Emsal Kararlarİş Hukuku

Kıdem Faizine Faiz Yürütülmez – Yargıtay 9. HD 2026/2335

Kıdem tazminatı fesihten yaklaşık bir ay sonra ve eksik ödeniyor. İşçi, aradaki dönem için işlemiş faizi ayrı bir alacak kalemi olarak dava ediyor ve bu faize de dava tarihinden itibaren faiz istiyor. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi bu talebi büyük ölçüde kabul ediyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise kıdem tazminatının gecikme faizinin asıl alacağın fer’i olduğunu, davaya konu edilse bile faiz niteliğini kaybetmediğini ve faize faiz yürütülemeyeceğini belirterek kararı bozuyor.

Karar Arama sayfasında “Danıştay tazminata faiz yürütülmesi” araması yapan okuyucular için bağlamı kuralım: Bu karar idari yargıdan değil, Yargıtay’dan; kamu kurumunda çalışan bir işçinin iş mahkemesinde açtığı alacak davasından doğmuştur. Davalı bir Bakanlık olsa da uyuşmazlık iş sözleşmesine dayandığı için adli yargıda görülmüştür. Kararın konusu, tazminata faiz yürütülmesinin sınırı, yani gecikmiş faiz alacağına ayrıca faiz işletilip işletilemeyeceğidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 12.03.2026 tarihli ve E.2026/1857, K.2026/2335 sayılı kararıyla bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: 01.12.1996-14.04.2023 arasında bir devlet hastanesinde önce alt işveren, 02.04.2018’den sonra 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilmiş işçi olarak çalışan davacıya kıdem tazminatı 11.05.2023’te kısmen ödenmiştir. Mahkemeler fesihten ödemeye kadar işleyen faizi ayrı kalem olarak kabul edip ona da faiz yürütmüştür. Yargıtay, bunun TBK 121’deki faize faiz yasağına aykırı olduğunu; ayrıca TİS farkı olarak ödenen 12.220,86 TL’nin artan 3.603,59 TL’lik kısmının diğer fark alacaklarından düşülmediğini belirterek kararı bozmuştur.

🏥 Davanın konusu ve talepler

Davacı, bir devlet hastanesinde temizlik ve ameliyathane personeli olarak çalışmıştır. Çalışma önce Bakanlığın ihaleyle hizmet aldığı alt işverenler nezdinde başlamış; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23. madde kapsamında 02.04.2018’de sürekli işçi kadrosuna geçirilmesiyle doğrudan Bakanlık bünyesinde devam etmiştir. İş sözleşmesi 14.04.2023’te emeklilik nedeniyle sona ermiştir.

Fesihten sonra, 11.05.2023 tarihinde işçinin hesabına 367.515,78 TL ve 5.835,26 TL tutarında ödemeler yapılmıştır. Davacı; tazminata esas ücretin hatalı belirlendiğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, fesih tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizin de ödenmediğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı, geç ödemeden dolayı kıdem tazminatına işlemiş faiz, yıllık izin ücreti ile ücret zammı, ilave tediye, ikramiye, süt parası, ek ödeme ve sosyal yardım farklarını talep etmiştir. Bakanlık ise zamanaşımı, ihale makamı olarak sorumsuzluk ve izinlerin kullandırıldığı savunmalarında bulunmuştur.

⚖️ İlk derece ve istinaf kararları

İlk derece mahkemesi, kıdem tazminatının fesihle muaccel hâle geldiği 14.04.2023’ten sonra ödendiğini, bu nedenle faiz işlediğini kabul etmiş; bakiye kıdem tazminatı, kıdem tazminatının işlemiş faizi, yıllık izin ücreti, ek ödeme ve sosyal yardım alacakları yönünden davayı kısmen kabul etmiş, ücret zammı ve süt parası taleplerini reddetmiştir.

Bölge adliye mahkemesi, davalının istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden hüküm kurmuş ve davayı yine kısmen kabul etmiştir. Gerekçede; emeklilik nedeniyle fesheden işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı, işverenin bakiye 430 günlük yıllık izni kullandırdığını yazılı delille ispatlayamadığı, zamanaşımına uğramış alacak bulunmadığı ve kadroya geçişte imzalanan sulh sözleşmesindeki feragatin Anayasa Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli, E.2018/96, K.2023/222 sayılı iptal kararı gereğince geçerli sayılamayacağı belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ayrıca kıdem tazminatının faizine faiz işletilmesini hatalı bulmuş, ancak bu husus istinaf sebebi yapılmadığı için yalnızca eleştirmekle yetinmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E.2026/1857, K.2026/2335 sayılı ve 12.03.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz. Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde de yayımlanmıştır.

📌 Faize faiz yasağı: Dairenin gerekçesi

Davalının temyizi üzerine Yargıtay, istinafta yalnızca eleştiri konusu yapılan meseleyi bozma sebebi olarak ele almıştır. Dairenin değerlendirmesi şu adımlarla ilerler:

  • Kıdem tazminatı borcunda işveren, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer; faiz bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
  • Kıdem tazminatının gecikme faizi niteliği itibarıyla bir faizdir; faize faiz yürütülmesi mümkün olmaz.
  • Faiz alacağı başlı başına icra takibine veya davaya konu edilse bile faiz niteliğini kaybetmez; bu nedenle ayrıca faize hak kazanılamaz.
  • Mahkemenin, fesih tarihinden kısmi ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ayrı bir alacak kalemi gibi değerlendirip ona dava tarihinden faiz işletmesi, TBK 121’deki emredici yasağa aykırıdır.

TBK 121’in son fıkrası açıktır: “Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.” Daire bu hükmü “faize faiz işletilmesi yasağı şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki açık hüküm” olarak nitelendirmiş ve uygulamanın bu yönde kökleştiğini belirtmiştir. Gerekçede kapatılan 22. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli E.2017/22801, K.2019/13515 ve 04.07.2018 tarihli E.2018/7158, K.2018/16823 sayılı kararları ile 9. Hukuk Dairesinin 19.12.2014 tarihli E.2013/5318, K.2014/38964 sayılı kararına atıf yapılmıştır.

🧮 Kısmi ödeme nasıl mahsup edilir?

Kararın uygulamaya en çok yansıyacak kısmı, faize faiz yasağıyla birlikte kısmi ödemelerin nasıl hesaba katılacağını göstermesidir. Daireye göre fesihten sonra yapılan ve alacağın tamamını karşılamayan her ödeme TBK uyarınca kısmi ödeme niteliğindedir. Bu nedenle:

  • Ödemeler, önce ödeme tarihlerine göre hesaplanacak faiz alacağından düşülür,
  • Bu mahsuptan sonra kalan kıdem tazminatı anaparasına son ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülür.

Bu yaklaşım TBK 100/1 ile birlikte okunabilir. Hükme göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir; faizde temerrüt varsa ödemenin önce işlemiş faize sayılması bu düzenin doğal sonucudur. Böylece işçinin gecikme nedeniyle uğradığı kayıp, faize ayrıca faiz eklenmeden, mahsup yoluyla karşılanmış olur.

Benzer bir faiz başlangıcı tartışması için aynı gün yayımlanan ıslahla artan tazminatta faiz yazısına, kıdem tazminatına ilişkin başka bir güncel karar için emeklilik sonrası kıdem tazminatı yazısına bakılabilir.

📑 İkinci bozma sebebi: TİS farklarının mahsubu

Dairenin ilk bozma sebebi ücret farklarıyla ilgilidir. Kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücret maddesinde asgari ücretin üzerinde bir oran yazılmadığından davacının temel ücreti dönemsel asgari ücret olarak belirlenmiştir. Ücret, 30.10.2020’ye kadar bireysel sözleşme ve geçici 23. madde kapsamındaki çerçeve toplu iş sözleşmesine, 01.01.2021’den itibaren ise 2021-2022 ve 2023-2024 dönemli toplu iş sözleşmelerine göre belirlenecektir.

Toplu iş sözleşmeleri geriye etkili yürürlüğe girdiği için işverence fark bordroları düzenlenmiş ve davacıya 2021 Ağustos ve Ekim aylarında toplam 12.220,86 TL fark ödenmiştir. Bilirkişi bu ödemeyi tespit etmiş, ancak yalnızca aylık ücret farkı alacağından düşmüştür. Daire, ücret farkından mahsuptan sonra artan 3.603,59 TL’nin ikramiye, ilave tediye, ek ödeme ve sosyal yardım alacaklarından da düşülmesi ve bu alacakların reddedilmesi gerektiğini belirterek bunu da bozma sebebi yapmıştır.

🙋 Sorular ve cevaplar

Kıdem tazminatına faiz ne zaman işlemeye başlar?

Bu kararda Yargıtay, işverenin iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşeceğini ve kıdem tazminatı alacağına bu tarihten itibaren faiz işlemeye başlayacağını belirtmiştir.

Geç ödenen kıdem tazminatının faizine ayrıca faiz istenebilir mi?

Kararda istenemeyeceği kabul edilmiştir. Gecikme faizi asıl alacağın fer’i niteliğindedir; ayrı bir kalem olarak dava edilse bile faiz niteliğini kaybetmez. TBK 121’e göre temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

Danıştay tazminata faiz yürütülmesi aramasıyla bu karar neden çıkıyor?

Davalının bir Bakanlık olması nedeniyle karar idari yargıyla ilişkilendirilebilir; ancak uyuşmazlık iş sözleşmesine dayandığı için iş mahkemesinde görülmüş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesince incelenmiştir. Kararın konusu, tazminata faiz yürütülmesinde faize faiz yasağının uygulanmasıdır.

Fesihten sonra yapılan eksik ödeme hangi alacaktan düşülür?

Daireye göre bu ödemeler kısmi ödeme niteliğindedir; önce ödeme tarihlerine göre hesaplanacak faiz alacağından düşülür, kalan kıdem tazminatı anaparasına ise son ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, iş hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ve tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud