Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Şiddet Uygulayan Eş Ağır Kusurlu – Yargıtay HGK 2026/470

Boşanma davalarında kusur tartışması çoğu zaman bir terazi benzetmesiyle anlatılır: Bir kefede bir eşin davranışları, diğer kefede öbürününkiler durur. Peki bir tarafta ailesinin evliliğe karışmasına ses çıkarmayan ve tartışmalarda baba evine giden bir eş, diğer tarafta eşine sürekli hakaret eden, onu ailesiyle görüştürmeyen ve fiziksel şiddet uygulayan bir eş varsa, terazi gerçekten dengede midir? Aile mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi bu soruya “evet, eşit kusur” diye cevap vermiş; Yargıtay ise iki kez “hayır” demiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.09.2026 tarihli ve E.2025/454, K.2026/470 sayılı kararıyla, karşılıklı boşanma davalarında tarafları eşit kusurlu sayan bölge adliye mahkemesinin direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur. Kurul, süreklilik gösteren hakaret ve fiziksel şiddetin, ailenin evliliğe müdahalesine sessiz kalmak gibi davranışlarla aynı ağırlıkta tutulamayacağını; erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunu ve kadın yararına TMK m.174 kapsamında tazminat koşullarının oluştuğunu kabul etmiştir.

Kısa özet: 2016 yılında resmî nikâhla evlenen ve bir çocukları bulunan eşler karşılıklı boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi eşleri eşit kusurlu bularak her iki davayı kabul etmiş, tazminat taleplerini reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi erkeğin ağır kusurlu olduğunu belirterek kararı bozmuş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi nafaka yönünden bozmaya uymuş, kusur ve tazminat yönünden direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını HMK m.371 uyarınca bozmuştur.

🏠 Dosyanın arka planı

Kadının dava dilekçesindeki anlatıma göre taraflar 2015 yılında evlenmiş, 11.06.2016 tarihinde bir çocukları dünyaya gelmiş, resmî nikâh ise 22.07.2016 tarihinde kıyılmıştır. Evlilik kısa sürede sarsılmış; kadın daha önce bir boşanma davası açmış, bu dava takip edilmeyerek açılmamış sayılmış ve eşler yeniden bir araya gelmiştir.

Erkeğin anlatımına göre kadın 24.06.2019 tarihinde ortak konutu terk ederek ailesinin yanına gitmiş, eşler bu tarihten sonra bir araya gelmemiştir. 02.10.2019 tarihinde ise dosyanın kırılma noktası sayılabilecek olay yaşanmıştır: Kadın, çocuğunu görmek amacıyla kardeşiyle birlikte ortak konuta gitmiş, burada çıkan kavgada taraflar karşılıklı olarak yaralanmış, kadının kardeşi ise bıçakla ağır şekilde yaralanmıştır. Taraflar hakkında ağır ceza mahkemesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmıştır.

📂 Kadının ve erkeğin iddiaları

Kadın, dava dilekçesinde erkeğin kendisine hakaret ve küfür ettiğini, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, kendisini ailesiyle görüştürmediğini ve 02.10.2019 tarihli olayda kendisini ve kardeşini bıçakladığını ileri sürmüştür. Boşanma, velâyet, tedbir-iştirak ve tedbir-yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

Erkek ise iddiaları inkâr ederek karşı dava açmış; kadının aile içindeki olayları ailesine anlatarak onları evliliğe dâhil ettiğini, kadının ailesine çeşitli vesilelerle para ödediğini, kadının ortak konutu terk ettiğini ve 02.10.2019 günü kadın ile kardeşinin kendisine saldırdığını savunmuştur. Erkek de boşanma, velâyetin kendisine verilmesi ile 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat istemiştir.

⚖️ Derece mahkemelerinin “eşit kusur” kabulü

İlk derece mahkemesi, takipsiz bırakılan önceki boşanma davasından sonra eşlerin bir araya gelmesi nedeniyle o tarihten önceki olayların affedilmiş sayılacağını belirtmiştir. Mahkemenin sonraki döneme ilişkin tespitleri iki yönlüdür:

  • Kadın yönünden: Kadının ailesinin evliliğin devamı konusunda erkeği tehdit ettiği ve para aldığı, kadının bu duruma sessiz kaldığı, ortak konutu sık sık terk ederek birlik görevlerini yerine getirmediği.
  • Erkek yönünden: Erkeğin kadının ailesiyle görüşmesine engel olduğu, eşine hakaret ettiği, ortak çocuk ile anneyi görüştürmediği.
  • Ortak olay: Çocuğu görmek için gelinen konutta çıkan kavgada her iki tarafın da yaralandığı.

Mahkeme bu tabloya bakarak eşleri eşit kusurlu kabul etmiş, her iki davayı kabul ederek boşanmaya hükmetmiş, velâyeti babaya vermiş, kadın yararına 600,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası takdir etmiş ve eşit kusur nedeniyle her iki tarafın tazminat taleplerini reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi yalnız kişisel ilişki ile yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden düzeltme yapmış, diğer istinaf itirazlarını esastan reddetmiştir.

🔁 Bozma ve direnme

Taraflar kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (03.12.2024, E.2024/2626, K.2024/9399) kusur belirlemesini hatalı bulmuştur. Daireye göre erkek, kadının ailesi ve ortak çocukla görüşmesine izin vermemiş, kadını telefonla dahi ailesiyle görüştürmemiş, fiili birliktelik içinde kadına sürekli hakaret etmiş, kadına ve kadının kardeşine fiziksel şiddet uygulamıştır. Kadın ise ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalmış, en ufak tartışmada ailesinin evine gitmiş ve erkeğe fiziksel şiddet uygulamıştır. Bu karşılaştırmada erkek ağır kusurludur; kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmeli, ayrıca takdir edilen yoksulluk nafakası da azdır.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (E.2024/2104, K.2025/159) yoksulluk nafakası yönünden bozmaya uyarak nafakayı 750,00 TL’ye çıkarmış; ancak kusur ve tazminatlar bakımından ilk derece mahkemesinin eşit kusur belirlemesini tekrar ederek direnme kararı vermiştir. Direnme kararını kadın vekili temyiz etmiş ve dosya Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir.

🏛️ Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmesi

Genel Kurul uyuşmazlığı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olup olmadığı ve buna bağlı olarak kadın yararına TMK m.174’teki tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı olarak belirlemiştir. Kararın belirleyici kısmı, ceza dosyası ile tanık anlatımlarının birlikte okunmasıdır:

  • Kadın, çocuğunu görmek amacıyla kardeşini de yanına alarak ortak konuta gitmiştir.
  • Ceza dosyasına göre erkek, kayınbiraderini bıçakla birden fazla yerinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamıştır.
  • Eşlerin birbirlerine yönelik yaralamaları ise basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeydedir.
  • Tanık anlatımları, erkeğin evlilik boyunca kadına süreklilik gösteren biçimde hakaret ettiğini ve şiddet uyguladığını görgüye dayalı olarak ortaya koymaktadır.

Kurula göre erkeğin eşine süreklilik arz eder şekilde hakaret ettiği ve fiziksel şiddet uyguladığı açıktır. Kusurlar karşılaştırıldığında birbirine denk sayılamayacağı, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu “tartışmasızdır”. Eşit kusur kabulüne bağlı olarak kadının tazminat taleplerinin reddi bozmayı gerektirmiş, Genel Kurul da Özel Daire bozma kararını benimseyerek direnme kararını HMK m.371 uyarınca bozmuş ve dosyayı HMK m.373/2 gereğince Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.09.2026 tarihli, E.2025/454, K.2026/470 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

📏 Kusur ölçeği ve TMK 174

Genel Kurul gerekçesinde boşanma hukukundaki kusur sisteminin iki temel noktasını hatırlatmıştır. Birincisi, TMK m.166/1’e dayalı genel boşanma sebebinde tam kusurlu eşin dava açamayacağı ve boşanma kararı için davalının az da olsa kusurlu olması gerektiğidir; aksi düşünce, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği ilkesine (TMK m.2) aykırı düşer. İkincisi, temyiz denetimine elverişli olması için mahkemelerin eşlerin kusurlu davranışlarını tek tek belirttikten sonra kusur durumunu şu ölçeklerden biriyle ifade etmesi gerektiğidir:

  • Kusursuz
  • Az kusurlu
  • Eşit kusurlu
  • Ağır kusurlu
  • Tam kusurlu

Kurul, 03.07.1978 tarihli ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına da değinerek kimin daha fazla kusurlu olduğunun önceden konulmuş bir ölçüyle belirlenemeyeceğini, her evliliğin kendine özgü değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ölçeğin önemi tazminattadır: TMK m.174/1’e göre maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınır. TMK m.174/2’ye göre manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu diğer taraftan isteyebileceği uygun bir paradır. Eşit kusur belirlemesi tazminat yolunu kapatır; bu dosyada sonucu değiştiren de bu basamak farkı olmuştur.

🧾 Tanık anlatımları ve ceza dosyası

Kararın öğretici yanı, aynı olayın iki farklı biçimde özetlenebilmesidir. İlk derece mahkemesi 02.10.2019 tarihli olayı “kavga çıktı, her iki taraf da yaralandı” şeklinde nötr bir cümleyle aktarmıştır. Genel Kurul ise ceza dosyasının içeriğine inerek yaralamaların ağırlığı arasındaki farkı ortaya koymuştur.

Benzer şekilde tanık anlatımları da kusur ağırlığını belirlemede belirleyici olmuştur. Kadının annesi, kızının evlilik boyunca hakarete ve tehdide maruz kaldığını, ailesiyle görüştürülmediğini anlatmış; kardeşi ise ablasının sürekli şiddet gördüğünü, kendilerini arayarak yardım istediğini ve yüzünde yara izleriyle geldiğini beyan etmiştir. Genel Kurul bu beyanların görgüye dayalı olduğunu özellikle not etmiştir.

Ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması da bu değerlendirmeye engel olmamış; Genel Kurul sonucu ceza hükmüne değil, ceza dosyasındaki olgulara ve tanık anlatımlarına dayandırmıştır. Ekonomik baskının kusur dengesine etkisini inceleyen farklı bir karar için ekonomik şiddet ve kusur dengesi yazısına, kusur ağırlığının bu kez kadın aleyhine belirlendiği bir Genel Kurul kararı için erkek lehine boşanma tazminatı yazısına bakılabilir.

🆕 Nafaka cephesindeki yeni gelişme

Bu dosyada nafaka yönünden bozmaya uyulduğundan Genel Kurulun incelediği uyuşmazlık yalnız kusur ve tazminata ilişkindir. Yoksulluk nafakası bakımından ise güncel bir gelişme vardır: Anayasa Mahkemesi, 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30/9/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olup iptal hükmü yayımdan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Ayrıntılar süresiz yoksulluk nafakası iptali yazısındadır.

💬 Sık sorulan sorular

Eşlerin ikisinin de kusurlu olması tazminatı engeller mi?

Tek başına engellemez. TMK m.174/1 maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanır. Bu dosyada kadının da kusurlu davranışları bulunmasına rağmen, erkeğin süreklilik gösteren hakaret ve şiddeti karşısında kadın az kusurlu sayılmıştır. Eşit kusur hâlinde ise taraflar birbirinden bu tazminatı isteyemez.

Ailenin evliliğe karışmasına sessiz kalmak kusur sayılır mı?

Bu kararda sayılmıştır. Hem Özel Daire hem Genel Kurul, kadının ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalmasını kadına yüklenen kusurlu davranışlar arasında göstermiştir. Ancak bu davranış, sürekli hakaret ve fiziksel şiddetle aynı ağırlıkta değerlendirilmemiş; kadının kusuru “az kusur” olarak nitelendirilmiştir.

Ceza davasında HAGB kararı verilmesi boşanma davasını nasıl etkiler?

Bu dosyada taraflar hakkında ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmıştır. Hukuk Genel Kurulu buna rağmen ceza dosyasındaki olguları, özellikle yaralamaların ağırlığı arasındaki farkı kusur değerlendirmesinde esas almıştır. Kusurun ağırlığı, ceza hükmünün türünden çok dosyaya yansıyan olayların niteliğine göre belirlenmiştir.

Hukuk Genel Kurulu tazminat miktarını belirledi mi?

Hayır. Genel Kurul yalnız direnme kararını bozmuş ve Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirtmiştir. Kadın yararına hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas fiilin ağırlığı ve hakkaniyet ölçüleri gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince belirlenecektir. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, boşanma ve aile hukukuna ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan direnme kararından ve kararda aktarılan ilk derece, istinaf ve Özel Daire aşamalarından derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; özel hayata ilişkin bazı ayrıntılar yazıya alınmamıştır. Boşanmada kusur belirlemesi her evliliğin kendine özgü olgularına göre yapılır; farklı delil durumuna sahip davalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud