Emsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Orman Tapusu İadesi ve Tazminat – Yargıtay HGK 2026/422

Yüz dönümü aşan bir arazi 1967’de tapulama ile özel mülkiyete yazılır, 1994’te el değiştirir, 2011’de kesinleşen bir kararla orman vasfıyla Hazine adına tescil edilir. Eski malik, tapu siciline güvenerek uğradığı zararı Devletten ister; dava sürerken alacağını bir başkasına devreder. Dosya ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi, Yargıtay özel dairesi ve direnme aşamalarından geçerek Hukuk Genel Kurulu önüne gelir. Tam bu sırada kanun koyucu Orman Kanunu’na yeni bir madde ekler ve uyuşmazlığın zemini değişir. Hukuk Genel Kurulu, esası çözmek yerine dosyayı yeni hükmün ışığında incelenmek üzere özel daireye geri gönderir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.07.2026 tarihli ve E.2025/748, K.2026/422 sayılı kararıyla, 20.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu Ek 22. maddesiyle oluşan yeni durum karşısında, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.

Kısa özet: Orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen bir taşınmazın eski maliki, TMK m.1007’ye dayanarak tazminat davası açmış; dava sürerken alacağını dava hakları devri protokolüyle bir başkasına temlik etmiştir. İlk derece mahkemesi 4.783.000,00 TL tazminata hükmetmiş, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi temlik alanın iyiniyetli sayılamayacağı ve nedensellik bağının bulunmadığı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ikinci görüşmeden önce yürürlüğe giren Orman Kanunu Ek 22. maddesinin derdest tazminat davalarını da kapsayan hükümleri nedeniyle dosyayı özel daireye göndermiştir.

🌲 Arazinin tapu geçmişi ve dava

Özel dairenin bozma kararında aktarılan tespitlere göre dava konusu taşınmaz, İstanbul Eyüp ilçesine bağlı bir köyde bulunan, 100.500,00 m² yüzölçümlü bir parseldir. Taşınmaz 1967 yılında tapulama ile dava dışı bir kişi adına tescil edilmiş, davacı 01.03.1994 tarihinde satın alarak malik olmuştur. 28.11.1995 tarihinde tapu kaydına “Bu parselin ormanla ilişkisi vardır” şeklinde şerh konulmuştur.

Orman idaresinin açtığı davada Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/322 Esas, 2010/172 Karar sayılı kararıyla taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; karar temyiz incelemesinden geçerek 10.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, 05.11.2015 tarihinde TMK m.1007’ye dayalı tazminat davası açmış, önce 50.000,00 TL talep etmiş, ardından talebini artırmıştır.

Hazine ise savunmasında şu noktaları öne sürmüştür:

  • Davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği,
  • Taşınmazın 1939’daki ilk orman tahdidinde ve 1987’deki çalışmalarda orman sınırları içinde kaldığı ve bu sınırların kesinleştiği,
  • Tapu kaydına güvendiği için zarara uğradığını iddia etmenin iyiniyetle bağdaşmadığı ve davanın zamanaşımına uğradığı.

🔄 Dosyanın geçtiği aşamalar

Dosyanın seyri şöyledir:

  1. İlk karar (11.03.2019): İlk derece mahkemesi 4.783.000,00 TL tazminatın 05.11.2015’ten itibaren yasal faiziyle tahsiline hükmetmiştir.
  2. İstinaf (05.02.2020): Bölge adliye mahkemesi; taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının araştırılmasını, yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılmasını ve değerin net gelir yöntemiyle iptal hükmünün kesinleştiği tarihe göre hesaplanmasını istemiş, faiz ve harç yönünden de hata görerek kararı kaldırmıştır.
  3. Yeniden yargılama (17.02.2022): Bilirkişi taşınmazın değerini 9.959.550,00 TL olarak belirlemiş; mahkeme talep aşılamayacağı için yine 4.783.000,00 TL’ye, bu kez 10.05.2011’den itibaren faiziyle hükmetmiştir.
  4. İkinci istinaf (22.11.2023): Hazinenin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
  5. Bozma (12.06.2024): Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2024/1189 Esas, 2024/7279 Karar sayılı kararıyla hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.
  6. Direnme: İlk derece mahkemesi 2024/238 Esas, 2024/332 Karar sayılı kararıyla önceki hükümde direnmiştir.

Hukuk Genel Kuruluna gelen uyuşmazlık, dava alacağının yargılama sırasında temlik edildiği bu dosyada tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğup doğmadığı, zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı ve buna göre davanın reddi gerekip gerekmediğidir.

🔗 Özel dairenin bozma gerekçesi: temlik ve nedensellik

Bozma kararının kilit noktası, davacının 29.12.2015 tarihli “dava konusu hakların devri protokolü” ile davadaki alacağını tüm fer’ileriyle birlikte bir başkasına temlik etmesidir. Özel daire, TMK m.1020’nin “Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.” hükmünü hatırlatmıştır. Daireye göre tapu orman vasfıyla Hazine adına tescil edildikten sonra, tapunun iptalinden doğan tazminat alacağını devralan kişinin iyiniyetli olduğundan ve TMK m.2 uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez.

Daire buradan iki sonuç çıkarmıştır: Birincisi, bir zarar doğduğu kabul edilse bile bu zarar tapu sicilinin doğru tutulmamasından kaynaklanmamaktadır. İkincisi, temlik alanın alacağı devralmasından doğan zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağı yoktur.

Direnme kararı ise usul hukukunun genel ilkelerine dayanmıştır. Mahkemeye göre dava konusu devredildiğinde devralan, davalının tercihi aranmadan davacının yerine geçer ve hangi aşamada devralmışsa o andan itibaren davanın tarafı olur. Alacağın devri, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası aranmadan yapılabilen, yazılı şekle bağlı tasarruf işlemidir. Hazine ise temyizde, orman şerhini görerek taşınmazı edinenlerin sonradan tazminat isteyemeyeceğini ve hakkın kötüye kullanılmasının korunmayacağını savunmuştur.

TMK m.1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğunu, Devletin kusurlu görevlilere rücu edeceğini ve davanın tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini düzenler. Bu sorumluluğun farklı bir görünümü için sitedeki sahte vekâletnameyle yapılan tapu devrinde Hazinenin sorumluluğu yazısına bakılabilir.

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, metinde geçen bir kişi adı ayrıca gizlenmiştir.

📜 Yeni hüküm: Orman Kanunu Ek 22. madde

Hukuk Genel Kurulunda 18.06.2026 tarihli ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamamıştır. İkinci görüşmeden önce, 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7584 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu’na Ek 22. madde eklenmiştir. Mevzuat bilgi sistemindeki metne göre madde 11.06.2026 tarihli 7584 sayılı Kanun’la eklenmiştir.

Maddenin bu dosya bakımından öne çıkan hükümleri şunlardır:

  • İade imkânı (3. fıkra): Açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilip kararı infaz edilerek veya rızaen terk edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, maddenin yürürlüğünden itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması hâlinde iade edilir. Bunun için taşınmaz bedeli karşılığı ödeme yapılmamış olması ya da yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi gerekir; geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
  • Derdest davalar (5. fıkra, a bendi): İşlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazinenin açması gereken davalar açılmaz; devam eden davalarda bu maddedeki işlemler bekletici mesele sayılır. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve tapunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları dahil derdest davaların konusuz kalmasına karar verilir; yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılır, vekâlet ücretine hükmedilmez.
  • İadenin sonucu (5. fıkra, e bendi): İade gerçekleşirse idarelerden tazminat ve ecrimisil talep edilemez.
  • Kapsam dışı yerler: Madde; turizm bölgeleri, Boğaziçi Kanunu kapsamındaki yerler, yanan orman sahaları ve geometrisi belli olmayan taşınmazlar gibi sayılan alanlarda uygulanmaz. Uygulamadan doğan anlaşmazlıklar taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.

⚖️ Hukuk Genel Kurulu neden esasa girmedi?

Hukuk Genel Kurulu, ikinci görüşme sırasında bu yeni maddenin davaya etkisini ön sorun olarak tartışmıştır. Gerekçe kısadır: Madde, ilk oylamadan sonra ve 01.07.2026’daki ikinci görüşmeden önce yürürlüğe girmiştir. Temyiz isteminin incelendiği tarih itibarıyla oluşan bu yeni durum karşısında dosyanın, sonradan yürürlüğe giren kanun doğrultusunda incelenmek üzere özel daireye gönderilmesi gerekir.

Bu nedenle karar, temlik alanın iyiniyeti veya nedensellik bağı konusunda bir sonuca varmamıştır. Özel daire ile direnme kararı arasındaki görüş ayrılığı çözümsüz kalmış; değerlendirme, Ek 22. maddenin dosyaya nasıl uygulanacağıyla birlikte 5. Hukuk Dairesine bırakılmıştır.

Orman sınırında tazminat hesabında emsal sorununa ilişkin farklı bir Hukuk Genel Kurulu kararı için orman tapusunda TMK 1007 emsali yazısı incelenebilir.

🧭 Benzer dosyalar bakımından ne değişiyor?

Kararın en önemli yanı, derdest tazminat davalarının yeni bir kanun karşısında nasıl ele alınacağını göstermesidir. Kararda ve madde metninde dikkat çeken noktalar şöyle özetlenebilir:

  • Bekletici mesele: Ek 22 kapsamındaki taşınmazlarda devam eden davalarda idari süreç bekletici mesele kabul edilecektir. Dolayısıyla tazminat davasının sonucu, idareye yapılan başvurunun akıbetine bağlı hâle gelebilir.
  • Konusuz kalma ve giderler: Hükme göre tazminat davaları da dahil bazı derdest davalarda konusuz kalma kararı verilir; giderler taraflar üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
  • Halefler: İade başvurusu yalnız önceki maliklere değil, akdi ve kanuni haleflerine de tanınmıştır. Bu dosyada alacağın temlik edilmiş olması, “akdi halef” kavramının tazminat alacağını devralanı kapsayıp kapsamadığı sorusunu gündeme getirebilir. Karar bu konuda bir değerlendirme içermemektedir.

Hukuk Genel Kurulu, yeni maddenin uygulanma koşullarını somut olayda tartışmamıştır. Taşınmazın kapsam dışı yerlerden olup olmadığı, bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği gibi sorular, özel daire incelemesinin konusu olacaktır.

❓ Sık sorulan sorular

Hukuk Genel Kurulu tazminat talebini reddetti mi?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu ne kabul ne ret yönünde esasa ilişkin karar vermiştir. Yeni yürürlüğe giren Orman Kanunu Ek 22. maddesi nedeniyle dosyayı, temyiz itirazlarının incelenmesi için Yargıtay 5. Hukuk Dairesine göndermiştir.

Özel daire neden alacağı devralanın iyiniyetli olmadığını düşündü?

Daire, TMK m.1020’deki “kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez” kuralına dayanmıştır. Tapu orman vasfıyla Hazine adına tescil edildikten sonra tazminat alacağını devralan kişinin bu durumu bildiği kabul edilmiş; zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağı görülmemiştir.

Ek 22. madde orman olarak tescil edilen her taşınmaza uygulanır mı?

Hayır. Madde, turizm bölgeleri, Boğaziçi Kanunu kapsamındaki yerler, yanan orman sahaları, geometrisi belli olmayan taşınmazlar ve Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlar gibi bazı alanları açıkça kapsam dışında bırakmaktadır.

Derdest tazminat davası konusuz kalırsa yargılama giderleri ne olur?

Ek 22. maddenin beşinci fıkrasının (a) bendine göre konusuz kalma kararı verilen davalarda yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava ve cevap dilekçeleri, derece mahkemesi kararları ve özel daire bozma gerekçesine dayanır; taraf kimlikleri kaynakta anonimdir. Hukuk Genel Kurulu uyuşmazlığın esası hakkında karar vermemiş, dosyayı özel daireye göndermiştir; özel dairenin vereceği karar bu yazıda yer almamaktadır. Orman Kanunu Ek 22. maddesine ilişkin açıklamalar mevzuat metninden bilgi amacıyla eklenmiştir. Taşınmazın niteliği, ödeme durumu ve başvuru koşulları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu