Kişisel İlişki Tesisi Davası Dilekçesi Örneği

Boşanmadan sonra velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyn için çocukla görüşebilmek, çoğu zaman mahkeme kararında yazılı birkaç satıra bağlıdır. Çocuk küçükken kurulan yatısız ve kısa süreli bir düzen, çocuk büyüyüp okula başladığında hem çocuğun hem ebeveynin ihtiyacını karşılamaz hâle gelebilir; bazen de kişisel ilişki hiç düzenlenmemiş ya da fiilen engellenmiştir. Bu durumlarda aile mahkemesine açılan dava, Türk Medeni Kanunu’nun kişisel ilişkiye dair hükümlerine dayanır. Bu yazıda kişisel ilişki tesisi davasının hukuki çerçevesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kilit bir kararı ve kişisel ilişki tesisi davası dilekçesi örneği yer alıyor.
🏛️ Dava Hangi Mahkemede, Kim Tarafından Açılır?
Kişisel ilişki, TMK’nın aile hukuku kitabında düzenlendiğinden davaya 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesi bakar. Dava, velayeti kendisine bırakılmayan ana veya baba tarafından, velayet hakkına sahip diğer ebeveyne karşı açılır. Yetkili mahkeme genel yetki kuralına (HMK m.6) göre belirlenir; uygulamada çocuğun ve velayet sahibi ebeveynin yaşadığı yer mahkemesi tercih edilir.
Dava üç farklı ihtiyaçla açılabilir:
- Hiç düzenleme yoksa: Boşanma kararında kişisel ilişki kurulmamışsa ya da evlilik dışında doğan çocukla soybağı kurulmuşsa, TMK m.323’e dayanılarak ilk kez kişisel ilişki kurulması istenir.
- Mevcut düzen yetersizse: Çocuğun büyümesi, okula başlaması veya taraflardan birinin başka bir şehre taşınması gibi yeni olgularda TMK m.183’e göre yeniden düzenleme talep edilir.
- Kişisel ilişki engelleniyorsa: Velayet sahibi ebeveynin m.324/1’deki yükümlülüğe aykırı davranması hâlinde düzenlemenin yeniden yapılması ve ihtarın hatırlatılması istenir; ısrar hâlinde bu durum velayetin değiştirilmesi davasında da değerlendirilir.
Kişisel ilişkinin genel çerçevesi çocukla kişisel ilişki yazımızda, büyükanne ve büyükbabanın talepleri ise torunla kişisel ilişki yazımızda anlatılmıştır.
🧩 Mahkemenin Gözettiği Ölçütler
TMK m.182, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulacağını öngörür. Yargıtay uygulamasında bu ölçüt; çocuğun yaşı, ebeveynle duygusal bağının güçlendirilmesi, ana ya da babalık duygusunun tatmini ve kararın infaz edilebilir olması ile birlikte değerlendirilir.
Kişisel ilişki hem çocuğun hem ebeveynin hakkıdır ve ancak m.324/2’de sayılan hâllerde, yani çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın yükümlülüğe aykırı kullanılması, ebeveynin çocukla ciddi olarak ilgilenmemesi veya diğer önemli sebeplerin varlığında sınırlandırılabilir. Mahkeme çoğunlukla psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacıdan sosyal inceleme raporu alır; idrak çağındaki çocuğun görüşü de dinlenir. 7343 sayılı Kanun’la eklenen m.182/2 ve m.324/3 uyarınca karar, kişisel ilişkiye uyulmaması hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği ihtarını içerir.
Görüşmelerin yüz yüze yapılamadığı dönemlerde uzaktan iletişimin düzenlenmesi için kişisel ilişkide görüntülü görüşme, kararın yerine getirilmesi için ise çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin icrası yazılarımıza bakılabilir.
⚖️ Yargıtay 2. HD 2026/2546: Yaşa Uygun Süre
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2025/10921, K.2026/2546 sayılı kararında, boşanma kararında ayda bir gün ve bayramlarda birer gün yatısız olarak kurulan kişisel ilişkinin artırılması için babanın açtığı davayı incelemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ettiğini belirtmesine rağmen, ayın iki pazar günü ile sınırlı ve fiilen önceki düzenden daha az süreli bir kişisel ilişkiye hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi bu yöndeki istinafı reddetmiştir.
Daire, görüşmeyi kısıtlayacak bir durumun ispat edilmediğini ve çocuğun yaşını gözeterek kurulan düzenin hem babalık duygularını tatmine hem de çocuğun fikri ve sosyal gelişimine yetersiz olduğunu belirtmiş; daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerektiğini kabul ederek kararı HMK m.370/2 uyarınca düzelterek onamıştır. Karar, davada “artırma” talebinin somut takvimle yazılmasının ve görüşmeyi kısıtlayan bir sebebin bulunmadığının açıkça ortaya konmasının önemini gösterir.
📄 Kişisel İlişki Tesisi Davası Dilekçesi Örneği
Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulur; vekil bilgileri büromuza aittir. Örnek, boşanma kararında çocuk küçükken yatısız ve kısa süreli olarak kurulan kişisel ilişkinin, çocuğun okul çağına gelmesi üzerine yatılı ve tatilleri kapsayan bir düzene dönüştürülmesi talebine göre kurulmuştur.
Büromuzun hazırladığı dilekçeler; boşanma kararı, kişisel ilişkinin uygulanmasına ilişkin kayıtlar, çocuğun okul ve sağlık bilgileri ile ebeveynlerin yaşam koşulları birlikte incelenerek, çocuğun yaşına ve ailenin düzenine uygun bir takvim önerisiyle yazılır. Bu nedenle dosyanız için hazırlanacak dilekçe, buradaki örnekten çok daha kapsamlı ve ayrıntılı olacaktır. Dosyanıza özel dilekçe ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
İSTANBUL ANADOLU ( ) AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres]
VEKİLİ: Av. Veli Savun, İstanbul Barosu Sicil No: 75235
Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Tel: 0216 504 60 34 – E-posta: [email protected]
DAVALI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres]
ORTAK ÇOCUK: [Ad Soyad], [doğum tarihi] doğumlu
KONU: Velayeti davalıda bulunan ortak çocuk ile müvekkil arasında, boşanma kararında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak çocuğun yaşına uygun, yatılı ve tatilleri kapsayan biçimde yeniden kişisel ilişki tesisi ile yargılama süresince tedbiren kişisel ilişki kurulması talebidir (TMK m.183, 323).
AÇIKLAMALAR
1. Taraflar, İstanbul Anadolu [ ] Aile Mahkemesi’nin [esas / karar no] sayılı ve [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşen kararıyla boşanmış; ortak çocuğun velayeti davalıya bırakılmış, müvekkil ile çocuk arasında [mevcut düzen: örn. her ayın 1. ve 3. pazar günü 10.00–17.00 arası, yatısız] kişisel ilişki kurulmuştur (Ek-1).
2. Karar tarihinde [ ] yaşında olan çocuk bugün [ ] yaşındadır ve [okul adı belirtilmeden: ilkokul / ortaokul] öğrencisidir. Çocuğun gelişim dönemi, okul takvimi ve müvekkil ile kurduğu bağ, kararın verildiği tarihteki koşullardan esaslı biçimde farklılaşmıştır. Bu durum TMK m.183 anlamında yeni bir olgudur.
3. Müvekkil, mevcut düzene düzenli olarak uymuş, çocukla ilgilenmeyi sürdürmüş ve iştirak nafakasını ödemektedir (Ek-2). Müvekkilin yaşadığı konut çocuğun yatılı olarak kalmasına elverişlidir; müvekkil çocuğu belirlenen saatlerde teslim alıp teslim etmeye hazırdır.
4. Kişisel ilişkinin kısıtlanmasını gerektiren TMK m.324/2 kapsamında hiçbir sebep bulunmamaktadır. Çocuğun huzurunu tehlikeye sokan bir durum, şiddet iddiası veya koruma kararı yoktur. Buna karşın mevcut süre, çocuğun yaşı gözetildiğinde hem çocuğun gelişimi hem de babalık duygularının tatmini bakımından yetersizdir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2026 tarihli, E.2025/10921, K.2026/2546 sayılı kararı da çocuğun yaşına göre yetersiz kalan kişisel ilişkinin daha uygun süreli olarak yeniden kurulması gerektiği yönündedir.
5. Çocuğun görüşünün alınması ve ebeveynlerin koşullarının değerlendirilmesi amacıyla 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca uzman sosyal inceleme raporu alınmasını talep ediyoruz. Yargılamanın süreceği dönemde çocuk ile müvekkil arasındaki bağın zayıflamaması için, öncelikle mevcut düzenin bayram ve yarıyıl tatillerini de kapsayacak şekilde tedbiren genişletilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182, 183, 323, 324; 4787 sayılı Kanun m.4, 5; 6100 sayılı HMK m.389 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi, nüfus kayıtları, kişisel ilişkinin uygulanmasına ilişkin yazışma ve kayıtlar, nafaka ödeme kayıtları, sosyal inceleme raporu, tanık beyanları, çocuğun dinlenmesi, her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle;
1. Yargılama süresince, ortak çocuk ile müvekkil arasında [önerilen geçici düzen] şeklinde tedbiren kişisel ilişki kurulmasına,
2. Boşanma kararında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak; [her ayın 1. ve 3. hafta sonu cumartesi 10.00’dan pazar 18.00’e kadar yatılı], [dinî bayramların 2. günü 10.00’dan 3. günü 18.00’e kadar], [yarıyıl tatilinin ilk haftası], [yaz tatilinde [ ] tarihleri arası], [babalar günü ve çocuğun doğum günü belirli saatler] olmak üzere çocuğun yaşına uygun kişisel ilişki tesisine,
3. Kararda TMK m.182/2 ve m.324/3 uyarınca kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesinin sonuçlarına ilişkin ihtarın yer almasına,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim. [Tarih]
EKLER: 1- Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi, 2- Nafaka ödeme kayıtları, 3- Nüfus kaydı, 4- Yazışma kayıtları, 5- Vekâletname
Davacı Vekili
Av. Veli Savun
İstanbul Barosu – 75235
🗓️ Talep Edilen Düzen Nasıl Yazılır?
Kişisel ilişki kararının infaz edilebilir olması gerektiğinden, talep bölümünde gün, saat ve teslim biçimi tek tek yazılır. “Uygun süreli kişisel ilişki” gibi genel bir istem, mahkemenin takvimi kendisinin kurmasına bırakır ve sonradan uygulamada tartışma doğurabilir. Uygulamada mahkemelerin kararlarında sıkça görülen başlıklar şunlardır:
- Hafta sonları: Ayın belirli iki hafta sonu, yatılı ya da yatısız; yatılı düzende cumartesi sabahından pazar akşamına kadar.
- Bayramlar: Ramazan ve Kurban bayramlarının belirli günleri.
- Okul tatilleri: Yarıyıl tatilinin bir haftası ve yaz tatilinde belirli bir dönem.
- Özel günler: Anneler veya babalar günü, çocuğun doğum günü, ebeveynin doğum günü için birkaç saatlik görüşme.
- Teslim yeri ve saati: Çocuğun nereden alınıp nereye teslim edileceği.
Küçük yaştaki çocuklarda Yargıtay, gelişim dönemi gereği yatısız ve kademeli bir başlangıcı da yerinde görebilmektedir; bu nedenle önerilen takvim çocuğun yaşı ve sosyal inceleme raporuyla uyumlu kurulur. Kişisel ilişki talebinin velayetin değiştirilmesi ya da nafaka talebiyle birlikte ileri sürüleceği durumlarda velayetin değiştirilmesi davası dilekçesi ve iştirak nafakası davası dilekçesi örneklerimize bakılabilir.
📎 Dilekçeye Eklenecek Belgeler
- Boşanma veya kişisel ilişkiyi düzenleyen önceki karar ile kesinleşme şerhi.
- Çocuğu ve tarafları gösteren nüfus kayıt örneği.
- Kişisel ilişkinin nasıl uygulandığını gösteren mesaj, e-posta veya teslim kayıtları.
- İştirak nafakası ödeme kayıtları.
- Varsa çocuğun okul ve sağlık durumuna ilişkin belgeler.
- Tanık listesi ve vekâletname.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel ilişki tesisi davası için arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Kişisel ilişki aile hukukundan doğan ve kamu düzenine ilişkin bir konudur; dava doğrudan aile mahkemesinde açılır. Tarafların anlaşması hâlinde de düzenlemeyi mahkeme, çocuğun yararını gözeterek karara bağlar.
Çocuğun görüşü dikkate alınır mı?
İdrak çağındaki çocuğun görüşü dinlenir ve kararda değerlendirilir. Ancak çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde mahkeme, görüşünden farklı bir düzenleme de yapabilir.
Velayet sahibi ebeveyn görüşmeyi engellerse ne olur?
TMK m.324/1, her ebeveyni diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlü tutar. Düzenlemeye uyulmaması, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesine kadar varabilecek sonuçlar doğurabilir (m.324/3). Dosyanıza ilişkin değerlendirme için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Kişisel ilişki sonradan tekrar değiştirilebilir mi?
Evet. Kişisel ilişkiye dair kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz; taraflardan birinin taşınması, çocuğun yaşının ilerlemesi veya sağlık durumunun değişmesi gibi yeni olgular ortaya çıktığında TMK m.183 uyarınca yeniden düzenleme istenebilir.
Bu dilekçe örneği genel bilgilendirme amacı taşır; her ailede çocuğun yaşı, önceki karar, ebeveynlerin koşulları ve kişisel ilişkinin fiilî durumu farklıdır ve metin buna göre düzenlenir. Örnek kullanılarak yapılan başvurulardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




