Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Emsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Sınırı Aşan Akaryakıt İstasyonu – Yargıtay 7. HD 2026/3425

Karayolu kenarındaki bir taşınmazın yalnızca bir bölümü kamulaştırılır; ancak sahada dikilen sınır levhası, taşınmazın tamamı kamulaştırılmış gibi konumlandırılır. Komşu parselde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu da bu boşluğa doğru genişler: giriş ve çıkış yolları, araç yıkama ünitesinin bulunduğu beton saha, açık otopark ve parke taşlı kaldırım, kamulaştırılmamış kalan özel mülkün üzerine taşar. Malik dava açtığında hem istasyon işleten şirket hem de idare aynı savunmaya sığınır: “Bu alanın kamuya ait olduğunu düşündük.” Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu savunmanın dinlenmediği bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 23.06.2026 tarihli ve E.2026/652, K.2026/3425 sayılı kararıyla, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemli asıl ve birleştirilen davalarda verilen bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle ve kesin olmak üzere onamıştır. Onanan gerekçenin özü şudur: Kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmayan davalıların iyiniyetli olduklarına ilişkin savunmaları dinlenebilir değildir; şirketten basiretli bir tacir gibi çap kayıtlarını zemine uygulatması, idareden ise kendi kamulaştırma işlemiyle tutarlı davranması beklenir.

Kısa özet: Davacı, taşınmazına akaryakıt istasyonu işleten şirket, şirketin yetkilisi ve bir kamu idaresi tarafından el atıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemiştir. İlk derece mahkemesi el atmanın önlenmesi taleplerini kabul etmiş, ecrimisili kısmen kabul etmiş; kal talebi hakkında ise “geri alındığından” karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, yargılama giderleri ve harçlar yönünden kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuş; el atma tespitinde ise davalıların itirazlarını yerinde bulmamıştır. Yargıtay kararı onamıştır.

🛣️ Kısmi kamulaştırma ve sahaya taşan istasyon

Uyuşmazlığa konu taşınmaz, bir karayolunun kenarında yer almaktadır. Karar metninden anlaşıldığına göre taşınmaz hakkında bir kamulaştırma işlemi yapılmış, ancak bu işlem taşınmazın tamamını değil yalnızca bir kısmını kapsamıştır. Bölge adliye mahkemesi, davalıların da savunduğu üzere kamulaştırma işleminin tamamlanmamış olduğunu tespit etmiştir.

Davalılardan biri, komşu parsellerde akaryakıt istasyonu işleten bir limited şirkettir. Şirketin yetkilisi de ayrıca davalı konumundadır. Dosyada dikkat çeken ayrıntılardan biri, şirket yetkilisinin dava konusu taşınmazdan ifraz edilmiş komşu bir parseli davacının miras bırakanından satın almış olmasıdır. Diğer davalı ise bir kamu idaresidir; karayolu kenarındaki refüjler ve yan yol bu idarenin yaptığı düzenlemelerle davacının taşınmazına taşmıştır.

Davacı, davalıların taşınmazını hiçbir hukuki dayanak olmaksızın kullandığını, yani fuzuli şagil olduklarını ileri sürmüş; asıl ve birleştirilen davalarla el atmanın önlenmesini, ecrimisil ödenmesini ve taşınmaz üzerindeki yapıların kal edilmesini (kaldırılmasını) talep etmiştir. Davalılar ise davaların reddini savunmuştur.

⚖️ Üç derecede dosyanın seyri

  • İlk derece mahkemesi (Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi): Davalıların davacıya ait taşınmaza el atmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu sabit görmüş; asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi taleplerini kabul etmiş, ecrimisil taleplerini kısmen kabul etmiştir. Kal talebi bakımından ise talebin geri alındığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
  • Bölge adliye mahkemesi (Antalya BAM 1. Hukuk Dairesi): Davalı tarafların el atmaya ilişkin istinaf sebeplerini yerinde bulmamış; ancak yargılama giderleri ve harçların hatalı hesaplandığını belirlemiştir. Bu nedenle bir davalının istinaf talebini esastan reddetmiş, diğer davalıların istinaf taleplerini kısmen, birleştirilen davanın davacısının istinaf talebini ise tamamen kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (23.06.2026): Davacı vekili yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını, davalılar ise bozulmasını istemiştir. Daire, tüm temyiz itirazlarını HMK m.371 kapsamında bozma nedeni olarak görmemiş ve kararı HMK m.370/1 uyarınca onamıştır.

Yargıtay’ın kendi değerlendirme bölümü kısadır. Bu nedenle kararın asıl öğretici kısmı, Daire’nin “usul ve kanuna uygun” bularak onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesidir. Aşağıdaki bölümler bu gerekçeyi esas almaktadır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.06.2026 tarihli, E.2026/652, K.2026/3425 sayılı onama kararını PDF olarak buradan inceleyebilirsiniz.

🏪 Basiretli tacir ölçütü ve çap kaydı

Şirketin en güçlü savunması iyiniyetti: Alanın kamulaştırıldığını, dolayısıyla kamuya ait olduğunu düşünerek kullandığını ileri sürüyordu. Bölge adliye mahkemesi bu savunmayı birkaç somut olguya dayanarak kabul etmemiştir:

  • Keşifteki ikrar: Şirket yetkilisi, 29.11.2019 tarihli keşifte dava konusu bölümde hafriyat yaptığını ve bu alanı ağaçlandırdığını ikrar etmiştir.
  • Faaliyetin niteliği: Şirketin iştigal alanı ve taşınmaz üzerindeki ticari tesisin niteliği gereği, tesisin inşası ve kullanımı sırasında çap kayıtlarını özenle zemine uygulatması beklenir.
  • TTK m.18/2: Türk Ticaret Kanunu’na göre her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Mahkeme bu özen yükümlülüğünü sınırların tespitine de uygulamıştır.
  • Sınırları bilebilecek konum: Şirket yetkilisi, dava konusu taşınmazdan ifraz edilen komşu parseli davacının miras bırakanından satın almıştır; bu nedenle hem kendi taşınmazlarının hem de kamulaştırma sınırının nerede olduğunu bilebilecek durumdadır.

Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde mahkeme, akaryakıt tesisinin faydasına olacak biçimde yapılanma yoluyla haksız işgalde bulunulduğunun sabit olduğunu kabul etmiştir. Gerekçe, iyiniyet iddiasını soyut bir inanç olarak değil, davalının mesleki konumu ve bilgi imkânı üzerinden değerlendirmiştir.

İyiniyetin ecrimisil bakımından da önemi vardır. Türk Medeni Kanunu m.995’e göre iyiniyetli olmayan zilyet, haksız alıkoyma nedeniyle hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler karşılığında tazminat ödemekle yükümlüdür. Ecrimisil talebinin kısmen kabul edildiği bu dosyada, davalıların iyiniyet savunmasının dinlenmemesi bu sonucun arka planını oluşturmaktadır. Ecrimisilin hangi kalemler ve hangi dönem için ne tutarda kabul edildiği ise Yargıtay kararında ayrıntılı olarak yer almamaktadır.

🏛️ İdarenin payı: kendi işlemiyle çelişmek

Kararı ilginç kılan ikinci unsur, bir kamu idaresinin de özel bir şirketle birlikte el atan taraf olarak kabul edilmesidir. Bölge adliye mahkemesine göre:

  • Bir kamu kurumunun kamuya sunduğu kamulaştırma niteliğindeki işlemlerinde güvenilir olması asıldır.
  • Buna rağmen idare, kısmi kamulaştırma yapmış olmasına karşın taşınmazın tamamı kamulaştırılmış gibi, kendi işlemiyle ters düşecek şekilde hareket etmiştir.
  • İdare, şirketin sunduğu vaziyet planını, kayıtları ve taşınmazın mahallini titizlikle inceleyip denetim görevini yerine getirmemiştir.
  • Kamulaştırma sınır levhasını da taşınmazın tamamı kamulaştırılmış gibi konumlandırarak hem fiili hem hukuki bir çekişme yaratmıştır.

Mahkeme bu davranışı, davacının taşınmazına kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirmiştir. Kamulaştırmasız el atma davalarında faiz meselesine ilişkin farklı bir boyut için kamulaştırmasız el atmada faiz yazısına bakılabilir; bu dosyada ise talep, bedel değil el atmanın önlenmesi ve ecrimisil olarak ileri sürülmüştür.

🗺️ Fen bilirkişi krokisi neyi gösterdi?

El atma davalarında sonucu çoğu zaman teknik veri belirler. Bu dosyada mahkeme, 29.11.2019 tarihli keşif sonucunda düzenlenen, taşınmazın mevcut hâli ile son çap kaydını esas alan 21.08.2020 tarihli kök ve 05.11.2021 tarihli ek fen bilirkişi raporlarını hükme elverişli bulmuştur. Rapor ekindeki krokide el atılan alanlar ayrı ayrı işaretlenmiş ve sorumlular buna göre belirlenmiştir:

  • Şirketin el attığı alanlar: İstasyona giriş ve çıkış yolları (C 4 ve C 7), üzerinde araç yıkama ünitesi bulunan saha betonu (C 2), yeşil alan ve açık otopark (C 5), bu alanları tamamlayan parke taşlı kaldırım (C 1 ve C 3).
  • Şirket ve yetkilisinin birlikte kullandığı alan: Şirket ile yetkilisinin malik olduğu parsellerle bütün olarak kullanılan bölüm (C 10).
  • İdarenin el attığı alanlar: Karayolu kenarındaki refüjlerin bulunduğu kısımlar (C 6 ve C 8) ile karayoluna paralel yan yol (C 9).

Bu ayrım, el atma davalarında sorumluluğun “bütün davalılar hepsinden sorumludur” şeklinde değil, fiilen kim hangi alanı kullanıyorsa ona göre belirlendiğini göstermesi bakımından önemlidir.

📌 Malik ve işletmeler için çıkarımlar

Karar, kamulaştırma ile özel kullanımın iç içe geçtiği taşınmazlarda şu tespitleri öne çıkarmaktadır:

  • Kısmi kamulaştırma, kalan kısmın mülkiyetini etkilemez. Sahadaki levha veya fiilî kullanım, tapu ve çap kaydının yerini almaz.
  • Tacirin iyiniyet iddiası özen ölçüsüyle tartılır. Ticari tesis kuran bir şirketten sınırları kayıtlara göre tespit ettirmesi beklenir; komşu parseli bizzat maliktan satın almış olmak, bilgi sahibi sayılmayı güçlendirir.
  • İdare de el atan taraf olabilir. Kendi kamulaştırma işlemini aşan fiilî düzenlemeler, kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilebilir.
  • Keşif ve fen bilirkişi raporu belirleyicidir. Son çap kaydını esas alan rapor ve kroki, hangi davalının hangi alandan sorumlu olduğunu ortaya koymuştur.
  • Kal talebinin akıbeti ayrı izlenir. Bu dosyada ilk derece mahkemesi, kal talebi geri alındığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri ise incelenmiştir.

❓ Sık sorulanlar

Kamulaştırma yapılmış bir taşınmazda el atma davası açılabilir mi?

Bu dosyada kamulaştırma taşınmazın yalnızca bir bölümünü kapsamış ve işlem tamamlanmamıştır. Kamulaştırılmayan kısım malikin mülkiyetinde kaldığından, bu kısma yapılan el atmaya karşı açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları kabul edilmiş, karar Yargıtay’ca onanmıştır. Her dosyada kamulaştırmanın kapsamı ayrıca belirlenir.

Şirket alanın kamuya ait olduğunu düşündüyse iyiniyetli sayılmaz mı?

Onanan gerekçeye göre sayılmamıştır. Şirketin ticari tesis kurması nedeniyle çap kayıtlarını zemine uygulatması TTK m.18/2’deki basiretli iş adamı ölçüsü gereği beklenmiş; yetkilinin komşu parseli davacının miras bırakanından satın almış olması da sınırları bilebilecek konumda olduğunu gösterir bulunmuştur. Bu nedenle iyiniyet savunması dinlenmemiştir.

Kamu idaresi de ecrimisil ve el atma davasının davalısı olabilir mi?

Bu kararda olmuştur. İdarenin kısmi kamulaştırmaya rağmen taşınmazın tamamı kamulaştırılmış gibi davrandığı, vaziyet planını denetlemediği ve sınır levhasını buna göre yerleştirdiği belirlenmiş; refüjler ile yan yolun bulunduğu alanlar bakımından kamulaştırmasız el atma kabul edilmiştir.

Yargıtay kararı yargılama giderleriyle ilgili itirazları neden kabul etmedi?

Yargılama giderleri ve harçlardaki hesap hatası bölge adliye mahkemesi aşamasında zaten düzeltilmiş ve hüküm yeniden kurulmuştur. Davacının vekâlet ücreti ve giderlere yönelik temyiz itirazları da Yargıtay tarafından bozmayı gerektiren bir neden olarak görülmemiş ve karar HMK m.370/1 uyarınca onanmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, taşınmaz ve mülkiyet uyuşmazlıklarına ilişkin diğer değerlendirmelere Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece ile bölge adliye mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; parsel numaraları yazıda ve PDF’te ayrıca maskelenmiştir. Karar, kendi dosyasının keşif ve bilirkişi verilerine dayanır; benzer görünen bir el atma uyuşmazlığında sonuç, tapu ve çap kayıtlarına, kamulaştırmanın kapsamına ve dosyadaki delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud