Emsal KararlarForex HukukuForex Mahkeme Kararları

Türkçesiz Forex Sitesine Engel – Danıştay 13. D 2025/1649

Bir yurt dışı forex sitesi yıllar önce Türkçe dil seçeneği nedeniyle erişime kapatılır, ceza soruşturması zamanaşımıyla düşünce engel de kaldırılır. Site bu kez yalnızca İngilizce açılır; ancak hesap açma formundaki ülke listesinde Türkiye hâlâ yer almaktadır ve 1:1000 kaldıraç sunulmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu siteyi yeniden engelletir, şirket ise “Türk yatırımcıya yönelik bir faaliyetimiz yok, Türkçe yalnızca Türkiye’de konuşulmuyor” diyerek idari yargıya gider.

Danıştay 13. Dairesi, 21.04.2025 tarihli ve E.2023/2477, K.2025/1649 sayılı kararıyla, Türkçe seçeneği kaldırılmış olsa da aynı veya benzer isimle yeniden faaliyete geçen yurt dışı kaldıraçlı işlem sitesine erişim engeli getirilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan derece mahkemesi kararlarını oybirliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Yurt dışında yerleşik davacı şirketin internet sitesi, daha önce izinsiz sermaye piyasası faaliyeti gerekçesiyle erişime kapatılmış, ceza soruşturmasının zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanması üzerine engel kaldırılmıştı. Yetkili bir aracı kurumun 06.10.2021 tarihli bildirimi üzerine yapılan incelemede sitenin İngilizce açıldığı, ancak hesap açma formunda Türkiye’nin seçilebildiği ve kaldıraçlı işlem imkânı sunulduğu tespit edildi. Kurul, Türkçe seçeneğini kaldırıp aynı veya benzer isimle yeniden faaliyete geçen sitelere de erişim engeli getirilmesine ilişkin kararına dayanarak durumu BTK’ye bildirdi. İdare Mahkemesi davayı reddetti, Bölge İdare Mahkemesi istinafı reddetti, Danıştay kararı onadı.

🕰️ Sitenin erişim engeli geçmişi

Uyuşmazlığın kökü, Sermaye Piyasası Kurulunun daha önce aldığı bir karara dayanır. İlk Derece Mahkemesi kararında aktarıldığına göre Kurul, yurt dışından internet üzerinden Türkiye’de yerleşik yatırımcılara yönelik olarak izin almaksızın kaldıraçlı alım satım işlemleri yaptırmak suretiyle izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunduğunu değerlendirdiği davacı şirkete ait web sitesinin içerik sağlayıcıları hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve siteye erişimin engellenmesi için başvuru yapılmasına karar vermişti.

Bu karar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19.09.2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karar bir ağır ceza mahkemesince kaldırıldı ve yeniden soruşturma başlatıldı. Ancak bu kez de dava zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Davacı şirket bunun ardından erişim engelinin kaldırılmasını istedi. Başsavcılık, kovuşturmaya yer olmadığı kararını BTK’ye bildirerek gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti ve erişim engeli kaldırıldı.

🔍 07.10.2021 tarihli inceleme ne gösterdi?

Engelin kaldırılmasından sonra yetkili bir aracı kurum, 06.10.2021 tarihinde birtakım internet sitelerinin adlarını liste hâlinde Kurula bildirerek mevzuat kapsamında değerlendirme yapılmasını istedi. Davacı şirketin sitesinde ertesi gün, 07.10.2021 tarihinde inceleme yapıldı. Kararda yer alan tespitler şunlardır:

  • Site İngilizce olarak açılmaktadır.
  • Ana sayfada giriş yapma, deneme hesabı ve gerçek hesap açma sekmeleri bulunmaktadır.
  • Bu sekmelere tıklandığında açılan formda ikamet edilen ülke sorulmakta ve listede Türkiye de yer almaktadır.
  • Formda kimlik ve iletişim bilgileri talep edilmektedir.
  • Kaldıraç oranının 1:1000 olduğu belirtilmektedir.

Bu tespitler üzerine yatırımcıların kaldıraçlı işlem yapmasına imkân sağlandığı kabul edildi. Kurulun ayrı bir kararı, “Türkçe dil seçeneği nedeniyle Kurulumuzca daha önce erişim engeli getirilmiş, ancak Türkçe seçeneği kaldırılmış olmakla birlikte aynı veya benzer isimlerle yeniden faaliyete geçmiş olduğu tespit edilen internet sitelerine de erişimin engellenmesi” yönündeydi. Bu karar çerçevesinde davacının sitesine de erişim engeli getirilmesinin uygun olacağı değerlendirildi.

Dava konusu işlem, Kurulun Aracılık Faaliyetleri Dairesi Başkanlığınca BTK’ye yazılan yazıdır. Bu yazıda, daha önce erişimin engellenmesi talep edilen bazı internet sitelerinin, detayları verilen adres ve IP numaraları üzerinden tekrar faaliyet göstermeye başladığı belirtilmiş ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erişimin engellenmesi için gereğinin yapılması istenmiştir. Davacı, bu yazının kendi sitesine ilişkin kısmının iptalini talep etmiştir.

🗣️ Şirketin itirazları

Davacı şirket, temyiz aşamasında şu iddialara dayanmıştır:

  1. Siteyle ilgi bağı: Söz konusu web sitelerinin kendisiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu hususun tespiti yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
  2. Delil eksikliği: İdarenin soyut savunmalarına dayanılarak, hiçbir somut delile dayanmaksızın karar verildiğini savunmuştur.
  3. Gerekçesiz istinaf kararı: Bölge İdare Mahkemesinin hiçbir gerekçe belirtmeden istinaf başvurusunu reddettiğini, istinaf nedenlerinin gereği gibi incelenmediğini öne sürmüştür.
  4. Türkiye’ye yönelik faaliyet yokluğu: Türkiye’de yerleşik kişi ve kurumlara hizmet vermediğini, bu nedenle Kuruldan izin alma yükümlülüğünün bulunmadığını, aksinin Kurulca ispat edilemediğini savunmuştur.
  5. Dil ve ikamet argümanı: Türkçenin yalnızca Türkiye’de kullanılan bir dil olmadığını, sitede birçok dil seçeneği bulunduğunu, Türkiye’de ikamet izniyle yaşayan başka ülke vatandaşlarının da bulunduğunu ve erişim engelinin tamamen sübjektif değerlendirmelere dayandığını ileri sürmüştür.

Davalı idare ise işlemde ve Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz isteminin reddini istemiştir.

🏛️ İdare Mahkemesi, istinaf ve Danıştay

İdare Mahkemesi, III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 9. maddesine dayanmıştır. Mahkemeye göre bu hüküm, faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave kıstasları belirleme yetkisini Kurula vermektedir. Mahkeme, bu yetkiye dayanılarak alınan Kurul kararının, Türkçe seçeneğini kaldırıp aynı veya benzer isimle yeniden faaliyete geçen siteleri de kapsadığını vurgulamış; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak davayı reddetmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğini belirterek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Danıştay 13. Dairesi, bölge idare mahkemesi kararlarının ancak 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirtmiştir. Karar sonucunda:

  • Davacının temyiz istemi reddedilmiştir.
  • Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
  • Temyiz giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
  • Karar 21.04.2025 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir.
📎 Karar metni: Danıştay 13. Dairesinin kararı, Adalet Bakanlığı içtihat veri tabanında (mevzuat.adalet.gov.tr) yayımlanan hâliyle derlenmiştir; şirket, site ve taraf bilgileri kaynakta anonimdir.

🧩 “Türkiye’ye yönelik faaliyet” nasıl belirlendi?

Danıştay ayrı gerekçe yazmadığından ölçütler, onanan İdare Mahkemesi kabullerinden çıkmaktadır.

Dil seçeneğinin kaldırılması tek başına yeterli görülmedi. Şirketin temel savunması, sitenin artık Türkçe olmadığı ve Türkçenin başka ülkelerde de konuşulduğu yönündeydi. Mahkeme ise somut olayı, daha önce Türkçe seçeneği nedeniyle engellenmiş bir sitenin aynı veya benzer isimle yeniden faaliyete geçmesi olarak nitelendirmiş ve Kurulun bu tür sitelere yönelik özel kararını uygulanabilir bulmuştur.

Hesap açma sürecindeki somut izler önem taşıdı. İkamet ülkesi listesinde Türkiye’nin bulunması, kimlik ve iletişim bilgilerinin istenmesi, deneme ve gerçek hesap sekmeleri ile 1:1000 kaldıraç bilgisi birlikte değerlendirilerek yatırımcılara kaldıraçlı işlem imkânı sağlandığı kabul edilmiştir.

Ölçütlerin belirlenmesi Kurula bırakılmıştır. Mahkeme, faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olup olmadığını belirleyen ilave kıstasları Kurulun düzenleyebileceğini kabul etmiş ve dava konusu işlemi bu düzenleme çerçevesinde değerlendirmiştir.

Yurt dışı forex faaliyetinin idari yaptırım boyutu sitede daha önce yurt dışı forex şirketine yönlendirme nedeniyle verilen SPK cezası yazısında, ceza boyutu ise izinsiz forex faaliyetine para toplayarak yardım yazısında ele alınmıştı.

📜 SPK Kanunu’nda erişim engeli hükümleri

Dava konusu yazı 6362 sayılı Kanun’un 99. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrası 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, aynı Kanun’la kripto varlıklara ilişkin 99/A maddesi eklenmiştir. Maddenin bugünkü metni şöyledir:

  • SPKn m.99/3 (7518 sayılı Kanun ile değişik): İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin internet aracılığıyla yürütüldüğü tespit edildiğinde, internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
  • SPKn m.99/4: Kuruldan izin alınmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığına veya Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araç işlemleri yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi hâlinde, içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
  • SPKn m.99/A-1 (kripto varlık hizmet sağlayıcıları için, 7518 sayılı Kanun ile eklendi): Yurt dışında yerleşik platformlarca Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması veya Türkiye’de tanıtım ve pazarlama faaliyetinde bulunulması hâllerinden herhangi birinin varlığında faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilir; ilave kıstaslar Kurulca belirlenebilir.

Davaya konu yazı 2021’de BTK’ye gönderilmiştir; bugünkü metinde kararlar Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmektedir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin 99/A maddesi bu davada uygulanmamıştır; ancak “Türkçe internet sitesi” ölçütünün kanun metninde açıkça yer aldığı bir alan olması bakımından karşılaştırma imkânı sunmaktadır. Kaldıraçlı işlemler bakımından ise ölçütler, kararda aktarıldığı üzere Tebliğ ve Kurul kararlarıyla belirlenmektedir.

🙋 Sorular ve cevaplar

Sitenin yalnızca İngilizce açılması erişim engelini neden önlemedi?

Mahkeme, sitenin daha önce Türkçe seçeneği nedeniyle engellendiğini ve aynı veya benzer isimle yeniden faaliyete geçtiğini dikkate almıştır. Kurulun bu tür sitelere yönelik ayrı bir erişim engeli kararı bulunduğundan, Türkçe seçeneğinin kaldırılması işlemi hukuka aykırı hâle getirmemiştir.

İlk engel neden kaldırılmıştı?

Kurulun suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma, dava zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştı. Başsavcılık bu kararı BTK’ye bildirmiş ve erişim engeli kaldırılmıştı.

Danıştay şirketin “Türkçe başka ülkelerde de konuşuluyor” savunmasını tartıştı mı?

Danıştay bu savunmayı ayrıca tartışmamış, temyiz nedenlerinin 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesindeki bozma sebeplerinden hiçbirini oluşturmadığını belirterek kararı onamıştır. Değerlendirme, onanan İdare Mahkemesi kararına aittir.

Engeli tetikleyen tespit nasıl başlamıştı?

Kararda, yetkili bir aracı kurumun 06.10.2021 tarihinde bazı internet sitelerinin adlarını liste hâlinde Kurula bildirdiği, davacının sitesinde 07.10.2021 tarihinde inceleme yapıldığı belirtilmektedir. Bu incelemede hesap açma formunda Türkiye seçeneği ve 1:1000 kaldıraç bilgisi tespit edilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Adalet Bakanlığı içtihat veri tabanında yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararları ile tarafların iddia ve savunmalarına dayanır; davacı şirketin, internet sitesinin ve ilgili Kurul kararlarının tarih ve sayıları kaynakta anonimdir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar yazıda bilgi amacıyla eklenmiştir ve bugünkü metni yansıtır. Sitenin içeriği, faaliyetin niteliği ve tespit tarihindeki mevzuat farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu