Menşe Saptırması ve Kaçakçılık – Yargıtay CGK 2026/232

Çin’de üretilen duvar tipi split klimalara 2006 yılında yüzde 25 oranında dampinge karşı vergi getirilir. Kısa süre sonra aynı ithalatçı şirketin Çin’den yaptığı alımlar azalır, Malezya’dan yaptığı alımlar artar. Klimalar Malezya makamlarınca düzenlenmiş, kendisi gerçek olan menşe şahadetnameleriyle gümrükten geçer. Soru şudur: Belgenin kâğıt olarak gerçek olması, içeriğinin gerçeği yansıtmadığı bir durumda sahte belge kullanılarak kaçakçılık yapıldığı sonucunu engeller mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.04.2026 tarihli ve E.2025/580, K.2026/232 sayılı kararıyla, sanıkların beraatine ilişkin direnme kararının gerekçesini isabetli bulmamış; eşyayı sahte belge kullanmak suretiyle gümrük vergilerini kısmen veya tamamen ödemeksizin yurda sokma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu gerekçesiyle beraat hükümlerini oy çokluğuyla bozmuştur.
🌏 Dampinge karşı vergi ve Malezya güzergâhı
26.07.2006 tarihli ve 26240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2006/20 sayılı Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “yalnız duvar tipi split klimalar” ile bu klimaların iç ve dış ünitelerinin ithalatında CİF bedelin %25’i oranında dampinge karşı vergi kesin önlem olarak yürürlüğe konulmuştur.
Karar metnine göre, tebliğin yürürlüğe girmesinden sonra Dış Ticaret Müsteşarlığı görevlileri, önlemin eşyanın menşei konusunda yanıltma yoluyla etkisiz kılınabileceğinden şüphelenmiş; Gümrük Müsteşarlığı müfettişlerince soruşturma başlatılmıştır. İncelemede ortaya çıkan tablo şöyledir:
- Önlemden sonra Çin’den yapılan ithalat düşmüş, Malezya’dan yapılan ithalat artmış; iki ülkenin ürünleri arasında önemli benzerlikler bulunmuştur.
- 02.02.2009 tarihli “Önlemlerin Etkisiz Kılınması Hakkında Soruşturma Raporu”na göre Malezya’daki firmanın fabrikasında kondenser imalatı yapılmadığı; iç ve dış ünitenin imal edilebileceği kalıp, enjeksiyon makinesi, pres ve boyama ünitelerinin bulunmadığı, çalışan sayısının üretime yetmediği ve yalnızca basit montaj ve işçilik yapıldığı tespit edilmiştir.
- Ürün kodlarının Çin’deki üreticilerin kodlarıyla aynı olduğu, bazı konşimentolarda ihracatçı olarak Çin’deki imalatçıların kayıtlı bulunduğu belirlenmiştir.
- Malezyalı firmalar yedek parça üretmemekte, yedek parçalar Çin’den gelmektedir; sanıkların yedek parça ithalatını Çin’deki bir firmadan yaptıklarına ilişkin ikrarları da bulunmaktadır.
- Malezya Uluslararası Sanayi ve Ticaret Odası, 16.04.2010 tarihli yazısıyla menşe şahadetnamelerinin orijinal olduğunu, ancak belge içeriğine ilişkin sorumluluk almadığını bildirmiştir.
Sanıklar ise ithal edilen klimaların Malezya menşeli olduğunu savunmuşlardır.
⏳ Beraat, bozma, direnme: uzun bir yargılama
Dosyanın Ceza Genel Kurulu önüne gelişi uzun bir yoldur. Karar metninden izlenebilen aşamalar şunlardır:
- 05.02.2015: İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları hem kaçakçılık hem resmî belgede sahtecilik suçlarından CMK m.223/2-e uyarınca beraat ettirmiştir.
- 08.12.2020: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, menşe saptırması yapılarak sahte ithalat beyannamesi tanzim edildiğini belirterek beraat kararını bozmuştur.
- 09.11.2022: İlk derece mahkemesi bozmaya direnmiş ve yeniden beraat kararı vermiştir.
- 05.10.2023: 7. Ceza Dairesi bu hükümleri bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm olarak nitelendirmiş; resmî belgede sahtecilik suçundan açılan davanın TCK m.66/1-e uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kaçakçılık suçundan ise beraat hükümlerinin bozulmasına karar vermiştir.
- 10.12.2024: İlk derece mahkemesi ikinci kez direnerek kaçakçılık suçundan beraat kararı vermiştir.
- 16.09.2025: 7. Ceza Dairesi CMK m.307 uyarınca yaptığı incelemede direnme kararını yerinde görmemiş, dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
İlk derece mahkemesine göre bilirkişi raporu karineden hareketle varsayıma dayalı bir sonuca ulaşmış; sanıkların önlemi aşmaya yönelik ilişkiyi bildiği somut delille ortaya konulmamıştır. Klimaların Malezya üzerinden getirilmesi tek başına suç delili sayılamaz.
⚖️ Ceza Genel Kurulunun gerekçesi
Ceza Genel Kurulu, incelemeyi kaçakçılık suçundan verilen beraat hükümleriyle sınırlı tutmuştur; sahtecilik suçu bakımından düşme kararı verilmiş olduğundan bu kısım uyuşmazlığın dışındadır. Çözülmesi gereken soru, isnat edilen kaçakçılık suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığıdır.
Kurul; önlemle birlikte Çin’den Malezya’ya yönelinmesini, yerinde doğrulama raporundaki kapasite eksikliğini, ürün kodlarının aynılığını ve yedek parça konusundaki ikrarı birlikte değerlendirmiştir. Bu tespitler karşısında Malezya’daki işlemin basit montajdan ibaret olduğu ve klimaların %81 oranındaki ürün girdisinin Çin menşeli olduğu kabul edilmiştir.
Kararın sonuç cümlesi şöyledir: Muhtevası itibarıyla sahte olan menşe şahadetnamelerini düzenlettirerek kullanmak suretiyle sahte gümrük beyannamesi tanzim eden sanıklara isnat edilen suçun unsurları itibarıyla oluştuğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu nedenle direnme kararına konu beraat hükümleri bozulmuş, dosya İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir. Bir Ceza Genel Kurulu Üyesi, direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
🏭 Gümrük Kanunu’nda menşe: basit montaj neden yetmez?
Kararın taşıyıcı ayağı, menşe kavramının gümrük mevzuatındaki tanımıdır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 18. maddesine göre tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşya o ülke menşelidir. Kanun’un 19. maddesi, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için o ülkede yeni bir ürün imal edilmesini veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasını arar.
20. madde ise bu kurala bir emniyet supabı ekler: Esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya araştırma sonucunda bu yönde kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşya, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmaz. Karar metninde ayrıca, suç tarihinde yürürlükte bulunan Gümrük Yönetmeliği’nin 36. maddesinin ambalaj ve montaj değişikliklerini, etiket konulmasını ve parça hâlindeki ürünlerin birleştirilerek tam ürün oluşturulmasını menşe kazandırmayan işlemler arasında saydığı aktarılmaktadır.
Kurulun yaklaşımında belirleyici olan, montajın yapıldığı yer değil, esaslı imalatın nerede gerçekleştiğidir.
📄 Gerçek kâğıt, gerçeğe aykırı içerik
Dosyadaki menşe şahadetnameleri, Malezya’daki yetkili oda tarafından gerçekten düzenlenmiş belgelerdir; imza taklidi ya da silinti yoktur.
Kararda, TCK m.204’teki resmî belgede sahtecilik suçunun seçimlik hareketleri (sahte belge düzenleme, gerçek belgeyi değiştirme, sahte belgeyi kullanma) ile TCK m.206’daki resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu ayrı ayrı anlatılmıştır. Kurul, her iki suçta da düzenlenen belgenin içerik olarak gerçeği yansıtmadığını ve bunun “fikri sahtecilik” olarak adlandırıldığını vurgulamış; önceki Ceza Genel Kurulu kararlarına atıfla sahteciliğin şeklî bir eksiklikle sınırlı olmadığını, içerikteki her türlü gerçeğe aykırılığın kamu güveni bakımından aynı derecede tehlikeli olduğunu belirtmiştir.
Somut olaya yansıması şudur: Malezya’daki oda, belgeyi ihracatçının sunduğu belgelere dayanarak düzenlemiş ve içeriğin doğruluğu konusunda bilgisi olmadığını bildirmiştir. Kurul, bu belgeleri “muhtevası itibarıyla sahte” kabul etmiş ve sanıkların bu belgeleri “düzenlettirerek kullandıklarını” belirtmiştir. Benzer biçimde sahtecilik ile başka bir suçun ilişkisini ele alan bir örnek olarak sitedeki change araçta sahtecilik kararına bakılabilir.
🆕 6545 sayılı Kanun’la gelen değişiklik
Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığı suç tarihinde yürürlükte olan metne göre çözmüştür. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrası, suç tarihinde “Eşyayı, sahte belge kullanmak suretiyle gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin, Türkiye’ye ithal eden kişi” için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası öngörmekteydi.
18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle fıkra değiştirilmiştir. Yürürlükteki metne göre eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Karar metninde aktarılan önerge gerekçesine göre bu değişiklikle sahtecilik oluşturmayan aldatıcı davranışlar da, örneğin beyana dayalı gümrük işlemlerinde gerçeği yansıtmayan sözlü beyan da, fıkra kapsamına alınmıştır; cezanın alt sınırı da bir yıldan iki yıla çıkarılmıştır. Kurul ayrıca bu suçun ancak ithalat gümrük işlemi sırasında ve gümrük idaresine karşı işlenebileceğini belirtmiştir.
İki metin arasındaki fark iki yönlüdür: Eski metin yalnızca sahte belge kullanımını kapsarken alt sınırı bir yıl olarak belirlemiş, yeni metin daha geniş bir hareket alanını iki yıllık alt sınırla cezalandırmıştır. Karar metni, uygulanacak kanunun belirlenmesine ilişkin ayrı bir karşılaştırmaya yer vermemekte; değerlendirmeyi suç tarihindeki “sahte belge kullanmak” unsuru üzerinden yapmaktadır. Kaçakçılık suçlarında lehe kanun tartışmasının farklı bir görünümü için sitedeki kaçak mazotta lehe kanun kararı da incelenebilir.
❓ Sık sorulan sorular
Yabancı makamın düzenlediği gerçek bir menşe belgesi “sahte belge” sayılabilir mi?
Bu kararda sayılmıştır. Ceza Genel Kurulu, belgeleri düzenleyen odanın içeriğin doğruluğundan sorumluluk almadığını ve ürünlerin gerçekte Çin menşeli olduğunu dikkate alarak şahadetnameleri “muhtevası itibarıyla sahte” kabul etmiştir. Belirleyici olan, belgenin içerdiği bilginin gerçeğe aykırılığıdır.
Üçüncü ülkede montaj yapılması ürüne o ülkenin menşeini kazandırır mı?
Gümrük Kanunu’nun 19. maddesi esaslı işçilik arar; kararda aktarılan Yönetmelik hükmüne göre basit montaj menşe kazandırmaz.
Sanıklar resmî belgede sahtecilikten neden yargılanmaya devam etmedi?
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 05.10.2023 tarihli kararıyla bu suçtan açılan kamu davasının TCK m.66/1-e uyarınca asli zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. Ceza Genel Kurulunun incelemesi yalnızca kaçakçılık suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkindir.
Bu kararla sanıklar mahkûm edilmiş midir?
Hayır. Ceza Genel Kurulu beraat hükümlerini bozmuş ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Hükmü, bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılacak yargılamada ilk derece mahkemesi kuracaktır; karar metni sonraki aşamaya ilişkin bilgi içermemektedir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metnindeki olay ve olgular ile derece mahkemelerinin gerekçelerine dayanır; sanıkların, ithalatçı şirketin ve yabancı firmaların kimliği kaynakta anonimdir. Bozma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince verilecek hüküm bu yazının konusu değildir. Mevzuat açıklamaları bilgi amacıyla eklenmiştir. Delil durumu ve ithalat süreci farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



