Kesinleşmemiş Cezayla Haklı Fesih – Yargıtay 9. HD 2026/3485

On beş yılı aşan bir iş davası düşünün: Fesih 2010’da yapılmış, dava 2011’de açılmış, Yargıtay ilk bozmasını 2016’da vermiş, iş mahkemesi ise yıllarca bir ceza davasının sonucunu beklemiştir. Ceza mahkemesi sonunda işçi hakkında mahkûmiyet hükmü kurunca iş mahkemesi, işverenin haklı fesih savunmasını kanıtlanmış sayarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiştir. Ancak ortada küçük ama belirleyici bir ayrıntı vardır: O mahkûmiyet hükmü, iş mahkemesi karar verdiği tarihte istinafta çoktan kaldırılmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 20.04.2026 tarihli ve E.2026/3477, K.2026/3485 sayılı kararıyla, bekletici sorun yapılan ceza davası kesinleşmeden, üstelik dayanılan mahkûmiyet hükmü bölge adliye mahkemesince kaldırılmışken haklı fesih kabul edilerek hüküm kurulmasını hatalı bulmuş ve iş mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur. Daire, tarafların diğer temyiz itirazlarını ise yerinde görmemiştir.
💊 Fesih gerekçesi: bildirilmeyen soruşturma
Karar metnine göre davacı işçi, davalı işyerinde tıbbi satış mümessili olarak çalışmaktadır. Bir Cumhuriyet başsavcılığında yürütülen soruşturmada, bir numune hastanesinde görev yapan bir doktor hakkında, başka kişilere ait T.C. kimlik numaralarının bu kişilerin bilgisi olmadan kullanılarak sağlık raporu çıkartıldığı ve bu raporlara dayanarak işçinin tanıtımını yaptığı iki ayrı ilacın reçete edilip eczanelerden alınmasına aracılık edildiği iddiası incelenmiştir. Davacı hakkında da şikâyette bulunulmuştur.
İşveren, davacının bu soruşturmanın varlığından 2010 yılı Mart ayı başından beri haberdar olduğu hâlde şirketi bilgilendirmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. İşçi ise feshin haksız olduğunu ileri sürerek 02.03.2011 tarihinde dava açmış; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim alacaklarını talep etmiştir. İşveren davanın reddini savunmuştur.
İş Kanunu m.25/II, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllerde işverene bildirimsiz fesih hakkı tanır. Bu bendin (e) alt bendi, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarını haklı fesih sebebi sayar. İşverenin savunması, işyerini doğrudan ilgilendiren bir soruşturmanın gizlenmesinin bu kapsamda güveni sarstığı yönündedir.
🔁 2016 tarihli ilk bozma kararı
İş mahkemesi 26.02.2014 tarihinde, bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kısmen kabul etmiştir. Davalı işverenin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 02.02.2016 tarihinde kararı bozmuştur. İlk bozmanın dayanakları şunlardır:
- Gerekçe eksikliği: Karar gerekçesinde kabul veya reddedilen alacaklara ilişkin bir açıklama bulunmamakta, yalnızca 08.07.2013 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılmaktaydı. Bu durum HMK m.297’ye aykırı görülmüştür.
- Feshe etkinin tartışılmaması: Soruşturmanın neticesi, neden bekletici mesele yapılmadığı ve işçinin soruşturmayı işverene bildirmemesinin feshe etkisinin (haklı, geçerli ya da haksız fesih) irdelenmediği belirtilmiştir.
- Ceza davasının beklenmesi: Soruşturmanın akıbeti araştırılmalı, ceza davası açılmışsa sonucu bu davayı etkileyeceğinden kesinleşene kadar bekletici mesele yapılmalı, sonra değerlendirme yapılmalıdır.
- Yıllık izin hesabı: İmzasız bordrolardaki izin tahakkuklarının bankaya ödenip ödenmediği araştırılmalı, işçinin imzası ve işveren onayı taşıyan izin talep formları da dikkate alınarak kullanılmayan izin süresi mükerrer hesaplama yapılmadan belirlenmelidir.
HMK m.165/1’e göre bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya kısmen veya tamamen bağlıysa, mahkeme o davanın sonuçlanmasına kadar yargılamayı bekletebilir. Daire, bu dosyada bekletmeyi bir takdir meselesi olarak değil, bozma ilamının gereği olarak göstermiştir.
⏳ Ceza davasının beklenmesi ve iş mahkemesinin yeni kararı
İş mahkemesi bozmaya uymuş, Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazarak davacı hakkında kamu davası açıldığını tespit etmiş ve ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar vermiştir. Daha sonra bir ağır ceza mahkemesinin 2019/19 Esas, 2023/95 Karar sayılı ilamıyla davacı hakkında ceza verildiği anlaşılmıştır.
İş mahkemesi bu ilama dayanarak yeni hükmünü kurmuştur. Gerekçeye göre davacı, işyerini doğrudan ilgilendiren bir hususu haber vermeyerek işverenin güvenini sarsmış, ceza yargılamasıyla işverenin haklı fesih iddiası sübuta ermiştir. Bu nedenle:
| Talep | Bozmadan sonraki iş mahkemesi kararı |
| Kıdem tazminatı | Reddedildi (haklı fesih kabulü) |
| İhbar tazminatı | Reddedildi (haklı fesih kabulü) |
| Yıllık izin ücreti | Yapılan ödemeler mahsup edilerek bakiye 81 gün için kabul edildi |
| Prim, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil | İspatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi |
📝 Tarafların temyiz itirazları
Kararı her iki taraf da temyiz etmiştir. Davacı vekili; feshin haksız olduğunu, süresinde yapılmadığını ve feshin son çare olması ilkesine aykırı davranıldığını, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir ceza bulunmadığını, bozmadan önce kabul edilen alacak kalemlerinin hatalı yorumla reddedildiğini ve yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise yıllık izin alacağının reddi gerektiğini, en azından indirim yapılmasını, cevap dilekçesinde dayanılan yemin delilinin hatırlatılmadığını, sözlü yargılamaya geçilmeden karar verildiğini, yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ve bozmadan önce temyize gelmeyen davacı lehine daha yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesinin usuli kazanılmış hakka aykırı olduğunu savunmuştur.
⚖️ Yargıtay’ın gerekçesi: kesinleşme şartı
Daire, uyuşmazlığı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, yıllık izin alacağının ispatı ve hesabı ile yargılama gideri ve vekâlet ücreti olarak belirlemiştir. Önce bozmaya uyulmakla karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirterek, tarafların bozma nedeni dışındaki temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Belirleyici tespit ise şudur: Dosyadaki bilgi ve belgelerden, iş mahkemesinin dayandığı ağır ceza mahkemesi hükmünün Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.01.2024 tarihli, 2023/1223 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararıyla kaldırıldığı ve yargılamanın ağır ceza mahkemesinde 2024/40 Esas sayısıyla devam ettiği anlaşılmıştır. İlk bozma ilamı, ceza davasının sonuçlanıp kesinleşmesinin beklenmesini istediğinden, ceza kararı kesinleşmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
🔗 Ceza ve iş davası ilişkisi bakımından değerlendirme
Kararın kısa gerekçesi, iki yargılamanın birbirine bağlandığı dosyalarda sık görülen bir riski açıkça ortaya koymaktadır. Karardan çıkan başlıca sonuçlar şunlardır:
- “Ceza verildi” ile “kesinleşti” aynı şey değildir: İş mahkemesi ilk derece ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü yeterli görmüş, ancak bozma ilamı açıkça kesinleşmeyi şart koşmuştur. Kanun yolunda kaldırılan bir hüküm, haklı fesih için dayanak olamamıştır.
- Bozma ilamına uyulması bağlayıcıdır: Mahkeme bozmaya uyduğunda, ilamda gösterilen yolu sonuna kadar izlemek durumundadır. Bekleme kararı verildikten sonra kesinleşme beklenmeden hüküm kurulması, uyulan bozmanın gereğinin yerine getirilmemesi olarak değerlendirilmiştir.
- Temyiz incelemesi güncel durumu dikkate alır: Ceza hükmünün kaldırıldığı bilgisi, Yargıtay incelemesinde dosya kapsamından tespit edilmiştir. Bekletici sorun yapılan davanın akıbetinin karar anında ve kanun yolu aşamasında doğru izlenmesi önem taşımaktadır.
- Esas mesele henüz çözülmedi: Bu bozma, feshin haksız olduğu anlamına gelmez. Soruşturmayı bildirmemenin haklı fesih sebebi olup olmadığı, ceza davasının kesinleşen sonucuyla birlikte yeniden değerlendirilecektir.
Ceza yargılamasının sonucunun iş davasına etkisi farklı yönlerden de karşımıza çıkmaktadır. Örneğin beraat eden işçiye haklı fesih yazısında, ceza davasında beraat edilmesine rağmen sadakat borcuna aykırılık nedeniyle feshin haklı sayılabildiği bir dosya ele alınmıştır. Haklı fesihte sürelerin ne zaman başladığına ilişkin tartışma ise altı iş günlük süre ve öğrenme anı yazısında incelenmiştir. Bu dosyada davacının süreye ilişkin itirazı, bozma dışındaki temyiz itirazları arasında yerinde görülmemiştir.
❔ Merak edilenler
Yargıtay feshin haksız olduğuna mı karar verdi?
İş mahkemesi neden ceza davasını beklemek zorundaydı?
Ceza hükmü ne zaman ve hangi mahkemece kaldırıldı?
Yıllık izin alacağı yönünden ne oldu?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, iş hukukuna ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından ve kararda özetlenen yargılama sürecinden derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; karar metninde geçen kişi adları ve ilaç adları yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Ceza yargılaması karar tarihinde devam etmektedir; yazıda anılan iddialar sabit görülmüş olgular değildir. Benzer görünen bir iş uyuşmazlığında sonuç, fesih gerekçesine, ceza davasının seyrine ve dosyadaki delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




