Emsal KararlarForex Hukuku

VİOP Eksi Bakiyesinde Görev – İzmir BAM 13. HD 2025/1978

Bir gece önce kârla kapanan dolar/TL pozisyonu, ertesi sabah seans fiyat boşluğuyla açılınca teminatı aşan bir borca dönüşebilir. Peki aracı kurum bu eksi bakiyeyi bireysel yatırımcıdan tahsil etmek istediğinde davaya hangi mahkeme bakar: ticaret mahkemesi mi, tüketici mahkemesi mi? Aracı kurum, yatırımcının uygunluk testini el yazısıyla doldurmasını bile “ticari amaç” delili olarak göstermiş; ancak ne ilk derece mahkemesi ne de istinaf dairesi bu görüşe katılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) sözleşmesinden doğan bu alacak davasını bir tüketici uyuşmazlığı olarak nitelendirmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 30.10.2025 tarihli ve E.2025/1754, K.2025/1978 sayılı kararıyla, aracı kurumun görevsizlik kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini kesin olarak karara bağlamıştır.

Kısa özet: Bireysel bir yatırımcı, aracı kurum aracılığıyla VİOP’ta 30 adet uzun USDTRY pozisyonu taşırken 21.12.2021 sabahı fiyat boşluğu nedeniyle teminatını aşan zarara uğramış ve hesabı eksi bakiyeye düşmüştür. Aracı kurum 136.528,07 TL için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Asliye ticaret mahkemesi, yatırımcının gerçek kişi olduğu ve sözleşmede “kurumsal” ya da “ticari müşteri” ibaresi bulunmadığı gerekçesiyle tüketici mahkemesini görevli saymıştır. İstinaf dairesi de ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında finansal hizmet sözleşmesi olduğunu kabul ederek istinafı reddetmiştir.

📉 21 Aralık sabahı ne oldu?

Dava dilekçesinde aktarılan olgulara göre aracı kurum, yatırımcı için 06.12.2017 tarihinde uygunluk testi yaparak yatırımcıyı tanıma formu düzenlemiş, 09.03.2021 tarihinde ise dijital kanallar üzerinden hesap açılış sözleşmesi ve güncel çerçeve sözleşme seti imzalanmıştır. Aracı kurum bu sözleşmeye dayanarak yatırımcının VİOP işlemlerine aracılık etmiştir.

Uyuşmazlığa konu hareketler kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiştir:

Tarih / saatOlay
20.12.2021 gün sonuVİOP teminatı 67.947,62 TL; 30 adet uzun USDTRY pozisyonuyla uzlaşmaya katılım ve 14.759,23 TL uzlaşma kârı
21.12.2021 seans açılışıİlgili kontratın seansa fiyat boşluğuyla başlaması
21.12.2021, 09:32:37Yatırımcının kendi kullanıcı kodu ve şifresiyle 30 pozisyonu 12,00 TL’den kapatması; 228.792,00 TL tutarında işlem zararı
21.12.2021 gün sonuTeminat bakiyesi -160.833,02 TL

Aracı kurumun iddiasına göre zarar teminatı aştığı için kendisine sirayet etmiş, bakiye borcun tasfiyesi için yapılan görüşmeler de sonuçsuz kalmıştır. Aracı kurum, yatırımcının piyasa koşullarından doğan ve teminatını aşan zararının yatırımcıdan talep edilemeyeceğine ilişkin hükmün VİOP sözleşmesini kapsamadığını da ileri sürmüştür. Kararda fiyat boşluğunun nedeni tartışılmamaktadır; aynı sabaha ilişkin borsanın sorumluluğu sorunu sitede VİOP’ta %80 fiyat limiti yazısında farklı bir dosya üzerinden ele alınmıştı.

🔁 İcra takibinden mahkemeler arası gidiş gelişe

Dosyanın görev sorunu, davanın birden fazla mahkeme arasında dolaşmasına yol açmıştır:

  1. Aracı kurum, Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2022/5378 Esas sayılı dosyasıyla 136.528,07 TL üzerinden ilamsız takip başlatmıştır. Takip talebinde borç sebebi, “VİOP USD Long pozisyon zararı” olarak gösterilmiştir.
  2. Yatırımcının itirazıyla takip durmuş, aracı kurum 09.10.2023 tarihinde itirazın iptali davası açmıştır.
  3. Dava Kuşadası’nda ticaret mahkemesi sıfatıyla bakan 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gelmiş; bu mahkeme Aydın Asliye Ticaret Mahkemesini görevli görerek dava şartı yokluğundan usulden ret kararı vermiştir.
  4. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 05.11.2024 tarihli, E.2024/426, K.2024/645 sayılı kararıyla davayı görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden reddetmiş; görevli ve yetkili mahkemenin tüketici mahkemesi sıfatıyla Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu tespit etmiştir.
  5. Aracı kurumun istinafı İzmir BAM 13. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiştir.

💼 Aracı kurumun “ticari yatırımcı” tezi

Aracı kurum istinafta, yatırımcının işlemlerinin tüketici amacıyla bağdaşmadığını ve ticari amaç güttüğünü savunmuştur. En somut dayanak olarak da yatırımcının fiziken, el yazısıyla doldurduğu uygunluk testini göstermiş; bu testin yatırımcının ticari boyutta yatırım amacıyla işlem yaptığını ortaya koyduğunu ileri sürmüştür.

İlk derece mahkemesi ise farklı ölçütlere bakmıştır: Yatırımcı gerçek kişidir, sözleşmede “kurumsal müşteri” veya “ticari müşteri” gibi bir ibare yoktur ve işlem hacmi ile dava değeri birlikte değerlendirildiğinde yatırımcının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Mahkeme bu görüşünü Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarihli, E.2016/11909, K.2016/8559 sayılı kararı, Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin E.2021/1330, K.2022/1002 sayılı kararı ve İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin E.2023/2123, K.2024/208 sayılı kararıyla desteklemiştir.

📎 Karar metni: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları resmî metinde maskelenmiş, hesap numarası yayın öncesinde çıkarılmıştır.

🏛️ Dairenin gerekçesi

Daire, değerlendirmesini 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) hükümleri üzerine kurmuştur:

  • TKHK 2: Kanun her türlü tüketici işlemini ve tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.
  • TKHK 3/1-l: Tüketici işlemi; ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan, bankacılık ve benzeri sözleşmeler dâhil her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir.
  • TKHK 49/1: Finansal hizmetler; banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri kapsar.
  • TKHK 73/1: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
  • TKHK 83/2: Diğer kanunlarda düzenleme bulunması, işlemin tüketici işlemi sayılmasına ve Kanunun görev hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.

Daire bu hükümlerden hareketle, VİOP çerçeve sözleşmesi kapsamında teminatı aşan zararın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasında yatırımcının tüketici, aracı kurumun ise hizmet sunan olduğunu kabul etmiştir. Uyuşmazlık TKHK 3, 49 ve 73. maddeleri uyarınca tüketici uyuşmazlığı sayılmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E.2017/11-2348, K.2019/82 sayılı kararına da atıf yapılmıştır. İstinaf başvurusu HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddedilmiş ve karar oybirliğiyle, kesin olarak verilmiştir.

🧭 Tüketici sayılmanın ölçütleri

Kararın öğretici yanı, “tüketici” sıfatının hangi olgulara göre belirlendiğini göstermesidir. Aracı kurum yatırımcının bilinçli ve deneyimli olduğunu ortaya koymaya çalışmış; mahkemeler ise belirleyici ölçüt olarak işlemin ticari veya mesleki amaçla yapılıp yapılmadığını esas almıştır. Bu çerçevede öne çıkan noktalar şunlardır:

  • Yatırımcının gerçek kişi olması ve sözleşmede ticari ya da kurumsal müşteri olarak sınıflandırılmaması.
  • İşlem hacmi ve dava değerinin mesleki bir faaliyete işaret etmemesi.
  • Kâr amacıyla yatırım yapılmasının, tek başına tüketici sıfatını ortadan kaldıran bir olgu olarak kabul edilmemesi.
  • Uygunluk testinin, yatırımcının ticari amaçla hareket ettiğini kanıtlayan bir belge sayılmaması.

Bu yaklaşım, sitede daha önce ele alınan altın hesabı davasında görev kararıyla aynı doğrultudadır. Ancak İzmir dosyasının farkı, davayı yatırımcının değil aracı kurumun açmış olmasıdır. Daire, davacının kim olduğuna değil, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine bakmıştır. Davanın esası, yani teminatı aşan zararın yatırımcıdan istenip istenemeyeceği ise bu kararda incelenmemiştir; bu soru kaldıraçlı işlemde teminat açığı yazısında farklı bir dosyada tartışılmıştı.

📌 Görev kararının pratik sonuçları

Görevin tüketici mahkemesine ait olması yalnızca dosyanın hangi mahkemede görüleceğini belirlemez; usule ilişkin başka sonuçları da beraberinde getirir. TKHK 73/A uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Aynı maddeye göre taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması veya anlaşamaması hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, tarifedeki sınır içinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. TKHK 73/5 ise tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabileceğini öngörür.

Somut dosyada aracı kurum takibe başladığı tarihten yaklaşık üç yıl sonra, esasa hiç girilmeden görev meselesinde istinaf aşamasını tamamlamıştır. Kararın kesin olarak verilmesiyle görev uyuşmazlığı bu dosya bakımından sona ermiş; uyuşmazlığın esası tüketici mahkemesinde incelenecektir.

❓ Merak edilenler

Daire, yatırımcının eksi bakiyeyi ödemesi gerekip gerekmediğine karar verdi mi?

Hayır. Karar yalnızca görev meselesine ilişkindir. Daire, işin esasına ilişkin bir değerlendirme yapmadan davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini kabul etmiştir.

Uygunluk testi neden ticari amaç delili sayılmadı?

Kararda yatırımcının gerçek kişi olması, sözleşmede kurumsal ya da ticari müşteri ibaresi bulunmaması ve işlem hacmi ile dava değerinin ticari veya mesleki bir amaca işaret etmemesi belirleyici görülmüştür. Uygunluk testinin el yazısıyla doldurulması bu tabloyu değiştirmemiştir.

Davayı aracı kurumun açması sonucu değiştirir mi?

Bu kararda değiştirmemiştir. TKHK 73/1 tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları tüketici mahkemelerinin görevine bıraktığından, Daire alacaklı konumundaki aracı kurumun açtığı itirazın iptali davasını da tüketici uyuşmazlığı olarak nitelendirmiştir.

Bu karara karşı Yargıtay’a gidilebilir mi?

Karar, HMK 353/1-a uyarınca kesin olarak verilmiştir. Bu nedenle görev meselesi bakımından temyiz yolu kapalıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, VİOP işlemlerinden doğan eksi bakiye alacağında görevli mahkemenin belirlendiği tek bir istinaf kararına dayanır; yatırımcının sıfatı, sözleşmedeki müşteri sınıflandırması ve işlem hacmi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu