Hüküm Kurulmasına Yer Yok Temyizi – Yargıtay CGK 2026/435

Ceza Muhakemesi Kanunu hangi kararların “hüküm” sayılacağını tek tek saymıştır; uygulamada ise zaman zaman bu listede yer almayan ifadelerle dosyaların sonlandırıldığı görülür. Orman Kanunu’na muhalefetten açılan ve on yılı aşkın süredir devam eden bir dava, bu sorunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelmesine yol açtı: Yerel mahkemenin “hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklindeki kararı temyiz edilebilir mi, Yargıtay dairesi böyle bir kararı bozabilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.07.2026 tarihli ve E.2024/383, K.2026/435 sayılı kararıyla, “hüküm kurulmasına yer olmadığına” kararının CMK m.223’te sınırlı olarak sayılan hükümlerden biri olmadığını, bu nedenle temyiz incelemesine konu edilemeyeceğini ve özel dairenin bu karar hakkında bozma kararı veremeyeceğini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy birliğiyle kabul etmiş, 7. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırmış ve temyiz istemini incelenmeksizin mahalline iade etmiştir.
🌲 Orman arazisinde iki iddianame
Sanık hakkında 2013 yılında iki ayrı iddianame düzenlenmiştir:
- 12.09.2013 tarihli iddianame: 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırma istemiyle açılan dava (Ünye 1. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/882 Esas).
- 13.09.2013 tarihli iddianame: Aynı Kanun’un 93. ve 91. maddeleri uyarınca, işgal ve faydalanma ile ormandan ağaç kesme suçları nedeniyle açılan dava (Ünye 1. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/883 Esas).
Sulh ceza mahkemesinin kapatılmasıyla bu dosyalar, Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/427 Esas sayılı dosyasıyla birleşmiştir. Mahkeme 17.02.2016 tarihli ve 427-273 sayılı kararında, 2013/883 Esas sayılı dosyada belirtilen suça konu yerin 2013/882 Esas sayılı dosyadaki yerle aynı olduğunu, bu yer için 2013/882 Esas sayılı dosyadan zaten hüküm kurulduğunu kabul etmiş ve 2013/883 Esas sayılı dosya yönünden “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar vermiştir.
Bu karar katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
🔁 Özel Daire bozdu, Başsavcılık itiraz etti
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 15.02.2024 tarih ve 15531-1441 sayılı kararıyla temyiz istemini esastan incelemiş ve oy çokluğuyla şu sonuçlara varmıştır:
- İşgal ve faydalanma suçu yönünden hüküm bozulmuş; yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının CMK m.223/8 uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
- Motorlu testereyle ağaç kesme suçu yönünden ise iki dosyadaki iddianamelerin farklı maddelere dayandığı belirtilerek, her iki eylem yönünden “hüküm kurulmasına yer olmadığı” kararı verilmesi isabetsiz bulunmuş ve bozma kararı verilmiştir.
Daire üyelerinden biri karşı oy kullanmıştır. Karşı oya göre CMK m.223’te hüküm çeşitleri sayılmıştır ve “hüküm kurulmasına yer olmadığı” kararı bunlar arasında olmadığından temyiz edilebilir nitelikte bir hüküm değildir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da aynı gerekçeyle itiraz yoluna başvurmuştur. Başsavcılık, Ceza Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli ve 2019/12-457 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararına dayanarak, Yargıtayın temyiz incelemesi yapabilmesi için öncelikle CMK m.223 uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunması gerektiğini ileri sürmüş; temyiz isteminin reddi gerekirken bozma kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
7. Ceza Dairesi 04.06.2024 tarihli ve 3900-5981 sayılı kararıyla, yine oy çokluğuyla itiraz nedenlerini yerinde görmemiş ve dosya CMK m.308 uyarınca Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
📘 CMK 223: Hangi kararlar hükümdür?
Ceza Genel Kurulu değerlendirmesine, karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken mülga 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesiyle başlamıştır. 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince uygulanan bu hükme göre ceza mahkemelerince verilen hükümler temyiz kanun yoluna tabidir. Hangi kararların hüküm olduğu ise 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde belirlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası şöyledir:
“Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.”
Genel Kurul bu sayımın sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Hüküm niteliğinde olmamakla birlikte kanun yolu bakımından temyizi mümkün kabul edilen bazı kararlar da vardır:
- CMK m.223/10 uyarınca adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları,
- TCK m.18/4 uyarınca geri verme talebiyle ilgili olarak verilen kararlar.
Kararda hükmün tanımı için Ceza Genel Kurulunun 16.03.1992 tarihli ve 14-81 sayılı kararına da yer verilmiştir: Hüküm, somut olayın hukuk normları karşısındaki durumunu tespit ederek uyuşmazlığı ve davayı sonuçlandıran karardır.
🔍 Temyizde ön inceleme nasıl yapılır?
Genel Kurul, mülga CMUK’un 315 ve 317. maddelerine dayanarak temyiz başvurusunun iki aşamalı bir ön incelemeden geçtiğini hatırlatmıştır:
- İlk derece mahkemesi, temyiz talebinin süresinde yapılıp yapılmadığını, kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığını ve başvuranın temyiz hakkı bulunup bulunmadığını inceler; bu şartlar yoksa temyiz dilekçesini reddeder. Başvuran bu ret kararına karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde Yargıtaydan karar verilmesini isteyebilir.
- Yargıtay dairesi de dosyanın esasına girmeden önce aynı hususları yeniden inceler; şartlar yoksa temyiz istemini reddeder, varsa esas yönünden incelemeye geçer.
Kararın en dikkat çekici ayrıntısı bu noktada ortaya çıkmaktadır. Genel Kurula göre “hüküm kurulmasına yer olmadığına” ilişkin karar, sorunun esasını çözmeyen ve hiç karar verilmemesiyle aynı sonucu doğuran bir karardır. Böyle bir karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunda ilk derece mahkemesi ya da Yargıtay dairesi, “temyiz isteminin reddi” kararı vermemelidir. Bunun yerine, hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayan bu karara yönelik temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
🏛️ Genel Kurulun sonucu
Ceza Genel Kurulu somut olayda şu değerlendirmeyi yapmıştır: CMK m.223’te beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi şeklinde sınırlı olarak sayılan kararlar dışında “hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde bir hüküm çeşidi bulunmamaktadır. Ortada anılan madde uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar olmadığından, Özel Daire bu hususu temyiz incelemesine konu edemez ve buna bağlı olarak bozma kararı da veremez.
Genel Kurul, kararın sonuç bölümünde şu hükümleri kurmuştur:
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,
- Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 15531-1441 sayılı bozma kararının kaldırılmasına,
- Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 427-273 sayılı kararıyla ilgili temyiz isteminin incelenmeksizin mahalline iadesine.
Genel Kurul bununla yetinmemiş, dosyanın bundan sonraki seyrine de yön vermiştir. Kararın hüküm niteliğinde olmadığı sonucuna ulaşıldığından, Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan kamu davası hâlâ bir hükümle sonuçlandırılmamış durumdadır. Genel Kurula göre yerel mahkemece, birleşen iki dosyada dava konusu yerlerin aynı ada numarası içindeki farklı numaralı bölmeler olduğu da dikkate alınarak, zamanaşımı süresi içinde yargılama yapılması ve CMK m.223 uyarınca bir hüküm verilmesi mümkündür.
🆕 Mevzuat notu: Aynı fiil için ikinci dava
Yerel mahkemenin “hüküm kurulmasına yer olmadığına” kararına dayanak yaptığı düşünce, aynı yer ve aynı eylem için daha önce hüküm kurulduğudur. CMK m.223’ün yürürlükteki metni bu durumu ayrıca düzenlemektedir. Maddenin yedinci fıkrasına göre “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” Davanın reddi kararı ise birinci fıkrada sayılan hükümlerdendir.
Ceza Genel Kurulu bu dosyada yerel mahkemenin hangi kalıbı kullanması gerektiğini ayrıca tartışmamış; kullanılan kalıbın hüküm niteliği taşımadığını belirtmekle yetinmiştir. Kararın öne çıkardığı ilkeler şöyle özetlenebilir:
- CMK m.223/1’deki hüküm türleri sınırlı sayıdadır; bunların dışındaki kalıplar hüküm sayılmaz.
- “Hüküm kurulmasına yer olmadığına” kararı, hiç karar verilmemesiyle aynı sonucu doğurur ve temyiz incelemesine konu edilemez.
- Böyle bir karara yönelik temyizde “temyiz isteminin reddi” değil, “karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi gerekir.
- Kamu davası hükümle sonuçlanmamış sayılacağından, yerel mahkeme zamanaşımı süresi içinde yargılamayı sürdürerek hüküm kurabilir.
Ceza Genel Kurulunun kanun yolu rejimine ilişkin bir başka kararı için HAGB açıklanınca temyiz yolu değerlendirmesine de bakılabilir.
❔ Sorular ve yanıtlar
'Hüküm kurulmasına yer olmadığına' kararı neden hüküm sayılmadı?
Hüküm sayılmayan bazı kararlar yine de temyiz edilebilir mi?
Genel Kurul neden 'temyiz isteminin reddi' kararı vermedi?
Bu karardan sonra dava ne olacak?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan itiraz kararından ve kararda aktarılan yerel mahkeme ile Özel Daire aşamalarından derlenmiştir. Sanık, katılan ve Daire üyesinin kimlikleri kaynakta anonimdir ve yazıya alınmamıştır; kararda yer alan doktrin atıfları da aktarılmamıştır. Değerlendirme, dosyanın karar tarihindeki usul hükümlerine ve somut birleşme durumuna dayanmaktadır; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



