Boşanma Tazminatına Faiz Talebi – Yargıtay 2. HD 2026/6118

Boşanma davasında kadın yararına 150.000,00 TL maddi tazminata hükmediliyor ve mahkeme bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletiyor. Oysa dosyada tazminatlar için bir faiz talebi yok. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, talep bulunmadan faize hükmedilmesini doğru bulmuyor ve hüküm fıkrasından faiz ibaresini çıkararak kararı düzeltiyor. Aynı kararda boşanma tazminatlarının hangi tarihte istenebilir hâle geldiği de bir kez daha açıkça yazılıyor.
Karar Arama sayfasında “Danıştay tazminata faiz yürütülmesi” gibi bir ifadeyle arama yapıp bu karara ulaşan okuyucular için not: Bu karar idari yargıya değil, aile mahkemesinde görülen bir boşanma davasına ilişkindir. Danıştay kararları idari yargının kendi kurallarına tabidir. Bu yazı, boşanmanın fer’i niteliğindeki tazminatlara faiz yürütülmesi için iki koşulu, yani faiz talebi ve doğru başlangıç tarihi koşullarını ele alır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.06.2026 tarihli ve E.2026/1381, K.2026/6118 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle düzelterek onamıştır.
📂 Dosya ve temyiz itirazları
Uyuşmazlık, istinaf incelemesinden geçmiş bir boşanma davasında bozma sonrasında yeniden yapılan yargılamadan doğmuştur. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin verdiği karar iki taraf vekilince temyiz edilmiştir:
- Davacı kadın vekili: Tazminatların miktarına ve manevi tazminata faiz hükmedilmemesine itiraz etmiştir.
- Davalı erkek vekili: Tazminatların miktarına, maddi tazminata faiz hükmedilmesine ve vekâlet ücretine itiraz etmiştir.
Daire, kadın vekilinin itirazlarının tamamını ve erkek vekilinin faiz dışındaki itirazlarını yerinde görmemiştir. Böylece tazminat miktarları değişmemiş; inceleme, maddi tazminata işletilen faize odaklanmıştır.
📌 Dairenin koyduğu iki kural
Kararın gerekçesi kısa, ancak iki ayrı kural içerir:
- Muacceliyet: Boşanmanın fer’i niteliğindeki tazminatlar, boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren muaccel, yani istenebilir hâle gelir.
- Talep şartı: Faiz talebi varsa, faize bu tarihten geçerli olarak hükmedilmesi gerekir. Talep yoksa faize hükmedilemez.
Somut dosyada davacı kadının tazminatlar için faiz talebi bulunmamaktadır. Daire bu nedenle maddi tazminata faiz yürütülmesini bozma sebebi saymıştır. Kadın vekilinin manevi tazminata faiz verilmemesine yönelik itirazı da reddedilmiştir. Kararda bu red için ayrıca gerekçe yazılmamıştır; ancak sonuç, faiz talebi bulunmayan bir dosyada tazminatlara faiz işletilemeyeceği yönündeki tespitle uyumludur.
İlk derece mahkemesinin faizi “dava tarihinden” başlatması da Dairenin muacceliyet kuralıyla bağdaşmamaktadır; ancak dosyada hiç faiz talebi bulunmadığından Daire başlangıç tarihini düzeltmek yerine faiz ibaresini tümüyle çıkarmıştır.
✂️ Hüküm fıkrasında yapılan düzeltme
Daire, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca dosyayı geri göndermemiş, kararı düzelterek onamıştır. İlk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan şu ibare ele alınmıştır:
“Davacı kadının maddi tazminat talebinin kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize ile birlikte davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine”
Bu ibareden “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize ile birlikte” kısmı çıkarılmış ve karar bu şekliyle düzeltilerek onanmıştır. Sonuçta 150.000,00 TL maddi tazminat hükmü yerinde kalmış, yalnızca faiz eki kaldırılmıştır.
🧭 Talep olmadan neden faize hükmedilemez?
Kararın dayandığı temel ilke taleple bağlılıktır. HMK 26/1’e göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Faiz, asıl alacaktan ayrı bir taleptir. Asıl alacak olan tazminatın istenmiş olması, faizin de istendiği anlamına gelmez. Faiz istenmemişse, mahkemenin faize kendiliğinden hükmetmesi talepten fazlasına karar verilmesi sonucunu doğurur.
Boşanma tazminatlarının dayanağı TMK 174’tür. Birinci fıkraya göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; ikinci fıkraya göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. Bu tazminatlar boşanma hükmüne bağlı, yani fer’i niteliktedir. Boşanma kesinleşmeden tazminat da istenebilir hâle gelmez; bu yüzden faiz talep edilmiş olsa bile başlangıç tarihi dava tarihi değil, boşanma hükmünün kesinleşme tarihidir.
💡 Kararın uygulamadaki yeri
Karar, boşanma dosyalarında sık rastlanan iki hatayı aynı anda gösterir: talep edilmeyen faize hükmedilmesi ve faizin dava tarihinden başlatılması. Uygulamada faiz talebinin dava dilekçesinde ya da talep sonucunun genişletilebildiği bir aşamada açıkça yer alıp almadığı, tazminata faiz yürütülmesinin ilk koşuludur. Talep bulunsa bile başlangıç tarihi boşanma hükmünün kesinleşme tarihidir.
Islahla artırılan boşanma tazminatı ve nafaka taleplerine ilişkin güncel bir karar için boşanmada ıslahla artan talep yazısına, faiz ile icra takibi arasındaki ilişki için nafaka ve tazminatta faiz ile icra takibi yazısına bakılabilir.
❓ Sıkça sorulan sorular
Boşanma tazminatına faiz hangi tarihten itibaren yürütülür?
Faiz istenmemişse mahkeme tazminata faiz işletebilir mi?
Danıştay kararlarındaki tazminata faiz yürütülmesi kuralları burada geçerli mi?
Faiz ibaresi çıkarıldığında tazminat miktarı değişti mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, aile hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan düzelterek onama kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



