuk hâkimini bağlar. Maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğindedir.

Somut olayda ise ceza mahkemesi bir maddi olgunun yokluğunu saptamamış, işçinin iş yeri malzemelerini kendi nam ve hesabına kullandığına dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı sonucuna varmıştır. Yargıtaya göre bu nitelikteki bir beraat kararı, sadakat borcunun ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesinde bağlayıcı değildir. Bu yaklaşım, ceza yargılamasındaki mahkûmiyet için aranan kesinlik ölçüsü ile iş ilişkisindeki sadakat değerlendirmesinin farklı düzlemlerde yapıldığını göstermektedir.

🤝 Mesai dışında yapılan iş sadakat borcunu ortadan kaldırır mı?

Daire, değerlendirmesine işçinin sadakat borcunu düzenleyen TBK m.396 ile başlamıştır. Buna göre işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır; hizmet ilişkisi sürdüğü müddetçe sadakat borcuna aykırı olarak ücret karşılığı üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereniyle rekabete girişemez.

İş Kanunu’nun 25/II-(e) bendi ise işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmasını işveren için haklı fesih nedeni saymaktadır. Daireye göre bu hâller sınırlı sayıda değildir; sadakat borcuna aykırı söz ve davranışlar genel olarak işverene fesih imkânı verir.

Yargıtay, davacının ceza soruşturmasındaki beyanını ve işverenin “çalışma saati içinde müşteriyle anlaşmasına ve malzemelerimi kullanmasına rıza göstermedim” yönündeki beyanını birlikte değerlendirmiştir. Vardığı sonuç şudur:

  • İşçi, çalışma saatleri içinde iş yerine gelen müşteriyle işverenin bilgisi dışında anlaşarak kazanç sağlamıştır.
  • Bu davranış doğruluk ve bağlılığa aykırıdır; fesih haklı nedene dayanmaktadır.
  • Tamirat işinin çalışma saati dışında yapılmış olması sadakat borcunun ihlalini ortadan kaldırmaz.
  • Kesinleşen beraat kararı sadakat borcu değerlendirmesinde bağlayıcı değildir.

Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabul edilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Davalının fazla çalışma, yıllık izin ve zamanaşımına ilişkin diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmemiştir.

İşçinin iş ilişkisini kişisel çıkara dönüştürdüğü benzer bir olay için tedarikçiden borç isteyen işçi yazısına da bakılabilir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23.03.2026 tarihli, E.2026/507, K.2026/2479 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🧭 Kararın öne çıkan ilkeleri

Karar, ceza ve iş yargılamasının aynı olay üzerinde yürüdüğü dosyalarda sıkça karşılaşılan bir yanılgıya dikkat çekmektedir: Ceza davasında beraat edilmesi, işverenin feshini otomatik olarak haksız kılmaz. Öne çıkan noktalar şöyle sıralanabilir:

  • İş K. m.25/II’deki hâller sınırlı sayıda değildir; sadakat borcuna aykırı söz ve davranışlar genel olarak işverene haklı fesih imkânı verir.
  • Ceza hâkiminin saptadığı maddi olaylar hukuk hâkimini bağlar; ancak “şüpheden uzak delil bulunmadığı” gerekçesine dayanan beraat, bir olgunun yokluğunu saptamaz.
  • İşverenin mesai sonrasındaki işlere karışmaması, çalışma saatleri içinde müşteriyle gizlice anlaşmaya izin verdiği anlamına gelmez.
  • İş mahkemesi ceza dosyasındaki beyanları, tanık anlatımlarını ve işçinin kendi beyanını birlikte değerlendirerek sonuca ulaşabilir.

Bozma sonrasında dosya, kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

🙋 Sıkça sorulanlar

Ceza davasında beraat eden işçi kıdem tazminatı alamaz mı?

Bu karar, beraatin kıdem tazminatına kendiliğinden hak kazandırmadığını göstermektedir. Somut dosyada beraat delil yetersizliğine dayandığından ve iş mahkemesindeki deliller işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davrandığını ortaya koyduğundan fesih haklı kabul edilmiş, kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiği belirtilmiştir. Her dosyada sonuç, beraatin gerekçesine ve diğer delillere göre değişebilir.

Hangi durumda ceza kararı iş mahkemesini bağlar?

Yargıtay, TBK m.74’e göre beraat kararının ve kusura ilişkin değerlendirmelerin hukuk hâkimini bağlamadığını; ancak ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylar ve fiilin hukuka aykırılığı konusundaki saptamaların bağlayıcı olduğunu belirtmiştir. Maddi olayların varlığını saptayan ceza kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğindedir.

İşin mesai dışında yapılmış olması neden sonucu değiştirmedi?

Daire, tamirat işinin çalışma saati dışında yapılmasının sadakat borcunun ihlalini ortadan kaldırmayacağını açıkça belirtmiştir. Belirleyici görülen husus, müşteriyle anlaşmanın çalışma saatleri içinde, iş yerinde ve işverenin bilgisi dışında yapılmasıdır.

Bozma kararı işçinin diğer alacaklarını da etkiledi mi?

Bozma, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkindir. Davalı işverenin fazla çalışma, yıllık izin ve zamanaşımına ilişkin temyiz itirazları Yargıtay tarafından yerinde görülmemiştir; ilk derece mahkemesi de yıllık izin ve fazla çalışma ücreti taleplerini kabul etmişti.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından ve kararda aktarılan ilk derece ile istinaf aşamalarından derlenmiştir. Taraf ve tanıkların kimlikleri kaynakta anonimdir ve yazıya alınmamıştır. Haklı fesih değerlendirmesi somut dosyadaki beyanlara ve ceza kararının gerekçesine dayanmaktadır; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud