Ceza HukukuEmsal KararlarForex Hukuku

Kazanç Vaatli Borsa Programı – Yargıtay 11. CD 2025/3998

Sosyal medyada “borsadan kazanma garantisi olan bir program” reklamı, karşılığında gönderilen 6.500 TL ve kargoyla gelen, içine borsa programı kurulmuş bir bilgisayar. Programla işlem yapan alıcı zarar eder. Asliye ceza mahkemesi satıcıyı basit dolandırıcılıktan mahkûm eder; bölge adliye mahkemesi ise duruşma açmadan dosya üzerinden bu hükmü kaldırıp beraat kararı verir. Yargıtay’ın önüne gelen soru, satıcının suçlu olup olmadığından önce şudur: İnternet üzerinden kurulan bu ilişkide, suçun nitelikli hâli tartışılmadan istinaf aşamasında dosya üzerinden beraat kurulabilir mi?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 08.04.2025 tarihli ve E.2021/39567, K.2025/3998 sayılı kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin beraat kararını, CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık saptayarak, başkaca yönlerini incelemeden tebliğnameye aykırı olarak ve oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Sanığın Twitter’da borsadan kazanma garantisi olan bir programı bulunduğunu ilan ettiği, reklamı gören katılanın programlı bilgisayar için 6.500 TL gönderdiği ve programla borsada işlem yaparak zarara uğradığı iddia edilmiştir. İlk derece mahkemesi TCK 157/1’den 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası vermiş; bölge adliye mahkemesi duruşmasız inceleme ile hükmü kaldırarak beraat kararı vermiştir. Yargıtay, eylemin bilişim sistemi aracı kılınarak gerçekleştiği iddiası karşısında TCK 158/1-f’nin oluşup oluşmadığına dair delil takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını bozması gerektiğini belirtmiştir.

📣 İlan, ödeme ve zarar

Yargıtay kararında iddia edilen olay kısaca şöyle aktarılır: Sanık, bir bilişim sistemi olan Twitter isimli internet sitesinde, kendisinde borsadan kazanma garantisi olan bir program bulunduğuna dair reklamlar yapmıştır. Reklamları gören katılan sanıkla iletişime geçmiş ve içinde borsa işletim programı yüklü bir bilgisayarın gönderilmesi karşılığında sanığa 6.500 TL göndermiştir.

Sanık bilgisayarı, içinde program kurulu olarak katılana göndermiştir. Katılan, sanığın kurduğu program ile borsada yatırım yapmış ve zarara uğradığını ileri sürmüştür. Karar metninde programın adı, işlem yapılan piyasa veya zararın tutarı yer almamaktadır; bu nedenle yazıda da bu konularda bir bilgi verilmemiştir.

Olay, yatırım dolandırıcılığı dosyalarında sık görülen bir kalıba uyar: Para doğrudan bir “yatırım” için değil, kazanç vaat eden bir araç (yazılım, sinyal grubu, eğitim paketi, robot) için ödenir; zarar ise bu aracın kullanılmasıyla ortaya çıkar. Böyle dosyalarda temel tartışma, “kazanç garantisi” ifadesinin hile niteliğinde olup olmadığı ve bir satış ilişkisinin ceza hukukuna mı yoksa özel hukuka mı ait olduğudur.

🪜 Üç aşamalı yargılama

  • İlk derece: İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi, 04.10.2018 tarihli ve 2017/431 Esas, 2018/659 Karar sayılı kararıyla sanığı dolandırıcılık suçundan TCK 157/1, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırmış, hak yoksunluklarına hükmetmiştir.
  • İstinaf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, 01.03.2019 tarihli ve 2018/2842 Esas, 2019/425 Karar sayılı kararıyla sanığın istinaf başvurusunu kabul etmiş; duruşma açmaksızın yaptığı inceleme sonucunda ilk derece kararını kaldırarak sanığın CMK 223/2-e uyarınca, yani suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar vermiştir.
  • Temyiz: Katılan, suçun oluştuğunu ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü bildirmiştir.

🔎 Yargıtay neden bozdu?

Daire, kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yaptığı incelemede uyuşmazlığın esasına girmemiştir. Bozma gerekçesi bir yetki ve usul meselesine dayanır:

  1. Eylemin bilişim sistemi aracı kılınarak gerçekleştiği iddia edilmektedir.
  2. Bu durumda eylemin TCK 158/1-f’de öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri, üst dereceli ağır ceza mahkemesine aittir.
  3. Bölge adliye mahkemesinin yapması gereken, bu gerekçeyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmaktır.
  4. Bunun yerine bölge adliye mahkemesi, basit dolandırıcılık suçundan, duruşma açmaksızın dosya üzerinden inceleme yaparak mahkûmiyet hükmünü kaldırmış ve yeni bir hüküm olarak beraat kurmuştur.

Daire bu durumu CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptamış; başkaca yönleri incelemeden kararı CMK 302/2 uyarınca bozmuş ve dosyayı CMK 304/2 uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine göndermiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; sanık ve katılan adları kaynakta anonimdir.

💻 Bilişim sistemi ve 158/1-f ayrımı

TCK 157/1’e göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. TCK 158/1-f ise suçun “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenmesini nitelikli hâl sayar.

Ayrımın sonuçları ağırdır. Nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir; maddenin birinci fıkrasının son cümlesine göre (f) bendinde sayılan hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bu nedenle sosyal medya ilanı veya internet sitesi üzerinden kurulan bir ilişkide, basit dolandırıcılık ile nitelikli hâl arasındaki tercih yalnızca bir nitelendirme değil, aynı zamanda görevli mahkemeyi belirleyen bir sorudur.

Yargıtay bu kararda eylemin 158/1-f’yi oluşturduğunu söylememiştir. Söylediği, böyle bir iddia varken bu takdirin hangi mahkemece yapılacağıdır. Benzer bir bilişim aracı tartışması için sitedeki Instagram forex dolandırıcılığı ve sahte ekstreyle borsa vaadi yazılarına bakılabilir.

🏛️ İstinafta “kaldır ve yeniden hükmet” yetkisinin sınırı

CMK’nın 280. maddesi bölge adliye mahkemesinin inceleme sonrası verebileceği kararları sayar. Bu çerçevede:

  • 280/1-e: İlk derece mahkemesinin kararında 289. maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilir. 289/1-d, mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli görmesini de bu nedenler arasında sayar.
  • 280/1-g ve 280/2: Diğer hâllerde bölge adliye mahkemesi davanın yeniden görülmesine karar verir; duruşma sonunda istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.

Somut dosyada bölge adliye mahkemesi, nitelikli hâl ihtimalini bir görev sorunu olarak ele almak yerine, basit dolandırıcılık üzerinden ve duruşmasız olarak yeni bir hüküm kurmuştur. Yargıtay’ın dayandığı CMK 289/1-h, “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” hâlini düzenler. İstinaf mercilerinin bozma ve yeniden hüküm kurma yetkisinin sınırlarına ilişkin başka bir örnek için sitedeki zorunlu müdafi yoksa istinaf bozar kararı incelenebilir.

📌 Dosya nereye döndü? Pratik sonuç

Bozma ile dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Yargıtay’ın gerekçesi doğrultusunda istinaf incelemesinin yeniden yapılması gerekecektir. Karar, sanığın mahkûm veya beraat etmesi gerektiği konusunda bir değerlendirme içermemektedir; Daire açıkça “başkaca yönleri incelenmeyen” ifadesini kullanmıştır.

Kararın yatırım vaadi içeren dosyalar bakımından pratik önemi şudur: Kazanç vaadi sosyal medya veya başka bir bilişim aracıyla yapıldığında, ilk derece mahkemesinin basit dolandırıcılık üzerinden kurduğu hüküm, istinaf aşamasında nitelikli hâl ihtimali tartışılmadan dosya üzerinden ortadan kaldırılamaz. Bu yaklaşım, katılanın temyizinin “suç oluştu” itirazıyla sınırlı olmasına rağmen, Yargıtay’ın hukuka kesin aykırılık hâllerini kendiliğinden gözetmesinin bir örneğidir.

❓ Kısa sorular

Yargıtay kazanç vaatli reklamı dolandırıcılık saydı mı?

Hayır, bu konuda bir tespit yoktur. Daire esasa girmeden, 158/1-f ihtimali karşısında delil takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olduğunu ve istinaf mercinin dosya üzerinden beraat kuramayacağını belirtmiştir.

Tebliğname onama yönündeydi; bu bozmayı engellemez mi?

Engellemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşü Daireyi bağlamaz. Bu dosyada karar açıkça “Tebliğname’ye aykırı olarak” verilmiştir.

158/1-f uygulanırsa ceza ne kadar değişir?

TCK 157/1’de ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir. 158/1-f uygulanırsa ceza üç yıldan on yıla kadar hapis olup alt sınır dört yıldan, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Katılanın zararı bu kararla karşılanır mı?

Karar yalnızca ceza yargılamasının usulüne ilişkindir; tazminat veya iade konusunda bir hüküm içermez.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaya ilişkin anlatım, kararda “iddia olunan olay” olarak özetlenen bölüme dayanır; sanığın ve katılanın kimliği kaynakta anonimdir. Bozma kararı sanığın suçlu ya da suçsuz olduğu anlamına gelmez; istinaf incelemesi yeniden yapılacaktır. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu