Faktoring Şirketinin Çek Takibi – Yargıtay 12. HD 2026/3464

Bir çek, ciro zinciri içinde bir faktoring şirketine geçer ve şirket, çekteki cirantalardan biri hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatır. Ciranta icra mahkemesine başvurur. Bölge adliye mahkemesi, alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının ancak yargılamayla anlaşılabileceğini kabul ederek takibi İİK 170/a uyarınca iptal eder. Yargıtay bu kararı oy çokluğuyla onar.
Karar Arama sayfasında “kredi kartı” araması yapan okuyucular bu karara, kararda geçen kredi ve finansman kavramları üzerinden ulaşmaktadır. Karar kredi kartıyla değil, faktoring şirketine ciro edilen çekle yapılan icra takibiyle ilgilidir; bu yazı kararı kendi konusu çerçevesinde aktarmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 13.05.2026 tarihli ve E.2026/4218, K.2026/3464 sayılı kararıyla alacaklının temyizini reddetmiştir.
📄 Olay: faktoring şirketine geçen çek
Takibe konu çekte şikâyetçi şirket ciranta konumundadır. Çek, ciro zinciri içinde ilerlerken üçüncü ciranta ile sonraki ciranta konumundaki anonim şirket arasında bir faktoring sözleşmesi kurulmuş, çek bu ilişki çerçevesinde faktoring şirketine geçmiştir. Faktoring şirketi, çekteki imza sahiplerine karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmıştır.
Şikâyetçi ciranta, icra mahkemesinde borca, imzaya ve faize itiraz etmiştir. Karar metninden, şikâyetçinin faktoring şirketine karşı ileri sürdüğü ayrı bir şahsi def’i bulunmadığı anlaşılmaktadır.
⚖️ Mahkemelerin kararı
- Bölge adliye mahkemesi (İstanbul BAM 21. Hukuk Dairesi): Alacaklının faktoring şirketi olması nedeniyle yetkili hamil olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle takibin İİK 170/a-2 uyarınca iptaline karar vermiştir.
- Temyiz: Kararı alacaklı (davalı) taraf temyiz etmiştir.
- Yargıtay 12. HD (13.05.2026): Temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını İİK 364/2 göndermesiyle HMK 370 uyarınca oy çokluğuyla onamıştır. Temyiz eden alacaklıdan 732,00 TL temyiz harcının tahsiline karar verilmiştir.
Onama kararı, bölge adliye mahkemesinin gerekçelerine atıf yapan kısa bir karardır. Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi, Yargıtay kararına eklenen karşı oy yazısında aktarılan biçimiyle anlaşılmaktadır.
🧩 İİK 170/a ve yetkili hamil sorusu
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, senedin kambiyo vasfına ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkına dayanan özel ve hızlı bir takip yoludur. İİK 170/a bu iki konuyu icra mahkemesinin gözetimine bırakır:
- İİK 170/a, 1. fıkra: Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını İİK 168/3’e göre şikâyet yoluyla ileri sürebilir.
- İİK 170/a, 2. fıkra: İcra mahkemesi, kendisine usulüne uygun gelen işlerde senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunmadığını re’sen nazara alarak takibi iptal edebilir.
- Son fıkra: İmza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu madde uygulanmaz.
Bu dosyada bölge adliye mahkemesi, takip alacaklısının faktoring şirketi olmasını ve çekin faktoring ilişkisine konu edilmesini, alacaklının yetkili hamil sıfatının icra mahkemesinin dar kapsamlı incelemesiyle belirlenemeyeceği bir durum olarak değerlendirmiştir. Çoğunluk bu yaklaşımı onamıştır. Sonuç olarak takip, kambiyo senetlerine mahsus yol bakımından iptal edilmiş; alacağın varlığı ya da yokluğu hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Kambiyo takibinde şikâyet ve itiraz yollarına genel bakış için kambiyo takibinde itiraz ve şikâyet yazısına bakılabilir.
🔍 Karşı oy: çek kambiyo senedi olmaya devam eder mi?
Dairenin bir üyesi çoğunluk görüşüne katılmamış ve ayrıntılı bir karşı oy yazmıştır. Karşı oyun ana hatları şöyledir:
- Sebebe bağlılık: Faktoring şirketleri, kambiyo senedine dayalı olsa bile mal veya hizmet satışından doğmayan alacakları devralamaz. Bu nedenle faktoring işleminde senet sebebe bağlanır ve devrin temelinde alacağın temliki hükümleri yatar.
- Faktoring işlemindeki borçlu: Faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, devredene karşı sahip olduğu savunmaları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir (TBK 188/1).
- Faktoring işlemi dışındaki borçlu: Ciro zincirinde yer alıp faktoring işleminde taraf olmayan kambiyo borçlusunun durumu ise TBK 188’e göre değil, TTK 687’ye göre değerlendirilmelidir.
- 6361 sayılı Kanun m.9/3: Kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devrinde, başvurulan kişi düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki kişisel def’ileri, şirket senedi bile bile borçlunun zararına iktisap etmedikçe faktoring şirketine karşı ileri süremez. Karşı oya göre bu hüküm, faktoring şirketlerinin ciro yoluyla senet devralabileceklerini ve senet borçlularına karşı hukuki yollara başvurabileceklerini göstermektedir.
- Sonuç: Çekin faktoring ilişkisine konu edilmesi kambiyo senedi niteliğini yitirmesine yol açmaz; aksinin kabulü faktoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olarak hiçbir zaman takip yapamayacağı anlamına gelir. Karşı oya göre icra mahkemesi, şikâyetçinin borca, imzaya ve faize itirazlarını inceleyip sonucuna göre karar vermelidir.
Karşı oy yazısı bağlayıcı değildir; ancak konunun tartışmalı olduğunu ve kararın oy çokluğuyla verildiğini göstermesi bakımından önem taşır.
🔗 Aynı yönde ikinci karar
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bir hafta önce, 06.05.2026 tarihinde verdiği E.2026/3915, K.2026/3134 sayılı kararda da faktoring şirketine ciro edilen bir çekte aynı gerekçeyle verilen takip iptali kararını oy çokluğuyla onamıştır. O dosyada şikâyetçi cirantalardan biri değil, çekin keşidecisidir ve itirazlar lehtarın ciro imzasına ve borca yöneliktir. Ayrıntılar için faktoringe cirolu çekte keşideci – Yargıtay 12. HD 2026/3134 yazısına bakılabilir. Takip iptalinin farklı bir sonucu için takip iptalinde tedbir parası – Yargıtay 12. HD 2026/411 yazısı incelenebilir.
🆕 İlgili mevzuat
Kararda ve karşı oyda dayanılan hükümler bugün yürürlüktedir:
- 6361 sayılı Kanun m.9/2: Faktoring şirketi, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.
- 6361 sayılı Kanun m.9/3: Ciro yoluyla faktoring şirketine devirde kişisel def’iler kural olarak şirkete karşı ileri sürülemez; şirketin bile bile borçlunun zararına hareket etmesi hâli saklıdır.
- TTK 687: Poliçeden dolayı başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle doğrudan ilişkilerine dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremez; hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmesi hâli saklıdır. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.
- TBK 188/1: Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.
🙋 Sorular ve cevaplar
Kredi kartı araması ile bu karar arasında nasıl bir bağlantı var?
Faktoring şirketi çekle kambiyo takibi yapabilir mi?
Takibin iptali alacağın ortadan kalktığı anlamına mı gelir?
İcra mahkemesi takip hakkını kendiliğinden inceleyebilir mi?
Ciranta, faktoring şirketine karşı hangi def'ileri ileri sürebilir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda yer alan tarih ve bilgiler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



