Emsal KararlarSigorta Hukuku

Karşı Vekâlet Ücretinde KDV Kesintisi – AYM 2024/59933

Sigorta Tahkim Komisyonundaki uyuşmazlık kazanılmış, hakem kararıyla karşı taraf vekâlet ücretine mahkûm edilmiştir. Sigorta şirketi ücreti avukata öderken 1.491,67 TL’lik bir tutarı katma değer vergisi tevkifatı olarak kesip vergi dairesine yatırır. Avukatın itirazı yalın bir mantığa dayanır: “Sigorta şirketine hizmet vermedim; bu para bir yargılama gideri. Hizmet yoksa KDV de olmaz.” Vergi mahkemesi bu görüşü kabul etmez, mesele Anayasa Mahkemesine taşınır.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 19.11.2025 tarihli ve 2024/59933 başvuru numaralı kararıyla, sigorta tahkim kararıyla hükmedilen karşı vekâlet ücreti üzerinden yapılan KDV tevkifatının Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkını ihlal etmediğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Kısa özet: Avukat olan başvurucunun vekili olduğu taraf lehine Sigorta Tahkim Komisyonu vekâlet ücretine hükmetmiş, sigorta şirketi ödeme sırasında 1.491,67 TL KDV kesintisi yapmıştır. Kesintinin iptali için açılan dava İstanbul 12. Vergi Mahkemesince 30.9.2024’te kesin olarak reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi; KDV Kanunu’nun 1. ve 20. maddeleri ile Danıştayın yerleşik içtihadı karşısında kesintinin belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayanağı olduğunu, müdahalenin meşru amaç taşıdığını ve başvurucuya aşırı bir külfet yüklemediğini belirterek ihlal bulunmadığına karar vermiştir.

🧾 Tahkim kararından vergi dairesine

Olayın akışı kısadır ve kararda şöyle aktarılmıştır:

  • Sigorta Tahkim Komisyonu, başvurucu avukatın vekili olduğu taraf lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir.
  • Sigorta şirketi hükmedilen ücreti avukata öderken 1.491,67 TL tutarında KDV kesintisi yapmış, bu tutar 25.6.2024 tarihinde vergi dairesine ödenmiştir.
  • Başvurucu 31.5.2024 tarihinde kesintinin iptali istemiyle vergi mahkemesinde dava açmıştır.
  • Dava dilekçesinde; KDV’ye tabi bir hizmetten söz edilebilmesi için hizmetin doğrudan muhatabı için yapılması gerektiği, karşı vekâlet ücretinin yargılama gideri olduğu ve bu ücretlerin KDV’ye tabi olmadığı yönünde mahkeme kararları bulunduğu ileri sürülmüştür.

Uyuşmazlığın merkezinde, ücreti ödeyen sigorta şirketi ile avukat arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmaması yer almaktadır. Avukatın hizmeti kendi müvekkiline yöneliktir; ödeme ise kaybeden taraftan gelmektedir.

🏛️ Vergi Mahkemesinin gerekçesi

İstanbul 12. Vergi Mahkemesi 30.9.2024 tarihinde davayı kesin olarak reddetmiştir. Gerekçe dört noktada toplanmaktadır:

  • İlgili mevzuata göre sigorta şirketlerinin ödeyeceği karşı vekâlet ücretleri üzerinden 5/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.
  • Mahkemelerce hükmolunan vekâlet ücreti, avukatın davayı kazanan tarafa verdiği hizmetin karşılığıdır ve bu nedenle KDV’ye tabidir.
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun da aynı yönde kararı bulunmaktadır.
  • Kesinti yapılmasaydı, vergiyi başvurucunun kendisinin beyan ederek ödemesi gerekecekti.

Son tespit önemlidir: Tevkifat, avukat üzerinde yeni bir vergi yükü yaratmamakta, var olan verginin sigorta şirketi eliyle tahsil edilmesini sağlamaktadır.

💼 İki ayrı ücret: sözleşme ücreti ve karşı vekâlet ücreti

Anayasa Mahkemesi, kararın “İlgili Hukuk” bölümünde kendi norm denetimi içtihadına yer vermiştir. 10.4.2019 tarihli ve E.2017/154, K.2019/18 sayılı kararda, Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir” hükmü incelenmiş ve itiraz reddedilmiştir. O kararda ortaya konan ayrım şöyledir:

  • Avukatlık ücreti: Avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeyle serbestçe belirlenen, özel ilişkiye dayanan ücret.
  • Karşı vekâlet ücreti: Mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hükmedilen, yargılama gideri niteliğindeki ücret.
  • Karşı vekâlet ücretinin avukata ait olacağını öngören kural tamamlayıcı niteliktedir; taraflar sözleşmede bu ücretin avukatlık ücretine dâhil edilip edilmeyeceğini kararlaştırabilir.

Başvurucunun “yargılama gideri” savunması bu ayrıma dayanmaktadır. Ancak Mahkeme, ücretin ödeyen taraf bakımından yargılama gideri olmasının, alan avukat bakımından niteliğini değiştirmediği sonucuna varmıştır.

📖 Kanunilik: “Onun adına hareket edenler” ifadesi

Kararın ağırlık merkezi kanunilik incelemesidir. Mahkeme şu basamakları izlemiştir:

  • 3065 sayılı KDV Kanunu m.1: Serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV’ye tabidir. Başvurucunun serbest meslek faaliyetinde bulunduğu tartışmasızdır.
  • 3065 sayılı Kanun m.20: Matrah, kendisine hizmet yapılan “veyahut bunlar adına hareket edenlerden” alınan bedeldir.
  • Danıştay içtihadı: VDDK’nın 17.1.2018 tarihli, E.2017/680, K.2018/2 sayılı kararıyla onanan Danıştay Dördüncü Dairesinin 23.5.2017 tarihli kararı ile Dördüncü Dairenin 8.6.2023 tarihli, E.2021/5005, K.2023/3417 sayılı kararında, tarifeye göre hükmolunan avukatlık ücretinin müvekkile verilen hizmetin parçası olduğu ve KDV’ye tabi bulunduğu kabul edilmiştir.

Mahkemenin kendi değerlendirmesi şu cümlelerde özetlenebilir: Karşı vekâlet ücreti, kendisini avukatla temsil ettiren taraf lehine ve avukatın hizmeti nedeniyle ödenir. Avukatla temsil edilmeyen taraf lehine bu ücrete hükmedilmez. Dolayısıyla ücret, KDV Kanunu’nun 20. maddesinde belirtildiği gibi hizmet alan kişi adına avukata ödenmektedir. Ödemenin mahkeme kararıyla karşı tarafça yapılması ya da yargılama gideri niteliğinde olması, verginin konusuna girmesini engellemez.

Mahkeme ayrıca, avukat ile müvekkilin sözleşmede hükmedilmesi muhtemel karşı vekâlet ücretini dikkate alabileceğini; açık bir belirleme olmasa bile bu ücretin avukatın davayı almasında ya da ücretin miktarında bir faktör olacağını belirtmiştir. Sonuç olarak kesintinin belirli ve öngörülebilir bir yasal dayanağı olduğu kabul edilmiştir.

⚖️ Ölçülülük ve içtihat farklılığı iddiası

Meşru amaç yönünden Mahkeme, Anayasa’nın 73. maddesindeki vergi ödevine dayanarak kesintinin kamu yararı amacı taşıdığını kuşkusuz bulmuştur. Ölçülülük incelemesinde ise şu tespitler yapılmıştır:

  • Elverişlilik ve gereklilik: Vergi politikalarında kamu makamlarının geniş takdir yetkisi vardır; başvurucu müdahalenin gerekli olmadığını gösteren somut bir olgu ortaya koyamamıştır.
  • Usul güvenceleri: Başvurucu iddialarını iptal davasında etkin biçimde ileri sürebilmiştir. Başvurucunun aksi yöndeki iddiasına karşın Vergi Mahkemesi işin esasına girmiş, Danıştay içtihadını kararında işlemiştir.
  • İçtihat farklılığı: Başvurucunun sunduğu kabul kararları, ilk derece mahkemelerince verilen yakın tarihli kesin kararlardır. İçtihat farklılığının hakkaniyeti etkilemesi için derin ve süregelen bir hâl alması gerekir; bu nitelikte bir farklılık ortaya konulamamıştır.
  • Kişisel külfet: Kesilen verginin açıkça orantısız olduğu ileri sürülmemiş, uygulamanın yalnızca başvurucuya yöneldiği de gösterilmemiştir.

Mahkeme, başvurucunun davasının Danıştay içtihadı kabul yönündeyken reddedilmiş olmadığını, aksine Danıştayın karşı vekâlet ücretlerinin KDV’ye tabi olduğu yönünde içtihat geliştirdiğini vurgulamıştır. Bu nedenle kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki adil dengenin bozulmadığına ve müdahalenin ölçülü olduğuna karar verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 19.11.2025 tarihli, 2024/59933 başvuru numaralı kararının metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🧭 Kararın uygulamaya yansıması

Karar, sigorta tahkim uyuşmazlıklarında vekâlet ücretinin tahsilinde sıkça yaşanan bir tartışmayı anayasal düzlemde kapatmaktadır. Uygulama bakımından öne çıkan noktalar şunlardır:

  • Hakem kararıyla hükmedilen karşı vekâlet ücreti, avukat bakımından serbest meslek kazancıdır ve KDV’nin konusuna girer.
  • Sigorta şirketinin ödeme sırasında yaptığı tevkifat, kararda aktarılan Vergi Mahkemesi gerekçesine göre 5/10 oranındadır ve avukatın kendi beyanıyla ödeyeceği verginin yerine geçer.
  • Bazı ilk derece vergi mahkemelerinin aksi yöndeki kesin kararları, Anayasa Mahkemesine göre tek başına “derin ve süregelen içtihat farklılığı” oluşturmaz.
  • Avukatlık sözleşmesinde karşı vekâlet ücretinin nasıl paylaşılacağı ve KDV’nin nasıl yansıtılacağı, sözleşme serbestisi içinde kalan bir konudur.

Sigorta tahkiminde avukatlık ücretinin kapsamına ilişkin farklı bir uyuşmazlık için malpraktis davasında avukat ücreti yazısına, yargılama gideri olarak vekâlet ücretinin hesaplanmasına ilişkin bir Yargıtay kararı için tasarruf başına vekâlet ücreti yazısına bakılabilir.

❔ Sıkça sorulanlar

Karşı vekâlet ücreti yargılama gideri olduğu hâlde neden KDV'ye tabi?

Anayasa Mahkemesine göre ücretin, onu ödeyen kaybeden taraf bakımından yargılama gideri olması, alan avukat bakımından serbest meslek kazancı olma vasfını değiştirmez. Ücret, avukatın kendi müvekkiline verdiği hizmet nedeniyle ve hizmet alan kişi adına ödenmektedir; KDV Kanunu’nun 20. maddesi de “onun adına hareket edenlerden” alınan bedeli matraha dâhil etmektedir.

Karar yalnızca sigorta tahkim kararları için mi geçerli?

Somut olay Sigorta Tahkim Komisyonunca hükmedilen vekâlet ücretine ilişkindir. Ancak Mahkemenin dayandığı gerekçe ve aktardığı Danıştay kararları, mahkemelerce tarifeye göre hükmolunan avukatlık ücretinin genel olarak KDV’ye tabi olduğu yönündedir. Tevkifat oranı ve yükümlüsü ise ödemeyi yapan tarafın niteliğine göre ilgili mevzuatta ayrıca belirlenmektedir.

Vergi mahkemelerinin farklı kararları neden ihlal sayılmadı?

Başvurucunun sunduğu kabul kararları ilk derece mahkemelerinin yakın tarihli kesin kararlarıdır. Anayasa Mahkemesi, içtihat farklılığının adil yargılanmayı ya da mülkiyet hakkının usul güvencelerini zedelemesi için derin ve süregelen olması gerektiğini, Danıştayın ise bu konuda yerleşik ve aksi yönde bir içtihadı bulunduğunu belirtmiştir.

Kesilen tutar avukata iade edilecek mi?

Hayır. Mahkeme mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiş, yargılama giderlerini başvurucu üzerinde bırakmıştır. Vergi Mahkemesinin davayı reddeden kararı kesinleşmiş durumdadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından ve kararda aktarılan vergi yargısı aşamasından derlenmiştir. Başvurucu, vekil, heyet ve raportör bilgileri yazıya ve PDF’e alınmamış; kararda atıf yapılan önceki bireysel başvuruların adları “(emsal başvuru)” ibaresiyle gösterilmiştir. Vergilendirmeye ilişkin değerlendirme somut olayın olgularına ve karar tarihindeki mevzuata dayanmaktadır; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud