Ceza HukukuEmsal Kararlar

Seri Muhakeme Hükmü Tekerrüre Esas – Yargıtay CGK 2026/444

Seri muhakeme usulünü kabul eden bir şüpheli, yarı oranında indirimle ve çoğu zaman paraya çevrilmiş küçük bir cezayla dosyasını kapatır. Peki bu mahkûmiyet, yıllar sonra işlenen yeni bir suçta kişiyi “mükerrir” yapabilir mi? İki bölge adliye mahkemesinin birbirine zıt kararlar verdiği bu soruyu Yargıtay Ceza Genel Kurulu, iki müzakere ve oy çokluğuyla karara bağladı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.07.2026 tarihli ve E.2026/122, K.2026/444 sayılı kararıyla, seri muhakeme usulü uygulanarak kurulan ve usulüne uygun biçimde kesinleşen mahkûmiyet hükmünün, diğer şartların da bulunması koşuluyla tekerrüre esas alınabileceğini kabul etmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek 6. Ceza Dairesinin aksi yöndeki uyuşmazlık giderme kararını kaldırmıştır.

Kısa özet: Silahla tehdit suçundan mahkûm edilen hükümlü hakkında, daha önce seri muhakeme usulüyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen ve hapisten çevrilen 900 TL adli para cezası tekerrüre esas alınmıştır. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi bu uygulamayı yerinde bulurken İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi benzer bir dosyada seri muhakeme hükmünün tekerrüre esas olamayacağını kabul etmişti. Uyuşmazlığı ilk olarak inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi İzmir yönünde karar verdi. Ceza Genel Kurulu ise tekerrürün bir güvenlik tedbiri olduğunu, CMK 250/7’nin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını açıkça saklı tuttuğunu ve kanunda aksi yönde bir yasak bulunmadığını belirterek uyuşmazlığı Sakarya yönünde giderdi.

⚖️ İki bölge, iki farklı sonuç

Kararın temelindeki dosyada hükümlü, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli kararıyla silahla tehdit suçundan TCK 106/2-a ve 62/1 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmiştir. Tekerrüre esas alınan önceki ilam ise Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli kararıdır. Bu kararla seri muhakeme usulü uygulanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan (TCK 179/3 delaletiyle 179/2) hapisten çevrilen 900 TL adli para cezasına hükmedilmiş, karar itiraz edilmeden 20.01.2022 tarihinde kesinleşmiştir.

Müdafiin istinaf başvurusunu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 17.01.2024 tarihinde esastan reddetmiş ve bu karar kesin nitelik kazanmıştır. Müdafi bunun üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.09.2024 tarihli kararına dikkat çekmiştir. İzmir’deki daire, konut dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin bir dosyada, seri muhakeme usulüyle verilen hükmün tekerrüre esas alınamayacağını kabul etmişti. Bu dairenin dayanağı, mülga ceza kararnamelerine ilişkin Ceza Genel Kurulu içtihadı ile CMK 272/3’ün son cümlesiydi.

Böylece aynı soruya iki bölgenin kesin kararlarıyla iki ayrı cevap verilmiş oldu.

🔄 Uyuşmazlığın Yargıtay’a gelişi

Kesin kararlar arasındaki bu tür çelişkiler için 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi özel bir yol öngörür. Dosyadaki süreç şu şekilde ilerlemiştir:

  • 21.03.2025: Hükümlü müdafii, iki bölge kararı arasındaki aykırılığın giderilmesini talep etmiştir.
  • 12.05.2025: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay’dan görüş istenmesine karar vermiştir.
  • 17.09.2025: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, seri muhakeme hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği görüşünü bildirmiştir.
  • 18.12.2025: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, temyize tabi olmayan kararların tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin eski Genel Kurul kararlarına dayanarak uyuşmazlığı İzmir yönünde gidermiştir.
  • 28.01.2026: Başsavcılık bu karara itiraz etmiş, Daire 09.02.2026 tarihinde itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna göndermiştir.

Ceza Genel Kurulunda 17.06.2026 tarihli ilk müzakerede yasal çoğunluk sağlanamamış, karar 01.07.2026 tarihindeki ikinci müzakerede oy çokluğuyla verilmiştir. Bu, meselenin Yargıtay içinde de tartışmalı olduğunu gösterir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.07.2026 tarihli, E.2026/122, K.2026/444 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🧭 Ceza Genel Kurulunun gerekçesi

Genel Kurul çoğunluğu, sonuca üç ayrı basamaktan ulaşmıştır.

1. Seri muhakeme bir mahkûmiyet hükmüdür. CMK 250’ye göre usul, kanunda tek tek sayılan nispeten hafif suçlarda, şüphelinin müdafii huzurunda kabulüyle uygulanır. Cumhuriyet savcısı temel cezadan yarı oranında indirim yaparak yaptırımı belirler; mahkeme şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra, talep yazısındaki yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar. Bu hükme itiraz edilebilir (CMK 250/14). Kararda, bu şekilde kurulan hükmün CMK 223/1 anlamında bir mahkûmiyet hükmü olduğunda şüphe bulunmadığı vurgulanmıştır.

2. Tekerrür bir güvenlik tedbiridir ve CMK 250/7 bunu açıkça saklı tutar. TCK 58, Kanun’un güvenlik tedbirleri bölümünde yer alır. Madde gerekçesine göre 5237 sayılı Kanun, tekerrür nedeniyle cezayı artıran sistemden vazgeçmiş; tekerrürü infaz rejimini ve infaz sonrası denetimli serbestliği belirleyen bir tedbir olarak düzenlemiştir. CMK 250’nin yedinci fıkrası ise “Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez.” hükmünü içerir. Genel Kurul bu iki hükmü birlikte okuyarak seri muhakeme hükmüyle TCK 58’in tatbikine de karar verilebileceğini belirtmiştir.

3. Kanun koyucunun sessizliği bilinçli bir tercihtir. Gerekçenin belki de en dikkat çekici kısmı budur. CMK 272/3’e, istinaf yoluna kapalı hükümlerin tekerrüre esas olmayacağını belirten son cümle 7242 sayılı Kanun’la, 15.04.2020 tarihinde eklenmiştir. Seri muhakeme usulü ise bundan önce, 7188 sayılı Kanun’la sisteme girmiştir. Genel Kurula göre kanun koyucu, bu istisnayı düzenlerken seri muhakeme hükümleri için benzer bir kural koymamıştır ve bu durum bilinçli bir tercih olarak değerlendirilmelidir.

Genel Kurul ayrıca seri muhakemenin, mülga 1412 sayılı CMUK’taki ceza kararnamesinden “tamamen farklı” olduğunu, aydınlatılmış rıza ve temel güvencelerin CMK 250’de sağlandığını belirtmiştir. Bu nedenle 6. Ceza Dairesinin dayandığı, ceza kararnamelerine ilişkin eski Genel Kurul içtihatlarının seri muhakeme bakımından uygulama yeri olmadığı sonucuna varılmıştır.

🚫 Tekerrüre esas olmayan hükümler

Karar, tekerrüre esas alınamayacak hükümleri kanun metnine dayanarak üç grupta toplamıştır:

  • TCK 58/4: Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz; kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti ve parada sahtecilik dışında yabancı mahkeme hükümleri tekerrüre esas olmaz.
  • TCK 58/5: Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin suçları tekerrüre esas alınmaz.
  • CMK 272/3: İstinaf yoluna başvurulamayan hükümler tekerrüre esas olmaz.

Genel Kurul, TCK 58’in uygulanması bakımından mahkûmiyetin hangi yargılama usulüyle verildiğinin önemi olmadığını belirtmiştir. Bu listeye seri muhakeme hükümleri girmediği için, onları yorum yoluyla listeye eklemek mümkün görülmemiştir. Tekerrürün zaman sınırı da ayrıca hatırlatılmıştır: TCK 58/2’ye göre beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasında, cezanın infazından itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz. Seri muhakemeyle basit yargılama arasındaki ilişkiye benzer bir açıdan bakan bir başka Genel Kurul kararı için basit yargılama hükmünün zamanaşımını kesmesi yazısına bakılabilir.

