Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Ölen Müşterinin Hisseleri YTM’ye – Danıştay 13. D 2025/867

Bir yatırımcı vefat eder, yatırım hesabı ise aracı kurumda yıllarca açık kalır. Mirasçılardan ses çıkmaz; hesapta paylar ve nakit durmaya devam eder. Bu sırada aracı kurumun bir çalışanı hesaptan para çeker, pay alıp satar, sonunda bazı payları kendi hesabına aktararak satar. On yıl dolduğunda bu varlıklar kime aittir: Hâlâ mirasçıların beklediği bir emanet mi, yoksa Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) devredilmesi gereken zamanaşımına uğramış kıymetler mi? Ve çalışanın hesapta yaptığı işlemler, on yıllık süreyi yeniden başlatır mı? Danıştay Onüçüncü Dairesi bu soruları, bir aracı kurumun YTM kararına karşı açtığı iptal davasında cevaplamıştır.

Danıştay 13. Dairesi, 20.02.2025 tarihli ve E.2021/4482, K.2025/867 sayılı kararıyla, aracı kurumun davasını reddeden idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır. Daire, kararın sonuna önemli bir not da eklemiştir: Bu davanın sonucu, vefat eden yatırımcının mirasçılarının adli yargıda açtığı veya açacağı davalar bakımından bağlayıcı değildir.

Kısa özet: Aracı kurum müşterisi olan yatırımcı 12.11.2004 tarihinde vefat etmiştir. Hesaptan 2013 yılında talimatsız 11.800,00 TL nakit çıkışı yapılmış, 2016 yılında ise kurum çalışanı hesaptaki 10.000 ve 610 adetlik payları kendi hesabına aktarıp satmıştır. YTM Yönetim Kurulu, SPKn m.83/4 uyarınca hesaptaki kıymetlerin zamanaşımı nedeniyle YTM’ye devrini; satılan paylar için 2015 Mart ayı satış değeri üzerinden hesaplanan 178.605,74 TL ve 169.500,00 TL ile 12.058,97 TL nakdin faiziyle ödenmesini istemiştir. Aracı kurumun iptal davası idare mahkemesince reddedilmiş, istinaf başvurusu reddedilmiş, Danıştay da kararı onamıştır.

🗂️ Vefattan sonra hareketlenen bir yatırım hesabı

Karardaki tespitlere göre yatırımcı 12.11.2004 tarihinde vefat etmiştir. 2012 yılı itibarıyla aracı kurumdaki yatırım hesabında altı farklı şirkete ait paylar ve 58.619,70 TL nakit bakiye bulunmaktadır. Hesabın sahibi hayatta olmadığı hâlde hesapta sonraki yıllarda şu hareketler görülmüştür:

  • 25.10.2013 ve 31.10.2013: Hesaptan toplam 11.800,00 TL nakit çıkışı yapılmış, bu tutar iade edilmemiştir. Karar bu ödemeleri “talimatsız nakit ödeme işlemleri” olarak nitelendirmiştir.
  • 26.12.2013 ve 27.12.2013: Hesapta çeşitli pay alım ve satımları yapılmıştır. 2013 yılı sonunda portföyde 10.000 adet, 610,18 adet ve 100 adet pay ile bazı küsuratlı paylar ve 258,97 TL nakit kalmıştır.
  • 06.10.2016: Aracı kurum çalışanı, hesaptaki 10.000 adet ve 610 adet payı kendi hesabına aktarmış; payların tamamı 07.10.2016-20.10.2016 tarihleri arasında satılmış ve elde edilen nakit kullanılmıştır.

Olayın dikkat çeken yönü, hesabın bir yandan “sahipsiz” kalırken diğer yandan işlem görmeye devam etmesidir. Aracı kurumun savunma kurgusu da kısmen buna dayanmıştır: Hesapta işlem varsa, on yıllık sürenin işlemediği söylenebilir mi?

🏛️ YTM Yönetim Kurulunun istediği değerler

YTM Yönetim Kurulu, hesaptaki kıymetlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 83. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle YTM’ye devredilmesine karar vermiş; aracı kurumun itirazları da reddedilmiştir. Kurul kararının içeriği üç kalemden oluşmaktadır:

Kalemİstenen
Hesapta hâlen duran küsuratlı paylar ve 100 adet payAynen devir
Çalışanın hesabına virmanlanan 610 adet pay2015 Mart ayında satılsaydı elde edilecek 178.605,74 TL ve 23.03.2015’ten fiili ödemeye kadar faiz, nakden
Çalışanın hesabına virmanlanan 10.000 adet payAynı yöntemle hesaplanan 169.500,00 TL ve 23.03.2015’ten faiz, nakden
Talimatsız çıkan 11.800,00 TL ile 258,97 TL bakiyeToplam 12.058,97 TL ve en geç devredilmesi gereken 02.02.2015’ten faiz, nakden

23.03.2015 tarihi, kararda diğer aracı kurumlarca YTM’ye aktarılan aynı payların satış tutarının gelir kaydedildiği tarih olarak açıklanmıştır. Faiz hesabında YTM Yönetmeliği’nin 26. maddesinin beşinci fıkrası esas alınmıştır.

Aracı kurum, 14.02.2019 tarihinde 10.000, 610 ve 100 adet payı aynen, 12.058,97 TL nakdi ise faizsiz olarak YTM’ye göndermiştir. Küsuratlı paylar ilk aşamada gönderilmemiş, hukuki takip yapılacağının bildirilmesi üzerine 21.02.2019 tarihinde aktarılmıştır. Ancak 10.000 ve 610 adet pay için nakden ödenmesi istenen tutarlar ile nakde işleyen faiz ödenmemiştir. Uyuşmazlığın parasal ağırlığı bu kalemdedir.

⚖️ İdare mahkemesinin gerekçesi

İdare mahkemesi davayı reddederken üç tespite dayanmıştır:

  • Yatırımcının 12.11.2004 tarihinde vefat etmesi nedeniyle zamanaşımı süresi 12.11.2014 tarihinde sona ermiştir.
  • Aracı kurum çalışanının yatırımcının hesabında yaptığı işlemler vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilebilir ve zamanaşımı süresini durdurmaz.
  • 12.11.2014 tarihinden sonra hesapta bulunan kıymetli evrakın YTM hesabına aktarılması gerekir; zamanaşımına uğrayan kıymetler için YTM nakit talebiyle birlikte faiz de isteyebilir.

Bu gerekçenin en önemli parçası ikincisidir. Hesap sahibinin talebi veya talimatı olmadan, üçüncü bir kişinin, üstelik aracı kurum çalışanının yaptığı işlemler, hesabın “canlı” olduğunu göstermez. Mahkemeye göre bu işlemler hesap sahibinin iradesine dayanmadığından süreyi etkilememiştir. Bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusunu, iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca reddetmiştir.

🔁 Aracı kurumun itirazları ve Danıştayın cevabı

Aracı kurum temyiz dilekçesinde özetle şunları ileri sürmüştür:

  • Aracı kurumların müşteri hesaplarındaki hisse senetlerini müşterinin onayı olmadan nakde çevirme yetkisi yoktur; aracı kurumun yükümlülüğü saklamadan ibarettir.
  • Aracı kurumlarca devredilen hisseleri YTM Yönetmeliği uyarınca nakde çevirme yetkisi YTM’ye aittir; dolayısıyla aracı kurumdan “satılsaydı elde edilecek” bedel istenemez.
  • Paylar, vefat eden yatırımcının mirasçıları yerine YTM’ye devredilmiştir; bu hukuka aykırıdır.

Danıştay tetkik hâkimi temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşünü bildirmiştir. Daire ise bu görüşe katılmamıştır. Bölge idare mahkemesi kararının bozulmasının ancak İYUK m.49’da sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğunu hatırlatan Daire, incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, temyiz dilekçesindeki nedenlerin bozmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığını belirterek temyiz istemini reddetmiş ve kararı onamıştır. Karar kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir.

Daire kendi gerekçesinde zamanaşımı ve vekâletsiz iş görme konusunu ayrıca tartışmamış, idare mahkemesinin değerlendirmesini isabetli bulmuştur. Bu nedenle kararın esasa ilişkin yaklaşımı, onanan ilk derece gerekçesinden okunmalıdır.

📎 Karar metni: Danıştay 13. Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, kararda geçen kişi baş harfleri çıkarılmıştır.

👪 Mirasçılar açısından kararın anlamı

Kararın sonundaki tek cümle, uyuşmazlığın sınırlarını belirlemesi bakımından dikkat çekicidir: “Her ne kadar dava konusu işlem hukuka uygun bulunmuş ise de, işbu davanın sonucunun müteveffa yatırımcının mirasçıları tarafından adli yargıda açılan/açılacak davalar bakımından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.”

Bu ifade iki şeyi birlikte söylemektedir. Birincisi, idari yargıdaki dava aracı kurum ile YTM arasındadır; YTM’nin aracı kurumdan değerleri talep etme işleminin hukuka uygunluğu denetlenmiştir. İkincisi, varlıkların asıl sahibi konumundaki mirasçıların, örneğin talimatsız işlemler veya çalışanın aktardığı paylar nedeniyle aracı kuruma karşı adli yargıda ileri sürebilecekleri talepler bu kararla çözülmüş değildir. Danıştay, idari işlemin hukuka uygunluğu ile mirasçıların özel hukuk ilişkisinden doğan haklarını birbirinden açıkça ayırmıştır.

Talimatsız işlemler nedeniyle aracı kurumun sorumluluğuna ilişkin özel hukuk boyutu farklı yönleriyle talimatsız işlemde zamanaşımı yazısında; süresinde kaydileştirilmediği için YTM’ye intikal eden kâğıt hisse senetleri ise kaydileşmeyen hisse yazısında ele alınmıştır.

📜 SPKn m.83/4’ün bugünkü metni

Uyuşmazlığa konu olaylar 2004-2019 yılları arasında geçmektedir. SPKn m.83’ün dördüncü fıkrası ise 15.04.2021 tarihli ve 7316 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilmiştir. Kararda fıkranın olay tarihindeki metni aynen aktarılmamıştır; aşağıdaki açıklama fıkranın bugün yürürlükte olan hâline ilişkindir:

  • Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacak, hesap sahibinin en son talep, işlem veya yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmezse YTM’ye emaneten devredilir.
  • YTM’ye devredilen sermaye piyasası araçlarından doğan, bedelsiz pay iktisabı ve kâr payı alma hakkı dışındaki pay sahipliği hakları, hak sahiplerine iadeye kadar donar.
  • Devir, izleme, hakların kullanımı ve hak sahiplerine iade usulleri Kurulca belirlenir.
  • Değişiklik Kanunu’nun yayımlandığı tarihten önce YTM’ye gelir kaydedilen tutarlar iade edilmez.

Bugünkü metinde sürenin başlangıcı açıkça “hesap sahibinin” talep, işlem veya talimatına bağlanmıştır. Bu yaklaşım, idare mahkemesinin çalışanın işlemlerini süreyi etkilemeyen işlemler olarak görmesiyle uyumludur. Bununla birlikte kararda fıkranın hangi metninin uygulandığı açıkça belirtilmediğinden, değişikliğin bu dosyaya etkisi konusunda kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.

❓ Akla gelen sorular

On yıllık süre bu dosyada nereden başlatıldı?

İdare mahkemesi, yatırımcının 12.11.2004 tarihinde vefat ettiğini, buna göre zamanaşımı süresinin 12.11.2014 tarihinde sona erdiğini kabul etmiştir. Danıştay bu kararı onamıştır.

Çalışanın hesapta yaptığı işlemler süreyi neden etkilemedi?

Mahkeme, aracı kurum çalışanının yatırımcının hesabında yaptığı işlemlerin vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilebileceğini ve zamanaşımı süresini durdurmayacağını belirtmiştir. İşlemler hesap sahibinin talimatına dayanmamaktadır.

Satılmış paylar için YTM neden para istedi?

10.000 ve 610 adet pay, çalışan tarafından 2016 yılında satıldığı için aynen devredilmesi istenen bir değer olmaktan çıkmıştır. YTM bu payların 2015 Mart ayında satılsaydı getireceği tutarı ve faizini nakden istemiş; idare mahkemesi zamanaşımına uğrayan kıymetler için nakit ve faiz istenebileceğini kabul etmiştir.

Bu karar mirasçıların haklarını sona erdirdi mi?

Karara göre hayır. Danıştay, davanın sonucunun mirasçıların adli yargıda açtığı veya açacağı davalar bakımından bağlayıcı olmadığını açıkça belirtmiştir. Mirasçıların talepleri, idari işlemin denetlendiği bu davanın konusu değildir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, sermaye piyasası ve aracı kurumlara ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Daire, onama kararında ayrıca gerekçe kurmamış, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini isabetli bulmuştur; tetkik hâkimi ise bozma yönünde görüş bildirmiştir. Hesap hareketleri, talimat kayıtları ve uygulanacak kanun metni farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu