Emsal KararlarSigorta Hukuku

Şantiyede Kilit Şartı ve Hırsızlık – Hakem K. 2025/165333

Yapımı süren bir inşaat alanından bir gecede yaklaşık 12.700 metre kablo çalınır. Kablolar sıfırdır, hiç kullanılmamıştır; şantiyede bekçi vardır ve işyeri, olay tarihinde hırsızlık teminatı içeren bir poliçe ile sigortalıdır. Sigorta şirketi ödeme yapmaz. Uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonuna geldiğinde belirleyici olan, hırsızlığın gerçekleşip gerçekleşmediği değil, poliçeye yazılmış tek bir cümle olur: “Malzemeler şantiye sahasında inşaat yapılması haricinde kilit altında tutulmalıdır.”

Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, 02.04.2025 tarihli ve K-2025/165333 sayılı kararıyla, kilit altında bulundurulmayan malzemelerin çalınmasından doğan zararın poliçedeki hırsızlık önlem şartı nedeniyle teminat dışında kaldığını belirterek başvurunun reddine karar vermiştir. Karar, Sigorta Tahkim Komisyonunun Hakem Karar Dergisi’nin 62. sayısında yayımlanmıştır.

Kısa özet: Başvuran şirket, 11.11.2023 tarihinde şantiyesinden çalınan kablolar ve asma kilit için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 5.000 TL talep etmiştir. Sigortacı, açık kapıdan girildiğini, zorla girme bulunmadığını ve olayın yağma niteliğinde olabileceğini savunmuştur. Bilirkişi zararı 77.658,17 TL, muafiyet sonrası tutarı 6.315,66 TL olarak hesaplamış; ancak kilit şartı yerine getirilmediğinden olayın “açıktan hırsızlık” sayılabileceğini bildirmiştir. Hakem, poliçedeki önlem şartını esas alarak başvuruyu reddetmiş ve sigortacı lehine 1.000 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir.

🏗️ Şantiyeden çalınan kablolar

Hakem kararında aktarılan başvuruya göre, başvuran şirkete ait şantiyede 11.11.2023 tarihinde bir hırsızlık olayı yaşanmıştır. Çalındığı bildirilen malzemeler, farklı kesit ve renklerde toplam binlerce metre elektrik kablosu ile bir asma kilittir. Başvuran, kabloların sıfır alındığını ve hiç kullanılmadığını belirtmiştir.

Kararda, başvuranın işyerinin 01.03.2023-01.03.2024 tarihleri arasında sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, sigorta şirketinin tazminat ödememesi üzerine 30.07.2024 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL hasar bedelinin zarar tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.

Dosyadaki olay yeri inceleme tutanağına göre işyerinin kapısında sağlam vaziyette bir asma kilit bulunmuş, delil niteliğinde iz ve bulguya rastlanmamıştır. Şantiye bekçisinin ifadesinde ise hırsızların içeri girdiği ve bir kişinin bekçiye arkadan sarılarak hareket etmesini engellediği belirtilmiştir.

🛡️ Sigortacının iki savunması

Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde birbirinden farklı iki itiraz ileri sürmüştür:

  1. Yağma savunması: Bekçinin beyanına göre açık kapıdan giren kişilerden biri bekçiyi tutarak hareket kabiliyetini engellemiştir. Sigortacıya göre olayın oluş biçimi yağma suçunu oluşturur ve yağma, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları kapsamında teminat dışındadır. Sigortacı ceza dosyasının da getirtilmesini istemiştir.
  2. Zorla girme savunması: Olayın teminat kapsamında sayılabilmesi için zorla girme gerekir; oysa açık kapıdan girilmiştir. Bu nedenle zarar teminat kapsamında değildir.

Hakem kararında yağma savunması ayrıca tartışılarak sonuca bağlanmamıştır. Uyuşmazlık, bilirkişi incelemesinin ardından poliçedeki özel önlem şartı üzerinden çözülmüştür. Bu yönüyle karar, konutta zorlanan kapının yenilenmesi bedelinin teminat içinde görüldüğü hırsızlıkta kırılan kapı kararından farklı bir eksende durmaktadır: Orada tartışma zorlamanın varlığına, burada ise poliçede sigortalıya yüklenen koruma önlemine ilişkindir.

📐 Bilirkişi raporu ve ek rapor

Hakem yargılamada dört ara karar vermiştir. Birinci ara kararla başvurandan savcılık soruşturma dosyası ve eksper raporunda anılan çevre işyerlerinin kamera görüntüleri, sigortacıdan ise ekspertiz raporu ve ekleri istenmiştir. İkinci ara kararla taraflardan muvafakat alınarak yargılama süresi üç ay uzatılmış, üçüncü ara kararla bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.

Bilirkişinin 24.01.2025 tarihli raporundaki tespitler şöyledir:

  • Yapım aşamasındaki inşaat alanında hırsızlık hadisesi meydana gelmiştir.
  • İnşaat sahasına ait olduğu belirlenen 12.700 metre kablonun çalınması nedeniyle 77.658,17 TL zarar söz konusudur.
  • Muafiyet tenzili (71.342,50 TL) sonrasında tutar 6.315,66 TL olarak hesaplanmıştır.
  • Poliçede belirtilen kilit şartı yerine getirilmediğinden olay “açıktan hırsızlık” olarak değerlendirilebilir.
  • Kilit altında bulundurulmayan malzemeler poliçe şartlarına göre teminat kapsamında değildir.

Başvuran rapora itiraz etmiş ve video kayıtları sunmuştur. Hakem dördüncü ara kararla ek rapor almış; bilirkişi ek raporunda, kilit şartına ilişkin video kaydında herhangi bir delil veya bulguya rastlanmadığını belirterek kök rapordaki görüşünü korumuştur.

🔒 Poliçedeki hırsızlık önlem şartı

Kararın merkezinde, poliçeye özel şart olarak yazılmış “hırsızlık önlem şartı” yer alır. Kararda aktarılan metne göre hırsızlık teminatı, aşağıdaki koşulların sağlanması şartıyla teminata dâhil edilmiştir:

  • Malzemelerin depolandığı alanın etrafı tel örgü ile çevrilecek, dış aydınlatması olacak ve alan 24 saat bekçi/güvenlik denetimi altında tutulacaktır.
  • Mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelecek hırsızlık hasarları teminat kapsamı dışındadır.
  • Malzemeler, şantiye sahasında inşaat yapılması haricinde kilit altında tutulmalıdır.

Şartın yapısı dikkat çekicidir: Bekçi bulundurmak tek başına yeterli değildir; şart, çevre güvenliği, aydınlatma, sürekli denetim ve kilit altında saklama yükümlülüklerini birlikte öngörmektedir. Somut dosyada şantiyede bekçi bulunmasına rağmen, hakem dosyadaki bilgi ve belgelerden hırsızlığın kilit altında bulundurulmayan malzemelerin çalınması ile gerçekleştiğini kabul etmiştir.

📎 Karar metni: Hakem kararı, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 62. sayısında (s. 48-51) yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve kişi bilgileri kaynakta anonimleştirilmiştir.

📄 Hakemin kararı

Hakem, uyuşmazlığın çözümünde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümlerini dikkate almıştır. Bilirkişi raporu ve dosya kapsamını birlikte değerlendiren hakem, başvuran şirkete ait işyerinde kilit altında bulundurulmayan malzemelerin çalınması nedeniyle oluşan zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığı sonucuna varmıştır. Hüküm fıkrası şöyledir:

  1. Başvurunun reddine,
  2. Başvuranın yaptığı yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
  3. Reddedilen kısım için sigorta şirketi lehine hesaplanan 1.000 TL avukatlık ücretinin başvurandan alınarak sigorta şirketine ödenmesine.

Vekâlet ücreti bakımından hakem, 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17/2 hükmüne dayanmıştır. Kararda aktarıldığı üzere bu hükme göre talebi kısmen veya tamamen reddedilenler aleyhine nispi ücretin beşte birine hükmedilir ve Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Karar, 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi uyarınca bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Komisyon nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere verilmiştir; dergide itiraz aşamasına ilişkin bir bilgi yer almamaktadır.

📌 Kararın öne çıkardığı noktalar

Kararın inşaat ve işyeri poliçelerine ilişkin uyuşmazlıklar bakımından öne çıkardığı noktalar şöyle özetlenebilir:

  • Hırsızlığın gerçekleşmesi tek başına yeterli görülmemiştir. Bilirkişi hırsızlığın meydana geldiğini ve zarar tutarını tespit etmiş; buna rağmen poliçedeki özel şart nedeniyle talep reddedilmiştir.
  • Özel önlem şartı teminatın sınırını çizer. Hakem, şartı teminatın kapsamını belirleyen bir hüküm olarak uygulamış; kilit altında saklanmayan malzemeyi teminatın dışında saymıştır.
  • Muafiyet tutarı sonucu belirgin biçimde etkileyebilir. Dosyada 77.658,17 TL’lik zarardan 71.342,50 TL muafiyet düşülmüş ve hesaplanan tutar 6.315,66 TL’ye inmiştir. Talep teminat içinde kalsaydı dahi tazminat bu hesapla sınırlı olacaktı.
  • Delil yükü dosyanın seyrini belirlemiştir. Başvuranın sunduğu video kayıtlarında kilit şartına ilişkin bir bulguya rastlanmaması, ek raporda kök rapordan dönülmemesine yol açmıştır.

Kararın, olayın yağma mı hırsızlık mı olduğu sorusuna cevap vermediği de not edilmelidir. Hakem bu tartışmaya girmeden, poliçedeki önlem şartı üzerinden sonuca ulaşmıştır.

🙋 Merak edilenler

Hakem hırsızlığın gerçekleşmediğine mi karar verdi?

Hayır. Bilirkişi, inşaat alanında hırsızlık hadisesinin meydana geldiğini ve 12.700 metre kablonun çalındığını tespit etmiştir. Ret gerekçesi, malzemelerin poliçedeki önlem şartına aykırı olarak kilit altında bulundurulmamasıdır.

Şantiyede bekçi bulunması yeterli sayılmadı mı?

Kararda aktarılan poliçe şartı; tel örgü, dış aydınlatma, 24 saat bekçi veya güvenlik denetimi ve inşaat yapılması dışında malzemenin kilit altında tutulmasını birlikte öngörmektedir. Hakem, hırsızlığın kilit altında bulundurulmayan malzemeler üzerinde gerçekleştiğini kabul ederek talebi teminat dışında görmüştür.

Sigortacının yağma savunması kabul edildi mi?

Kararda yağma savunması ayrıca tartışılmamıştır. Uyuşmazlık, bilirkişi raporları ve poliçedeki kilit şartı üzerinden çözülmüştür.

Başvuran ne kadar vekâlet ücreti ödemekle yükümlü tutuldu?

Hakem, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17/2 hükmüne göre reddedilen kısım için sigorta şirketi lehine 1.000 TL avukatlık ücretine hükmetmiş; başvuranın yaptığı yargılama giderlerini de kendi üzerinde bırakmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 62. sayısında yayımlanan K-2025/165333 sayılı hakem kararından derlenmiştir. Taraf, adres ve kişi bilgileri kaynakta anonimleştirilmiştir; poliçenin türü ve sigorta şirketinin unvanı dergide yer almamaktadır. Hakem kararları yalnızca ilgili uyuşmazlık bakımından bağlayıcıdır ve itiraz yolu açık olarak verilmiştir. Poliçe şartları her sözleşmede farklı olabileceğinden farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu