Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Ceza HukukuEmsal Kararlar

Covid’de Cezaevi Görüş Yasağı – AYM 2021/51707

Salgın dönemi geride kaldı; ancak o dönemde ceza infaz kurumlarında alınan tedbirlerin hukuki hesabı hâlâ görülüyor. 2021 sonbaharında, ülke genelinde kısıtlamalar büyük ölçüde gevşemişken bir kapalı ceza infaz kurumunda hükümlülerin açık ve kapalı görüşleri sınırlı tutulmaya devam ediyordu. Bir hükümlü bu uygulamaya karşı önce infaz hâkimliğine, sonra ağır ceza mahkemesine başvurdu; iki merci de tedbirin Genel Müdürlük talimatına dayandığını ve sağlığın korunması için yerinde olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesine göre ise asıl soru tedbirin gerekli olup olmadığı değil, bir kanuna dayanıp dayanmadığıydı.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 14.10.2026 tarihli ve 2021/51707 başvuru numaralı kararıyla, COVID-19 tedbirleri kapsamında ziyaretlerin idari talimatla kısıtlanmasının kanuni dayanaktan yoksun olduğunu belirterek Anayasa’nın 20. maddesindeki aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar vermiş; başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Açık cezaevine erken ayrılma talebinin reddine ilişkin şikâyet ise konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Kısa özet: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü, salgın nedeniyle görüşlerinin sınırlandırılmasına 7.9.2021’de itiraz etmiş; infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi şikâyeti reddetmiştir. Aynı dönemde açık cezaevine “erken iyileşme” kapsamında daha erken ayrılma talebi de, eşik puanların salgın sonrasına ertelenmiş olması gerekçesiyle reddedilmiştir. AYM, ziyaret kısıtlamasının 5275 sayılı Kanun’da açık bir yetkiye değil, salt Genel Müdürlük yazısına dayandığını tespit ederek ihlal kararı vermiş; infaz rejimine ilişkin ikinci şikâyeti incelemeye almamıştır.

🔒 Hükümlünün iki ayrı şikâyeti

Başvurucu, başvuru tarihinde Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Dosyada iki ayrı uyuşmazlık vardır.

Birincisi görüş kısıtlamasıdır. Başvurucu, COVID-19 salgını gerekçesiyle görüşlerin sınırlandırılması uygulamasına karşı 7.9.2021 tarihinde Ankara Batı 1. İnfaz Hâkimliğine başvurmuştur. Ziyaret görüşlerinin yaptırılmaması nedeniyle mağdur edildiğini ve uygulamanın kanuni dayanağı bulunmadığını ileri sürmüştür.

İkincisi açık cezaevine erken ayrılma talebidir. 1.1.2021’de yürürlüğe giren Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik, “erken iyileşme” gösteren hükümlülerin kapalı kurumda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar açık kuruma daha erken ayrılabilmesine imkân tanır. Başvurucu 31.8.2021’de bu kapsamda talepte bulunmuş, İnfaz Kurumu 1.9.2021’de talebi uygun görmemiştir. Başvurucu, şikâyetinde pandemi yasaklarının kalktığını ve idarenin kendi eksikliği yüzünden haklarının kullandırılmadığını belirtmiştir.

🏛️ İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi

İki şikâyet de aynı akıbete uğramıştır:

  • Görüş kısıtlaması: İnfaz Hâkimliği 20.9.2021’de şikâyeti reddetmiştir. Gerekçeye göre açık ve kapalı görüş haklarına getirilen sınırlama, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün yazılı talimatları doğrultusunda alınmış önlemlerdir ve hükümlülerin, tutukluların ve kurum görevlilerinin sağlığı açısından yerindedir. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi 8.10.2021’de itirazı reddetmiştir.
  • Açık cezaevi talebi: Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliği 14.9.2021’de şikâyeti reddetmiştir. Gerekçeye göre erken ayrılma için gelişim puanının Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşması gerekir; ancak Genel Müdürlüğün 29.12.2020 tarihli yazısıyla eşik puanların COVID-19 sınırlamaları kaldırıldıktan sonra belirlenmesine karar verildiğinden değerlendirme yapılamamıştır. Ayrıca başvurucunun başka bir suçtan tutuklu bulunduğu, bu nedenle Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 8. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince açık kuruma ayrılamayacağı belirtilmiştir. Ağır ceza mahkemesi 6.10.2021’de itirazı kesin olarak reddetmiştir.

Başvurucu nihai kararları 11.10.2021 ve 13.10.2021’de öğrenmiş, 9.11.2021’de bireysel başvuruda bulunmuştur. Adli yardım talebi kabul edilmiştir.

📜 AYM: tedbirin kanuni temeli yok

Başvurucu özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; Mahkeme iddiaları aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelemiştir. Adalet Bakanlığı görüşünde, hükümlü ve tutukluların sağlığını korumak amacıyla mevzuat çerçevesinde önlemler alındığı bildirilmiştir.

Mahkemenin akıl yürütmesi kısa ama keskindir:

  • Müdahale vardır: 11.3.2020 sonrasında salgın nedeniyle ceza infaz kurumlarında açık ve kapalı görüşlere getirilen kısıtlamalar, aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturur. Bu sonuç, Mahkemenin 20.7.2023 tarihli ve 2020/38826 başvuru numaralı kararında kabul edilmiştir.
  • İdarenin takdiri geniştir, ama sınırsız değildir: Ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarak idarenin bu hakka müdahalede takdir yetkisi daha geniştir; buna karşılık idare, hükümlünün ailesiyle temasını sürdürecek önlemleri almakla yükümlüdür.
  • Önce kanun: Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca sınırlama öncelikle şeklî anlamda bir kanuna dayanmalı, bu kanun da erişilebilir, öngörülebilir ve belirli olmalıdır. Kısıtlayıcı bir kanunun kapsamını genişleten yorumlar, kanun koyucunun getirmediği bir sınırlamanın idari ve yargısal makamlarca ihdas edilmesi sonucunu doğurabilir.
  • 5275 sayılı Kanun m.83 bu yetkiyi vermez: Hükümlünün ziyaret hakkını düzenleyen madde, mahpusların ziyaret hakkının ortadan kaldırılması ya da engellenmesi konusunda idari makamlara açık ve genel bir yetki tanımamaktadır.

Somut olayda kısıtlama Genel Müdürlük yazısı doğrultusunda getirilmiştir. Ziyaret hakkının idare tarafından kısıtlanmasına imkân veren açık bir düzenleme bulunmadığından, Mahkeme 2020/38826 sayılı kararda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum görmemiş ve müdahalenin kanuni temelinin bulunmadığına karar vermiştir. Kanunilik şartı karşılanmadığı için meşru amaç ve ölçülülük ayrıca tartışılmamıştır.

🚪 Açık cezaevi talebi neden incelenmedi?

Başvurucu, eşik puanların ve erken iyileştirme programlarının idarenin ihmali sonucu belirlenmemesi nedeniyle açık kuruma erken ayrılamadığını, bunun adil yargılanma, etkili başvuru ve aile hayatına saygı haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Mahkeme, şikâyetin cezanın kendisiyle değil infazın şekliyle ilgili olduğunu belirterek konuyu kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı (Anayasa m.19) çerçevesinde ele almıştır. Aile hayatına ilişkin iddiaların soyut kaldığını, hakkın ne suretle ihlal edildiğinin ortaya konulamadığını da tespit etmiştir.

Ardından 20.11.2024 tarihli ve 2021/30782 başvuru numaralı karardaki ilkeye dönmüştür: Hürriyetten yoksun bırakmanın vasfını değiştirmeyen farklı tür ceza infaz kurumlarındaki tutulmalar müstakil bir hürriyetten yoksun bırakma hâli değildir; cezanın kapalı ya da açık kurumda çekilmesi, mahkûmiyete dayalı hürriyetten yoksunluğun Anayasa’nın 19. maddesine uygunluğunu etkilemez. Bu nedenle başvurucunun cezasının açık kurum yerine kapalı kurumda infaz edilmesine ilişkin şikâyeti konu bakımından yetkisizlik nedeniyle oybirliğiyle kabul edilemez bulunmuştur.

🗣️ Karşıoy: Hıfzıssıhha ve infaz mevzuatı yeterli mi?

Bir üye ihlal sonucuna katılmamıştır. Karşıoy gerekçesine göre müdahalenin kanuni dayanağı mevcuttur:

  • 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 23, 27 ve 77. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdare Kanunu’nun 11/C maddesi salgına karşı tedbir alınmasına imkân tanır.
  • 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendi hükümlülerin haklarının Kanun’da öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabileceğini, (f) bendi ise yaşam hakkı ile beden ve ruh bütünlüğünün korunması için her türlü koruyucu tedbirin alınmasının zorunlu olduğunu öngörür.
  • Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 96. maddesi, kurum idaresine bulaşıcı hastalığın yayılmasını engelleyecek önlemleri alma görevi verir.
  • Kısıtlama Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyelerine dayanmış, kısa süreli uygulanmış, bu sürede telefonla görüşme imkânı devam etmiştir; yalnız yüz yüze görüş sınırlanmıştır.

Karşıoya göre tedbir meşru amaçlı, ölçülü ve salgının seyriyle orantılıdır. Çoğunluk ise bu genel yetki normlarını, ziyaret hakkını sınırlamaya özgülenmiş açık bir kanuni yetki olarak kabul etmemiştir.

⚖️ Giderim: 20.000 TL ve yeniden yargılama

Başvurucu ihlalin tespiti ile 300.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme şu sonuçlara ulaşmıştır:

  • Başvuru tarihinden sonra salgın dönemi kısıtlamaları ortadan kalktığından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
  • İhlalin sonuçlarının giderilmesi için başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine, diğer tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
  • Ödeme, kararın tebliğini takiben Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılacak; gecikme hâlinde yasal faiz işleyecektir.

Karar bir örneğinin Ankara Batı 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2021/3943, K.2021/4072), Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2021/3151 D. İş) ve Adalet Bakanlığına gönderilmesine hükmedilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 14.10.2026 tarihli, 2021/51707 başvuru numaralı ihlal kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Kararın infaz hukukundaki yeri

Karar yeni bir ilke koymaktan çok, 2023’te kurulan içtihadın salgının ikinci yılına ait bir dosyaya uygulanmasıdır. Yine de iki noktası dikkat çekicidir:

  • Kanunilik denetimi önce gelir: İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi tedbirin “yerinde” olup olmadığına bakmış; AYM ise tedbirin hangi kanuni yetkiye dayandığını sormuştur.
  • Kapalı-açık kurum ayrımı: Cezanın hangi tür kurumda çekileceğine ilişkin şikâyetler, AYM önünde kişi hürriyeti başlığı altında incelenmemekte; konu bakımından yetkisizlik sonucuyla karşılaşmaktadır.

Mahpusların aileleriyle teması konusunda AYM’nin farklı açılardan verdiği kararlar için mahpus eşlerin çocuklarla ortak görüşü ve salgın gerekçesiyle reddedilen izin talebine ilişkin mahpusa cenaze izni verilmemesi kararlarına bakılabilir. Cenaze izni kararında ölçülülük tartışılmışken, bu kararda inceleme kanunilik aşamasında sonuçlanmıştır.

❓ Merak edilenler

AYM salgında cezaevi ziyaretlerinin kısıtlanmasını tamamen hukuka aykırı mı buldu?

Mahkeme tedbirin amacını veya gerekliliğini değerlendirmemiştir. İhlal sonucu, ziyaret hakkını kısıtlama yetkisinin 5275 sayılı Kanun’da açıkça idareye verilmemiş olmasına, yani kanuni dayanak eksikliğine dayanmaktadır. Karşıoy yazan üye ise mevcut mevzuatın yeterli dayanak oluşturduğunu ve tedbirin ölçülü olduğunu savunmuştur.

Başvurucuya neden yeniden yargılama yolu açılmadı?

Kararda, bireysel başvurudan sonra salgın dönemi kısıtlamalarının ortadan kalktığı belirtilmiş ve yeniden yargılamada hukuki yarar görülmemiştir. İhlalin sonuçlarının giderimi net 20.000 TL manevi tazminatla sağlanmış; 300.000 TL olarak talep edilen tazminatın kalan kısmı reddedilmiştir.

Açık cezaevine erken ayrılamama şikâyeti neden esastan incelenmedi?

AYM, cezanın açık ya da kapalı kurumda infaz edilmesinin mahkûmiyete dayalı hürriyetten yoksunluğun niteliğini değiştirmediğini, bu nedenle infaz şekline ilişkin uygulamaların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kapsamı dışında kaldığını kabul etmektedir. Bu yüzden şikâyet, konu bakımından yetkisizlik nedeniyle oybirliğiyle kabul edilemez bulunmuştur.

Eşik puanların salgın sonrasına ertelenmesi kararda nasıl değerlendirildi?

İnfaz hâkimliği, Genel Müdürlüğün 29.12.2020 tarihli yazısıyla eşik puanların salgın sınırlamaları kaldırıldıktan sonra belirleneceğini, bu nedenle erken ayrılma değerlendirmesinin yapılamadığını belirtmişti. Başvurucunun başka bir suçtan tutuklu bulunması da ayrı bir ret gerekçesiydi. AYM bu şikâyeti yetki yönünden incelemeye almadığından, eşik puan ertelemesinin hukuka uygunluğu hakkında bir değerlendirme yapmamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, anayasal haklara ve infaz hukukuna ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Başvurucunun kimliğine ilişkin bilgiler ile heyet ve raportör adları yazıya alınmamıştır. Karar, 2021 yılındaki salgın tedbirlerine ve o tarihteki mevzuata dayanır; benzer görünen bir başvuruda sonuç, kısıtlamanın dayanağına, süresine, başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğine ve süre koşullarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud