Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Aile HukukuEmsal Kararlar

Artırma Davasında Görüş Azalmaz – Yargıtay 2. HD 2026/2546

Boşanma kararıyla çocuğunu ayda yalnızca bir gün ve bayramlarda birer gün, üstelik yatısız görebilen bir baba, bu sürenin yetersiz olduğunu düşünerek aile mahkemesine başvurur. Mahkeme davayı “kabul” eder; ancak hüküm fıkrasına bakıldığında babaya tanınan görüş düzeninin, boşanma kararındakinden bile daha dar olduğu görülür. Kâğıt üzerinde kazanılmış, fiilen ise geriye gidilmiş bir dava… Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu çelişkiyi giderirken, kişisel ilişkinin nasıl kurulması gerektiğine dair ölçütleri de bir kez daha sıralamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2025/10921, K.2026/2546 sayılı kararıyla, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin babalık duygularını tatmine elverişli olmadığını ve çocuğun fikrî ve sosyal gelişimi için de yetersiz kaldığını belirtmiştir. Daire, yeniden yargılama yapılmasına gerek görmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmü düzelterek onamış ve yatılı, bayram ve tatil dönemlerini de kapsayan yeni bir görüş takvimini doğrudan kendisi belirlemiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Kısa özet: Boşanma kararında velayet anneye verilmiş, baba ile çocuk arasında ayda bir gün ve dini bayramlarda birer gün yatısız kişisel ilişki kurulmuştu. Babanın açtığı artırma davasında Gaziantep 9. Aile Mahkemesi davayı kabul etmiş, fakat her ayın 1. ve 3. hafta sonu yalnızca Pazar günü 09.00-17.00 arasında yatısız görüşmeye hükmetmişti. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi süreye ilişkin istinafı esastan reddetti. Yargıtay, kurulan düzenin boşanma kararındakinden daha az süreli olduğunu ve yetersiz kaldığını belirterek hükmü düzeltti; ayda iki yatılı hafta sonu, bayram, yarıyıl tatili ve Temmuz ayının tamamını kapsayan bir takvim kurdu.

👨‍👧 Boşanma kararındaki görüş düzeni

Karar metnine göre taraflar arasında daha önce görülen boşanma davasında ortak çocuğun velayeti anneye bırakılmıştır. Aynı kararda baba ile çocuk arasında ayda bir gün ve dini bayramlarda birer gün olmak üzere, yatısız kişisel ilişki kurulmuştur.

Baba, bu düzenin yetersiz olduğunu ileri sürerek kişisel ilişkinin artırılması talebiyle ayrı bir dava açmıştır. Dava türü karar başlığında “Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi” olarak gösterilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 183. maddesi, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen ya da ana veya babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler. Boşanma kararıyla kurulan kişisel ilişkinin sonradan değiştirilebilmesinin yasal zemini bu hükümdür.

🏛️ Aile mahkemesi ve istinaf aşaması

Dosya, ilk derece ile istinaf arasında bir kez gidip gelmiştir. Gaziantep 9. Aile Mahkemesi, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra yaptığı yargılamada davayı kabul etmiştir. Ne var ki hüküm fıkrasında baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. hafta sonu Pazar günü saat 09.00 ile 17.00 arasında yatısız kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş; boşanma kararındaki bayram görüşmelerine yer verilmemiştir.

Kararı iki taraf da istinaf etmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, iki ayrı yönde sonuca varmıştır:

  • Görüş süresi yönünden: Kişisel ilişkinin “her zaman talep edilebileceği” gerekçesiyle tarafların süreye yönelik istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
  • Diğer yönlerden: Babanın, ortak çocuğun eğitimi ve sağlığı konusunda bilgi edinme ve ziyaret hakkı tanınmasına, vekâlet ücretine ve yargılama giderine ilişkin istinaf talebi kabul edilerek bu konularda yeniden düzenleme yapılmıştır.

Hüküm bu kez temyiz edilmiştir. Baba kişisel ilişki süreleri yönünden; anne ise davanın kabulü, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasını istemiştir.

🧭 Yargıtay’ın saydığı ölçütler

Daire önce annenin temyiz itirazlarını ele almış ve bunların tamamını yerinde görmemiştir. Böylece davanın kabulü, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır. Asıl tartışma babanın temyizinde, yani görüş süresinin kendisinde yoğunlaşmıştır.

Yargıtay, dosyadaki en dikkat çekici çelişkiyi açıkça tespit etmiştir: İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermesine rağmen, boşanma kararında kurulan kişisel ilişkiden daha az süreli bir kişisel ilişkiye hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi de bu hususta esastan ret kararı vermiştir.

Daire ardından kişisel ilişkinin düzenlenmesinde gözetilmesi gereken unsurları sıralamıştır:

  • Çocuğun yüksek yararı ve yaşı,
  • Ana ve babalık duygusunun tatmini,
  • Düzenlemenin infaz edilebilir nitelikte olması,
  • Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenlemenin tercih edilmesi.

Kararda kişisel ilişkinin karşılıklı bir hak olduğu vurgulanmıştır: Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bunu sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Bu hak ancak çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. TMK m.323 de ana ve babadan her birinin, velayeti altında bulunmayan çocukla “uygun kişisel ilişki” kurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu düzenlemektedir.

Daire, somut dosyada belirleyici iki olguya işaret etmiştir: baba ile çocuğun görüşmesini kısıtlayacak bir durumun ispat edilememiş olması ve çocuğun yaşı. Bu iki olgu birlikte değerlendirildiğinde kurulan kişisel ilişkinin hem babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı hem de çocuğun fikrî ve sosyal gelişmesi için yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır. Kararda, çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı takdirde güven duygusunun oluşamayacağının açık olduğu da belirtilmiştir.

📅 Yargıtay’ın kurduğu yeni takvim

Yargıtay, ilk derece mahkemesi hükmündeki “Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Pazar günü saat 09.00 ile saat 17.00 arası” ibaresini hükümden tamamen çıkarmış ve yerine şu düzenlemeyi koymuştur:

Dönem Başlangıç Bitiş
Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi 09.00 Pazar 17.00
Dini bayramlar Bayramın 2. günü 09.00 Bayramın 3. günü 17.00
Eğitim süresince yarıyıl tatili Tatilin ilk haftası Cumartesi 10.00 Ertesi hafta Cuma 17.00
Yaz dönemi (her yıl) 1 Temmuz 09.00 30 Temmuz 17.00

Tablodan görüldüğü üzere yeni düzen, önceki hükümden üç noktada ayrılmaktadır: Hafta sonu görüşmeleri yatılı hâle getirilmiş, bayram görüşmeleri geri gelmiş ve bir geceyi kapsar biçimde genişletilmiş, ayrıca yarıyıl ve yaz tatillerinde uzun süreli birliktelik imkânı tanınmıştır. Her dönemin başlangıç ve bitiş saatinin gün ve saatle açıkça yazılması, kararın “infaz edilebilir” olması ölçütünün somut karşılığıdır.

📎 Karar metni: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 05.03.2026 tarihli, E.2025/10921, K.2026/2546 sayılı düzelterek onama kararının tam metni PDF olarak buradan incelenebilir.

✍️ Neden bozma değil de düzelterek onama?

Daire, kurulan hükmün bozulmasını gerektirdiğini açıkça yazmış; ancak bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğini belirterek HMK m.370/2 uyarınca kararı düzelterek onamıştır. Bu maddeye göre temyiz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerekiyorsa ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmuyorsa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi, esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu yolun uygulanmayacağını da öngörmektedir. Somut dosyada Daire, görüşmeyi kısıtlayacak bir durumun ispat edilemediğini ve dosyanın karar vermeye yeterli olduğunu değerlendirerek takvimi doğrudan kendisi kurmuştur. Uygulama bakımından bunun anlamı şudur: Dosya yeniden aile mahkemesine dönmemiş, aylar sürebilecek ikinci bir yargılama turuna gerek kalmadan yeni düzen kesinleşmiştir.

🔎 Artırma taleplerinde öne çıkan noktalar

Karar kısa bir metin olmakla birlikte, kişisel ilişkinin artırılmasına ilişkin davalarda sıkça karşılaşılan birkaç soruya ışık tutmaktadır:

  • “Kabul” kararı, mevcut düzenin gerisinde kalamaz: Artırma davasının kabul edildiği bir hükümde, boşanma kararındakinden daha dar bir görüş düzeni kurulması Yargıtay tarafından yerinde görülmemiştir.
  • “Her zaman talep edilebilir” gerekçesi tek başına yeterli değildir: Bölge adliye mahkemesi süreye ilişkin itirazları bu gerekçeyle reddetmişti. Yargıtay ise sürenin yeterliliğini esastan incelemiş ve yetersiz bulmuştur.
  • Kısıtlama için ispat gerekir: Kişisel ilişkinin dar tutulmasını haklı kılacak bir durumun dosyada ispatlanmamış olması, kararın temel dayanaklarından biridir. TMK m.324/2 de kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılması için çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi ya da diğer önemli sebeplerin varlığını arar.
  • Çocuğun yaşı belirleyicidir: Karar, takdirde çocuğun yaşını açıkça anmıştır. Daha küçük ya da daha büyük yaştaki çocuklarda sonuç farklılaşabilir.
  • Tatil dönemleri hükümde ayrıca gösterilir: Yeni takvimde yarıyıl ve yaz tatilleri ayrı satırlar hâlinde, gün ve saat belirtilerek düzenlenmiştir.

Kişisel ilişkinin kısıtlanması yönündeki taleplerde delillerin nasıl değerlendirildiğine dair örnekler için tek taraflı sosyal inceleme raporuyla görüş kısıtı ve çocuğun yönlendirilmiş beyanı yazıları incelenebilir. Kişisel ilişki talebinin dilekçede nasıl ifade edildiğine ilişkin bir örnek metin ise kişisel ilişki tesisi davası dilekçesi örneği sayfasında yer almaktadır.

💬 Merak edilenler

Kişisel ilişkinin artırılması davası kabul edildiği hâlde görüş süresi azalabilir mi?

Bu dosyada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmesine rağmen boşanma kararındakinden daha az süreli bir kişisel ilişki kurmuştu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu sonucu yerinde görmemiş, hükmü düzelterek yatılı hafta sonu, bayram ve tatil görüşmelerini kapsayan bir düzen kurmuştur.

Yargıtay kararında hangi ölçütlere dayanmıştır?

Daire; çocuğun yüksek yararını, yaşını, ana ve babalık duygusunun tatminini ve düzenlemenin infaz edilebilir olmasını birlikte değerlendirmiştir. Somut olayda görüşmeyi kısıtlayacak bir durumun ispat edilememesi ve çocuğun yaşı dikkate alınarak mevcut düzenin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Yargıtay neden dosyayı aile mahkemesine geri göndermedi?

Daire, yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığını belirterek HMK m.370/2 uyarınca kararı düzelterek onamıştır. Böylece yeni görüş takvimi doğrudan Yargıtay kararıyla belirlenmiş, dosyanın ikinci kez ilk derece mahkemesine dönmesine gerek kalmamıştır.

Yeni düzende yaz tatili nasıl belirlenmiştir?

Kararda baba ile çocuk arasında her yıl Temmuz ayının 1. günü sabah saat 09.00’dan 30. günü akşam saat 17.00’ye kadar kişisel ilişki kurulmasına hükmedilmiştir. Bunun yanında eğitim süresince yarıyıl tatilinin ilk haftası Cumartesi saat 10.00’dan ertesi hafta Cuma saat 17.00’ye kadar da görüşme öngörülmüştür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, aile hukukuna ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan düzelterek onama kararından ve kararda özetlenen ilk derece ile bölge adliye mahkemesi aşamalarından derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; çocuğa ve taraflara ilişkin kimlik bilgisi yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Kişisel ilişki düzenlemeleri her dosyada çocuğun yaşına, yüksek yararına ve dosyaya yansıyan olgulara göre ayrıca değerlendirilir; benzer görünen bir davada farklı bir takvim kurulabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud