Ceza HukukuEmsal Kararlar

Başsavcılık İtiraz Süresi Başlangıcı – Yargıtay CGK 2026/479

Bir Yargıtay ilamı aynı gün iki kez yola çıkabilir: Biri saniyeler içinde UYAP ekranına düşer, diğeri koridorlardan geçerek fiziki dosya olarak birkaç hafta sonra ulaşır. Sanık aleyhine itiraz için kanunun tanıdığı süre ise tektir. Peki bu süre, ilamın ekranda göründüğü anda mı, yoksa dosya içeriğine fiilen erişilebildiği anda mı işlemeye başlar? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz süresine ilişkin bu soruyu, “ikili dosyalama” uygulamasının yarattığı sorun üzerinden cevaplamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.09.2026 tarihli ve E.2026/276, K.2026/479 sayılı kararıyla, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin itirazı süre aşımı gerekçesiyle Genel Kurula gönderen kararını oy birliğiyle kaldırmış ve dosyanın işin esasının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar vermiştir.

Kısa özet: Özel Dairenin bozma ilamı Başsavcılığa UYAP üzerinden 25.12.2024’te gönderilmiş, fiziki dosyadaki barkodlar 20.01.2025’te okutulmuş, sanık aleyhine itiraz 01.02.2025’te yapılmıştır. Özel Daire, bir aylık sürenin UYAP gönderimiyle başladığı görüşüyle itirazı süresinde saymamıştır. Ceza Genel Kurulu ise sürenin, ilamın UYAP’a gelmesi ve dosya içeriğine erişimi sağlayan barkodların da okutulduğu tarihte başlayacağını kabul ederek itirazı süresinde bulmuştur.

📂 Dosyanın geçmişi: HAGB’ye rıza şartı ve bozma

Karar metnine göre sanık, terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesi uyarınca yargılanmış ve ilk derece mahkemesince 09.01.2018 tarihinde 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Ceza ertelenmiştir. Sanık müdafiinin istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince 15.10.2019 tarihinde esastan reddedilmiştir.

Yargılama sırasında sanığa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) kabul edip etmediği sorulmuş; sanık ve müdafii bunu kabul etmediklerini bildirmiştir. O tarihte yürürlükte olan CMK 231/6 uyarınca sanığın kabulü HAGB’nin şartlarından biri olduğundan, mahkeme HAGB’ye hükmetmemiştir.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 22.10.2024 tarihli kararıyla hükmü bozmuştur. Bozma gerekçesi, 12.03.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun ile CMK 231/6’daki “sanığın kabulü” şartının kaldırılmış olması ve bu değişikliğin sanık lehine bulunması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliğidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu bozmaya karşı 01.02.2025 tarihinde sanık aleyhine itiraz etmiştir. İtirazname, 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle CMK’ya eklenen geçici maddenin (d) fıkrasına dayanmaktadır. Başsavcılığın aktardığı hükme göre, 01.06.2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur. Başsavcılığa göre, verildiği tarihteki usul kurallarına göre hukuka aykırılık taşımayan hüküm bozulamazdı.

⏳ Asıl mesele neden incelenmedi?

Dosyada iki ayrı soru bulunmaktadır. Esasa ilişkin soru, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren ve HAGB’de sanık rızası şartını kaldıran düzenlemenin bu dosyaya uygulanıp uygulanmayacağıdır. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, itirazı incelediğinde esasa girmemiştir. Daire, 26.02.2026 tarihli kararıyla itirazın CMK 308/1’de yazılı bir aylık süreden sonra yapıldığını belirtmiş ve dosyayı Yargıtay Birinci Başkanlığına göndermiştir.

Ceza Genel Kurulu, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca önce bu ön sorunu ele almıştır. Çünkü itiraz süresinde değilse esasa ilişkin uyuşmazlığın tartışılmasına gerek kalmayacaktır. Genel Kurul, ön sorunda itirazın süresinde olduğu sonucuna ulaştığından, esasa ilişkin uyuşmazlığı değerlendirmemiş, dosyayı bu konuda karar vermesi için Özel Daireye geri göndermiştir. Dolayısıyla bu karar, HAGB’deki rıza şartının geçmişe uygulanması konusunda bir yön göstermemektedir; yalnızca itiraz süresinin başlangıcına ilişkin bir ilke ortaya koymaktadır.

