Dövizli Kira Takibinde Tazminat – Yargıtay 12. HD 2026/2784

İcra mahkemesinde kaybeden alacaklı için kararın gerekçesi, çoğu zaman hüküm fıkrası kadar önemlidir. Bir kiraya veren, yabancı para cinsinden kararlaştırılan aylık kiraları Türk lirasına çevirerek adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin haciz yoluyla takip başlatıyor; borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istiyor. İlk derece mahkemesi “kira borcu yok” diyerek talebi reddediyor ve alacaklıyı yüzde yirmi tazminata mahkûm ediyor. Bölge adliye mahkemesi aynı sonucu bu kez “aylık kira bedeli belgelerle ispat edilemedi” diyerek koruyor. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ise iki ayrı noktada bozma yoluna gidiyor: Gerekçeyi değiştiren istinaf dairesi başvuruyu esastan reddedemez; esasa girilmeden verilen ret kararında da alacaklı aleyhine tazminat hükmedilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihli ve E.2026/420, K.2026/2784 sayılı kararıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesinin 31.10.2025 tarihli, E.2025/518, K.2025/585 sayılı kararını İİK 364/2 göndermesiyle HMK 373/2 uyarınca bozmuş, dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
💱 Dövizli kira ve örnek 13 takibi
Karar metnine göre alacaklı kiraya veren, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin haciz yoluyla takip başlatmıştır. Takibe dayanak kira sözleşmesinde kira bedelinin aylık dönemler hâlinde yabancı para cinsinden ödeneceği kararlaştırılmıştır. Alacaklı ise takipte yabancı para tutarını, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a atıfla Türk lirasına çevirerek talep etmiştir.
Borçlu kiracı takibe itiraz etmiştir. Bunun üzerine alacaklı icra mahkemesine başvurarak hem itirazın kaldırılmasını hem de kiracının takip konusu taşınmazdan tahliyesini istemiştir. Bu yol, kira alacağının ve tahliyenin genel mahkemede açılacak bir dava yerine icra mahkemesinin belgelere dayalı, sınırlı incelemesiyle sonuçlandırılmasını amaçlar.
Karar metninde kira tutarı, döviz cinsi veya takip miktarı yer almamaktadır; bu nedenle yazıda da rakam verilmemiştir.
🏛️ İlk derece: borç yok, tazminat var
İlk derece mahkemesi, takip ve dava tarihi itibarıyla kira ve işlemiş faiz borcu bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun temerrüde de düşmediğini kabul etmiştir. Bu gerekçeyle:
- İtirazın kaldırılması talebini reddetmiş,
- Tahliye talebini reddetmiş,
- Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında tazminatın alacaklıdan tahsiliyle borçluya verilmesine hükmetmiştir.
Bu gerekçe, alacağın yokluğuna ilişkindir; yani mahkeme işin esasına girmiş ve borç bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Tazminat hükmü de bu esasa ilişkin ret gerekçesine bağlanmıştır.
🔁 İstinaf: başka gerekçe, aynı sonuç
Alacaklının istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 64. Hukuk Dairesi farklı bir yoldan ilerlemiştir. Daireye göre:
- Sözleşmede kira alacağı aylık dönemler hâlinde yabancı para olarak kararlaştırılmış, alacaklı bunu Türk lirasına çevirerek istemiştir.
- Aylık kira bedeli, İİK 68. madde kapsamında belgelerle ispat edilememiştir.
- 12.09.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan, 32 Sayılı Kararda değişiklik yapan Cumhurbaşkanı Kararı ile 06.10.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ değişikliği karşısında, yabancı para alacağının Türk lirasına çevrilmesine ilişkin icra mahkemesinde inceleme yapılamaz.
- Borçlunun aylık kira bedeline ilişkin bir kabulü de yoktur; bu nedenle aylık kira bedelinin İİK 269 vd. maddeleri kapsamında belirlenmesi mümkün değildir.
Bu değerlendirmenin ardından istinaf dairesi, ilk derece kararını kaldırmak yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Böylece ilk derecenin hüküm fıkrası, yüzde yirmi tazminat dâhil olduğu gibi ayakta kalmıştır.
⚖️ Birinci bozma nedeni: istinafın yetki sınırı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi önce istinaf incelemesinin nasıl yapılacağına ilişkin usulün HMK’da emredici biçimde düzenlendiğini hatırlatmıştır. Daire’nin kurduğu mantık şöyledir:
- HMK 353/1-b-2’ye göre yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse ya da kararın gerekçesinde hata varsa, bölge adliye mahkemesi bunu düzelterek yeniden esas hakkında karar verir.
- HMK 359/2, hüküm sonucunun infaza esas alınabilecek şekilde açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde kurulmasını ister. Bölge adliye mahkemesi ilk derecenin hatasını bu maddeye uygun yeni bir hükümle düzeltmek zorundadır.
- HMK 370/2, 3 ve 4. fıkralarda Yargıtay’a tanınan “düzelterek onama” yetkisi bölge adliye mahkemelerine tanınmamıştır.
Somut olayda istinaf dairesi, ilk derecenin “borç yok, temerrüt yok” gerekçesini bırakıp “aylık kira bedeli icra mahkemesinde belirlenemez” gerekçesini benimsemiştir. Yargıtay’a göre bu, esasa ilişkin inceleme sonucunda gerekçenin değiştirilmesidir. O hâlde ilk derece kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirdi; esastan ret kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Uygulamada “sonuç doğru, gerekçe farklı” diyerek esastan ret kararı verilmesi pratik görünebilir. Ancak karar, gerekçenin değişmesinin hüküm fıkrasının içeriğini de etkileyebildiğini göstermektedir. Bu dosyada bu etki, doğrudan tazminat hükmünde ortaya çıkmıştır.
💸 İkinci bozma nedeni: yüzde yirmi tazminat
Yargıtay, “kabule göre de” başlığıyla ikinci bir bozma nedeni eklemiştir. İİK 269/d delaletiyle uygulanan İİK 68’in son fıkrasının ilk cümlesine göre itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
Daire’ye göre istinaf dairesinin gerekçesi, alacağın varlığını ya da yokluğunu tespit etmemektedir. Aylık kira bedelinin icra mahkemesinde belirlenemeyeceğinin kabulü, itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin olmayan nedenlerle reddi anlamına gelir. Bu durumda alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerekirdi.
Fark şu tabloda belirginleşir:
- İlk derece gerekçesi: Borç yoktur, temerrüt yoktur. Esasa ilişkin ret; tazminat koşulu tartışılabilir.
- İstinaf gerekçesi: Aylık kira bedeli icra mahkemesinin sınırlı incelemesinde belirlenemez. Esasa ilişkin olmayan ret; tazminat koşulu oluşmaz.
Gerekçesini değiştirip hüküm fıkrasını olduğu gibi bırakan istinaf kararı, kendi gerekçesiyle bağdaşmayan bir tazminat hükmünü de onaylamış olmaktadır. Yargıtay’ın iki bozma nedeni bu noktada birleşir.
📚 Karardaki hükümler
- HMK m.353/1-b-2: Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.
- HMK m.370/2-4: Yargıtay, kanunun olaya uygulanmasındaki hatayı ve yazı, hesap gibi açık yanlışlıkları düzelterek onayabilir; karar usule ve kanuna uygun olup gerekçe doğru bulunmazsa gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır.
- HMK m.373/2: Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca bozulursa dosya, kararı veren veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.
- İİK m.68 son fıkra: İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
Sitede daha önce ele alınan kira indirim protokolünün ispatı kararı da kira takibinde icra mahkemesinin belgeye dayalı sınırlı incelemesini konu alıyordu. Yabancı para cinsinden kiranın farklı bir usul sorunu için dövizli kira davasında harç kuru yazısına bakılabilir. Bu kararın ayırt edici yanı, istinaf dairesinin gerekçe değiştirme biçimi ile tazminatın esasa ilişkin ret şartına bağlanmasıdır.
🧭 Bozmadan sonra ne olacak?
Bozma HMK 373/2’ye dayandığından dosya ilk derece mahkemesine değil, bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir. Yargıtay, bozma nedenine göre alacaklının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Dolayısıyla dövizli kira alacağının Türk lirasına çevrilmesi, aylık kira bedelinin belgelerle ispatı veya borçlunun temerrüdü gibi konularda Yargıtay’ın nihai bir değerlendirmesi bu kararda yer almamaktadır.
Bozmaya uyulması hâlinde istinaf dairesinin, benimsediği gerekçeye uygun yeni bir hüküm kurması ve tazminat konusunu bu gerekçeyle uyumlu biçimde yeniden değerlendirmesi beklenir. Bozmaya uyulup uyulmayacağı ve yeni hükmün içeriği karar metninde yer almamaktadır.
❓ Merak edilenler
İstinaf dairesi ilk derecenin gerekçesini değiştirip esastan ret verebilir mi?
Bu kararda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, esasa ilişkin inceleme sonucunda gerekçeyi değiştiren bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp HMK 353/1-b-2 uyarınca yeniden esas hakkında karar vermesi gerektiğini belirtmiştir. Düzelterek onama yetkisi HMK 370’te Yargıtay’a tanınmıştır.
Talebi reddedilen alacaklı her durumda tazminat öder mi?
İİK 68 son fıkraya göre alacaklı aleyhine tazminat, itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle reddi hâlinde söz konusudur. Kararda, aylık kira bedelinin icra mahkemesinde belirlenemeyeceği gerekçesiyle verilen ret, alacağın varlığını veya yokluğunu tespit etmediği için esasa ilişkin olmayan ret sayılmıştır.
Yabancı para cinsinden kira icra mahkemesinde tahsil edilemez mi?
Yargıtay bu soruya bu kararda yanıt vermemiştir. İstinaf dairesinin 32 Sayılı Karar ve Tebliğ değişikliklerine dayanan görüşü karar metninde aktarılmış, ancak Yargıtay sair temyiz itirazlarını bozma nedeniyle incelememiştir. Bu konudaki değerlendirme, sözleşmenin tarihine ve içeriğine göre ayrıca yapılır.
Dosya neden ilk derece mahkemesine dönmedi?
Bozma, HMK 373/2 uyarınca yapılmıştır. Bu hüküm, bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar bozulduğunda dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesini öngörür. Yargıtay, istinaf dairesinin yeniden esas hakkında karar vermesi gerektiğini tespit ettiği için dosyayı oraya göndermiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde özetlenen ilk derece ve istinaf kararlarına dayanır; kira tutarı ve döviz cinsi karar metninde yer almamaktadır. Karar bozma niteliğinde olup bölge adliye mahkemesindeki yeniden inceleme sonucu karar metninde bulunmamaktadır. Sözleşme içeriği, takibin dayandığı belgeler ve ret gerekçesi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



