Dayanağı İptal Edilen SPK Cezası – Danıştay 13. D 2023/4955

İdari para cezaları çoğu zaman tek bir işlemden doğmaz; önce bir yükümlülük getiren karar alınır, o karara uyulmadığında ceza gelir. Peki yükümlülüğü doğuran karar sonradan yargı kararıyla iptal edilirse, ona uymamak nedeniyle verilen ceza ayakta kalabilir mi? Sermaye Piyasası Kurulu’nun bir yabancı holdinge, satın aldığı payların ardından diğer ortaklara çağrıda bulunmadığı gerekçesiyle verdiği ceza, tam olarak bu soruyu yargının önüne taşımıştır. Kurul’a göre ihlal, kararın yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşmiştir ve sonradan gelen iptal bunu silmez. Yargı mercileri ise farklı düşünmüştür.
Danıştay Onüçüncü Dairesi, 21.11.2023 tarihli ve E.2018/1675, K.2023/4955 sayılı kararıyla, çağrı yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirkete verilen 123.278,00 TL idari para cezasını, dayanağı olan Kurul kararının yargı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle iptal eden idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır. Karar kesin olarak verilmiştir.
🔗 Birbirine bağlı işlemler zinciri
Uyuşmazlığı anlamak için birbirini izleyen işlemleri sırasıyla görmek gerekir. Karar metnine göre olaylar şu şekilde gelişmiştir:
| 1. Pay devri | Davacı holding, bir sanayi ve ticaret anonim şirketinin sermayesinin %49,40’ını temsil eden payları satın aldı. |
| 2. Pay sahibinin başvurusu | Şirketin bir pay sahibi, çağrı yükümlülüğü doğduğunu ileri sürerek Kurul’a başvurdu; başvuru reddedildi. |
| 3. Dava ve yürütmeyi durdurma | Pay sahibi ret kararı ile Seri:IV, No:44 sayılı Tebliğ’in 5, 6 ve 18. maddelerinin iptalini istedi; Danıştay 13. Dairesi E.2011/1015 sayılı dosyada 18.07.2011’de yürütmeyi durdurdu. |
| 4. Uygulama işlemi | Kurul, Tebliğ’in 5. maddesini değiştirdi ve 28/812 sayılı kararla holdingden diğer ortakların payları için çağrıda bulunmasını istedi. |
| 5. Ceza | Holding çağrıda bulunmadığı için 123.278,00 TL idari para cezası verildi. |
Bu zincirde ceza, doğrudan kanundan değil, holdinge özel olarak yöneltilen çağrı yükümlülüğü kararından doğmaktadır. Uyuşmazlığın kaderini de bu bağ belirlemiştir.
⏸️ Yürütmeyi durdurma ve kaldırılması
Kurul’un holdinge çağrı yükümlülüğü yüklemesinin tek nedeni, Danıştay 13. Dairesinin 18.07.2011 tarihli yürütmeyi durdurma kararıdır. Bu karar, Kurul’un ret işlemini ve Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının bir kısmını kapsıyordu. İdare, yargı kararlarını uygulamakla yükümlü olduğundan Kurul bu kararın gereğini yerine getirmek amacıyla işlem tesis etmiştir.
Ancak bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 02.02.2012 tarihli ve 2011/592 YD İtiraz numaralı kararıyla yürütmeyi durdurma kararını kaldırmıştır. Böylece Kurul’un çağrı yükümlülüğü getiren kararının dayandığı yargı kararı ortadan kalkmıştır.
Holding, çağrı yükümlülüğü getiren Kurul kararına karşı ayrıca dava açmıştır. İdare mahkemesi bu davada, yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasıyla işlemin sebep ve dayanağının ortadan kalktığını, hukuki dayanaktan yoksun kalan işlemde hukuka uygunluk bulunmadığını belirterek Kurul kararını iptal etmiştir.
📄 İdare mahkemesi: Dayanaktan yoksun ceza
Cezanın iptali istemiyle açılan davaya bakan idare mahkemesi, yukarıdaki süreci ayrıntılı biçimde aktarmıştır. Mahkemeye göre çağrı yükümlülüğü getiren Kurul kararı yargı kararıyla iptal edilmiş olduğundan, bu karara uyulmaması gerekçesiyle verilen ceza da dayanaktan yoksun hâle gelmiştir. Mahkeme bu nedenle dava konusu Kurul kararını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.
Kurul’un istinaf başvurusunu inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, ilk derece kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirmediğini belirterek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.
🛡️ Kurul’un temyiz itirazı
Kurul, temyiz aşamasında iki temel argüman ileri sürmüştür:
- Tesis anındaki hukuka uygunluk: Dava konusu Kurul kararı, Danıştay kararını uygulama amacıyla alınmıştır ve tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka uygundur.
- Sonradan ortadan kalkma ihlali silmez: İdari para cezasına neden olan ve davacının ihlal ettiği düzenlemenin mahkeme kararıyla sonradan kaldırılması, düzenlemenin yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştirilen hukuka aykırı fiilleri bu kapsamdan çıkarmaz.
Davacı holding ise bölge idare mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığını savunmuş, tetkik hâkimi de temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşünü bildirmiştir.
⚖️ Danıştay: Bağlı davaların sonuçları
Danıştay 13. Dairesi, değerlendirmesini doğrudan bağlantılı iki davanın kesin sonuçlarına dayandırmıştır:
- Pay sahibinin davası: Kurul’un ret kararı ile Tebliğ’in 5, 6 ve 18. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Daire’nin davanın reddine ilişkin kararı, temyiz üzerine Danıştay İDDK’nın 27.12.2018 tarihli, E.2017/433, K.2018/6130 sayılı kararıyla onanmıştır. Yani yürütmeyi durdurma ile başlayan süreç, sonunda davanın reddiyle bitmiştir.
- Çağrı yükümlülüğü kararının iptali: Holdingden diğer ortakların paylarına çağrıda bulunmasını isteyen Kurul kararını iptal eden idare mahkemesi kararı, Daire’nin 24.04.2019 tarihli, E.2013/504, K.2019/1338 sayılı kararıyla onanmıştır.
Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının ancak İYUK m.49’da sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, Kurul’un ileri sürdüğü nedenlerin bozmayı gerektirmediğini belirterek temyiz istemini reddetmiş ve kararı onamıştır. Temyiz giderleri Kurul üzerinde bırakılmış, karar kesin olarak verilmiştir.
Daire, Kurul’un “tesis anında hukuka uygundu” savunmasını ayrıca tartışmamıştır. Ancak onadığı ilk derece gerekçesinden açıkça anlaşılan sonuç şudur: Ceza, yalnızca bir Kurul kararına uyulmamasına dayanıyorsa ve o Kurul kararı yargı kararıyla iptal edilmişse, iptalin geriye etkili sonucu cezayı da dayanaksız bırakmaktadır. İptal kararıyla işlem, kural olarak tesis edildiği tarihten itibaren hukuk düzeninden kalkar; ortada uyulması gereken geçerli bir yükümlülük kalmaz.
🧭 Benzer kavramlardan ayrım
Bu karar, ilk bakışta benzer görünen başka tartışmalarla karıştırılmamalıdır:
- İptal ile yürürlükten kaldırma farklıdır: Bir düzenlemenin idare tarafından ileriye dönük olarak kaldırılması, kural olarak geçmişteki ihlali ortadan kaldırmaz; bu durumda lehe düzenleme tartışması gündeme gelir. Bu dosyada ise yükümlülük getiren işlem yargı kararıyla iptal edilmiştir. Kaldırılan bir yükümlülük nedeniyle verilen SPK cezası tartışması için kaldırılan yükümlülüğe SPK cezası yazısı incelenebilir.
- Uygulama işlemi, dayandığı yargı kararına bağlıdır: Kurul’un işlemi bağımsız bir takdirin ürünü değil, bir yürütmeyi durdurma kararının uygulamasıdır. Ara karar kaldırılınca uygulama işleminin sebebi de düşmüştür.
- Esas dava da aynı yönde sonuçlanmıştır: Pay sahibinin açtığı davanın sonunda reddedilmesi ve İDDK’ca onanması, çağrı yükümlülüğünün yargısal temelinin kalıcı olarak ortadan kalktığını göstermiştir.
Yargı kararlarının uygulanması ve sonradan değişen yargısal durumun idari işlemlere etkisi bakımından anayasal bir bakış için süresi biten yetki ve iptal kararı yazısına da bakılabilir.
📘 Pay alım teklifi bugün nasıl düzenleniyor?
Uyuşmazlık, eski Seri:IV, No:44 sayılı Çağrı Yoluyla Ortaklık Paylarının Toplanmasına İlişkin Esaslar Tebliği dönemine aittir ve karar metninde cezanın dayandığı kanun maddesi ayrıca belirtilmemiştir. Bugün aynı konu 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda pay alım teklifi adıyla düzenlenmektedir.
SPKn m.26/1’e göre halka açık ortaklıklarda yönetim kontrolünü sağlayan payların veya oy haklarının iktisabı hâlinde, diğer ortakların paylarını satın almak üzere teklif yapılması zorunludur. m.26/2, oy haklarının yüzde ellisinden fazlasına tek başına veya birlikte hareket edilen kişilerle sahip olunmasını ya da yönetim kurulu üyelerinin salt çoğunluğunu seçme imtiyazını yönetim kontrolü olarak kabul eder. m.26/6 ise zorunluluk süresinde yerine getirilmezse oy haklarının kendiliğinden donacağını öngörür. Yaptırım yönünden SPKn m.103/3, ek süre dâhil pay alım teklifi zorunluluğunu yerine getirmeyenlere, teklife konu payların toplam bedeline kadar idari para cezası verilmesini düzenler.
Pay alım teklifi zorunluluğunun farklı bir yönü, yani elde tutma şartı için pay alım teklifinde elde tutma yazısı incelenebilir.
❓ Sorular ve cevaplar
Ceza neden iptal edildi; holding çağrıda bulunmamış değil miydi?
Kurul'un 'işlem tesis edildiği tarihte hukuka uygundu' savunması neden sonuç vermedi?
Yürütmeyi durdurma kararını uygulamak için alınan işlemler, karar kaldırılınca ne olur?
Bu karar bugün yürürlükteki pay alım teklifi kuralları için ne ifade eder?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, sermaye piyasası ve idari yaptırım alanındaki diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan temyiz kararından ve kararda özetlenen idare mahkemesi ile bölge idare mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Kaynakta taraf, vekil ve tetkik hâkimi kimlikleri anonimdir. Karar, kendi dosyasının olgularına ve bağlantılı davaların kesinleşen sonuçlarına dayanır; yürürlükteki pay alım teklifi düzenlemesine ilişkin açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç, yükümlülüğün kaynağına ve bağlı işlemlerin yargısal akıbetine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.
Bu dosyaları kim yürütüyor?

Forex ve kripto mağduriyetlerinde uzmanlaşmış avukat kadrosu — Kadıköy, İstanbul
Savun Hukuk, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı forex dolandırıcılığı dosyalarını ceza ve icra ayağıyla birlikte yürütür. Avukatlarımızın sicil kayıtlarını İstanbul Barosu levhasından doğrulayabilirsiniz.

Av. Veli Savun
İstanbul Barosu · Sicil 75235
Kurucu avukat · Arabulucu (Sicil 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex/kripto ceza ve alacak davaları, bilişim, icra, aile hukuku.

Av. Eda Pekacar
İstanbul Barosu · Sicil 84975
FSM Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, icra-iflas, ceza ve tazminat davaları.

Av. Almina Usta
İstanbul Barosu · Sicil 67207
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, ceza, sözleşmeler ve ticaret hukuku · Türkçe / İngilizce.
Görüşmeler randevu ile yapılır. Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Yararlı bağlantılar
Doğrulamak için resmi kaynaklar





















Tüm soru ve cevaplar →