🗣️ Azınlık görüşü: ceza kararnamesi benzetmesi

Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Bir Genel Kurul üyesi ayrıntılı karşı oy yazmış, yedi üye de itirazın reddi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Karşı oy yazısında öne çıkan düşünceler şunlardır:

  • Seri muhakeme ve basit yargılama, genel soruşturma ve kovuşturma kurallarından ayrılan, iş yükünü azaltmaya yönelik istisnai usullerdir.
  • Mülga ceza kararnameleri de itiraz yoluna tabi olmalarına rağmen temyiz edilemedikleri için Yargıtay uygulamasında tekerrüre esas alınmamıştı.
  • Tekerrüre ilişkin düzenlemelerin ana felsefesi, kararın itiraz dışında bir kanun yolunda denetlenmiş olmasıdır.
  • İstikrar kazanmış bir uygulamadan dönmek için makul bir gerekçe bulunmamaktadır.

Azınlık görüşü, istinaf ve temyize tabi olmayan bu usullerle verilen mahkûmiyetlerin tekerrüre esas alınmamasının hakkaniyete daha uygun olacağını savunmuştur. Çoğunluk ise bu yaklaşımı, kanunda dayanağı bulunmayan bir istisna yaratmak olarak görmüştür.

📌 Kararın uygulamaya etkisi

Karar, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bölge adliye mahkemeleri arasındaki bir uyuşmazlığı gidermektedir. Bu nedenle etkisi tek bir dosyayla sınırlı değildir. Ceza Genel Kurulu uyuşmazlığı, seri muhakeme usulüyle kurulan mahkûmiyetin tekerrüre esas alınabileceğini kabul eden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararı doğrultusunda gidermiştir.

Seri muhakeme teklifinin değerlendirildiği aşamada bu sonucun bilinmesi önem taşır. Kabul edilen teklif, kısa vadede indirimli ve çoğu zaman paraya çevrilmiş bir yaptırım anlamına gelir. Ancak hüküm kesinleştikten sonra ve TCK 58/2’deki süreler içinde kasıtlı yeni bir suç işlenirse, önceki seri muhakeme hükmü mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimli serbestliğin uygulanmasına dayanak olabilecektir.

Mevzuat açısından bir not eklemek gerekir: Kararda aktarılan CMK 250/1 metni ile mevzuat sistemindeki güncel metin arasında, seri muhakeme kapsamındaki suç listesinde bazı farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin güncel metinde 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesi yönünden yalnız üçüncü fıkraya yer verilmiştir. Genel Kurulun tekerrüre ilişkin tespiti ise listedeki bu değişikliklerden bağımsız olarak usulün niteliğine dayanmaktadır.

❓ Merak edilenler

Seri muhakeme usulüyle verilen ceza sicilde mükerrirlik sonucu doğurur mu?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında, seri muhakeme usulü uygulanarak kurulan ve usulüne uygun biçimde kesinleşen mahkûmiyet hükmünün, TCK 58’deki diğer şartların da bulunması koşuluyla tekerrüre esas alınabileceğini kabul etmiştir. Sonraki suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine bu hüküm dayanak olabilir.

Hapisten çevrilen küçük bir adli para cezası da tekerrüre esas olur mu?

Somut dosyada tekerrüre esas alınan hüküm, seri muhakemeyle verilen ve hapisten çevrilen 900 TL adli para cezasıydı. Genel Kurul bu hükmün tekerrüre esas alınmasını isabetli bulan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararını doğru bulmuştur. TCK 58/2’ye göre ise beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasında, infazdan itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.

CMK 272/3'teki istisna neden seri muhakemeye uygulanmadı?

CMK 272/3, istinaf yoluna başvurulamayan bazı hükümlerin tekerrüre esas olmayacağını düzenler. Genel Kurul, kanun koyucunun 2020’de bu cümleyi eklerken seri muhakeme hükümleri için benzer bir istisna öngörmediğini ve bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirtmiştir.

Bu karar oy birliğiyle mi verildi?

Hayır. İlk müzakerede yasal çoğunluk sağlanamamış, karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla verilmiştir. Bir üye ayrıntılı karşı oy yazmış, yedi üye de itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kişilerin kimliği kaynakta anonimdir. Karar, bölge adliye mahkemeleri arasındaki bir uyuşmazlığın giderilmesine ilişkindir ve oy çokluğuyla verilmiştir. Tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı; önceki hükmün kesinleşme tarihi, infaz tarihi, suçların kasıtlı ya da taksirli olması ve kişinin suç tarihindeki yaşı gibi somut verilere bağlıdır. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud