Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Bilişim ve KVKK HukukuEmsal Kararlar

Uçakta Maske Uyarısına Tazminat – Yargıtay 4. HD 2026/7052

Salgın döneminde bir Londra–İstanbul uçuşu. Yolcu, ikram sırasında yemek yiyebilmek için maskesini çıkarır; kabin memuru birkaç kez gelip yemeğin bitip bitmediğini sorar, ardından kaptan pilot kokpitten çıkarak yolcunun yanına gelir ve maskesini takmasını sert bir dille ister. İnişte yolcu, hakkında şikâyet bulunduğu için kolluk görevlilerince diğer yolcuların arasından alınıp ifadeye götürülür. Yolcuya göre bu, kişilik haklarına açık bir saldırıdır. Mahkemelere göre ise ortada kişilik hakkı ihlali değil, zorunlu bir güvenlik önleminin uygulanması vardır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.06.2026 tarihli ve E.2024/5956, K.2026/7052 sayılı kararıyla, kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat, kınama ve ilan istemli davanın reddine ilişkin kararı oybirliğiyle onamıştır. İlk derece mahkemesine göre yolcu, ikram süresini uzatarak ve ilave ikramlarla kuralları atlama girişiminde bulunmuş; uçuş ekibinin uyarıları ise müdahaleyi ortadan kaldırmaya yönelik meşru eylemler niteliğindedir.

Kısa özet: Davacı, COVID-19 tedbirlerinin uygulandığı bir uçuşta kabin memuru ve kaptan pilotun davranışlarıyla diğer yolcular önünde küçük düşürüldüğünü, inişte ifadeye götürüldüğünü ileri sürerek 1,00 TL manevi tazminat, saldırının kınanması ve kararın ulusal bir gazetede yayımlanmasını istemiştir. Davalılar, maske takmayan yolcuya kurallar gereği uyarı yapıldığını ve ısrar üzerine tutanak tutulduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

✈️ Uçuşta ne yaşandı?

Dava dilekçesinde anlatılan olaylar, yolcunun bakış açısını yansıtır. Buna göre davacı, ticari ve mesleki faaliyetleri nedeniyle Londra ile İstanbul arasında sık seyahat eden bir iş insanıdır ve uyuşmazlığa konu uçuşu bir havayolu şirketinin seferiyle gerçekleştirmiştir.

Uçuş sırasında diğer yolcularla birlikte yiyecek ve içecek ikramı yapılmış; davacı, COVID-19 tedbirleri kapsamında taktığı maskesini yemek ve içmek için çıkarmıştır. Davacının anlatımına göre kabin memuru yanına gelerek yemeği bittiyse kalanları alabileceğini söylemiş, davacı henüz yemekte olduğunu belirtmiş; kabin memuru bundan sonra yaklaşık beş dakika aralıklarla gelerek yemeğin bitip bitmediğini sormuş, yemeğin bitirilmesini ve maskenin takılmasını istemiştir.

Davacı içeceğini tüketirken kaptan pilot kokpitten çıkarak yanına gelmiş ve diğer yolcuların arasında maskesini takmasını sert bir şekilde dile getirmiştir. Davacı, bu durum karşısında can güvenliğinin tehlikeye girdiğini düşündüğünü ve paniğe kapıldığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında sözlü bir münakaşa yaşanmış; uçak indiğinde davacı, hakkında şikâyet bulunduğu gerekçesiyle kolluk görevlilerince yolcuların arasından ayrı bir yere ifade vermek üzere götürülmüştür.

Davacıya göre bu süreçte alenen maske takmayan, çevresindekilerin sağlığını tehlikeye atan ve huzuru bozan bir kişi olarak gösterilmiş, küçük düşürülmüş ve kişilik hakları zedelenmiştir.

📝 Sembolik tazminat, kınama ve ilan talebi

Davanın dikkat çeken yönlerinden biri talep sonucudur. Davacı yüksek bir tazminat değil, davalılardan müşterek ve müteselsilen 1,00 TL manevi tazminat istemiştir. Bunun yanında kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasını ve mahkeme kararının ulusal ölçekte yayımlanan beş büyük gazeteden birinde ilan edilmesini talep etmiştir.

Bu talep yapısının yasal dayanağı Türk Borçlar Kanunu m.58’dir. Hükme göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, manevi zararına karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Hâkim bu tazminat yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bunu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Sembolik tutarlı davalar, uygulamada çoğunlukla para elde etmekten çok bir hukuka aykırılık tespitine ve itibarın onarılmasına yöneliktir.

Ne var ki kınama ve ilan da manevi tazminat gibi bir ön koşula bağlıdır: Kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırının varlığı. Bu dosyada mahkemeler bu ön koşulun gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.

⚖️ Mahkemeler neden reddetti?

Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, salgınla ilgili tedbirler gereği maskesini takmayan davacıya gerekli uyarıların yapıldığını, davacının takmama konusundaki ısrarı üzerine kurallar gereği tutanak düzenlendiğini savunmuştur. Dosyanın üç aşaması şöyledir:

  • İlk derece mahkemesi (Asliye Hukuk Mahkemesi, E.2021/392, K.2022/265): Davacının ikram süresini uzatarak ve ilave ikramlarla kuralları atlama girişiminde bulunduğunun sabit olduğunu kabul etmiştir. Mahkemeye göre ihlal edildiği iddia edilen davranışlar, önlemler kapsamındaki zorunlu güvenlik önlemi ve uyarılardır; davalıların meşru eylemleri müdahaleyi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu nedenle kişilik hakkı ihlali bulunmadığından dava reddedilmiştir.
  • Bölge adliye mahkemesi (İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, E.2022/3394, K.2024/1241): İlk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak davacının istinaf başvurusunu reddetmiştir.
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (10.06.2026): Davacının temyiz itirazlarını kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmemiş ve kararı onamıştır.

Yargıtay’ın değerlendirme bölümü, ilk derece gerekçesine yollama yapan kısa bir onama gerekçesidir. Dolayısıyla kararın içtihat değeri, Yargıtay’ın usul ve kanuna uygun bulduğu ilk derece tespitlerinde yatmaktadır.

📎 Resmî metin: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.06.2026 tarihli, E.2024/5956, K.2026/7052 sayılı onama kararına PDF olarak buradan erişilebilir.

🛡️ TMK m.24: Hangi müdahale hukuka aykırıdır?

Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hâkimden korunma isteyebileceğini düzenler. Aynı hükme göre kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça her saldırı hukuka aykırıdır.

Bu karar, söz konusu hukuka uygunluk sebeplerinin pratikte nasıl işlediğini gösteren bir örnek olarak okunabilir. Mahkemenin kullandığı ifadeler şu unsurları öne çıkarır:

  • Kuralın varlığı: Uçuş sırasında salgın tedbirleri kapsamında maske takma kuralı bulunmaktadır; ikram, bu kurala sınırlı bir istisna yaratır.
  • Kuralın ihlali: Mahkemeye göre davacı, ikram süresini uzatarak ve ilave ikramlarla kuralı atlamaya çalışmıştır.
  • Müdahalenin amacı: Kabin memuru ve kaptan pilotun uyarıları, bu aykırılığı ortadan kaldırmaya yönelik zorunlu güvenlik önlemi olarak nitelendirilmiştir.
  • Sonuç: Meşru amaçla ve kural ihlaline karşı yapılan uyarılar, davacının hoşuna gitmese ve diğer yolcular önünde gerçekleşse dahi kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı sayılmamıştır.

Bu yaklaşım, kişilik hakkı davalarında sıkça karşılaşılan bir ayrımı yansıtır: Bir davranışın kişiyi rahatsız etmesi veya mahcup hissettirmesi ile hukuken korunan kişilik değerlerine haksız bir saldırı oluşturması aynı şey değildir. Belirleyici olan, müdahalenin meşru bir dayanağının ve amacının bulunup bulunmadığıdır. Basın yoluyla kişilik hakkı ihlallerinde benzer bir dengenin nasıl kurulduğu için unutulma hakkında tazminat yazısına bakılabilir.

🔎 Tutanak, kolluk ve ispat yükü

Kişilik hakkı ihlaline dayanan manevi tazminat davalarında, saldırının varlığını ve hukuka aykırılığını ileri süren taraf ispat yükü altındadır. Davalı ise bir hukuka uygunluk sebebine dayanıyorsa, o sebebin koşullarını ortaya koymak durumundadır. Bu dosyada iki taraf da olayların temel akışı konusunda büyük ölçüde aynı noktalara değinmiştir: Maske çıkarılmış, uyarılar yapılmış, tartışma yaşanmış ve tutanak tutulmuştur.

Ayrışma, olayların nitelendirilmesindedir. Davacı, tekrarlanan uyarıları ve kaptan pilotun yanına gelmesini göz dağı ve küçük düşürme olarak görmüş; davalılar ise bunları kuralın uygulanması olarak açıklamıştır. İlk derece mahkemesi, davacının ikram süresini uzatarak kuralları atlama girişiminde bulunduğunu “sabit” görmüş ve uyarıları bu çerçevede değerlendirmiştir.

İnişte kolluk görevlilerince ifadeye götürülme meselesi de davacı açısından önemli bir şikâyet unsurudur. Ancak karar metnine göre bu işlem, hakkında yapılan şikâyet nedeniyle gerçekleşmiş ve davalıların savunmasında ısrar üzerine kurallar gereği tutanak düzenlendiği belirtilmiştir. Mahkemeler, şikâyet ve tutanak sürecini de kişilik hakkı ihlali olarak değerlendirmemiştir. Haber içeriklerinde kişilik hakkına ilişkin davalarda husumetin nasıl belirlendiğine dair farklı bir örnek için haberde yazı işleri müdürü yazısı incelenebilir.

📏 Kararın sınırları

Karar, uçuş ekibinin her türlü davranışının kişilik hakkı bakımından denetim dışı olduğu anlamına gelmez. Onanan gerekçe birkaç somut olguya dayanmaktadır:

  • Olay, salgın tedbirlerinin uygulandığı bir dönemde ve maske kuralının yürürlükte olduğu bir uçuşta yaşanmıştır.
  • Mahkeme, davacının kuralı atlama girişiminde bulunduğunu sabit kabul etmiştir.
  • Uyarıların içeriği, kuralın uygulanmasına yönelik olarak değerlendirilmiştir; karar metninde hakaret niteliğinde bir söz tespit edildiğine dair bir bilgi yer almamaktadır.

Uyarının amacını aşan, aşağılayıcı sözler içeren veya kural ihlali bulunmayan bir yolcuya yöneltilen bir müdahale, TMK m.24’teki dengeyi farklı biçimde kurabilir. Her dosyada müdahalenin dayanağı, ölçüsü ve biçimi ayrıca değerlendirilir.

💬 Soru ve cevaplar

Kabin ekibinin uyarısı neden kişilik hakkı ihlali sayılmadı?

İlk derece mahkemesi, davacının ikram süresini uzatarak ve ilave ikramlarla maske kuralını atlama girişiminde bulunduğunu sabit görmüş; kabin memuru ve kaptan pilotun uyarılarını zorunlu güvenlik önlemi ve müdahaleyi ortadan kaldırmaya yönelik meşru eylem olarak nitelendirmiştir. Bu karar istinafta ve Yargıtay’da onanmıştır.

1 TL manevi tazminat istenmesinin anlamı nedir?

Sembolik tutarlı taleplerde amaç çoğunlukla para elde etmekten çok hukuka aykırılığın tespiti ve itibarın onarılmasıdır. TBK m.58, hâkimin tazminata ek olarak veya onun yerine saldırıyı kınayan bir karar vermesine ve bunun yayımlanmasına imkân tanır. Ancak bunların tümü, kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırının varlığına bağlıdır.

İnişte ifadeye götürülmek tek başına tazminat sebebi olur mu?

Bu dosyada olmamıştır. Karar metnine göre davacı, hakkında yapılan şikâyet nedeniyle ifadeye götürülmüş; davalılar ısrar üzerine kurallar gereği tutanak tutulduğunu savunmuştur. Mahkemeler bu süreci de kişilik hakkı ihlali olarak kabul etmemiştir. Farklı olgulara sahip bir dosyada değerlendirme değişebilir.

Karar, uçuş ekibine her durumda sınırsız yetki tanıyor mu?

Hayır. Onanan gerekçe, salgın tedbirlerinin yürürlükte olduğu bir uçuşta kural ihlali bulunduğu tespitine ve uyarıların bu ihlali gidermeye yönelik olmasına dayanır. Ölçüsüz, aşağılayıcı veya dayanaksız bir müdahalenin TMK m.24 kapsamında farklı değerlendirilmesi mümkündür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, kişilik hakları ve manevi tazminata ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan taraf iddiaları ile ilk derece mahkemesi gerekçesinden derlenmiştir. Olay anlatımının bir kısmı davacının dava dilekçesindeki iddialarına dayanır. Kaynakta taraf ve görevli kimlikleri anonimdir. Karar, kendi dosyasının olgularına dayanır; benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç, müdahalenin dayanağına, biçimine ve dosyadaki delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud