Deneme Hesabı Geriye Yürümez – İst. BAM 14. HD 2025/1179

Bugün kaldıraçlı işlem hesabı açmak isteyen bireysel yatırımcı, gerçek parayla işleme başlamadan önce deneme hesabında belirli sayıda işlem yapmak zorundadır. Peki bu kural yürürlüğe girmeden yıllar önce hesap açan, ilk günden gerçek hesapla işlem yapan ve dört yıl sonra zararının tazminini isteyen yatırımcı, “bana deneme hesabı açılmadı” diyerek aracı kurumu sorumlu tutabilir mi? Aynı dosyada bir bilirkişi aracı kurumu “ağır kusurlu” bulmuş, diğer raporlar ise zararın yatırımcının kendi kararlarından doğduğunu söylemiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi bu çatışmayı, yükümlülüğün hangi tarihte doğduğu sorusuyla çözmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 03.07.2025 tarihli ve E.2022/708, K.2025/1179 sayılı kararıyla, kaldıraçlı işlemlerden doğan zararın aracı kurumdan tahsili istemiyle açılan davanın reddine ilişkin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına karşı yatırımcının istinaf başvurusunu oy birliğiyle esastan reddetmiştir. Dairenin temel gerekçesi, 2013 tarihli sözleşme döneminde yürürlükte olan mevzuata uygun davranan aracı kurumun, sonraki yıllarda yürürlüğe giren tebliğ hükümlerine aykırılık gerekçesiyle sorumlu tutulamayacağıdır.
📺 Reklamdan gerçek hesaba: 2013’te başlayan ilişki
Dava dilekçesindeki anlatıma göre yatırımcı, kaldıraçlı alım satım piyasasında sürekli kazanç sağlanabileceğini öne çıkaran yazılı ve görsel reklamlardan etkilenmiş, aracı kurumun internetteki reklamını inceleyerek önce bir demo hesap açmıştır. 2013 yılının Mart sonu ve Nisan başında aracı kurum temsilcileri tarafından defalarca arandığını, bilgi ve tecrübesinin olmadığını söylemesine rağmen ikna edildiğini, sözleşmelerin kendisine kuryeyle gönderilerek imzalatıldığını ileri sürmüştür.
Yatırımcıya göre, bu piyasada işlem yapan bireysel yatırımcıların çoğunun zarar ettiği bilinmesine rağmen hesap açılışında ilgili düzenlemelere uyulmamış, sonradan yürürlüğe giren kurallardan da kendisi haberdar edilmemiştir. Bu gerekçelerle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 USD’nin faiziyle birlikte aracı kurumdan tahsilini istemiştir.
Aracı kurum ise yatırımcının yaklaşık dört yıl boyunca tüketim amacıyla değil, para kazanma amacıyla işlem yaptığını, kendisine günlük ve aylık bildirimlerin düzenli olarak gönderildiğini ve bu bildirimlere rağmen işlemlere devam edildiğini savunmuştur.
⚖️ Tüketici mahkemesinden istinafa uzanan yol
Dava önce İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinde açılmış, bu mahkeme 05.05.2020 tarihinde görevsizlik nedeniyle davayı usulden reddetmiş; karar istinaf edilmeden kesinleşmiş ve dosya asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir.
| Aşama | Sonuç |
|---|---|
| İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi (E.2017/692, K.2020/219) | Görevsizlik nedeniyle usulden ret; istinaf edilmeden kesinleşme. |
| İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (E.2020/303, K.2021/873, 29.12.2021) | Davanın reddi: Sözleşme döneminde yürürlükteki SPK tebliğlerine aykırılık ve iradenin yanlış yönlendirildiğine dair somut tespit yok. |
| İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi (E.2022/708, K.2025/1179, 03.07.2025) | HMK 353/1-b-1 uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddi; oy birliği, temyiz yolu açık. |
İlk derece mahkemesi gerekçesinde, davacının yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmadan yüksek kazanç beklentisiyle katıldığı sistemde uğradığı zarardan aracı kurumun sorumlu olduğu iddiasının ispatlanamadığını belirtmiştir. İstinaf dilekçesinde ise bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, deneme hesabı açılmadığı, yerindelik testi ve işlem bazında risk bildirimi yapılmadığı ileri sürülmüştür.
📑 Dört bilirkişi raporu, iki farklı sonuç
Dosyanın dikkat çeken yanı, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının birbirinden belirgin biçimde ayrılmasıdır. Kararda aktarılan raporlar şöyle özetlenebilir:
- 20.12.2018 tarihli rapor: İlk işlemin 09.04.2013 tarihinde yapıldığını, işlemlerin hiçbirinde işlem bazlı risk bildirimi bulunmadığını, toplam 32.560 TL zararın hesap ekstresine yansıdığını tespit etmiş; deneme hesabı ve yerindelik testinin dosyada görülmediğini belirterek aracı kurumu ağır kusurlu bulmuştur.
