Mühendis Unvanı ve Eşdeğerlik – Danıştay 8. D 2026/922

KPSS’de alanında üst sıralara yerleşen bir mezun, tercih ekranında mühendis kadrosunu seçemediğini gördüğünde sorunun puanında değil diplomasında olduğunu anlar. Balıkçılık Teknolojisi bölümünden mezun olan davacı da tam bu noktada, bölümünün Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği ile eşdeğer sayılmasını Yükseköğretim Kurulundan istedi. Talep reddedilince dava doğrudan Danıştayda görüldü; tartışma, bir meslek unvanının hangi derslerle kazanıldığı sorusuna dayandı.
Danıştay 8. Dairesi, 19.02.2026 tarihli ve E.2024/5797, K.2026/922 sayılı kararıyla, mühendislik programlarında okutulan mukavemet, malzeme bilgisi, akışkanlar mekaniği ve mühendislik mekaniği gibi derslerin davacının mezun olduğu programın müfredatında bulunmadığını, Üniversitelerarası Kurul görüşüne ve komisyon çalışmalarına dayanan Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararlarında hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddine oy birliğiyle karar vermiştir.
🎓 Tercih ekranında kapanan kapı
Davacı, bir üniversitenin uygulamalı bilimler yüksekokulundaki Balıkçılık Teknolojisi Bölümünden mezun olmuştur. Kendi beyanına göre 2022 yılında girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavında alan bazında Balıkçılık Teknolojisi / Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği sıralamasında 14. sıradadır. Buna rağmen Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği kadrosuna tercih yapmak istediğinde ÖSYM tercih ekranı, mezuniyet programı/alan dal şartının sağlanmadığı gerekçesiyle bu kadroya tercih hakkı tanımamıştır.
Davacı, kendi alanında başka bir istihdam imkânı bulunmadığını, mezun olduğu programın derslerinin isimleri farklı olsa da mühendislik müfredatındaki derslerle içerik olarak örtüştüğünü ileri sürerek 08.07.2024 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına başvurmuş ve iki programın eşdeğer kabul edilmesini istemiştir. Başvuru, YÖK Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığının işlemiyle reddedilmiştir.
📂 Dava konusu üç işlem
Davacı yalnızca kendisine verilen ret cevabını değil, bu cevaba dayanak yapılan iki genel nitelikli kurul kararını da dava konusu etmiştir. Danıştay her birini ayrı başlık altında incelemiştir:
- 06.06.2018 tarihli Yürütme Kurulu kararı: Başka bir üniversitenin Su Ürünleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi programından mezun olan bir kişinin, bölümünün mühendislik programına eşdeğer olup olmadığı ve hangi unvanı kullanacağı konusundaki başvurusuna verilen cevaptır.
- 11.03.2020 tarihli Yürütme Kurulu kararı: İçerikleri aynı ama isimleri farklı lisans programlarındaki isim kargaşasını gidermek için komisyonlar marifetiyle program adlarını ve içeriklerini sadeleştiren, üniversitelerin eşdeğerlik taleplerinde referans alınacak tabloları içeren karardır.
- Davacının başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlem: Yukarıdaki iki karar gerekçe gösterilerek tesis edilmiştir.
Daire, 2018 tarihli kararın başka bir kişiye ait olduğunu, ancak davacının başvurusunda red gerekçesi olarak kullanıldığını dikkate almıştır. Bu nedenle o karara yönelik incelemeyi, iki programın eşdeğer olup olmadığına ilişkin genel değerlendirmeyle sınırlı olarak yapmıştır. Davalı idarenin süre aşımı, Üniversitelerarası Kurul ile ÖSYM’nin de hasım gösterilmesi gerektiği ve dilekçenin belirsizliği yönündeki usul itirazları ise yerinde görülmemiş, işin esasına geçilmiştir.
Dava, 12.11.2025 tarihinde davacı vekili ile davalı idare vekilinin katıldığı açık duruşmayla görülmüştür. Danıştay Tetkik Hâkimi ve Danıştay Savcısı da davanın reddi yönünde düşünce bildirmiştir.
🗣️ Davacının iddiaları, idarenin savunması
Davacının dayandığı başlıca argümanlar şunlardır:
- 2547 sayılı Kanun m.43/b uyarınca Üniversitelerarası Kurulun görüşünün alınması zorunludur ve talebi bu görüş alınmadan reddedilmiştir.
- Eşdeğerlik değerlendirmesinde eğitim-öğretim, metot, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları dikkate alınmalıdır; ders isimlerinin farklı olması tek başına ret sebebi olamaz.
- YÖK’ün eşdeğerlik verme yetkisi sınırsız değildir; somut, objektif ve bilimsel gerekçelere dayanmalıdır.
İdare ise mühendislik unvanı için gerekli görülen mukavemet, malzeme bilgisi, akışkanlar mekaniği ve mühendislik mekaniği derslerinin davacının programında bulunmadığını, asgari mühendislik derslerinden yalnızca teknik resmin yer aldığını savunmuştur. İdareye göre 2020 tarihli sadeleştirme çalışmasında da Balıkçılık Teknolojisi programında herhangi bir isim değişikliğine gidilmemiştir.
🏛️ Eşdeğerlik kararı kimin yetkisinde?
Daire, değerlendirmesine Anayasa m.131 ile başlamıştır. Bu hükme göre YÖK, yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek ve denetlemek amacıyla kurulmuştur. 2547 sayılı Kanun’un 7. maddesi de YÖK’e eğitim-öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve yatay-dikey geçiş esaslarını Üniversitelerarası Kurulun görüşünü alarak belirleme görevi vermektedir.
Belirleyici hüküm ise 2547 sayılı Kanun m.43/1-b‘dir. Buna göre aynı meslek ve bilim dallarında eğitim yapan üniversitelerde eğitim-öğretim, metot, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olma ile öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu, Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine YÖK tarafından düzenlenir. Daire bu hükümden hareketle unvanların aynı ve hakların eşdeğer sayılmasının davalı idarenin yetkisinde olduğunu belirtmiştir.
Davacının “Üniversitelerarası Kurulun görüşü alınmadı” iddiası da dosyadaki belgelerle karşılanmıştır: Davalı idare, iki programın eşdeğerliğini açıklığa kavuşturmak için Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına yazı yazmış, Kurul da verdiği görüşte iki program arasında eşdeğerlik bulunmadığını ve Balıkçılık Teknolojisi mezunlarına “mühendis” unvanı verilmesinin uygun olmadığını bildirmiştir.
Daire’nin yükseköğretim düzenlemelerinde haklı beklenti ilkesini tartıştığı farklı bir örnek için dikey geçişte mimarlığın kaldırılması kararına bakılabilir.
📐 Unvanı belirleyen dersler
Kararın merkezinde, Üniversitelerarası Kurulun ortaya koyduğu ölçüt yer almaktadır: Dört yıllık bir fakülte ya da yüksekokul programından mezun olanların “mühendis” unvanı alabilmesi için teknik resim, mukavemet, malzeme bilgisi, akışkanlar mekaniği ve mühendislik mekaniği gibi temel mühendislik derslerini almış olmaları gerekir.
Daire bu ölçütü benimseyerek şu tespitleri yapmıştır:
- Bir mesleğin unvanı, ancak o meslekle ilgili lisans eğitimiyle, yani mesleğin gerektirdiği kazanımları sağlayan dersleri içeren bir müfredatla elde edilebilir.
- Mühendislik unvanı Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği programı mezunlarına verilmektedir ve bu programda okutulan dersler Balıkçılık Teknolojisi programındakilerden farklıdır.
- Üniversiteye giriş koşulları da dikkate alındığında iki bölümün mezunları eşdeğer sayılamaz.
- Eğitim ve öğretimdeki amaç farklılığı nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı bir yön yoktur.
2020 tarihli sadeleştirme kararı yönünden Daire, karar ekindeki listede iki programın farklı kodlarla ayrı ayrı yer aldığını, aralarında isim değişikliği veya eşleştirme yapılmadığını ve bunların eşdeğer olmayan farklı disiplinler olarak devamının öngörüldüğünü tespit etmiştir. Komisyonlar ve yükseköğretim paydaşlarının değerlendirmesine dayanan bu bilimsel tespitin aksini gösteren somut bir veri bulunmadığından bu karar da hukuka uygun bulunmuştur.
Son olarak bireysel işlem incelenmiştir. Davacının sunduğu transkriptte mühendislik programlarındaki mukavemet, akışkanlar mekaniği ve mühendislik mekaniği gibi derslerin alınmadığı görülmüştür. Dayanak kurul kararları hukuka uygun olduğundan, bunlara dayanılarak verilen ret işleminde de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
🔍 Kararın kamu personeli alımlarına yansıması
Karar, KPSS tercih sürecinde “mezuniyet programı/alan dal şartı” nedeniyle tercih yapamayan adayların eşdeğerlik talebini Danıştayın nasıl değerlendirdiğini göstermektedir. Öne çıkan noktalar şöyle özetlenebilir:
- Eşdeğerlik değerlendirmesinde belirleyici olan ders isimlerinin benzerliği değil, unvanın gerektirdiği temel derslerin müfredatta ve mezunun transkriptinde bulunup bulunmadığıdır.
- Başka bir mezunun başvurusu üzerine verilmiş bir kurul kararı, sonraki benzer taleplerde gerekçe olarak kullanılabilir; bu durumda yargısal denetim o kararın genel değerlendirmesiyle sınırlı yapılır.
- Üniversitelerarası Kurul görüşü ve komisyon çalışmaları gibi bilimsel değerlendirmelere dayanan kararların aksinin, somut verilerle gösterilmesi beklenmektedir.
- Bu nitelikteki YÖK kararlarına karşı dava Danıştayda ilk derece olarak görülmüş, karara karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık tutulmuştur.
Yükseköğretimde eşdeğer sınav ve öğrencilik haklarına ilişkin anayasal bir bakış için AYM 2022/47916 değerlendirmesi de okunabilir.
❓ Sorular ve yanıtlar
Ders içerikleri benzerse eşdeğerlik verilmesi gerekmez mi?
Üniversitelerarası Kurulun görüşü alınmadan karar verilebilir mi?
Başka bir kişi için verilmiş YÖK kararı neden davacıya uygulandı?
Bu karar kesin mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 8. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan ret kararından derlenmiştir. Taraf ve vekil kimlikleri kaynakta anonimdir ve yazıya alınmamıştır. Değerlendirme, iki lisans programının somut müfredatı ve Üniversitelerarası Kurul görüşüne dayanmaktadır; farklı programlar ve farklı ders içerikleri söz konusu olduğunda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



