Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİş Hukuku

Evlilik Feshi ve Çıkış Kodu – Yargıtay 9. HD 2026/5279

Aynı gün iki ayrı fesih iddiası: işçi, evlendikten üç ay sonra noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini evlilik nedeniyle sona erdirdiğini söyler; işveren ise işçinin iki gün üst üste işe gelmediğini, sözleşmeyi devamsızlık nedeniyle kendisinin haklı olarak feshettiğini savunur ve Sosyal Güvenlik Kurumuna 48 numaralı çıkış koduyla bildirim yapar. Uyuşmazlık kıdem tazminatıyla sınırlı kalmaz; işçi, ayrılış bildirgesindeki kodun da düzeltilmesini ister. İşveren ise ihbar tazminatı için icra takibi başlatır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.06.2026 tarihli ve E.2026/6437, K.2026/5279 sayılı kararıyla, işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını ve çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğini tespit eden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararını asıl dava yönünden oy çokluğuyla onamış; işverenin ihbar tazminatına ilişkin birleşen davadaki temyiz dilekçesini ise miktar yönünden reddetmiştir. Karşı oy, çıkış kodu talebinde hukuki yarar bulunmadığı görüşündedir.

Kısa özet: 19.12.2019-27.05.2024 arasında tıbbi laboratuvar teknikeri olarak çalışan ve 26.02.2024’te evlenen kadın işçi, 27.05.2024 tarihli noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini evlilik nedeniyle feshetmiştir. İşveren devamsızlık nedeniyle haklı fesih savunmasıyla 28.05.2024 tarihli bildirgede Kod 48 kullanmış, ihbar tazminatı için itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi işçinin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarını kabul etmiş, çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğini tespit etmiş, işverenin davasını reddetmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay asıl dava yönünden onamıştır.

💍 İki fesih iddiası ve iki dava

Davacı işçi, davalı şirkete ait işyerinde 19.12.2019 tarihinden itibaren tıbbi laboratuvar teknikeri olarak, asgari ücretle çalışmıştır. Dava dilekçesine göre işçi 26.02.2024 tarihinde evlenmiş, 27.05.2024 tarihli noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini evlilik sebebiyle feshetmiştir. İşçi ayrıca Mayıs 2024 ücretinin ödenmediğini, 1 Mayıs’ta çalışmasına rağmen genel tatil ücretinin verilmediğini ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürmüştür.

Talepler şunlardır: kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile iş sözleşmesinin evlilik nedeniyle sona erdiğinin tespit edilerek işten çıkış kodunun buna göre değiştirilmesi.

İşveren tarafın anlatımı farklıdır. Cevap ve karşı dava dilekçesine göre, Mayıs 2024’ün son haftasında şirket müdür yardımcısı, işçinin mola saati olmadığı hâlde çalışmadığını tespit etmiş; ardından işçi art arda iki gün işe gelmemiş ve sözleşme bu nedenle haklı olarak feshedilmiştir.

İşveren bununla da yetinmemiş, sözleşmenin işçinin devamsızlığı nedeniyle sona erdiğini ileri sürerek işçiden ihbar tazminatı istemiş; bu amaçla başlattığı icra takibi itiraz üzerine durunca Ankara 83. İş Mahkemesinde itirazın iptali ve en az %20 icra inkâr tazminatı talepli dava açmıştır. Bu dava, işçinin açtığı Ankara 26. İş Mahkemesindeki dava ile birleştirilmiştir.

⚖️ Ankara 26. İş Mahkemesi: evlilik feshi kabul edildi

İlk derece mahkemesi (2024/429 E., 2025/153 K.) uyuşmazlığı işçi lehine çözmüştür. Gerekçenin ana halkaları şunlardır:

  • Dosyadaki evlilik cüzdanına göre işçi 26.02.2024 tarihinde evlenmiştir.
  • İş sözleşmesi işçi tarafından, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde ve evlilik sebebiyle feshedilmiştir; işçi bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmıştır.
  • İşverenin devamsızlığa dayalı haklı fesih beyanına itibar edilmemiştir.
  • Sözleşme işçi tarafından evlilik nedeniyle sonlandırıldığından, 28.05.2024 tarihli işten ayrılış bildirgesinde Kod (48) olarak yazılan çıkış kodunun iptali ve düzeltilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
  • Eksik ödenen ücret ile kullandırıldığı veya karşılığının ödendiği ispatlanamayan yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri hüküm altına alınmıştır.

Sonuçta asıl dava kabul edilmiş, işverenin ihbar tazminatına ilişkin birleşen davası reddedilmiştir.

İşveren istinaf yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (2025/1736 E., 2025/3362 K.), ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karşı oy yazısında aktarıldığı üzere bölge adliye mahkemesi, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik nedeniyle sözleşmeyi feshetmesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanacağını ve bu durumda ihbar öneli vermesinin gerekmediğini de belirtmiştir.

🏛️ Yargıtay: miktardan ret ve onama

Kararı işveren temyiz etmiştir. Daire önce temyizin kapsamını iki parçaya ayırmıştır.

Birleşen dava (işverenin ihbar tazminatı davası): Temyize konu miktar, 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen HMK ek madde 1/2 uyarınca birleşen dava tarihi itibarıyla geçerli olan 378.290,00 TL‘lik kesinlik sınırının altında kalmıştır. HMK m.362 ile m.366 yollamasıyla m.352/1-(b) gereğince bu kısma ilişkin temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiş, peşin alınan harcın istek hâlinde iadesine karar verilmiştir. Bu nedenle işverenin ihbar tazminatı iddiası Yargıtay incelemesine girmemiştir.

Asıl dava: İşverenin duruşma isteği HMK m.369/2 gereğince miktardan reddedilmiş, inceleme dosya üzerinden yapılmıştır. Temyiz dilekçesinde işçinin mazeretsiz devamsızlığı nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, evlilik nedeniyle fesih iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ücretlerin eksiksiz ödendiği, yalnız Mayıs 2024 bordrosunun incelenip banka kayıtlarının denetlenmediği, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı ve kıdem tazminatında faiz başlangıcının hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

Daire uyuşmazlığı; feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, işçinin dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatına uygulanan faiz ve çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti istemi olarak belirlemiştir. Bölge adliye mahkemesi kararlarının ancak HMK m.371’deki sebeplerden birinin varlığında bozulabileceğini hatırlatan Daire, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek HMK m.370/1 uyarınca ONAMA kararı vermiştir. Karar 08.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08.06.2026 tarihli, E.2026/6437, K.2026/5279 sayılı kararı (karşı oy dahil) PDF olarak buradan okunabilir.

🗂️ Karşı oy: çıkış kodu davasında hukuki yarar

Kararın en dikkat çekici bölümü karşı oy yazısıdır. Karşı oy, kıdem tazminatı yönünden değil, çıkış kodunun düzeltilmesi talebinin ayrıca karara bağlanması yönünden çoğunluktan ayrılmaktadır. Gerekçe adım adım şöyle kurulmuştur:

  • 5510 sayılı Kanun m.9/3 ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m.25 gereğince işveren, iş sözleşmesi sona eren sigortalı için ayrılmayı izleyen 10 gün içinde işten ayrılış bildirgesi düzenler ve SGK’nın belirlediği kodlardan gerçeğe uygun olanı işaretler.
  • Gerçeğe uygun kod, işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanması ve yeni bir işe girişte olumlu referans bakımından önemlidir.
  • İşveren kodu on gün içinde e-bildirge üzerinden düzeltebilir; sonrasında Sosyal Güvenlik Merkezine veya İl Müdürlüğüne başvurmak gerekir (SGK 2013/11 sayılı Genelge).
  • İşçi, lehine sonuçlanan ihbar, kıdem tazminatı veya işe iade davasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararıyla Kuruma başvurarak düzeltme isteyebilir.
  • “Çıkış kodunun düzeltilmesi” davası niteliği itibarıyla bir tespit davasıdır; HMK m.106/2 uyarınca davacı, hukuken korunmaya değer güncel bir yararı açıkça ortaya koymak zorundadır.
  • Sona erme nedeni kıdem, ihbar veya işe iade davasında zaten belirlenmektedir; bu tespitin çıkış kodu davasındaki tespit kararından farkı yoktur.
  • SGK’nın 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelgesi, kıdem veya ihbar tazminatı ödenmesine hükmeden mahkeme kararı ya da arabuluculuk anlaşma belgesiyle yapılan başvuruda ayrılış nedeninin buna uygun olarak değiştirileceğini açıkça düzenlemiştir.

Karşı oya göre bu dosyada işçi kıdem tazminatı talebiyle birlikte çıkış kodunun düzeltilmesini de istemiştir; kıdem tazminatı davasında feshin niteliği zaten belirlendiğinden, çıkış kodu talebi bakımından güncel hukuki yarar yoktur ve bu talebin usulden reddi gerekirdi. Çoğunluk ise bu yöne ayrıca değinmeden ilk derece kararını onamıştır.

🔍 Kararın gösterdiği ayrımlar

Daire ayrıntılı bir ilke cümlesi kurmamış olsa da, onanan hüküm ve karşı oy birlikte okunduğunda şu noktalar öne çıkmaktadır:

  • Evlilik feshi ile devamsızlık feshinin çatışması: İşçinin noter ihtarnamesiyle yaptığı evlilik feshi ile işverenin devamsızlık savunması aynı günlere denk gelmiştir. Derece mahkemeleri işverenin haklı fesih beyanına itibar etmemiş, Yargıtay bu değerlendirmeyi bozma nedeni saymamıştır.
  • Bir yıllık süre: 1475 sayılı Kanun’un yürürlükteki 14. maddesi, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi kendi arzusuyla sona erdirmesini kıdem tazminatı doğuran hâller arasında saymaktadır. Somut olayda evlilik ile fesih arasında yaklaşık üç ay bulunmaktadır.
  • İhbar öneli: Bölge adliye mahkemesi, evlilik nedeniyle fesheden işçinin ihbar öneli vermesinin gerekmediğini kabul etmiştir. Bu kısım miktar nedeniyle Yargıtay’ın denetimine girmemiştir.
  • Çıkış kodu talebinin akıbeti: Çoğunluk, kıdem davasıyla birlikte istenen çıkış kodu tespitini onanan hükmün parçası olarak bırakmıştır. Karşı oy ise, SGK 2025/8 sayılı Genelge karşısında ayrı bir tespit talebinin gereksiz olduğu görüşündedir.

Evlilik feshinin sınırlarına ilişkin farklı bir görünüm için, anlaşmalı boşanmanın ardından aynı kişiyle yeniden evlenerek kıdem tazminatı istenen hakkın kötüye kullanılması kararına; işçinin istifası ile çıkış kodunun ilişkisi için haklı fesihten önce istifa kararına bakılabilir.

❓ Merak edilenler

Evlenen kadın işçi hangi süre içinde kıdem tazminatıyla ayrılabilir?

1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi arzusuyla sona erdirmesini kıdem tazminatı doğuran hâller arasında sayar. Bu dosyada evlilik 26.02.2024’te, fesih 27.05.2024’te gerçekleşmiş; derece mahkemeleri işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını kabul etmiş, Yargıtay bu kısmı onamıştır.

İşveren devamsızlık iddia ederse evlilik feshi geçersiz mi olur?

Bu kararda olmamıştır. İşveren, işçinin iki gün üst üste işe gelmediğini ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi bu haklı fesih beyanına itibar etmemiş ve sözleşmenin işçi tarafından evlilik nedeniyle sona erdirildiğini kabul etmiştir. Sonuç, her dosyada fesih bildirimlerinin sırasına ve delillere göre değişebilir.

Evlilik nedeniyle ayrılan işçi ihbar tazminatı öder mi?

Bölge adliye mahkemesi, evlilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçinin ihbar öneli vermesinin gerekmediğini belirterek işverenin ihbar tazminatı davasının reddini yerinde bulmuştur. İşverenin bu yöndeki temyizi kesinlik sınırı nedeniyle miktardan reddedildiğinden, Yargıtay bu konuda ayrıca görüş bildirmemiştir.

Çıkış kodu için ayrıca dava açmak gerekir mi?

Bu konuda karardaki görüşler ayrışmaktadır. Çoğunluk, kıdem tazminatıyla birlikte istenen çıkış kodu tespitini içeren hükmü onamıştır. Karşı oy ise, SGK’nın 2025/8 sayılı Genelgesi uyarınca kıdem veya ihbar tazminatına hükmeden mahkeme kararıyla Kuruma başvurularak kodun değiştirilebileceğini, bu nedenle ayrı tespit talebinde güncel hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan oy çokluğuyla verilmiş onama kararından ve karşı oy yazısından derlenmiştir. Yargıtay incelemesi işverenin asıl davaya ilişkin temyiz sebepleriyle sınırlı kalmış, ihbar tazminatına ilişkin birleşen dava miktar nedeniyle incelenmemiştir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; fesih bildirimlerinin tarihine ve sırasına, devamsızlık tutanaklarına, evlilik tarihine, ücret kayıtlarına ve bilirkişi hesabına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud