Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Yanlış Bakiye ve Fiilî Portföy – Yargıtay 11. HD 2022/2316

Yatırımcı, bir sonraki alım ya da satım kararını çoğu zaman elindeki rakama bakarak verir: hesabında ne kadar varlık olduğunu bilir, ona göre risk alır, ona göre başka bir kuruma geçip geçmemeyi tartar. Bu rakamı ona bildiren kişi bankanın kendi çalışanı olduğunda ve bildirilen tutar banka kayıtlarıyla uyuşmadığında, sonradan doğan zararın kime ait olacağı sorusu basit bir “risk bildirim formunu imzaladınız” cevabıyla kapanmayabilir. İncelenen dosya, bir banka çalışanının yaklaşık bir buçuk yıl boyunca banka uzantılı e-posta adresinden müşterisine gerçeğe aykırı bakiye ve portföy bilgisi göndermesiyle başlayan bir uyuşmazlıktır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.03.2022 tarihli ve E.2020/2384, K.2022/2316 sayılı kararıyla, bankayı zararın %60’ından sorumlu tutan ve talep edilen 100.000,00 TL’nin tahsiline hükmeden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararını, iki tarafın temyiz istemlerini reddederek oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Banka çalışanı, 02.05.2012’de müşterisine hesabında 3.710.000 TL bulunduğunu e-postayla bildirmiş; ertesi günkü varlık ekstresinde tutar 2.756.416 TL görünmüştür. Müşteri, yatırım kararlarını yanlış bildirilen bakiyelere göre verdiğini ileri sürerek şimdilik 100.000 TL tazminat istemiştir. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi davayı risk bildirim formuna dayanarak reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise bütün yatırım kararlarının banka çalışanınca verildiğini, yapılan işin aracılık değil fiilen portföy yöneticiliği olduğunu kabul etmiş; bankaya %60, yatırımcıya %40 kusur vererek davayı kabul etmiştir. Yargıtay kararı onamıştır.

📧 İki gün arayla iki farklı rakam

Davacı, davalı bankada mevduat ve yatırım hesapları bulunan bir müşteridir. Hisse senedi alım-satım işlemleri banka üzerinden, bankanın bir aracı kurumun acentesi sıfatıyla yürütülmüştür.

Dava dilekçesine göre banka, 02.05.2012 tarihinde davacının hesabında 3.710.000 TL bulunduğunu e-posta ile bildirmiştir. Oysa 03.05.2012 tarihli varlık ekstresinde aynı hesabın tutarı 2.756.416 TL olarak görünmüştür. Davacı vekiline göre mevduat hesabında bulunması gereken tutar yanlış bildirilmiş, bu usulsüz bilgilendirme üzerinden yatırım işlemleri sürdürülmüş ve hesapta eksilme meydana gelmiştir.

Davacı tarafın temel argümanı şuydu: Yatırımcı, kararlarını kendisine bildirilen bakiyelere göre almış, parasını bu rakamlarla kıyaslayarak yatırım araçlarına yönlendirmiştir. Daha fazla getiri elde ettiğini düşündüren bir tablo karşısında yatırıma devam etmesi doğaldır; bakiyeler yanlış bildirildiği için verdiği kararlar da sakatlanmıştır. Bu gerekçeyle şimdilik 100.000 TL‘nin, sözleşmeye ve haksız fiile dayanılarak 02.08.2012 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili istenmiştir. Temyiz aşamasında dosya, davacının mirasçıları tarafından takip edilmiştir.

🛡️ Bankanın savunması: talimat ve risk formu

Davalı banka, kendi müfettiş raporuna dayanmıştır. Bu rapora göre:

  • Müşterinin talimatıyla yapılan işlemler sonucunda 520.938 TL zarar oluşmuştur.
  • Talimatsız yapılan işlemler ise 101.809 TL kâr getirmiştir.
  • Müşterinin imzaladığı Risk Bildirim Formunda oluşabilecek riskler açıklanmıştır.
  • Doğru bakiye bildirilmiş olsaydı dahi sonuç değişmeyecekti.

Savunmanın mantığı açıktır: Zarar müşterinin kendi talimatlarından doğmuştur; banka çalışanının bağımsız hareket ettiği işlemler ise kârla kapanmıştır. Dolayısıyla yanlış bakiye bildirimi ile zarar arasında bağ yoktur.

🏢 Asliye ticaret mahkemesi: kusur yok

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi (28.11.2016, 2014/874 E., 2016/647 K.) bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davayı reddetmiştir. Mahkemenin vardığı sonuçlar şunlardır:

  • Davacı, talimatı olmadan yapılan işlemlerden zarara uğramamış; zarar, talimatı üzerine yapılan işlemlerden doğmuştur.
  • Banka çalışanının yalnız e-posta ile banka kayıtlarına uymayan bakiye ve portföy bildirimi yapması, bankaya yüklenebilecek kusurlu bir davranış sayılmamıştır.
  • Risk bildirim formundaki açıklamalar karşısında çalışanın tavsiyelerinden dolayı bankanın sorumluluğu yoktur; bu tavsiyeler “eksik ve doğrulanmaya muhtaç” niteliktedir.
  • Bankaya atfedilebilecek hafif nitelikte dahi bir kusur bulunmamaktadır; davacı talimatıyla yapılan işlemlerin zararına katlanmalıdır.

🔄 Bölge adliye mahkemesi: aracılık değil portföy yönetimi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi (09.03.2020, 2017/833 E., 2020/339 K.) davacının istinafını esastan kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırmıştır. Daire önce risk bildirim formunu ele almıştır. Davacı 04.09.2008 tarihinde Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu imzalamıştı. Formun ilgili maddelerinde; sermaye piyasası işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, aracı kuruluşun aktaracağı bilgi ve tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği, personelin yapacağı analizlerin kişiden kişiye değişebileceği ve müşterinin tasarruflarını yönlendirmeden önce dikkatle araştırma yapması gerektiği yazılıydı.

Daireye göre bu form, alım-satım kararını yatırımcının kendisinin verdiği durumda anlam taşır: Karar yatırımcıya aitse, hissenin değer kaybından doğan zarara da yatırımcının katlanması doğaldır. Ancak somut olayda bütün yatırım kararları banka çalışanı tarafından verilmiş ve uygulanmıştır. Bu nedenle bankanın verdiği hizmet, sermaye piyasası aracı alım-satımına aracılık değil, portföy yöneticiliği faaliyetidir. Hesap bakiyesi hakkında yanlış bilgilendirme, davacıda oluşan güvenin sürmesini sağlamış ve davacının başka bir kurumla çalışmasını engellemiştir.

Daire kusuru iki tarafa paylaştırmıştır:

  • Banka %60: İşin gerektirdiği mesleki dikkat ve özeni göstermemiş; çalışanının yaklaşık 1,5 yıl boyunca banka uzantılı e-posta adresinden defalarca mesaj göndererek müşterisini varlıkları hakkında yanlış bilgilendirmesine engel olmamış; yeterli şeffaflığı sağlamadan ve sermaye piyasası mevzuatının aradığı portföy yönetimi sözleşmesini imzalatmadan müşterinin varlıklarını yönetmiştir.
  • Yatırımcı %40: Risk formunda açıkça yazılı uyarıları dikkate almamış, tasarruflarını yönlendirmeden önce araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir; dosya kapsamından uzun süredir bireysel yatırım işlemleriyle uğraştığı da anlaşılmaktadır.

Zararın tutarı için bankanın teftiş kurulunun 13.07.2012 tarihli soruşturma raporundaki 419.129 TL esas alınmıştır. Bunun %60’ı olan 251.477,40 TL‘den banka sorumludur; ancak taleple bağlı kalınarak 100.000 TL‘ye hükmedilmiştir. Faiz başlangıcı da yeniden belirlenmiştir: Davacının 31.07.2012 tarihli ihtarnamesi 02.08.2012’de tebliğ edilmiş ve üç günlük ödeme süresi verilmiştir; bu nedenle temerrüt tarihi 06.08.2012 kabul edilmiş, faiz bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi olarak işletilmiştir.

🏛️ Yargıtay: iki temyiz, tek sonuç

Kararı hem davacının mirasçıları (duruşmalı olarak) hem de davalı banka temyiz etmiştir. Yargıtay, 22.03.2022’de duruşmada tarafların vekillerini dinlemiş, incelemeyi ertesi güne bırakmıştır.

Daire, bölge adliye mahkemesinin HMK m.355 vd. kapsamında yöntemince yaptığı inceleme sonucunda esastan verdiği nihai kararda, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığını ve HMK m.369/1 ile m.371’in uygulanmasını gerektiren bir neden olmadığını belirtmiştir. Sonuçta iki tarafın temyiz istemleri reddedilmiş, karar HMK m.370/1 uyarınca ONANMIŞTIR. Takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak karşı tarafa verilmesine hükmedilmiş; karar 23.03.2022 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli, E.2020/2384, K.2022/2316 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🧭 Kararı belirleyen dört nokta

Yargıtay ayrı bir ilke cümlesi kurmadan onamıştır; bu yüzden kararın taşıdığı ağırlık, onanan istinaf gerekçesinden okunmalıdır. Bu gerekçe dört noktada toplanabilir:

  • Faaliyetin niteliği imzalanan belgeye değil fiilî duruma bakılarak belirlenir. Taraflar arasında portföy yönetimi sözleşmesi yoktur; buna rağmen kararları fiilen banka çalışanı verdiği için ilişki portföy yöneticiliği olarak nitelendirilmiştir. Sözleşmenin yokluğu bankanın lehine değil, mevzuata aykırılık olarak aleyhine değerlendirilmiştir.
  • Risk bildirim formunun koruması sınırlıdır. Form, kararı kendisi veren yatırımcının piyasa riskine katlanmasını açıklar; kararı çalışanın verdiği ve yatırımcının yanlış bilgiyle yönlendirildiği bir durumda bankayı bütünüyle kurtarmamıştır.
  • Yanlış bilgilendirme ile zarar arasındaki bağ “güvenin sürmesi” üzerinden kurulmuştur. Daire, yanlış bakiyenin yatırımcının başka bir kuruma geçmesini engellediğini kabul etmiştir. Böylece bankanın “zarar talimatlı işlemlerden doğdu” savunması, kusur paylaşımının içinde değerlendirilmiş ve sorumluluğu ortadan kaldırmamıştır.
  • Yatırımcının deneyimi de hesaba katılır. Uzun süredir yatırım yapan ve risk formunu imzalamış bir müşterinin araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, %40 oranında kusur olarak tazminattan indirilmiştir. Bu yaklaşım, zarar görenin kendi kusurunun tazminatı azaltabileceğine ilişkin genel ilkeyle (TBK m.52) uyumludur.

Dosyanın bir başka öğretici yanı tutarlarla ilgilidir. Bankanın kendi teftiş raporu 419.129 TL zarar saptamış; bu rapor, bankanın savunmasını desteklemek yerine zararın hesabında esas alınmıştır. Talep kısmi dava olarak 100.000 TL ile sınırlı tutulduğu için hükmedilen tutar, hesaplanan sorumluluğun altında kalmıştır.

Portföy yöneticisinin özen borcuna ilişkin başka bir değerlendirme için portföy yöneticisinin özeni kararına; bankanın kredili işlemlerde yanlış bilgilendirmesine ilişkin olarak kredili hissede yanlış bilgi kararına bakılabilir. Bu dosyayı ayıran unsur, yanlış bilginin bir işlem anına değil, bir buçuk yıla yayılan düzenli bakiye bildirimlerine dayanmasıdır.

❓ Merak edilenler

Portföy yönetimi sözleşmesi imzalanmadan ilişki portföy yönetimi sayılabilir mi?

Bu dosyada sayılmıştır. Bölge adliye mahkemesi, bütün yatırım kararlarının banka çalışanınca verilip uygulandığını tespit ederek hizmetin aracılık değil portföy yöneticiliği olduğunu kabul etmiş; gerekli sözleşmenin imzalatılmamasını bankanın kusuru içinde saymıştır. Yargıtay bu kararı onamıştır.

Risk bildirim formu imzalamak bankanın sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı?

Bu kararda kaldırmamıştır. Daireye göre form, alım-satım kararını yatırımcının verdiği durumda zararın yatırımcıda kalmasını açıklar. Kararların banka çalışanınca verildiği ve yatırımcının yanlış bakiye bilgisiyle yönlendirildiği bu olayda form, yalnız yatırımcıya %40 kusur yüklenmesinde dikkate alınmıştır.

Zarar hangi belgeye göre hesaplandı?

Bölge adliye mahkemesi, bankanın teftiş kurulunca düzenlenen 13.07.2012 tarihli soruşturma raporundaki 419.129 TL zararı esas almış, bunun %60’ı olan 251.477,40 TL’den bankanın sorumlu olduğunu belirtmiş; ancak taleple bağlı kalarak 100.000 TL’ye hükmetmiştir.

Faiz neden dava dilekçesindeki tarihten başlatılmadı?

Davacı 02.08.2012’den faiz istemişti. Daire, 31.07.2012 tarihli ihtarnamenin 02.08.2012’de tebliğ edildiğini ve borçluya üç günlük ödeme süresi verildiğini dikkate alarak temerrüdün 06.08.2012’de gerçekleştiğini kabul etmiş, avans faizini bu tarihten başlatmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında; banka ve aracı kurum kaynaklı yatırım uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Yargıtay ayrıca gerekçe yazmamış, bölge adliye mahkemesinin gerekçesini yerinde bulmuştur; yazıdaki değerlendirmeler bu gerekçeye dayanır. Olaylar 2012 yılına ve o tarihteki sermaye piyasası mevzuatına ilişkindir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; yatırım kararını kimin verdiğine, yazılı talimatlara, bilgilendirme kayıtlarına, imzalanan sözleşmelere, yatırımcının deneyimine ve bilirkişi hesabına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud