Leasing Sahteciliği ve Sigorta – Yargıtay 11. HD 2026/687

Gerçekte var olmayan lüks teknelere finansal kiralama kredisi açılır, bedeller yurt dışındaki satıcıya ödenir, sonra üretici sertifikalarının ve faturaların sahte olduğu anlaşılır. Milyonlarca euroluk zararı karşılaması beklenen yer, finans grubunun “para güvence” sigortasıdır. Ancak sigortacı, poliçedeki sahtecilik klozunun bu tür belgeleri kapsamadığını söyler. Finans kuruluşlarına yönelik dolandırıcılıkta sigorta teminatının sınırı nereden geçer?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.02.2026 tarihli ve E.2025/3329, K.2026/687 sayılı kararıyla duruşmalı olarak incelediği bu dosyada, finansal kiralama şirketinin tazminat talebini reddeden bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır. Böylece sahte satış ve tescil belgelerinden doğan zararın, poliçenin “Sahtecilik veya Tahrifat” klozunun dışında kaldığı yönündeki derece mahkemesi değerlendirmesi kesinleşmiştir.
⛵ Hayalet tekneler ve finansal kiralama zinciri
İlk derece mahkemesinin kabul ettiği olay örgüsüne göre işleyiş şöyledir:
- Azimut marka tekneler, Amerika’da kurulu bir şirketten davacı finansal kiralama şirketi tarafından satın alınmıştır.
- Tekneler, Türk alıcı gerçek kişiler adına Amerika’da kurulan tek ortaklı şirketlere finansal kiralama yoluyla kiralanmış ve bu şirketler adına Amerika’daki sicile tescil edilmiştir.
- Davacının sağladığı finansal krediler kapsamında tekne bedelleri satıcı şirkete ödenmiştir.
- Finansal kiracılardan bir kısım kira bedelleri tahsil edilmiş, bir kısmı için icra takibine geçilmiştir.
- Sonradan teknelerin faturalarının ve üretici sertifikalarının sahte olduğu, gerçekte olmayan teknelerin satışının yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı, dolandırıcılık şüphesi üzerine inceleme başlatmış ve 14.07.2017 tarihli yazıyla sigortacıya başvurarak 4.271.595,90 euro zarar bildirmiştir. Ödeme yapılmayınca, belirsiz kısım saklı tutularak 2.314.896,72 euro alacağın döviz faiziyle tahsili için dava açılmıştır.
📜 Poliçe ve “Forgery or Alteration” klozu
Sigorta, davacıya doğrudan değil, dava dışı bir banka adına düzenlenmiştir. 01.08.2016 tarihinde davalı sigortacı ile banka arasında kurulan ve 01.08.2016-01.08.2017 dönemini kapsayan Para Güvence Paket Sigorta Poliçesi, bir sigorta brokeri aracılığıyla yapılmıştır. Davacı finansal kiralama şirketi, bankanın iştiraki olarak poliçedeki sigortalı tanımına dahil edilmiştir. Yargıtay, davayı “kapsamlı suç ve mesleki sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazmin istemi” olarak nitelendirmiştir.
Davacının dayandığı hüküm poliçenin Bölüm A, Madde 4 – Forgery or Alteration (Sahtecilik veya Tahrifat) başlıklı klozu ve bunun (a) ile (b) bentleridir. Davacıya göre teknelere ilişkin sahte satış senedi, üretici sertifikası ve satış faturası düzenlenmiş, tescil bu belgelerle yapılmış ve şirket, finansal kredi açılmak suretiyle zarara uğratılmıştır.
İlk derece mahkemesi, davacının bankanın iştiraki ve sigortalı tanımına dahil olması nedeniyle tazmin talebinde bulunabileceğini kabul etmiştir. Yani uyuşmazlık, davacının sigortalı olup olmadığı değil, zararın teminat kapsamına girip girmediği noktasında toplanmıştır.
🛡️ Sigortacının itirazları
Davalı sigortacının savunması, klozun lafzına ve sahtecilik ile tahrifat kavramlarının ayrımına dayanmaktadır:
- Poliçede sayılan belgeler (money orders, checks vb.), kambiyo senedi gibi kıymetli evrak veya banka ve finans kuruluşları nezdinde düzenlenen ödeme belgeleridir.
- Satış senedi, üretici sertifikası ve fatura yalnızca tescil amacıyla Delaware gemi siciline sunulmuş belgelerdir; poliçedeki belgelerle aynı nitelikte değildir.
- Bu belgeler “tahrifat” değil, baştan sahte düzenlenmiş belgelerdir; poliçede aranan “aslı üzerinde değişiklik yapılması” durumu yoktur.
- Davacı kendi “Tekne İşlemleri Uygulama Talimatı”na aykırı davranmış, kiralanan teknelerin fiziki kontrolünü yapmamış, tüm süreci satıcının denetimine bırakmıştır.
- Zarar ispatlanamamıştır.
🔍 İlk derece: klozdaki belgelerin ortak özelliği
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi (E.2018/353, K.2022/443), poliçede “sahtecilik” ve “tahrifat”ın ayrıca tanımlandığını tespit ettikten sonra iki aşamalı bir değerlendirme yapmıştır.
4 (a) bendi bakımından: Mahkeme önce, teknelerin sicile tescilini sağlayan belgelerde sahte imza bulunup bulunmadığının belirsiz olduğunu belirtmiştir. Ardından alınan her iki bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere, klozda sayılan belgelerin ortak özelliğinin bir banka veya ödeme kuruluşunu doğrudan, şekli bir inceleme ile ödeme yükümlülüğü altına sokmaları olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda davacıyı doğrudan ödeme yükümlülüğü altına sokan bir belgede sahtecilik bulunmamaktadır. Mahkemeye göre davacının, satın aldığı teknelerin mevcut durumunu araştırması gerekirdi.
4 (b) bendi bakımından: Davacıya, müşterisi adına üçüncü bir kişi tarafından sahte olarak gönderilmiş bir talimat bulunmadığından talep bu bent kapsamında da değerlendirilememiştir.
Sonuçta mahkeme, zararın sigorta poliçesinin teminatı kapsamına girmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
⚖️ İstinaf ve Yargıtay: dil, genel işlem şartı ve üçüncü kişi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi (E.2023/23, K.2025/694), davacının istinaf itirazlarını şu gerekçelerle reddetmiştir:
- Sigorta sözleşmesi görüşmeleri broker aracılığıyla yürütülmüş, sigortalı bankadır; sigortalı sürece aktif olarak dahil olmuştur.
- Bu şekilde kurulan, itiraza uğramadan ifasına başlanan sözleşmenin sonradan Türkçe düzenlenmediği itirazı dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
- Genel işlem şartları gibi sebeplerin somut olay bakımından geçerliliği yoktur; sözleşme öncesi süreçte sigortalıya gerekli bilgilendirme yapılmıştır.
- Poliçede açıkça teminat altına alınmayan sahte belgelerle gerçekleştirilen sahtecilikten doğan zarar için sigortacının ödeme yükümlülüğü doğmamıştır.
- Sahte belgeleri düzenleyen kişi bizzat davacının müşterisidir; üçüncü kişi sayılmaz. Başkasına ait imzanın atılması suretiyle bir sahtecilik de yoktur; davacıya yöneltilmiş bir talimat da bulunmamaktadır.
Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm, sigortacı ve acentesinin sözleşme kurulmadan önce sözleşmeye ilişkin bilgileri ve özellikle dikkat edilmesi gereken hükümleri sigorta ettirene yazılı olarak bildirmesini öngörür. Bölge adliye mahkemesi, broker aracılığıyla yürüyen bu süreçte bilgilendirmenin yapıldığı sonucuna varmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, duruşmalı inceleme sonunda ilk derece kararında bir isabetsizlik bulunmadığını, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) uyarınca esastan reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararı HMK 370/1 uyarınca onamıştır. Davacı aleyhine 40.000 TL duruşma vekâlet ücretine hükmedilmiş, karar kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
🏦 Finans kuruluşları için anlamı
Banka ve iştiraklerinin dolandırıcılık zararlarına karşı yaptırdığı kapsamlı suç sigortaları, uygulamada çoğu zaman yabancı dildeki standart klozlarla kurulur. Bu karar, bu tür klozların yorumuna ilişkin şu sonuçları içermektedir:
- “Sahtecilik veya tahrifat” teminatı, her sahte belgeyi değil, poliçede sayılan türdeki belgeleri kapsar; derece mahkemeleri bu türü kurumu doğrudan ödeme yükümlülüğü altına sokan belgeler olarak belirlemiştir.
- Satış senedi, üretici sertifikası ve fatura gibi kredi değerlendirmesinde kullanılan belgeler bu türden sayılmamıştır.
- Sahte belgeyi düzenleyenin kurumun kendi müşterisi olması, “üçüncü kişi tarafından gönderilen sahte talimat” teminatının uygulanmasını engellemiştir.
- Sözleşme broker aracılığıyla kurulmuş ve sigortalı sürece aktif katılmışsa, poliçenin Türkçe olmaması veya genel işlem şartı itirazı somut olayda sonuç doğurmamıştır.
- Kurumun teminat altındaki varlığı (tekne) fiziken kontrol etmemesi de ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinde yer almıştır.
Kararın sınırı da belirtilmelidir: Yargıtay ayrıntılı bir gerekçe yazmamış, derece mahkemelerinin değerlendirmesini yerinde bulmakla yetinmiştir. Klozun farklı kaleme alındığı veya sahteciliğin ödeme talimatı, çek ya da kambiyo senedi üzerinde gerçekleştiği dosyalarda sonuç farklı olabilir. Bankaya gönderilen sahte talimat zararlarına ilişkin e-postayla sahte SWIFT talimatı ve sahte imzalı havale talimatı yazıları, sigorta klozu yerine bankanın kendi sorumluluğunu tartışan kararlar olarak karşılaştırılabilir. Finansal kiralamaya konu varlıkta sigorta teminatına ilişkin başka bir örnek için leasing makinesinde yangın ve tam hasar yazısına bakılabilir.
🙋 Soru – cevap
Poliçe bankaya ait olduğu hâlde finansal kiralama şirketi neden dava açabildi?
İlk derece mahkemesi, davacının dava dışı bankanın iştiraki olduğunu ve poliçedeki sigortalı tanımına dahil edildiğini, bu nedenle tazmin talebinde bulunabileceğini kabul etmiştir. Davanın reddi, sigortalı sıfatının yokluğundan değil, zararın teminat kapsamı dışında kalmasından kaynaklanmıştır.
Belgeler sahte olduğu hâlde sahtecilik teminatı neden işlemedi?
Derece mahkemelerine göre klozda sayılan belgelerin ortak özelliği, bir banka veya ödeme kuruluşunu doğrudan, şekli bir incelemeyle ödeme yükümlülüğü altına sokmalarıdır. Teknelere ait satış senedi, üretici sertifikası ve fatura bu nitelikte görülmemiştir. Ayrıca sahte belgeleri düzenleyen kişi davacının müşterisi olduğundan üçüncü kişi sayılmamış ve davacıya yöneltilmiş sahte bir talimat da bulunmamıştır.
Poliçenin Türkçe düzenlenmemesi davacının lehine bir sonuç doğurdu mu?
Hayır. Bölge adliye mahkemesi, sözleşme görüşmelerinin broker aracılığıyla yürütüldüğünü, sigortalının sürece aktif olarak katıldığını ve itiraza uğramadan ifasına başlanan sözleşmenin sonradan Türkçe düzenlenmediğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını belirtmiştir. Genel işlem şartlarına ilişkin itirazlar da somut olayda geçerli görülmemiştir.
Bu karar, dolandırıcılık yapan kişilerin sorumluluğu hakkında bir şey söylüyor mu?
Hayır. Dava yalnızca sigortacıya karşı açılmış ve poliçe teminatının kapsamıyla sınırlı kalmıştır. İlk derece kararında finansal kiracılardan bir kısım kira bedellerinin tahsil edildiği, bir kısmı için icra takibi başlatıldığı belirtilmektedir; ancak sahte belgeleri düzenleyenlerin hukuki veya cezai sorumluluğu bu kararın konusu değildir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan onama ilamından ve bu ilamda aktarılan ilk derece ile bölge adliye mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Değerlendirme, belirli bir para güvence sigorta poliçesindeki sahtecilik ve tahrifat klozuna ve finansal kiralama yoluyla finanse edilen tekne işlemlerine dayanmaktadır; poliçe hükümleri, belge türü ve olay örgüsü farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



