Hakem Heyeti Bozmaya Direnemez – Yargıtay HGK 2026/17

Yargıtay bir sigorta tahkim kararını bozduğunda, itiraz hakem heyeti bozmaya uymayıp önceki kararında ısrar edebilir mi? Mahkemeler için bu yolun adı “direnme”dir ve HMK’da açıkça düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise bedensel zarara dayalı bir maddi tazminat uyuşmazlığında, Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesindeki hakem heyetlerinin bu yetkiye sahip olmadığını yeniden ve oy çokluğuyla vurgulamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.01.2026 tarihli ve E.2025/656, K.2026/17 sayılı kararıyla, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmadan önceki hükmü tekrarlayan itiraz hakem heyeti kararını “eylemli direnme” olarak nitelendirmiş ve hakem heyetinin direnme kararı veremeyeceği gerekçesiyle bu kararı usulden bozmuştur.
🧾 Uyuşmazlığın geçtiği aşamalar
Karar metnine göre uyuşmazlık, bedensel zarar nedeniyle istenen maddi tazminata ilişkindir ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülmüştür. Uyuşmazlık hakem heyeti davanın kabulüne karar vermiş, taraflar bu karara itiraz etmiştir. İtiraz hakem heyeti, davacı vekilinin itirazını reddetmiş, davalı vekilinin itirazını ise kısmen kabul etmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.05.2024 tarihli ve 2022/10159 Esas, 2024/5506 Karar sayılı kararıyla tarafların diğer temyiz itirazlarını reddetmiş, ancak üç noktada bozma kararı vermiştir:
- Kusur durumunun tespiti için kusur raporu alınması,
- Mevcut maluliyet raporu hükme esas alınamayacağından usulüne uygun maluliyet raporu alınması,
- Alınacak hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant formülüyle hesaplama yapılması.
Bozmadan sonra itiraz hakem heyeti, bozma kararı doğrultusunda herhangi bir inceleme yapmadan önceki hükümle aynı doğrultuda karar oluşturmuştur. Bu karar İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin hakem kararının saklanmasına ilişkin dosyasına konu olmuş ve taraf vekillerince yeniden temyiz edilmiştir. 4. Hukuk Dairesi, kararı eylemli direnme olarak değerlendirerek, bozma kararını yerinde bulduğu için dosyayı HMK 373/5 uyarınca Hukuk Genel Kuruluna göndermiştir.
🔁 “Eylemli direnme” nedir?
Direnme, bozma kararına uymayan ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin önceki kararında ısrar etmesidir. Bazen mahkeme “direnme” kelimesini kullanmadan, bozma gereklerini yerine getirmeksizin önceki hükmün aynısını kurar. Uygulamada bu duruma eylemli direnme denilmektedir.
Bu dosyada Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen ön sorun, iki soruyu birlikte içermektedir: Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti direnme kararı verebilir mi ve hakem heyetinin ikinci kararı eylemli direnme olarak kabul edilebilir mi? Genel Kurul, ikinci kararın önceki hükümle aynı yönde ve bozma doğrultusunda inceleme yapılmadan kurulduğunu tespit ederek eylemli direnme niteliğinde olduğunu kabul etmiş; asıl tartışmayı birinci soru üzerinde yoğunlaştırmıştır.
🏛️ Sigorta tahkiminin kendine özgü yapısı
Genel Kurul, önce tahkim kavramını açıklamıştır: Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşen taraflar, anlaşarak çözümü bağımsız ve tarafsız özel kişilere bırakabilir. Sigortacılıkta tahkim ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesiyle hukukumuza girmiş, 6327 ve 6456 sayılı Kanunlarla değişikliklere uğramış, ayrıntıları Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
Kurul, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2020 tarihli ve 2019/4 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararına atıfla, sigorta tahkiminin iç tahkimden temel noktalarda ayrıldığını hatırlatmıştır. Kararda öne çıkan özellikler şunlardır:
- Sigorta tahkimi, sisteme üye şirketler bakımından zorunlu, sigorta ettiren ve sözleşmeden menfaat sağlayanlar bakımından ise gönüllüdür.
- Hakemleri taraflar değil, Sigorta Tahkim Komisyonu belirler; taraflar hakemleri serbestçe seçemez.
- Hakemler hayat ve hayat dışı gruplarından yalnızca birinde, önceden hazırlanmış listelere göre görevlendirilir.
- Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.
5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 12. fıkrasına göre, kırk bin Türk lirasının üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlar temyiz edilebilir ve temyize ilişkin usul ve esaslar hakkında usul kanunu uygulanır. 23. fıkra ise Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde usul kanunu hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında kıyasen uygulanacağını öngörmektedir.
🧭 Çoğunluğun gerekçesi
Kurul çoğunluğu, bu atıf hükümlerine rağmen hakem heyetinin direnme yetkisi bulunmadığı sonucuna şu gerekçelerle ulaşmıştır:
- Direnme yetkisi devlet mahkemelerine aittir: HMK’ya göre direnme yetkisi ilk derece mahkemelerinin ve istinaf mahkemelerinin tekelindedir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 15. maddesi de Hukuk Genel Kurulunu, mahkemelerce verilen direnme kararlarını incelemekle görevlendirmiştir.
- Tahkimin amacıyla bağdaşmaz: Hakemlerin direnmesini mümkün görmek, tarafların resmî yargı yerine uyuşmazlığın bir an önce çözülmesi için seçtikleri alternatif yolun amacına aykırıdır. Sigortacılık Kanunu’nun hızlı, az maliyetli ve adil çözüm hedefiyle de uyuşmaz.
- Bozma sonrası inceleme sınırlıdır: Bozmadan sonra yeniden belirlenen hakemler, 1972 tarihli bir içtihadı birleştirme kararına göre bozma kapsamıyla sınırlı inceleme yapar.
- Yerleşik içtihat: Aynı ilkeler, Genel Kurulun 2021, 2022 ve 2023 tarihli kararları ile 22.10.2025 tarihli E.2025/513, K.2025/674 ve E.2025/556, K.2025/675 sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Bu nedenle Genel Kurul, Özel Dairece bozulan önceki hüküm gibi kurulduğu için eylemli direnme niteliğinde olan hakem heyeti kararını, işin esasına girmeden usulden bozmuştur. Görüşmeler sırasında ileri sürülen, itiraz hakem heyetinin direnme kararı verebileceği ve bu nedenle ön sorun bulunmadığı yönündeki görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.
✋ Karşı oy: temyiz hükümleri bütündür
Kararda yer alan karşı oy yazısı, çoğunluğun yorumunu metin temelinde eleştirmektedir. Karşı oya göre:
- 5684 sayılı Kanun’un 30/12. fıkrası, itiraz hakem heyeti kararlarının temyiz incelemesinin usul kanununun temyize ilişkin hükümlerine göre yapılacağını açıkça belirtmektedir.
- HMK’nın temyize ilişkin hükümleri 361 ilâ 373. maddeler arasında yer almakta, direnme de bu bölümdeki 373/5. fıkrada düzenlenmektedir.
- HMK 373/5’teki “mahkeme” ibaresinden hareketle hakem heyetinin direnme hakkı bulunmadığı sonucuna varılırsa, temyize ilişkin tüm maddelerde de “bölge adliye mahkemesi veya mahkeme” ibaresi geçtiğinden, 4. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi yapmaması gerekirdi.
- İtiraz hakem heyetine direnme hakkı tanınmasının sakıncaları varsa, bunun ancak yasal düzenleme ile giderilebileceği ileri sürülmüştür.
Karşı oy, mevcut yasal düzenleme değişmediği sürece itiraz hakem heyetinin direnme hakkının bulunduğu kanaatini taşımaktadır. Ancak bu görüş, kararın oy çokluğuyla verilmesine engel olmamıştır.
📌 Kararın sigorta uyuşmazlıklarına etkisi
Karar, trafik kazası ve bedensel zarar tazminatı gibi sigorta uyuşmazlıklarının önemli bir kısmının Sigorta Tahkim Komisyonu önünde görüldüğü düşünüldüğünde, usul bakımından açık bir çerçeve çizmektedir:
- Yargıtay’ın bozma kararından sonra itiraz hakem heyeti, bozma gereklerini yerine getirmek durumundadır; önceki hükmü tekrarlamak, kararın usulden bozulmasıyla sonuçlanmaktadır.
- Hukuk Genel Kurulu bu tür dosyalarda işin esasına girmemekte, dosya yeniden bozma doğrultusunda inceleme yapılmak üzere tahkim aşamasına dönmektedir.
- Somut dosyada bozmanın içeriği, kusur raporu, maluliyet raporu ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine dayalı hesaplama olduğundan, bu incelemelerin yeniden yapılması gerekecektir.
Karar, tazminat miktarı, kusur oranı ya da maluliyet oranı hakkında bir sonuç içermemektedir. Maluliyet raporunun hangi yönetmeliğe göre alınacağına ilişkin farklı bir tartışma için çocuk yolcunun maluliyet raporu yazısına, sigorta tahkiminde usul sorunlarına ilişkin bir başka örnek için poliçedeki tahkim şartı yazısına bakılabilir.
💬 Sık sorulan sorular
Sigorta tahkimine başvurmak zorunlu mudur?
Kararda belirtildiği üzere sigorta tahkimi, sisteme üye sigorta şirketleri bakımından zorunlu; sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayan kişiler bakımından ise gönüllülük esasına dayanır. Hak sahipleri uyuşmazlık için Komisyona başvurmak zorunda değildir.
Hakem heyeti kararları her zaman temyiz edilebilir mi?
Hayır. 5684 sayılı Kanun’un 30/12. fıkrasına göre itiraz üzerine verilen kararlar kırk bin Türk lirasının üzerindeki uyuşmazlıklarda temyiz edilebilir; daha düşük tutarlı uyuşmazlıklarda kural olarak kesindir. Tahkim süresinin geçmesi veya talep dışı karar verilmesi gibi belirli hâllerde temyiz yolu her durumda açıktır.
Hakem heyeti “direniyorum” demeden aynı kararı verirse ne olur?
Bu dosyada olduğu gibi, bozma doğrultusunda inceleme yapmadan önceki hükmün aynısının kurulması eylemli direnme sayılmıştır. Hakem heyetinin direnme yetkisi bulunmadığından Genel Kurul bu kararı esasa girmeden usulden bozmuştur.
Karar oy birliğiyle mi verildi?
Hayır. Karar 21.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir. Karşı oy, Sigortacılık Kanunu’nun temyiz için usul kanununa yaptığı atfın direnme hükmünü de kapsadığını savunmuştur.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin bozma kararından sonra verdiği belirli bir karara ilişkindir ve tazminatın varlığı, kusur ya da maluliyet oranı hakkında sonuç içermez; mevzuat değişiklikleri ve farklı usul durumlarında sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