- 28.03.2019 tarihli rapor: Aracı kurumun piyasa yapıcı olarak emirlerin karşı tarafı konumunda olduğunu, kârda ve zararda olan hesapların oransal dağılımını üçer aylık dönemlerle internet sitesinde yayımladığını, davacının işlem yaptığı dönemde bu oranın yaklaşık %20 kârda, %80 zararda seyrettiğini aktarmıştır. Uygulanan kaldıraç oranının 25:1 olduğunu, o dönemki tebliğe göre azami oranın 50:1 bulunduğunu ve kararların bizzat yatırımcı tarafından verildiğini belirtmiştir.
- 06.04.2021 tarihli rapor: Log kayıtlarına göre tüm işlemlerin yatırımcının serbest iradesiyle yapıldığını, kısmi eksikliklerin sonuca etkisi olmadığını belirtmiştir.
- 19.10.2021 tarihli heyet raporu: Heyette görüş ayrılığı çıkmış; bir bilirkişi zararın yatırımcının kendi kararlarından doğduğunu, diğer bilirkişi kaldıraçlı işlem yapma ehliyeti bulunmayan yatırımcıya işlem yaptırılmasının ağır kusur oluşturduğunu ifade etmiştir.
Davalı aracı kurum ilk rapora itirazında, deneme hesabı zorunluluğunun 14.01.2016 tarihli tebliğ değişikliğiyle mevzuata girdiğini, hesabın ise bundan yaklaşık üç yıl önce açıldığını ve yerindelik testinin yalnızca portföy yöneticiliği ile yatırım danışmanlığı hizmetleri için öngörüldüğünü savunmuştur. Bölge adliye mahkemesinin vardığı sonuç da büyük ölçüde bu itirazla örtüşmektedir.
⏳ Mevzuatın zaman bakımından uygulanması
Daire, önce sözleşmenin 03.04.2013 tarihli olduğunu ve yatırımcının sözleşmeden önce risk bildirim formunu okuyarak imzaladığını tespit etmiştir. Kararda formun içeriği ayrıntılı biçimde aktarılmıştır: Kaldıraç etkisinin lehe olduğu kadar aleyhe de çalışabileceği, ters fiyat hareketlerinde yatırılan paranın tamamının kaybedilebileceği, yabancı para işlemlerinde ayrıca kur riski bulunduğu ve yüksek getiri vaatlerine itibar edilmemesi gerektiği formda yer almaktadır.
Deneme hesabı iddiası bakımından Daire, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1)’de değişiklik yapan tebliğin 14.01.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtmiştir. Bu değişiklikle eklenen 27/C maddesi, kaldıraçlı işlemler için hesap açılışından önce genel müşterilere deneme hesabı üzerinden işlem yaptırılmasını, müşterinin deneme hesabını asgari altı iş günü çalıştırmasını ve toplamda asgari elli işlem yapmasını zorunlu kılmaktadır. Aynı değişiklikle eklenen 27/B maddesi ise aracı kurumların kaldıraçlı işlem sundukları müşterilere bu işlemler için portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti veremeyeceğini düzenlemiştir. Kararda ayrıca tebliğin geçici 4. maddesiyle deneme hesabı uygulamasına geçiş için üç aylık süre tanındığı aktarılmıştır.
Daire bu tespitlerden sonra şu sonuca ulaşmıştır: Tebliğin yürürlüğe girmesinden yaklaşık üç yıl önce kurulan sözleşme kapsamında bireysel yatırımcı yaklaşık dört yıl boyunca kendi özgür iradesiyle işlem yapmıştır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince edimini yerine getiren aracı kurumun, sonraki yıllarda yayımlanan tebliğ hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Kararda, hesabın 2016 sonrasında da açık kalmasının yeni yükümlülükler doğurup doğurmadığı ayrıca tartışılmamıştır; Daire, ilişkinin kuruluş tarihini esas almıştır.
🧭 Yerindelik testi kimin için zorunlu?
İstinaf dilekçesinde kaldıraçlı işlemler için yerindelik testinin zorunlu olduğu ileri sürülmüştür. III-37.1 sayılı Tebliğin 40. maddesi ise yerindelik testini, yetkili kuruluşun bir müşteriye bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti sunmak üzere çerçeve sözleşme imzalamasından önce zorunlu tutmaktadır. Test, sunulacak hizmetin müşterinin yatırım amaçları, mali durumu ile bilgi ve tecrübesine uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir.
Somut dosyada yatırımcının kendisine portföy yöneticiliği ya da yatırım danışmanlığı hizmeti verildiğine dair bir tespit bulunmamaktadır; bilirkişi raporlarına göre emirlerin tamamı yatırımcı tarafından internet aracılığıyla verilmiştir. Bu nedenle yerindelik testine dayanan iddia da istinaf aşamasında karşılık bulmamıştır. Uygunluk testinin olumsuz sonuç verdiği farklı bir kaldıraçlı işlem uyuşmazlığı, forex’te uygunluk testi yazısında ele alınmıştır; deneme hesabı kuralının VİOP işlemlerine uygulanıp uygulanmayacağı ise VİOP’ta deneme hesabı şartı yazısının konusudur.
🆕 Bugünkü düzenleme ve kararın sınırları
Kararın değerlendirildiği tarihlerden bu yana kaldıraçlı işlemlere ilişkin kurallar önemli ölçüde değişmiştir. III-37.1 sayılı Tebliğin güncel metninde deneme hesabı (m.27/C), kaldıraçlı işlemlerde danışmanlık ve portföy yöneticiliği sınırlaması (m.27/B) ve genel müşterilerden alınacak yazılı beyan (m.27/Ç) yer almaktadır. Kaldıraç oranı da sonradan yapılan değişiklikle sınırlandırılmış; güncel 27. maddeye göre pozisyonun ilk açıldığı sırada uygulanacak kaldıraç oranı 10:1’i geçemez. Dosyada sözü edilen 25:1 ve 50:1 oranları, işlemlerin yapıldığı döneme ilişkin bilirkişi tespitleridir.
Kararın kapsamını belirlerken şu noktalar dikkate alınmalıdır:
- Daire, deneme hesabı ve yerindelik testi bakımından yalnızca yükümlülüğün doğduğu tarihi esas almıştır; 2016 sonrasında açılan hesaplarda bu gerekçe aynı şekilde uygulanamaz.
- İşlem bazında risk bildirimi yapılmadığına ilişkin bilirkişi tespiti, kararda ayrı bir sorumluluk sebebi olarak değerlendirilmemiştir; Daire, genel risk bildirim formunun açık uyarılar içerdiğini vurgulamıştır.
- Bilirkişi raporlarındaki görüş ayrılığı, istinaf incelemesinde sonuca etkili görülmemiştir; belirleyici olan hukuki yükümlülüğün varlığıdır.
- Karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir; kesinleşip kesinleşmediği metinden anlaşılmamaktadır.
❓ Sık sorulanlar
Deneme hesabı zorunluluğu ne zaman getirildi?
Kararda aktarıldığına göre zorunluluk, III-37.1 sayılı Tebliğde değişiklik yapan ve 14.01.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle eklenen 27/C maddesiyle getirilmiştir. Madde, genel müşterinin deneme hesabını asgari altı iş günü çalıştırmasını ve en az elli işlem yapmasını öngörmektedir.
2013’te açılan hesapta deneme hesabı neden aranmadı?
Bölge adliye mahkemesine göre sözleşme tarihinde böyle bir yükümlülük bulunmadığından, o dönemdeki mevzuata uygun davranan aracı kurum, sonradan yürürlüğe giren tebliğ hükümlerine aykırılık gerekçesiyle sorumlu tutulamaz.
Bilirkişinin “ağır kusur” tespiti neden sonucu değiştirmedi?
Bu tespit, deneme hesabı ve yerindelik testinin yapılmamasına dayanıyordu. Daire, bu yükümlülüklerin sözleşme tarihinde mevcut olmadığını veya somut hizmet türü için öngörülmediğini kabul ettiğinden, söz konusu tespitin hukuki dayanağı kalmamıştır. Diğer raporlar da zararın yatırımcının kendi kararlarından doğduğunu belirtmiştir.
Kâr-zarar dağılımının yayımlanması dosyada nasıl değerlendirildi?
Bilirkişi raporuna göre aracı kurum, kârda ve zararda olan hesapların oransal dağılımını mevzuat gereği üçer aylık dönemlerle internet sitesinde yayımlamış; yatırımcının işlem yaptığı dönemde hesapların yaklaşık %80’i zararda görünmüştür. Bu bilgi, risklerin kamuya açık olduğunu gösteren unsurlardan biri olarak raporlarda yer almıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, kaldıraçlı işlem ve sermaye piyasası uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar, sözleşme tarihi 2013 olan bir kaldıraçlı işlem hesabına ilişkindir ve temyiz yolu açık olarak verilmiştir. Sözleşme tarihi, sunulan hizmetin türü, bilgilendirme belgeleri ve bilirkişi tespitleri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



