HAGB Kararına Doğrudan Temyiz – Yargıtay CGK 2026/478

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), ceza muhakemesinde en çok değişikliğe uğrayan kurumlardan biridir. Kanun yolu sorusu ise bu değişikliklerin merkezinde yer alır: HAGB kararı yıllarca yalnızca itiraz yoluyla denetlenebildi, Anayasa Mahkemesinin iki iptal kararından sonra 7499 sayılı Kanun’la istinaf ve temyiz sistemine dahil edildi. Yeni düzende cevaplanması gereken soru şudur: Ceza miktarı bakımından normalde temyiz edilemeyen bir karar, suçun türü nedeniyle temyize açık hâle geliyorsa, bu kural HAGB kararları için de geçerli midir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.09.2026 tarihli ve E.2026/81, K.2026/478 sayılı kararıyla bu soruya olumlu cevap vermiştir. Genel Kurul, CMK m.286/3’te sayılan suçlardan birine ilişkin HAGB kararını onaylayan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilebilir olduğunu belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy birliğiyle kabul etmiş, Özel Dairenin “temyizi mümkün değil” gerekçeli incelenmeksizin iade kararını kaldırmıştır.
📜 HAGB’nin kanun yolu serüveni
Karar, uyuşmazlığı çözmeden önce kurumun yasal gelişimini ayrıntılı biçimde özetlemektedir. Bu özet, bugünkü kuralın neden bu şekilde okunması gerektiğini anlamak için önemlidir:
- Başlangıç: HAGB, hukukumuza ilk kez çocuklar bakımından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesiyle girmiş, 5560 sayılı Kanun’la 19.12.2006 tarihinde CMK m.231’e eklenmiştir. CMK m.231/12’ye göre HAGB kararına yalnızca itiraz edilebiliyordu.
- Birinci iptal: Anayasa Mahkemesi 20.07.2022 tarihli ve 121-88 sayılı kararıyla, itiraz yolunun belirli ve etkili bir denetim imkânı sunmadığı gerekçesiyle bu düzenlemeyi Anayasa’nın 40. maddesine aykırı bularak yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal etmiştir.
- 7445 sayılı Kanun: 05.04.2023 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, itiraz merciine karar ve hükmü usul ve esas yönünden inceleme yetkisi vermiştir.
- İkinci iptal: Anayasa Mahkemesi 01.06.2023 tarihli ve 120-107 sayılı kararıyla m.231/5’in birinci cümlesini iptal etmiş, uygulanma imkânı kalmayan diğer fıkraları da yayımından bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere iptal etmiştir.
- 7499 sayılı Kanun: 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren 15. madde ile m.231/12 yeniden düzenlenmiş; HAGB kararına karşı istinaf yolu açılmış ve bölge adliye mahkemesi kararları hakkında m.286 hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. CMK geçici 6/2-a uyarınca bu değişiklik 01.06.2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarına uygulanır.
Genel Kurul bu gelişimin sonucunu tek cümleyle ifade etmiştir: HAGB kararı, kanun yolu bakımından diğer mahkûmiyet hükümleriyle aynı statüye kavuşturulmuştur.
🗂️ Dosyada neler yaşandı?
Karar metnine göre süreç şöyle ilerlemiştir:
- 11.10.2024: Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı 2911 sayılı Kanun’un 33/son maddesi yollamasıyla 32/1, TCK m.62/1 ve 53 uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırmış ve CMK m.231/5 uyarınca hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır (159-286 sayılı karar).
- 12.12.2024: Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, başvurunun düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir (788-433 sayılı karar).
- 28.05.2025: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, temyizi mümkün olmadığından bahisle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir (1883-16019 sayılı karar).
- 19.11.2025: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmiştir.
- 25.12.2025: Özel Daire itiraz nedenlerini yerinde görmeyerek dosyayı Yargıtay Birinci Başkanlığına göndermiştir.
- 16.09.2026: Ceza Genel Kurulu itirazı kabul etmiştir.
Burada dikkat çeken ayrıntı, HAGB kararının 11.10.2024 tarihli olmasıdır. Karar 01.06.2024 sonrasında verildiği için 7499 sayılı Kanun’un getirdiği yeni kanun yolu rejimi dosyaya doğrudan uygulanmıştır.
⚖️ Özel Daire ile Başsavcılık arasındaki fark
Özel Dairenin yaklaşımı, CMK m.286/2-a’ya dayanmaktadır. Bu bende göre ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Dosyadaki ceza 10 ay olduğundan, Özel Daire bu sınırın altında kalan kararın temyize kapalı olduğunu kabul etmiştir.
Başsavcılık ise farklı bir hükme dikkat çekmiştir. 7188 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle CMK m.286’ya eklenen ve 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren üçüncü fıkra, ikinci fıkrada temyiz edilemez sayılan kararlar kapsamında olsa bile bazı suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilebileceğini öngörür. Bu listenin (c) bendinde Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 28/1, 31 ve 32. maddelerindeki suçlar yer almaktadır. Başsavcılığa göre HAGB kararı açısından da kanun yolu temyizdir ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerekir.
Uyuşmazlık, Genel Kurulun ifadesiyle, m.286/3’teki düzenleme gereğince temyize tabi hâle gelen suç bakımından verilen HAGB kararının temyiz yoluna tabi olup olmadığına ilişkindir.
🏛️ Genel Kurulun değerlendirmesi
Genel Kurul önce kuralı netleştirmiştir: m.286/2-a kapsamındaki kararlar, normun açık ifadesi, gerekçesi ve amacı gereği temyiz edilemez ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur; yeter ki suç, üçüncü fıkrada sayılan suçlardan olmasın. Üçüncü fıkrada tahdidi olarak sayılan suçlarda ise ilk derece mahkemesinin takdir ettiği ceza süresinin kararın temyiz kabiliyeti yönünden hiçbir önemi yoktur.
Ardından 7499 sayılı Kanun’un gerekçesine başvurulmuştur. Gerekçeye göre bölge adliye mahkemesi tarafından verilen HAGB kararları bakımından temyiz edilebilirlik değerlendirmesi m.286’ya göre yapılacak; temyiz edilemez nitelikteki hükümlere ilişkin HAGB kararları temyiz edilemeyecek, temyiz edilebilir nitelikteki hükümlere ilişkin HAGB kararları ise ilgililer tarafından temyiz edilebilecektir.
Bu iki tespit bir araya getirildiğinde sonuç açıktır. 2911 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenen suçun m.286/3-c’de sayılan suçlardan olduğunda tereddüt bulunmadığından, bu suça ilişkin HAGB kararını onaylayan bölge adliye mahkemesi kararı, CMK m.231/12’nin ikinci cümlesi delaletiyle m.286/3-c gereğince temyiz edilebilir. Genel Kurul bu nedenle:
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,
- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin incelenmeksizin iade kararının, 2911 sayılı Kanun’un 32/1. maddesindeki suça ilişkin kısmıyla kaldırılmasına,
- Sanık müdafiinin temyiz talebinin değerlendirilmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine
oy birliğiyle karar vermiştir. Karar, esasa ilişkin bir değerlendirme içermemektedir; suçun oluşup oluşmadığı sorusu Özel Dairenin yapacağı temyiz incelemesine bırakılmıştır.
🔎 Kararın uygulamaya yansıması
Karar, 7499 sayılı Kanun sonrasında HAGB kararlarının kanun yolu denetimini m.286’nın tamamıyla, yani hem ikinci hem üçüncü fıkrasıyla birlikte okumaktadır. Bu okuma birkaç sonuç doğurur:
- Suçun niteliği belirleyicidir: m.286/3’te sayılan suçlarda (örneğin TCK m.125/3 hakaret, m.213-217/A, m.299-301, m.314, Terörle Mücadele Kanunu’nun bazı hükümleri ve 2911 sayılı Kanun’un 28/1, 31 ve 32. maddeleri) ceza miktarı ne olursa olsun bölge adliye mahkemesi kararı temyize açıktır.
- HAGB istisna değildir: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması, kararın temyiz kabiliyetini ortadan kaldırmaz; temyiz edilebilir nitelikteki bir hükme ilişkin HAGB kararı da temyiz edilebilir.
- Tarih önemlidir: Yeni rejim, geçici 6/2-a uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarına uygulanır.
Ceza Genel Kurulunun HAGB’ye ilişkin bir başka güncel kararı farklı bir durumu ele almıştır: denetim süresinde yeni suç işlenmesi üzerine açıklanan hükümde temyiz yolu. Bu karar için HAGB açıklanınca temyiz yolu yazısına bakılabilir. Orada temyiz filtresi ceza miktarı ve suçun üst sınırı üzerinden işletilmiş, burada ise suçun m.286/3 listesinde yer alması belirleyici olmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilebilirliğine ilişkin farklı bir örnek için BAM bozma kararının temyiz edilemezliği yazısı da incelenebilir.
💬 Merak edilenler
10 aylık hapis cezası normalde temyiz edilemez mi?
HAGB kararına karşı hangi kanun yolu açık?
Bu kural 01.06.2024'ten önce verilen HAGB kararlarına uygulanır mı?
Genel Kurul sanık hakkında esastan bir karar verdi mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Sanığın kimliği kaynakta anonimdir. Karar, temyiz yolunun açık olup olmadığına ilişkin bir usul kararıdır; Özel Dairenin yapacağı temyiz incelemesinin sonucu bilinmemektedir. Kanun yolu kuralları suçun niteliğine, ceza miktarına ve kararın tarihine göre değişebileceğinden farklı dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



