Ceza HukukuEmsal Kararlar

Ele Geçirilen Hesapla Dolandırma – Yargıtay 11. CD 2023/9118

Bir iş arkadaşınızın Facebook hesabından mesaj gelir: “Şehir dışındayım, acil para yollamam lazım, 200 TL gönderebilir misin?” Mesaj tanıdık bir hesaptan geldiği için çoğu kişi tereddüt etmeden havaleyi yapar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.11.2023 tarihli, 2021/20618 E. ve 2023/9118 K. sayılı kararı tam bu senaryoyu ele almaktadır: sanık, şikâyetçinin e-posta ve Facebook hesabını ele geçirmiş, kendisini hesap sahibi olarak tanıtarak onun iş arkadaşından para istemiştir. “Dolandırılma” araması ile bu karara ulaşan okuyucular için belirtmek gerekir ki bu dosyada dolandırılma tamamlanmamış, para gönderilmeden hile ortaya çıkmış; Yargıtay eylemi bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs olarak nitelendirmiştir.

Daire aynı ilamda iki farklı sonuca ulaşmıştır: dolandırıcılığa teşebbüs hükmü tekerrür bölümü çıkarılarak düzeltilerek onanmış; hesaba izinsiz girme (TCK 243/1) hükmü ise sekiz yıllık dava zamanaşımı dolduğu için bozulmuş ve kamu davası düşmüştür.

Kısa özet: Sanık, şikâyetçinin e-posta ve Facebook hesabını ele geçirmiş; 23.07.2012’de şikâyetçinin iş arkadaşına kendisini hesap sahibi olarak tanıtıp acil ihtiyacı olduğunu söyleyerek bir cep telefonu hattına “cep havale” ile 200 TL göndertmeye çalışmıştır. Aynı katta çalışan iki arkadaş yüz yüze konuşunca hile anlaşılmış, para gönderilmemiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, TCK 158/1-f ve 35 uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezası, TCK 243/1 uyarınca 500 TL adli para cezası vermiş ve tekerrür uygulamıştır. Yargıtay 11. CD, dolandırıcılığa teşebbüs hükmünü tekerrür bölümleri çıkarılarak düzelterek onamış; bilişim sistemine girme suçunda 8 yıllık zamanaşımı dolduğundan hükmü bozup CMK 223/8 gereği davanın düşmesine karar vermiştir.

🎣 Olay: Ele Geçirilen Hesaptan Gelen “Acil Para” Mesajı

Karar metnine göre sanık önce şikâyetçinin Gmail hesabını, ardından bu e-postaya bağlı Facebook hesabını ele geçirmiştir. 23.07.2012 günü şikâyetçinin iş arkadaşına bu hesaptan mesaj atarak başka bir ilde olduğunu, bir yere para yollaması gerektiğini söylemiş ve 200 TL‘nin belirttiği cep telefonu numarasına “cep havale” yoluyla gönderilmesini istemiştir.

Hilenin ortaya çıkışı olayın en sıradan ama en belirleyici anıdır. Mesajı alan iş arkadaşı, gerçek hesap sahibiyle aynı katta çalışmaktadır; onu yanına çağırıp ekranı göstermiştir. Şikâyetçi, hesabından kendi adına para istendiğini görünce hesaplarının ele geçirildiğini fark etmiş ve emniyete başvurmuştur. Para hiçbir zaman gönderilmemiştir. Soruşturmada havale istenen hattın sanığın bir yakını adına kayıtlı olduğu, sanığın bu numarayı kullandığının benzer dosyalardaki ikrarıyla sabit bulunduğu ve e-posta hesabına girilen IP adresinin tespit edildiği belirlenmiştir. Sanık suçlamaları kabul etmemiştir.

⚖️ Ağır Ceza Mahkemesi’nin Hükmü ve Yargıtay’ın Kararı

Ağır Ceza Mahkemesi 15.05.2015 tarihli kararıyla iki ayrı hüküm kurmuştur. İş arkadaşına yönelik eylem bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (TCK 158/1-f) sayılmış; TCK 35 teşebbüs ve TCK 62 takdiri indirimiyle 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Hesap sahibine yönelik eylem ise bilişim sistemine girme (TCK 243/1) kabul edilmiş ve doğrudan 500 TL adli para cezası verilmiştir. Her iki hükümde TCK 53 hak yoksunlukları ve TCK 58 tekerrür uygulanmıştır. Sanık, somut bir nedene dayanmayan dilekçeyle hükümleri temyiz etmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 29.11.2023 tarihinde iki hükmü ayrı ayrı incelemiştir:

  • Dolandırıcılığa teşebbüs hükmü: Daire, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini kabul etmiştir. Ancak tekerrüre esas alınan ilamlardan biri suç tarihinden sonra, 18.02.2016’da kesinleşmiş; diğeri uzlaşma nedeniyle düşürülmüştür. Hüküm 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereği bozulmuş, yeniden yargılama gerekmediğinden 322. madde uyarınca tekerrüre ilişkin bölümler çıkarılarak düzeltilerek onanmıştır. Yanlış yazılan suç tarihinin 21.07.2012 ve 23.07.2012 olarak mahallinde düzeltilebileceği ve TCK 53 yönünden Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararının infazda gözetileceği de belirtilmiştir.
  • Bilişim sistemine girme hükmü: TCK 243/1 için TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı geçerlidir; zamanaşımını kesen son işlem 15.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararıdır ve temyiz incelemesine kadar süre dolmuştur. Daire hükmü bozmuş ve CMUK 322/1-1’in verdiği yetkiyle, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak, kamu davasının CMK 223/8 gereği düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧭 Neden TCK 158/1-f ve Neden Teşebbüs?

TCK 158/1-f, dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl sayar. Maddenin bugünkü metninde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüş; 2013 değişikliğiyle (f) bendinde alt sınır dört yıla çıkarılmıştır. Bu dosyada suç tarihi 2012 olduğundan ceza, o tarihte yürürlükte olan hükme göre belirlenmiştir. Yargıtay’ın onayladığı nitelendirme şu unsurlara dayanır:

  • Hile: Sanık, ele geçirdiği hesaptan kendisini hesap sahibi olarak tanıtıp “acil ihtiyaç” gerekçesiyle para istemiştir; mağdurun güvendiği kişinin kimliğine bürünmek aldatmaya elverişli hileli davranıştır.
  • Bilişim sisteminin araç olması: Hile, e-posta ve sosyal medya hesabı üzerinden kurulmuş; sistem, hilenin inandırıcılığını sağlayan araçtır.
  • Mağdur: Aldatılmak istenen kişi hesap sahibi değil, malvarlığında zarar doğacak olan iş arkadaşıdır.

TCK 35/1’e göre kişi, kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumludur. Sanık hileyi kurup havale talebini ilettiğinden icra hareketleri başlamış; iş arkadaşı gerçek hesap sahibiyle konuşunca hileyi anlayıp parayı göndermediğinden suç, sanığın iradesi dışında teşebbüs aşamasında kalmıştır. TCK 35/2 uyarınca ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir; 1 yıl 3 ay hapis sonucunda Yargıtay hukuka aykırılık görmemiştir. İstenen tutarın 200 TL gibi düşük olması suçun vasfını değiştirmemiştir. Aynı bendin farklı bir uygulaması için Instagram üzerinden forex vaadiyle dolandırıcılık konulu inceleme karşılaştırmalı olarak okunabilir.

🔐 Hesaba Girme ile Dolandırıcılık İki Ayrı Suç mu?

Aynı olay örgüsünde iki ayrı suç ve iki ayrı mağdur vardır. TCK 243/1, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilmesini öngörür. E-posta ve Facebook hesabına izinsiz girilmesi hesap sahibine yönelik bu suçu oluşturur; hesap kullanılarak para istenmesi ise iş arkadaşına yönelik dolandırıcılığa teşebbüstür. Ağır Ceza Mahkemesi de Yargıtay da bu iki eylemi birbirinin içinde eritmemiş, her biri için ayrı hüküm kurmuştur; hesaba girme, dolandırıcılığın hazırlık hareketi değil, sistem güvenliğini koruyan bağımsız bir suç olarak değerlendirilmiştir. Fotoğrafla sahte hesap açma konulu inceleme bu ayrımı tamamlar: orada hesap yeni oluşturulmakta, burada mevcut hesap ele geçirilmektedir.

⏳ Bilişim Suçunda Zamanaşımı ve Yargıtay’da Düşme

TCK 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davasının sekiz yıl geçmesiyle düşeceğini belirtir; TCK 66/4 uyarınca cezanın üst sınırı, seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır. TCK 243/1’in üst sınırı bir yıl hapis olduğundan suç sekiz yıllık dilime girer. TCK 67/2 uyarınca savcı huzurunda ifade, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser; 67/3’e göre süre son kesme tarihinden itibaren yeniden işler.

Bu dosyada son kesme nedeni 15.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararıdır; sekiz yıl 2023 yılının Mayıs ayında dolmuş, temyiz incelemesi ise 29.11.2023’te yapılmıştır. Daire hükmü bozmuş ve davanın CMK 223/8 uyarınca düşmesine kendisi karar vermiştir; tebliğname onama yönünde olsa da zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olduğundan kendiliğinden gözetilmiştir. Dolandırıcılığa teşebbüs hükmü için aynı sonuç doğmamıştır; TCK 158/1-f’nin üst sınırı on yıl hapis olduğundan bu suç TCK 66/1-d kapsamında on beş yıllık zamanaşımına tabidir.

🔁 Tekerrürde Kesinleşme Tarihi Şartı (TCK 58)

TCK 58/1’e göre tekerrür hükümleri, önceki hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde uygulanır; tekerrüre esas ilamın yeni suç tarihinden önce kesinleşmiş olması gerekir. Ağır Ceza Mahkemesi adli sicil kaydındaki iki ilama dayanmıştır. Yargıtay’ın UYAP sorgusu farklı bir tablo ortaya koymuştur: ilamlardan biri sicilde 28.06.2012’de kesinleşmiş görünmesine rağmen gerçekte 18.02.2016’da kesinleşmiş; diğerine konu mahkûmiyet 2017’de ek kararla uzlaşma nedeniyle düşürülmüştür. Bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tekerrüre ilişkin bölümler hükümden çıkarılmış; sanık cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olmaksızın çekecektir. Düzelterek onamanın sınırlarını başka bir açıdan ele alan bozma sonrası ağırlaşan ceza konulu inceleme bu bölümle birlikte okunabilir.

🔎 Delil: Hat Kaydı, IP Tespiti ve Benzer Dosyalar

Sanık suçlamaları kabul etmemiştir; Yargıtay ise eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin verilere dayandığını kabul etmiştir. Mahkûmiyeti taşıyan deliller üç halkadan oluşur:

  • Havale hattı: Paranın gönderilmesi istenen hat, sanığın bir yakını adına kayıtlıdır; hattın başkası adına olması fiilî kullanıcının sorumluluğunu kaldırmamıştır.
  • Benzer dosyalardaki ikrar: Sanığın aynı numarayı kullandığı, benzer nitelikteki farklı dosyalardaki ikrarıyla sabittir; hat ile sanık arasındaki bağ bu yolla kurulmuştur.
  • IP tespiti: E-posta hesabına girilen IP adresi belirlenmiş; bilişim sistemine girmenin teknik izi ortaya konmuştur.

Şikâyetçilerin beyanları da birbirini tamamlamaktadır: hesap sahibi, hesabından arkadaşına para istendiğini ekranda bizzat görmüş; iş arkadaşı, arkadaşının adı kullanılarak dolandırılmaya çalışıldığını anlatmıştır. Hesap ele geçirmeye dayanan bir başka dolandırıcılık türü için SIM kopyalama ile boşalan kripto hesabı konulu inceleme tamamlayıcı bir okuma sunar.

🆕 Kararın Pratik Sonucu

Karar, ele geçirilen hesaplarla yürütülen “acil para” senaryosunun ceza hukukundaki karşılığını netleştirmektedir: tanıdık hesaptan gelen havale talebi, para gönderilmese bile TCK 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüstür; hesaba izinsiz giriş ise hesap sahibine karşı ayrı bir suçtur. Usul yönünden ise üst sınırı düşük suçlarda sekiz yıllık dava zamanaşımı son kesme işleminden itibaren yeniden işler ve dosya Yargıtay’da beklerken dolabilir; Daire bu durumda tebliğname aksini söylese bile davanın düşmesine karar vermektedir. Tekerrürde de adli sicildeki kesinleşme bilgisi ile UYAP kaydı çeliştiğinde belirleyici olan gerçek kesinleşme tarihidir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Arkadaşımın hesabından gelen “acil para” mesajıyla dolandırılma girişimi hangi suçu oluşturur?

İncelenen kararda Yargıtay, ele geçirilen hesaptan kendisini hesap sahibi olarak tanıtıp arkadaştan para isteyen sanığın eylemini TCK 158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık saymış; para gönderilmediği için TCK 35 teşebbüs hükümlerini uygulayan yerel mahkeme kararını bu yönüyle doğru bulmuştur.

Para gönderilmediyse yine de ceza verilir mi?

Evet. Kararda sanık, hileyi kurup havale talebini ilettiği için icra hareketlerine başlamış sayılmış; mağdurun gerçek hesap sahibiyle konuşarak hileyi fark etmesi, suçun sanığın elinde olmayan nedenle tamamlanamaması olarak değerlendirilmiştir. TCK 35/2 teşebbüs indirimiyle 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.

Bilişim sistemine girme suçunda dava zamanaşımı Yargıtay aşamasında dolarsa ne olur?

TCK 243/1 için TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan zamanaşımı geçerlidir ve süre son kesme işleminden itibaren yeniden işler. Bu dosyada son kesme işlemi 15.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğundan süre temyiz incelemesinden önce dolmuş; Yargıtay hükmü bozarak kamu davasının CMK 223/8 uyarınca düşmesine karar vermiştir.

Adli sicilde kesinleşmiş görünen ilam tekerrüre esas alınabilir mi?

TCK 58/1’e göre tekerrür için önceki hükmün yeni suç tarihinden önce kesinleşmiş olması gerekir. Kararda adli sicilde 2012’de kesinleşmiş görünen ilamın UYAP sorgusuna göre gerçekte 2016’da kesinleştiği, diğer ilamın ise uzlaşma nedeniyle düşürüldüğü tespit edilmiş ve tekerrür bölümü hükümden çıkarılarak hüküm düzeltilerek onanmıştır. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu