Emsal Kararlarİcra Hukuku

Faktoringe Cirolu Çekte Keşideci – Yargıtay 12. HD 2026/3134

Çeki düzenleyen şirket, çekin ciro zinciri içinde bir faktoring şirketine geçtiğini ve bu şirketin kendisine karşı kambiyo takibi başlattığını öğrenir. Keşideci, icra mahkemesinde lehtarın ciro imzasına ve borca itiraz eder. Bölge adliye mahkemesi, alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğini kabul ederek takibi iptal eder; Yargıtay bu kararı oy çokluğuyla onar.

Karar Arama sayfasında “kredi kartı” araması yapan okuyucular bu karara, kararda geçen kredi ve finansman kavramları üzerinden ulaşmaktadır. Karar kredi kartına değil, faktoring şirketine ciro edilmiş bir çekte keşidecinin şikâyetine ilişkindir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 06.05.2026 tarihli ve E.2026/3915, K.2026/3134 sayılı kararıyla takip alacaklısının temyizini reddetmiştir.

Kısa özet: Şikâyetçi şirket çekin keşidecisidir. Çekteki dördüncü ciranta ile sonraki ciranta konumundaki anonim şirket arasında faktoring sözleşmesi bulunmaktadır. Keşideci, lehtarın ciro imzasına ve borca itiraz etmiştir. İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesi, alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle takibin İİK 170/a-2 uyarınca iptaline karar vermiş; Yargıtay kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy, icra mahkemesinin ciro imzasına ve borca yönelik itirazları inceleyerek sonuca gitmesi gerektiği görüşündedir.

📄 Olay: keşidecinin itirazları

Takibe konu çeki düzenleyen, yani keşideci konumundaki limited şirket, kendisine karşı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı icra mahkemesine başvurmuştur. Çekte lehtar bir tarım ürünleri şirketi, dördüncü ciranta bir medya şirketidir. Dördüncü ciranta ile sonraki ciranta konumundaki anonim şirket arasında faktoring sözleşmesi bulunmaktadır.

Keşidecinin itirazları, çekte lehtar konumundaki şirketin ciro imzasına ve borca yöneliktir. Karar metninden, keşidecinin faktoring şirketine karşı ileri sürdüğü bir şahsi def’i bulunmadığı anlaşılmaktadır.

⚖️ Mahkemelerin kararı

  • Bölge adliye mahkemesi (İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesi): Alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle takibin İİK 170/a-2 uyarınca iptaline karar vermiştir.
  • Temyiz: Karar, davalı konumundaki takip alacaklıları tarafından temyiz edilmiştir.
  • Yargıtay 12. HD (06.05.2026): Temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararı İİK 364/2 göndermesiyle HMK 370 uyarınca oy çokluğuyla onanmıştır. 732,00 TL temyiz harcının temyiz edenden tahsiline karar verilmiştir.

Çoğunluk kararı kendi gerekçesini ayrıca yazmamış, bölge adliye mahkemesinin gerekçelerini yerinde bulmuştur. Bu gerekçe, karar metnindeki karşı oy yazısında aktarılmaktadır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E.2026/3915, K.2026/3134 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz. Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde de yayımlanmıştır.

🧩 Keşideci bakımından sebebe bağlılık tartışması

Kambiyo senetleri kural olarak soyuttur: senetteki hak, senedin verilmesine yol açan temel ilişkiden bağımsızdır. Faktoring ise mal veya hizmet satışından doğan alacakların devralınmasına dayanır. Bu iki yapının kesiştiği noktada, faktoring şirketine ciro edilen bir çekin hâlâ soyut bir kambiyo senedi gibi mi, yoksa sebebe bağlı bir alacak gibi mi değerlendirileceği sorusu doğar.

  • Bölge adliye mahkemesinin yaklaşımı: Alacaklının faktoring şirketi olması, yetkili hamil sıfatının icra mahkemesinin sınırlı incelemesinde belirlenemeyeceği bir konudur; bu nedenle takip İİK 170/a-2 uyarınca iptal edilmiştir.
  • Keşidecinin konumu: Keşideci, faktoring sözleşmesinin tarafı değildir; çek, keşideciden sonra birkaç ciroyla ilerlemiş ve dördüncü cirantadan faktoring şirketine geçmiştir.
  • Çoğunluğun sonucu: Yargıtay, takibin iptaline ilişkin kararı usul ve kanuna uygun bulmuştur. Böylece keşidecinin ciro imzası ve borç itirazlarının esası incelenmeden takip sona ermiştir.

İptal kararı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla sınırlıdır; alacağın varlığına ilişkin bir tespit içermez. Kambiyo takibinin genel işleyişi için bono, senet ve kambiyo takibi yazısına bakılabilir.

🔍 Karşı oyun gerekçesi

Dairenin bir üyesi, aynı dairenin bir hafta sonra vereceği kardeş kararda da yer alan ayrıntılı bir karşı oy yazmıştır. Keşideci bakımından öne çıkan noktalar şunlardır:

  • Def’ilerin ileri sürülmesi sıralı ilişkiye bağlıdır: Keşideci ile lehtar arasında faktoring sözleşmesi bulunur ve çek lehtardan doğrudan faktoring şirketine geçerse, keşideci lehtarla arasındaki temel ilişkiden doğan şahsi def’ileri faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir.
  • Faktoring işlemi dışındaki borçlu: Ciro zincirinde yer alıp faktoring işleminde taraf olmayan kambiyo borçlusunun durumu TBK 188’e göre değil, TTK 687’ye göre değerlendirilir. Bu dosyada faktoring sözleşmesi keşideci ile değil, dördüncü ciranta ile kurulmuştur.
  • 6361 sayılı Kanun m.9/3: Kanun, ciro yoluyla faktoring şirketine devri açıkça düzenlemekte ve faktoring şirketinin senet borçlularına karşı hukuki yollara başvurabileceğini göstermektedir.
  • Sonuç: Çekin faktoring ilişkisine konu edilmesi kambiyo senedi niteliğini ortadan kaldırmaz. Mahkeme, keşidecinin lehtarın ciro imzasına ve borca yönelik itirazlarını incelemeli ve sonucuna göre karar vermelidir.

🔗 Aynı yönde ikinci karar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 13.05.2026 tarihli E.2026/4218, K.2026/3464 sayılı kararında da faktoring şirketine geçen bir çekte verilen takip iptali kararını aynı gerekçe ve aynı karşı oyla onamıştır. O dosyada şikâyetçi keşideci değil, çekte ciranta konumundaki şirkettir ve itirazlar borca, imzaya ve faize yöneliktir. Ayrıntılar için faktoring şirketinin çek takibi – Yargıtay 12. HD 2026/3464 yazısına bakılabilir. Kambiyo takibinde şikâyet ve itiraz yollarının farkı için kambiyo takibinde itiraz ve şikâyet yazısı incelenebilir.

🆕 İlgili mevzuat

  • İİK 170/a: Borçlu, alacaklının kambiyo takibi hakkı olmadığını şikâyet yoluyla ileri sürebilir; icra mahkemesi senedin kambiyo vasfını ve alacaklının takip hakkını re’sen nazara alarak takibi iptal edebilir. İmza inkârı geri alınmış veya borç kabul edilmişse hüküm uygulanmaz.
  • 6361 sayılı Kanun m.9/2: Faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.
  • 6361 sayılı Kanun m.9/3: Ciro yoluyla faktoring şirketine devirde, başvurulan kişi önceki hamillerle doğrudan ilişkilerine dayanan def’ileri, şirket senedi bile bile borçlunun zararına iktisap etmedikçe ileri süremez.
  • TTK 687 ve TBK 188/1: Kambiyo hukukunda kişisel def’ilerin sınırlandırılması ile alacağın temlikinde borçlunun savunmalarını devralana karşı da ileri sürebilmesi kuralları.

🙋 Sorular ve cevaplar

Kredi kartı araması yapanlar bu kararda ne bulabilir?

Karar kredi kartı borçlarıyla ilgili değildir; arama sonuçlarında kredi ve finansman kavramları nedeniyle yer almaktadır. Kararın konusu, faktoring şirketine ciro edilen bir çekte keşidecinin kambiyo takibine karşı şikâyetidir. Faktoring, bir işletmenin satıştan doğan alacaklarının bir finansman kuruluşuna devredilmesine dayanan bir finansman yöntemidir.

Faktoring şirketine ciro edilen çekte keşideci takibe itiraz edebilir mi?

Bu dosyada keşideci icra mahkemesinde lehtarın ciro imzasına ve borca itiraz etmiştir. Bölge adliye mahkemesi takibi İİK 170/a-2 uyarınca iptal etmiş, Yargıtay bu kararı oy çokluğuyla onamıştır.

Keşidecinin itirazlarının esası incelendi mi?

Hayır. Takip, alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle iptal edildiğinden, ciro imzası ve borç itirazlarının esası incelenmemiştir. Karşı oy, bu itirazların incelenmesi gerektiği görüşündedir.

Bu karar faktoring şirketlerinin hiç kambiyo takibi yapamayacağı anlamına gelir mi?

Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve somut dosyadaki takip iptaline ilişkindir. Karşı oy, aksi kabulün faktoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olarak hiçbir zaman takip yapamayacağı sonucunu doğuracağını belirterek bu görüşe katılmamıştır. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir.

Takip iptal edilince alacaklının başka yolu kalır mı?

İİK 170/a kapsamındaki iptal, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkindir; kararda alacağın varlığı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Alacağın genel hükümlere göre takip veya dava konusu yapılıp yapılamayacağı dosyanın özelliklerine bağlıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda yer alan tarih ve bilgiler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud