Emsal Kararlarİcra Hukuku

Muhdesat Şerhi ve Meskeniyet – Yargıtay 12. HD 2026/268

Hacizli taşınmazın tapuda “arsa” olarak kayıtlı olması ve üzerindeki binanın bir başkasına ait gösterilmesi, borçlunun meskeniyet iddiasını kendiliğinden bitirir mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 21.01.2026 tarihli ve E.2025/7838, K.2026/268 sayılı kararında bu soruya “hayır” demiş; muhdesat şerhinin varlığına rağmen borçlunun mirasçılık iddiasının araştırılması gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

Karar, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesindeki “borçlunun haline münasip evi” istisnasının sınırlarını, tapu kaydındaki şerhlerle birlikte ele alması bakımından değerlidir.

Kısa özet: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi şikâyeti kısmen kabul ederek taşınmazın 870.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, tapu kaydında bina üzerinde üçüncü kişi lehine muhdesat şerhi bulunduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine hükmetmiştir. Daire, borçlunun muhdesat sahibinin mirasçısı olduğu yönündeki iddiasının araştırılmadığını belirterek 21.01.2026 tarihinde kararı bozmuştur.

📂 Takip ve şikâyet süreci

Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurmuştur.

İlk derece mahkemesi şikâyetin kısmen kabulüne karar vermiş; taşınmazın 870.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden bu miktarın borçluya, arta kalan kısmın hak sahiplerine ödenmesine hükmetmiş; haczin kaldırılması ve satışın iptali taleplerini reddetmiştir. Borçlunun istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, tapu kaydındaki muhdesat şerhi nedeniyle borçlunun bu taşınmazla ilgili meskeniyet şikâyetinde bulunamayacağı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak şikâyetin reddine karar vermiştir.

👤 Kimler haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir?

Daire, kararında haczedilmezlik şikâyetinin kapsamını genel ilkeler hâlinde ortaya koymuştur:

  • Tapuda adına kayıtlı taşınmazına haciz konulan takip borçlusu, haczedilemezlik şikâyetinde bulunabilme hakkına sahiptir.
  • Borçlunun, kendisine ait müşterek veya iştirak hâlindeki hisseli bir mesken için de haczedilmezlik şikâyetinde bulunması mümkündür.
  • Tapuda mesken niteliğini taşımakla beraber, borçlunun murisi adına kayıtlı henüz paylaşılmamış ve tapuda borçlu adına intikal görmemiş miras payının haczi hâlinde de borçlu meskeniyet şikâyetinde bulunabilir.

Bu ilkeler, meskeniyet korumasının yalnızca tek başına ve tam mülkiyetle sahip olunan konutlara özgü olmadığını göstermektedir.

🏠 Tapuda “arsa” yazması engel mi?

Kararda açıkça belirtildiği üzere, taşınmazın arsa olarak tapuda kayıtlı olması, üzerinde konut niteliğini haiz bir yapı bulunduğu sürece borçlunun meskeniyet şikâyetinde bulunmasına engel değildir.

Somut olayda taşınmaz tapuda arsa vasfında ve borçlu ile diğer hissedarlar adına müşterek hisseli olarak kayıtlıdır. Tapu kaydının şerh ve beyanlar hanesinde ise muhdesat bilgileri kapsamında binanın üçüncü bir kişiye ait olduğuna dair şerh bulunmaktadır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

📘 TMK 718 ve muhdesat şerhinin etkisi

Kararda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi aktarılmıştır: arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar; bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

Bu hükümden çıkan kural, binanın mülkiyetinin arzın mülkiyetine tâbi olması ve arzın maliki kimse binanın malikinin de aynı kişi sayılmasıdır. Ancak Daire, taşınmaz üzerinde üçüncü kişi lehine muhdesat şerhi bulunduğundan, arsa üzerindeki konutun mülkiyetinin arzın mülkiyetine tâbi olduğundan söz edilemeyeceğini belirtmiştir. Muhdesat şerhi, bu bağlamda kuralın istisnasını oluşturur.

🔍 Mirasçılık iddiası neden araştırılmalı?

Kararın belirleyici noktası burasıdır. Borçlu, muhdesat sahibinin babası olduğunu ve babasının vefatı nedeniyle arsa üzerindeki binada yasal mirasçı konumunda bulunduğunu ileri sürmüştür.

Bu iddia doğruysa, bina üzerindeki hak üçüncü bir kişiye değil, borçlunun da içinde bulunduğu mirasçılar topluluğuna aittir. Daire, yukarıda aktarılan ilkeler ışığında bölge adliye mahkemesince borçlunun ileri sürdüğü iddiaların araştırılarak oluşacak sonuca göre meskeniyet şikâyeti hakkında karar verilmesi gerektiğini; eksik inceleme ile hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu belirtmiştir. Haczedilmezlik şikâyetinin usuli yönüne ilişkin bir başka örnek için serideki satış avansı ve haczin düşmesi kararı incelenebilir.

📌 Bozmanın sonucu

Daire, borçlunun temyiz isteminin kabulü ile bölge adliye mahkemesi kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca bozulmasına; bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Uygulama açısından kararın anlamı şudur: tapu kaydındaki muhdesat şerhi tek başına meskeniyet şikâyetini sonlandırmaz; şerhin kime ait olduğu ve borçlunun o kişiyle mirasçılık bağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan sonuç çıkarılamaz.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Hisseli taşınmaz için meskeniyet şikâyeti yapılabilir mi?

Kararda, borçlunun kendisine ait müşterek veya iştirak hâlindeki hisseli bir mesken için de haczedilmezlik şikâyetinde bulunmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.

Tapuda henüz intikal görmemiş miras payı haczedildiğinde ne olur?

Kararda, tapuda mesken niteliğini taşımakla beraber borçlunun murisi adına kayıtlı, henüz paylaşılmamış ve borçlu adına intikal görmemiş miras payının haczi hâlinde de borçlunun meskeniyet şikâyetinde bulunabileceği ifade edilmiştir.

Muhdesat şerhi ne anlama geliyor?

Kararda, TMK’nın 718. maddesi uyarınca kural olarak binanın mülkiyetinin arsanın mülkiyetine tâbi olduğu; ancak taşınmaz üzerinde üçüncü kişi lehine muhdesat şerhi bulunduğunda arsa üzerindeki yapının mülkiyetinin arza tâbi olduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir.

Bozma, haczin kaldırılacağı anlamına gelir mi?

Hayır. Kararda, borçlunun ileri sürdüğü iddiaların araştırılarak oluşacak sonuca göre meskeniyet şikâyeti hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir; sonuç, yapılacak araştırmaya bağlıdır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu