Makine Kırılmasında Eksik Sigorta – Hakem K. 2025/311029

Fiber lazer kesim makinesinde arıza çıkar; bilirkişi onarım bedelini KDV dahil 116.149,97 TL olarak hesaplar. Ancak sigortalıya hükmedilen tutar bunun dörtte birinin biraz altındadır: 28.130,65 TL. Aradaki fark ne sigortacının reddinden ne de teminat dışı bir hâlden kaynaklanır; iki teknik kalemden, eksik sigorta indiriminden ve avro cinsinden belirlenmiş asgari muafiyetten doğar. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde verilen bu hakem kararı, makine kırılması poliçelerinde tazminatın nasıl adım adım küçüldüğünü rakamlarıyla gösteren öğretici bir örnektir.
Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık hakemi, 20.06.2025 tarihli ve K-2025/311029 sayılı kararıyla başvuruyu kabul etmiş; 28.130,65 TL tazminatın 05.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle sigorta şirketinden tahsiline hükmetmiştir. Karar, Komisyonun Hakem Karar Dergisi’nin 62. sayısında yayımlanmıştır.
🧮 Rakamlarla sonuç: 116 binden 28 bine
Kararın en açıklayıcı kısmı, hakemin tazminatı hesaplarken izlediği sıradır. Kararda yer alan rakamlar şöyle özetlenebilir:
- Onarım bedeli (KDV dahil): 116.149,97 TL
- Eksik sigorta indirimi: ekspertiz raporunda belirlenen oran uygulanarak 73.209,32 TL düşülmüş, 42.940,65 TL’ye ulaşılmıştır.
- Muafiyet: poliçede %10, asgari 500 Euro olarak belirlenen muafiyet için 500 Euro, olay tarihindeki 29,62 kur üzerinden 14.810,00 TL olarak düşülmüştür.
- Hükmedilen tazminat: 28.130,65 TL
İndirimlerin sırası da önemlidir: Muafiyet, ham onarım bedelinden değil, eksik sigorta indirimi yapıldıktan sonra kalan tutardan düşülmüştür. Kararda ekspertiz raporunda tespit edilen eksik sigorta oranının yüzde olarak kaç olduğu yazılmamıştır; yalnızca indirilen tutar yer almaktadır.
📨 Başvuru ve sigortacının savunmaları
Sigortalı, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bir fiber lazer kesim makinesinin hasarlandığını, sigorta şirketine yaptığı başvuruya rağmen hasarın tam olarak karşılanmadığını ileri sürmüştür. Başvuru, şimdilik 10,00 TL maddi tazminat talepli belirsiz alacak olarak yapılmış; temerrüt tarihinden itibaren avans faizi, yargılama gideri ve vekâlet ücreti istenmiştir.
Sigorta şirketi ise cevabında şu savunmaları ileri sürmüştür:
- Belirsiz alacak şeklinde yapılan başvuruda hukuki yarar bulunmadığı,
- Talebin teminat dışında kaldığı ve hasarın kullanıcı hatasından kaynaklandığı,
- %10 muafiyet uygulanması gerektiği,
- KDV talebinin ve faiz talebinin yerinde olmadığı,
- Vekâlet ücretine ancak beşte bir üzerinden hükmedilebileceği.
Hakem, dava şartları yönünden yargılamaya engel bir eksiklik bulunmadığını belirterek uyuşmazlığın esasına girmiştir. Dosya, duruşma yapılmadan, dosya üzerinden incelenmiştir.
🔧 Bilirkişi raporu ve kalem kalem onarım bedeli
Hakem, ara kararla hasar bedelinin poliçe kapsamında hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Re’sen seçilen bilirkişi, gerçekleşen rizikonun tam olarak Makine Kırılması Poliçesinin koruma kapsamında olduğunu belirtmiş ve ekspertiz raporundaki rayiç değerlerle şu kalemleri hesaplamıştır:
- Fiber kablo: 76.915,74 TL
- Lens ve tutucu: 19.636,58 TL
- Ulaşım: 12.632,85 TL
- Servis işçilik: 3.541,92 TL
- Konaklama: 2.951,60 TL
- Koruyucu cam: 471,28 TL
Toplam onarım bedeli 116.149,97 TL olarak, Temmuz 2023 rayiç değerleriyle hesaplanmıştır. Dikkat çekici bir ayrıntı, servis ekibinin ulaşım ve konaklama giderlerinin de onarım maliyetinin parçası sayılmasıdır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; sigortalı vekili 28.04.2025 tarihli dilekçeyle talebini 28.130,65 TL’ye artırmış, sigorta şirketi bu dilekçeye karşı beyanda bulunmamıştır.
Kararda rizikonun gerçekleştiği tarih “31/07/2025” olarak yazılmıştır. Bu tarih, karar tarihi olan 20.06.2025’ten sonradır ve bilirkişinin Temmuz 2023 rayiç değerlerini esas almasıyla da uyuşmamaktadır; büyük olasılıkla bir yazım hatasıdır. Bu nedenle yazıda riziko tarihi konusunda kesin bir bilgi verilmemiştir. Karar tarihi ise metindeki yargılama tarihleri (sigortacıya başvuru 15.01.2025, Komisyona başvuru 05.02.2025, ıslah 28.04.2025) ve derginin kapsadığı dönemle uyumludur.
Sigortacının “kullanıcı hatası” ve “teminat dışı” savunmaları, bilirkişinin rizikonun poliçe kapsamında olduğu tespitiyle karşılanmıştır. KDV itirazına kararda ayrıca değinilmemiş; hesap KDV dahil tutar üzerinden yapılmıştır.
📉 Eksik sigorta neden bu kadar etkili?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1462. maddesine göre sigorta bedeli sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder. Buna “orantı kuralı” denir.
Somut dosyada eksik sigorta indirimi, onarım bedelinin yarısından fazlasını oluşturmuştur. Bu, makinenin poliçede gösterilen bedelinin gerçek değerinin belirgin biçimde altında kaldığını gösterir. Kısmi hasarlarda dahi oran uygulandığı için, eksik sigortanın etkisi yalnızca tam hasarda değil, burada olduğu gibi tek bir parçanın değiştiği onarımlarda da hissedilir. Kararda sigortalının eksik sigorta tespitine itiraz ettiğine dair bir bilgi yer almamaktadır.
Makine kırılması poliçelerinde teminat kapsamına ilişkin farklı bir tartışma için sitedeki yıldırımın dolaylı etkisi ve makine kırılması yazısına bakılabilir.
💶 Avro cinsinden asgari muafiyet
Poliçedeki muafiyet “%10, asgari 500 Euro” olarak düzenlenmiştir. Eksik sigorta indiriminden sonra kalan 42.940,65 TL’nin %10’u yaklaşık 4.294 TL’dir. Bu tutar asgari sınırın altında kaldığı için hakem, 500 Euro’yu olay tarihindeki 29,62 kur üzerinden 14.810,00 TL olarak hesaplamış ve bu tutarı düşmüştür.
Bu yöntemin iki sonucu vardır. Birincisi, asgari muafiyet sabit bir tutar olduğundan, küçük hasarlarda tazminatın oransal olarak çok daha fazla azalmasına yol açar. İkincisi, muafiyetin yabancı para cinsinden belirlenmesi, kurun hangi tarihe göre alınacağını önemli hâle getirir; hakem burada olay tarihindeki kuru esas almıştır.
⏱️ Temerrüt tarihi ve faiz
Hakem, TTK’nın 1427. maddesinin 2. fıkrasına dayanmıştır. Bu hükme göre sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Aynı maddenin 4. fıkrası, borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğini öngörür. (Kararda madde numarası “1146” olarak geçmektedir; kanun metninde atıf 1446. maddeyedir.)
Dosyada sigorta şirketine başvuru 15.01.2025, Komisyona başvuru ise 05.02.2025 tarihinde yapılmıştır. Hakem tahkim başvurusunun yapıldığı 05.02.2025 tarihini temerrüt tarihi kabul ederek, talep gibi avans faizi işletilmesine karar vermiştir.
📚 Vekâlet ücreti ve Yargıtay içtihadı
Kararın bir bölümü vekâlet ücretinin hesabına ayrılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücretinin tarifede belirlenen ücretin beşte biri olacağını düzenler. Hakem bu konuda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarihli, E.2021/18448, K.2022/14463 sayılı kararını esas almıştır. Anılan karara göre davacı yararına maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla tarifeye göre, davalı yararına ise hesaplanan ücretin beşte biri oranında vekâlet ücretine hükmedilmelidir.
Hakem ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli, E.2023/395, K.2023/478 sayılı kararına değinerek hakemlerin ve hakem heyetlerinin Yargıtay bozma kararlarına karşı direnme hakkı bulunmadığını hatırlatmış, uygulama birliğinin hukuk güvenliği bakımından zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu konudaki daha yeni bir HGK değerlendirmesi için sitedeki hakem heyeti bozmaya direnemez yazısı incelenebilir.
Sonuç olarak başvurucu lehine 28.130,65 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Bunun yanında 400,00 TL başvuru ücreti, 2.743,22 TL bilirkişi ücreti, 55,00 TL tebligat gideri ve 800,00 TL ıslah ücretinden oluşan 3.998,22 TL yargılama gideri de sigorta şirketine yüklenmiştir.
🔒 Karar kesin mi?
5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi, belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararlarını kesin sayar; bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise karar, Komisyonca bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraza tabidir. Kanunda bu sınır beş bin Türk Lirası olarak yazılıdır; aynı maddenin 22. fıkrası maktu tutarların endekse göre artırılmasına imkân tanır.
Hakem, başvurunun belirsiz alacak olarak yapıldığını dikkate alarak kararın bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere verildiğini belirtmiştir. Başvuru 10 TL ile açılmış, talep ise ıslahla 28.130,65 TL’ye yükseltilmiştir; hakem itiraz yolunun açık olduğunu açıkça belirsiz alacak niteliğine bağlamıştır.
❓ Sorular ve cevaplar
Sigortacı kullanıcı hatası savunmasıyla ödemeden kurtulabildi mi?
Tazminat neden onarım bedelinin çok altında kaldı?
Servis ekibinin yol ve konaklama gideri de ödendi mi?
10 TL ile başlayan başvuru nasıl 28 bin TL'ye çıktı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonunun Hakem Karar Dergisi Sayı 62’de yayımlanan uyuşmazlık hakemi kararından derlenmiştir. Tarafların ve hakemin kimliği kaynakta anonimdir. Hakem kararları yalnızca ilgili uyuşmazlık için bağlayıcıdır ve itiraz incelemesinde değişebilir. Tazminat hesabı, somut poliçedeki muafiyet ve sigorta bedeline göre yapılmıştır. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