⚖️ Ceza Genel Kurulunun kararı

Genel Kurul, Başsavcılığın itiraz yetkisinin CMK’da olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlendiğini hatırlatmış ve karar tarihindeki CMK 308/1 hükmünü aktarmıştır. Buna göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ceza dairelerinin kararlarına karşı ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; sanığın lehine itirazda ise süre aranmaz.

Kararın tespitleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Aleyhe itiraz için öngörülen bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir; süresinden sonra yapılan itirazın reddi gerekir.
  • Sürenin, Özel Daire ilamının Başsavcılığa “verildiği” tarihte başladığı konusunda tereddüt yoktur; ancak ilamın hangi aşamada verilmiş sayılacağı kanunda düzenlenmemiştir.
  • CMK 38/A, güvenli elektronik imzalı belgelerin elektronik ortamda gönderileceğini ve elektronik işlemlerde sürenin gün sonunda biteceğini düzenlemekle birlikte, belgenin hangi anda “gönderilmiş/alınmış” sayılacağını açıklığa kavuşturmamıştır.
  • Yargıtay’da UYAP uygulamalarına ilişkin bir yönetmelik çıkarılmamıştır.
  • Aleyhe itiraz için bir aylık süre, Özel Daire ilamının UYAP ortamında Başsavcılığa geldiği ve dosya içeriğine erişimi mümkün kılan fiziki dosya barkodlarının da okutulduğu tarihte başlar.

Somut olayda ilam, dosya gönderme formuyla UYAP üzerinden 25.12.2024’te gönderilmiş ve aynı gün Başsavcılığın “daireden dönen” ekranına düşmüştür. Fiziki dosyadaki barkodlar 20.01.2025’te okutularak dosya teslim alınmıştır. İtiraz 01.02.2025’te yapılmıştır. Genel Kurul, sürenin 20.01.2025’te başladığını kabul ederek itirazın süresinde olduğuna karar vermiştir.

Sonuç olarak Ceza Genel Kurulu, Özel Dairenin itirazın süresinden sonra yapıldığına dair kararını kaldırmış ve dosyanın işin esasının incelenmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine oy birliğiyle karar vermiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E.2026/276, K.2026/479 sayılı ve 16.09.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🖥️ UYAP ve fiziki dosya: İkili sistemin sorunu

Kararın en dikkat çekici bölümü, Yargıtay’daki işleyişin ayrıntılı tarifidir. Genel Kurula göre temyiz dosyaları hem UYAP üzerinden hem de fiziken Başsavcılığa gönderilmekte, Başsavcılık barkodlama ve tebliğname işlemlerinden sonra dosyaları aynı usulle Özel Dairelere sevk etmektedir. Özel Daireler ise elektronik imzalı ilamları bir liste hâlinde UYAP’ta Başsavcılığın ekranına gönderirken, fiziki dosyaları da ayrıca iade etmektedir.

Karar, bu iki akışın kural olarak eş zamanlı yürüdüğünü, ancak çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle senkronizasyonda sorunlar yaşanabildiğini açıkça kabul etmektedir. Başsavcılık ekrana düşen ilamı görebilse de fiziki dosya gelip barkodu okutulmadan ilamın dayanağı olan dosya içeriğine ulaşamamaktadır.

Genel Kurul bu noktada sürenin amacına dikkat çekmiştir. Başsavcılığın itiraz yetkisi; maddi gerçeğe makul sürede erişilmesi, somut olay adaletinin sağlanması, hukuk güvenliği ile içtihat birliğinin güçlendirilmesi gibi işlevlere hizmet eder. Dosya içeriğine erişilemeyen bir dönemde sürenin işlemeye başladığını kabul etmek, bu işlevlerin etkin biçimde kullanılmasını engelleyebilecektir. Kararın gerekçesinde ayrıca Ceza Genel Kurulunun 26.06.2024 tarihli ve 272-204 sayılı önceki kararına atıf yapılmıştır.

CMK 308 kapsamındaki itiraz yolunun farklı bir görünümü için onama sonrası bozma ve CMK 308 itirazı yazısına, HAGB ile kanun yolu ilişkisine dair bir başka Genel Kurul kararı için ise HAGB açıklanınca temyiz yolu yazısına bakılabilir.

🆕 7589 sayılı Kanun ile CMK 308’deki değişiklik

Ceza Genel Kurulu kararında CMK 308’in “karar tarihinde” şu şekilde olduğu ifadesini kullanmıştır. Bu ifade önemlidir; çünkü madde, kararın verilmesinden önce değiştirilmiştir. 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘un 17. maddesiyle CMK 308/1 yeniden düzenlenmiş ve maddeye 4. fıkra eklenmiştir.

Mevzuat bilgi sistemindeki güncel metne göre değişikliğin başlıca unsurları şunlardır:

  • Sürenin başlangıcı: İtiraz süresi artık “ilamın kendisine verildiği” tarihten değil, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren işlemektedir.
  • Sürenin uzunluğu: Bir aylık süre üç aya çıkarılmıştır.
  • Kapsam: Yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere ceza dairelerinin tüm kararları itiraz kapsamına alınmıştır.
  • İstem sahipleri (yeni 4. fıkra): İstem; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.
  • Lehe itiraz: Sanık lehine itirazda süre aranmaması kuralı korunmuştur.

Yeni metindeki “dosyanın teslim edildiği tarih” ölçütü, Ceza Genel Kurulunun bu kararda vardığı sonuçla aynı yönde görünmektedir: Belirleyici olan, ilamın ekrana düşmesi değil, dosyanın Başsavcılığa fiilen ulaşmasıdır. Bununla birlikte Genel Kurul kararını değişiklikten önceki metne göre vermiştir. Yeni düzenlemenin derdest dosyalara nasıl uygulanacağı ve “teslim” anının UYAP ortamında nasıl belirleneceği, kararda ele alınmış bir konu değildir.

🧭 Uygulama bakımından notlar

Karar, ceza yargılamasında süre hesabının yalnızca takvim üzerinden değil, belgelerin hangi kanaldan ve hangi aşamada ulaştığına göre de yapıldığını göstermektedir. Kararın ortaya koyduğu bazı tespitler şöyle sıralanabilir:

  • UYAP kayıtları belirleyicidir: Genel Kurul sonuca, “yapılan UYAP sorgulamasından” anlaşılan gönderim ve barkod okutma tarihlerine dayanarak ulaşmıştır.
  • Ekrana düşmek yetmeyebilir: Karara göre ilamın Başsavcılık ekranına düşmesi, dosya içeriğine erişim sağlanmadıkça sürenin başlaması için yeterli görülmemiştir.
  • Ön sorun esası bekletir: Süre tartışması çözülmeden HAGB’deki rıza şartına ilişkin esas uyuşmazlık incelenmemiştir; dosya Özel Daireye geri gönderilmiştir.
  • Sanık yönünden sonuç: Aleyhe itirazın süresinde sayılması, Özel Dairenin sanık lehine bozma kararının itiraz kapsamında yeniden incelenmesine yol açmıştır. Nihai sonuç Özel Dairenin değerlendirmesine bağlıdır.

Bu yönüyle karar, aynı dönemde UYAP ve fiziki dosya akışının birlikte yürüdüğü dosyalarda süre itirazlarının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir Genel Kurul görüşü niteliğindedir.

❓ Sık sorulan sorular

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hangi kararlara itiraz edebilir?

CMK 308, Başsavcılığa Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisi tanır. 7589 sayılı Kanun’la değiştirilen güncel metne göre yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları bu kapsamın dışındadır. İtiraz re’sen veya istem üzerine yapılabilir.

Sanık lehine yapılan itirazda süre var mı?

Hem karar tarihindeki hem de güncel CMK 308/1 metnine göre sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Bu kararda tartışılan süre, sanık aleyhine yapılan itiraza ilişkindir.

Bu kararda itiraz süresi hangi tarihten başlatıldı?

Ceza Genel Kurulu, sürenin ilamın UYAP’ta Başsavcılığa gönderildiği 25.12.2024’ten değil, fiziki dosyadaki barkodların okutulduğu 20.01.2025’ten başladığını kabul etmiştir. Bu nedenle 01.02.2025’te yapılan itiraz süresinde sayılmıştır.

Karar, HAGB'de sanığın rızası şartı hakkında ne söylüyor?

Bu konuda bir değerlendirme içermemektedir. Genel Kurul, ön sorunda itirazı süresinde bulduğu için esasa ilişkin uyuşmazlığı incelememiş ve dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine geri göndermiştir. 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin bu dosyaya etkisi Özel Dairece değerlendirilecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer karar incelemelerine ise Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Sanığın kimliği kaynakta anonimdir. Karar, itiraz süresine ilişkin ön sorunu çözmüş olup esasa ilişkin bir hüküm içermemektedir. 7589 sayılı Kanun’a ilişkin açıklamalar mevzuat bilgi sistemindeki güncel metne dayanır ve bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu