Nişanlıya Destek Tazminatı – Yargıtay 4. HD 2026/4094

Düğüne bir hafta kala meydana gelen bir trafik kazası, evlenmeye hazırlanan çiftten birinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanır. Geride kalan nişanlı, ölenin ileride kendisine eş olarak destek olacağını ileri sürerek kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı ister. Nişan fotoğrafları, davetiyeler ve belediyeden alınmış nikâh günü dosyadadır. Dosyadaki soru şudur: Nişanlılık ve yaklaşan nikâh tarihi, desteklik ilişkisinin varlığı için tek başına yeterli midir?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.04.2026 tarihli ve E.2023/7562, K.2026/4094 sayılı kararıyla, desteklik ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddeden ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.
🚗 Kaza ve dava
Karara göre olay 12.08.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Davacının nişanlısının sevk ve idaresindeki otomobil ile davalı sigorta şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı başka bir otomobil çarpışmış, davacının nişanlısı kazada hayatını kaybetmiştir.
Ceza yargılamasında ve hukuk mahkemesince yaptırılan incelemede, kazada dava dışı karşı araç sürücüsünün KTK 84. maddesine aykırı hareket etmekle asli ve tam kusurlu olduğu, hayatını kaybeden nişanlının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Karşı aracın, kaza tarihini kapsayan dönem için davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi bulunmaktadır.
Davacı, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 167.948,33 TL‘ye yükseltmiştir. Karardan, çiftin düğününe yaklaşık bir hafta kaldığı anlaşılmaktadır.
🛡️ Sigortacının savunması
Davalı sigorta şirketi, davacının davacı sıfatı bulunmadığını ve davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur. Savunmanın özü şöyledir: Kaza anında taraflar henüz evlilik birliğiyle bağlı değildir; aralarında kan bağı da yoktur. Nişanlılık evlenmek için kuvvetli bir karine olsa da tek başına destek olma durumunun ispatı sayılamaz.
Sigortacı ayrıca faiz başlangıcına, yargılama giderlerine ve dava açılmadan önce şirkete başvuru yapılmadığına ilişkin itirazlarda da bulunmuştur. Ancak dosya, bu yan meselelere geçilmeden desteklik ilişkisinin varlığı noktasında sonuçlanmıştır.
🏛️ İlk derece, istinaf ve temyiz
- İlk derece: Mahkeme, destekten yoksun kalma tazminatının amacının, desteğin ölümü nedeniyle geride kalanların sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğunu; yerleşik içtihatlara göre bir kişiye fiilen bakan, onu geçindiren, aynı zamanda bakım ve hizmet eden kişinin destek sayılacağını belirtmiştir. Davacı ile nişanlısı arasında düzenli ve eylemli maddi katkı bulunmadığı, dava dilekçesinde de bu yönde anlatım ve delil olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
- İstinaf: Bölge adliye mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (2021/222 Esas, 2023/783 Karar), destek kavramını eylemli ve varsayımsal destek ayrımıyla açıklamış; davacı ile ölen nişanlısı arasında düzenli ve eylemli desteklik ilişkisi bulunduğunun ispatlanamadığını kabul ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- Temyiz: Davacı vekili, nişan fotoğrafları, davetiyeler ve belediyeden alınan nikâh günü belgelerinin sunulduğunu, nişanlıların evlenmeden önce birbirine destek olmalarının ne hukuken ne de örf ve adet gereği beklenebileceğini, çiftin ileride karı koca olarak birbirine destek olacağının ispata dahi ihtiyaç göstermediğini ileri sürmüştür.
- Yargıtay: 4. Hukuk Dairesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
🤝 Eylemli destek ve varsayımsal destek
TBK 53’e göre ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da sayılmıştır. Kanun “destek” kavramını tanımlamaz; kavramın içeriği içtihatla belirlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin kararda aktarılan gerekçesi bu içeriği şöyle özetler:
- Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir.
- Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden kişi destektir; bu, eylemli destektir.
- Olayların olağan akışına göre, ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte bu yardımı sağlayacak olan kişi de destek sayılır; bu da varsayımsal (farazi) destektir.
- Destek kavramı yalnız mali yardımı değil, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsar.
Dikkat çekici olan, istinaf mercinin varsayımsal destek kavramını açıkça tanımlamasına rağmen sonuçta “düzenli ve eylemli desteklik ilişkisinin” ispatlanamadığı sonucuna varmasıdır. Davacının temyiz itirazı tam da bu noktaya yöneliktir: Nişanlıların evlilikten önce birbirine maddi destek sağlaması beklenmediğine göre, eylemli destek aranması varsayımsal destek kavramını işlevsiz bırakacaktır. Yargıtay ise bu itirazı ayrıca tartışmadan, gerekçeyi kapsayan genel bir onama formülüyle sonuca ulaşmıştır.
Bu nedenle karardan, nişanlılar arasında destek tazminatının hiçbir koşulda istenemeyeceği yönünde genel bir ilke çıkarmak doğru olmaz. Kararın ortaya koyduğu, bu dosyadaki delil durumunda alt derece mahkemelerinin desteklik ilişkisini ispatlanmamış sayan değerlendirmesinin Yargıtay denetiminden geçtiğidir.
🧾 Nişan delilleri neden yetmedi?
TMK 118’e göre nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Eşler arasındaki karşılıklı yardım ve birliğin giderlerine katılma yükümlülükleri ise evlilikle doğar. Davalı sigortacının “nişanlılık evlenmek için kuvvetli bir karinedir ama destek olma durumunun ispatı değildir” savunması bu ayrıma dayanmaktadır.
Dosyada davacı tarafın sunduğu deliller nişanın ve yaklaşan nikâhın varlığını göstermeye yöneliktir: nişan fotoğrafları, davetiyeler ve belediyeden alınan nikâh günü ile törenine ilişkin belgeler. İlk derece mahkemesinin vurguladığı eksiklik ise başka bir konudadır: Dava dilekçesinde taraflar arasında düzenli ve eylemli maddi katkıya dair bir anlatım ve delil bulunmamaktadır. Başka bir deyişle mahkemeler, nişanın varlığını kabul etmekle birlikte, desteklik ilişkisinin ayrı bir vakıa olarak ortaya konulması gerektiği görüşündedir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında usule ve ispata ilişkin farklı sorunlar için sitedeki trafik kazasında ibraname süresi ve boşandığı eşle fiilen yaşama ve ölüm aylığı yazıları da incelenebilir; ikincisi, resmî aile bağı ile fiilî ilişki arasındaki farkı sosyal güvenlik açısından ele almaktadır.
📌 Ek karara karşı kanun yolu
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ek kararıyla davalı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini; karar tarihinde maktu ücret uygulanması gerekirken davalı vekilinin tavzih talebi üzerine nispi vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay bu itirazı esasa girmeden reddetmiştir. Gerekçe, ek kararın davacı vekiline 02.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve davacı vekilince süresinde bu ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamış olmasıdır. Kararın bu bölümü, ana hükümden ayrı olarak verilen bir ek karara yönelik itirazların, o ek karara karşı süresinde kanun yoluna başvurulmamışsa temyiz aşamasında incelenmediğini gösteren bir örnektir.
❓ Sık sorulanlar
Bu karar nişanlının hiçbir zaman destek tazminatı isteyemeyeceği anlamına mı gelir?
Eylemli destek ile varsayımsal destek arasındaki fark nedir?
Kusursuz olan ölen sürücünün nişanlısı için kusur durumu neden sonucu değiştirmedi?
Vekâlet ücretine ilişkin itiraz neden incelenmedi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Hayatını kaybeden kişinin, davacının ve diğer sürücünün kimliği kaynakta anonimdir. Onama kararı, alt derece mahkemelerinin somut delil değerlendirmesinin Yargıtay denetiminden geçtiğini gösterir; benzer olaylarda sunulan delillere göre farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



