Borsaya Bildirim ve İlliyet – İstanbul BAM 12. HD 2026/211

Bir yatırımcının, aracı kurumuna karşı “beni zamanında borsaya bildirseydiniz işlem yapamaz, zarar da etmezdim” diyerek dava açması ilk bakışta alışılmadık görünür. Oysa sermaye piyasası mevzuatı, kredili işlemlerde özkaynak veya takas yükümlülüğünü tekrar tekrar yerine getirmeyen müşterilerin aracı kurum tarafından borsaya bildirilmesini ve bir süre işlemden uzaklaştırılmasını öngörmektedir. Bildirimin hiç yapılmaması ise, bu dosyada olduğu gibi, yatırımcı tarafından bir tazminat sebebi olarak ileri sürülebilmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, böyle bir iddianın hangi somut verilere dayanması gerektiğini ve zarar ile bildirim yapılmaması arasındaki illiyet bağının nasıl kurulacağını değerlendirmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 05.02.2026 tarihli ve E.2023/236, K.2026/211 sayılı kararıyla, aracı kurumun Tebliğ’de öngörülen borsaya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri süren yatırımcının tazminat davasının reddine ilişkin kararı yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daireye göre yatırımcı, özkaynağının hangi tarihlerde yasal sınırın altına düştüğünü somutlaştıramamış; yalnızca nakit bakiyenin eksiye düşmesi özkaynak eksikliği anlamına gelmediğinden ihlal iddiası kanıtlanamamış ve zarar ile bildirim yapılmaması arasında illiyet bağı kurulamamıştır.
🧾 Yatırımcının alışılmadık iddiası
Karar metnine göre davacı, 2015 yılı Aralık ayı sonunda davalı aracı kurumda yatırım hesabı açarak borsada işlem yapmaya başlamıştır; davalı, hesabın 17.12.2015 tarihinde açıldığını belirtmiştir. Davacı, kredili işlemler nedeniyle Aralık 2015 – Mart 2016 döneminde üç ay içinde ikiden fazla kez nakit ve sermaye piyasası aracı takas yükümlülüğünü veya özkaynak tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini kendisi ileri sürmüştür. İstinaf dilekçesinde bu dönem Aralık 2015 – Mart 2018 olarak ifade edilmiştir.
Davacının iddiası, kendi yükümlülük ihlalinden çok aracı kurumun bu ihlale verdiği tepkiye yöneliktir: Aracı kurum, Tebliğ’in 35. maddesi uyarınca kendisini iki iş günü içinde borsaya bildirmeliydi. Bildirim yapılsaydı kimliği borsada ilan edilecek, alım satım emirleri kabul edilmeyecek ve işlem yapmaya devam ederek zarara uğramayacaktı. Dava 02.03.2021 tarihinde açılmış ve şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istenmiştir.
Davalı aracı kurum ise borsaya bildirimi zorunlu kılan “üç ayda ikiden fazla ihlal” koşulunun davacı bakımından hiç gerçekleşmediğini, tamamlama bildiriminin bir ihbar olup ihlalin ancak bu bildirime uyulmamasıyla doğacağını savunmuştur. Davalıya göre kendi yatırım tercihlerinden doğan zararı bildirim yapılmamasına bağlamak hakkın kötüye kullanılmasıdır; davacıdan hesap mutabakatları da alınmıştır.
📐 Üç kural: %50, %35 ve “üç ayda ikiden fazla”
Daire, karar metninde Sermaye Piyasası Kurulunun kredili alım, açığa satış ve ödünç alma ve verme işlemlerine ilişkin Tebliğ’inin üç hükmünü ayrıntılı biçimde aktarmıştır. Karardaki anlatıma göre:
- m.17 – özkaynak oranları: Müşteri kredili alımda başlangıçta asgari %50 özkaynak yatırmak zorundadır; kredili işlemler sürdüğü müddetçe özkaynak oranının asgari %35 olması zorunludur.
- m.18 – tamamlama bildirimi: Özkaynak, kıymetlerin cari değerindeki değişmeler sonucunda gerekli tutarın altına düşerse aracı kurum, eksikliğin tespit edildiği gün itibarıyla oranı başlangıç seviyesine tamamlatmak üzere müşteriye en seri iletişim aracıyla ulaşarak bildirimde bulunur ve teyit alır. Özkaynak, bildirimden itibaren iki iş gününü geçmeyecek şekilde sözleşmede belirlenen süre içinde tamamlanmazsa aracı kurum, ayrıca ihbarname göndermeden araçları satarak krediyi kapatabilir. Bildirim yapılan müşterinin alım emirleri, özkaynak tamamlanıncaya kadar yerine getirilmez.
- m.35 – borsaya bildirim: Üç ay içinde iki defadan fazla takas ve/veya özkaynak tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşteriler, aracı kurum tarafından iki iş günü içinde borsaya bildirilir ve kimlik bilgileri borsa tarafından ilan edilir. Temerrüt tarihi itibarıyla 10.000 TL ve altında kalan tutarlar veya müşterinin net varlığının %5’ini geçmeyen tutarlar bildirilmeyebilir. Bildirilen müşterilerin alım veya satım emirleri, işlem gününde emre konu nakit veya menkul kıymet hesaplarında bulunmuyor ya da emir anında peşin tevdi edilmiyorsa, ilan tarihinden itibaren altı ay süreyle hiçbir aracı kurum tarafından kabul edilmez. 10.000 TL’lik eşik, her yıl yeniden değerleme katsayısı oranında artırılır.
Karardaki anlatıma göre borsaya bildirim yükümlülüğü, özkaynağın oranın altına düşmesi, tamamlama bildirimi ve bildirime süresinde uyulmaması olaylarının üç ay içinde ikiden fazla tekrarlanmasıyla doğar.
🏛️ Asliye ticaret ve istinaf kararları
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.09.2022 tarihli ve E.2021/143, K.2022/526 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme, Tebliğ’in değerlemeye ilişkin 13. maddesine atıf yaparak, davacının birden fazla yatırım hesabı bulunduğunu ve bunların bir bütün hâlinde oransal olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ses kayıtlarından bazı hesaplarda risk durumunun doğduğu anlaşılsa da hesapların bütününde tamamlama çağrısını gerektiren bir durum oluşmamış, düzenleyici işlemin ölçütü olan net varlık bakımından işlem yaptırmama yaptırımını gerektiren bir tespit yapılamamıştır.
Davacı vekili istinafta; 2016 yılındaki ses kayıtlarında aracı kurumun davacıya hesabına para getirmesini veya kredili alınan kıymetlerin bir kısmını satmasını önerdiğini, davacının ise kredi limitini yüksek sanarak daha fazla alım yapmak istediğini, bunun aracı kurumun özkaynak eksikliğinden haberdar olduğunu gösterdiğini ileri sürmüştür. Davacı, özkaynağı tamamlamamanın kendi kusuru olduğunu, ancak borsaya bildirimde bulunmamanın da davalının kusuru olduğunu; itirazlarına rağmen farklı bir bilirkişi yerine aynı bilirkişiden ek rapor alınmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
Daire bu itirazları yerinde görmemiş ve davacının istinaf başvurusunu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir. 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL mahsup edilerek kalan 651,30 TL’nin davacıdan alınmasına karar verilmiştir. Karar, HMK m.361/1 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
⚖️ Dairenin hukuki değerlendirmesi
Daire, davayı kusurdan önce vakıa ve illiyet düzleminde çözmüştür. Gerekçenin ana basamakları şöyledir:
- Somutlaştırma yükümlülüğü: Davacı, özkaynağının hangi tarihlerde yasal sınırın altına düştüğünü açıklayamamıştır. Borsaya bildirim yükümlülüğünün doğduğunu ileri süren tarafın, bu yükümlülüğü doğuran olayların tarihlerini ortaya koyması beklenmiştir.
- Nakit bakiye ≠ özkaynak: Daireye göre yalnızca nakit varlığın eksiye düşmesi, özkaynağın da belirlenen oranların altına düştüğünü göstermez. Özkaynak yalnızca nakitten ibaret değildir; müşteriye ait emanet ve teminat olarak alınan varlıkların toplam cari değeri üzerinden belirlenir.
- Çifte ihlal ispatlanamadı: Bu nedenle hem davacının özkaynak yükümlülüğünü ihlal ettiği, hem de aracı kurumun şartları oluşmasına rağmen borsaya bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası kanıtlanamamıştır.
- İlliyet bağı yok: Davacının kendi yatırım tercihleri doğrultusunda yaptığı işlemlerden doğan zarar ile aracı kurumun, özkaynak eksiğine rağmen davacıyı borsaya bildirerek yasaklatmaması arasında illiyet bağı kurulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Kararda, bu yükümlülüğün ihlalinin yatırımcıya doğrudan tazminat hakkı verip vermeyeceği ayrıca tartışılmamıştır.
🔬 Bilirkişi raporu ve geriye dönük hesap sorunu
Dosyanın ispat bakımından en dikkat çekici yanı, bilirkişinin geriye dönük özkaynak hesabının teknik olarak yapılamayacağını bildirmesidir. Karar metninde aktarılan kök ve ek rapor tespitleri şunlardır:
- Davacı, 2016 yılından itibaren hesabındaki varlıklara göre yüksek oranda kredi kullandığı dönemler yaşamış; ses kayıtlarına göre aracı kurum davacıdan özkaynak oranını gerekli düzeye çıkarmasını istemiştir.
- Davacının kredili işlemlerden doğan borçlarının tamamlama çağrısını gerektirecek düzeyde olup olmadığının hesap ekstreleri üzerinden tespiti teknik olarak mümkün değildir. Özkaynak olarak teslim edilen varlıkların Tebliğ’in 13. maddesi gereğince her gün itibarıyla değerlenmesi gerekir.
- Teminat olarak verilen her bir varlığın her gün için ayrı ayrı cari değerinin, nakit varlığın ve kredi borcunun ayrı ayrı hesaplanması gerekir; bu tespitin geriye dönük olarak yapılması imkânsızdır.
- Hesap ekstrelerinde günlerce devam eden eksi bakiyeye rastlanmamış, nakit borcu karşılayacak diğer varlıklarda düşüklük ve teminat tamamlama ihtiyacına işaret eden bir tespit yapılamamıştır.
- Davacı, kâr amacıyla kredi kullanarak kendi iradesiyle hisse almış ve tüm emirleri kendisi vermiştir. Bilirkişiye göre iddia doğru kabul edilse bile çağrıya uyulmaması davacının kusurunu gösterecektir; davacı çağrı beklemeden de eksikliği tamamlayabilirdi.
Sonuçta tarihleri belirtilmemiş bir özkaynak açığı iddiası, bildirim yükümlülüğünün doğduğunu göstermeye yetmemiştir.
🆕 Karardan çıkan pratik sonuçlar
Karar, kredili işlemlerde aracı kurumun “yapmadığı” bir işlem nedeniyle açılan tazminat davalarında ispat yükünün ağırlığını göstermektedir. Borsaya bildirim yükümlülüğü zincirleme koşullara bağlıdır: oranın altına düşme, tamamlama bildirimi, bildirime süresinde uyulmaması ve bunun üç ayda ikiden fazla tekrarlanması. Bu halkaların her birinin tarih bazında ortaya konulamaması, iddianın tümüyle sonuçsuz kalmasına yol açmıştır.
İkinci olarak karar, nakit bakiyedeki eksi görünümün tek başına özkaynak açığı sayılmayacağını açıkça ifade etmektedir; birden fazla hesabı bulunan yatırımcıda ilk derece mahkemesi hesapların bir bütün olarak değerlendirilmesini esas almıştır.
Üçüncü olarak, yatırımcının kendi yükümlülük ihlaline dayanarak karşı tarafın gözetim eksikliğinden tazminat istemesi, illiyet bağı bakımından ciddi bir engelle karşılaşmıştır. Daire, zararın kaynağını yatırımcının kendi işlem tercihleri olarak görmüştür. Aynı Tebliğ’in 18. maddesindeki resen satış yetkisinin uygulandığı bir dosya için serideki kredili hissede resen satış kararı, kredili hisse borcu nedeniyle istenen ihtiyati haciz için ise blokeli payın rehin sayılmadığı karar incelenebilir.
❓ Soru ve cevaplar
Aracı kurum hangi durumda müşterisini borsaya bildirmek zorundadır?
Karar metninde aktarılan Tebliğ m.35’e göre, üç ay içinde iki defadan fazla takas ve/veya özkaynak tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşteriler iki iş günü içinde borsaya bildirilir. Temerrüt tarihi itibarıyla 10.000 TL ve altında kalan tutarlar ile müşterinin net varlığının %5’ini geçmeyen tutarlar bildirilmeyebilir.
Borsaya bildirilen yatırımcı için ne değişir?
Kararda aktarıldığı üzere bildirilen müşterinin kimlik bilgileri borsa tarafından ilan edilir. İlan tarihinden itibaren altı ay süreyle, işlem gününde emre konu nakit veya menkul kıymet hesabında bulunmuyor ya da emir anında peşin tevdi edilmiyorsa, bu müşterinin alım veya satım emirleri hiçbir aracı kurum tarafından kabul edilmez.
Hesaptaki nakit bakiyenin eksiye düşmesi özkaynak açığı anlamına gelir mi?
Daireye göre tek başına gelmez. Özkaynak yalnızca nakit varlıktan ibaret değildir; müşteriye ait emanet ve teminat olarak alınan varlıkların toplam cari değeri üzerinden belirlenir. Bu nedenle nakit bakiyenin eksiye düşmesi, özkaynak oranının da yasal sınırın altına indiğini göstermeye yetmemiştir.
Bilirkişinin geriye dönük hesap yapamaması kimin aleyhine sonuç doğurdu?
Bu dosyada davacının aleyhine sonuç doğurdu. Bilirkişi, her varlığın her gün için ayrı cari değerinin hesaplanması gerektiğini ve bunun geriye dönük yapılmasının imkânsız olduğunu bildirmiştir. Daire, davacının özkaynağın hangi tarihlerde limit altına düştüğünü de açıklayamadığını belirterek ihlal iddiasını kanıtlanmamış saymış ve illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) veri tabanında yayımlanan bölge adliye mahkemesi kararından derlenmiştir. Karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir; bölge adliye mahkemesi kararları Yargıtay kararları gibi içtihat birliği etkisi taşımaz. Kredili işlemlerde özkaynak, tamamlama bildirimi ve borsaya bildirim yükümlülükleri; çerçeve sözleşmeye, hesap sayısına, günlük değerlemeye ve kayıtlara göre her dosyada farklı değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



