Hedefte Sapmada Fikri İçtima – Yargıtay CGK 2026/375

Tüfekten tek bir el ateş edilir. Saçmalar, hedeflenen komşuya değil, birkaç adım ötede kurbanlık koyun yüklemekte olan ve olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir alıcıya isabet eder; yaralanma hayati tehlike doğurur. Hedeflenen kişi hakkındaki öldürmeye teşebbüs mahkûmiyeti zaten verilmiştir. Geriye tek bir soru kalır: Aynı atışla yaralanan üçüncü kişi için faile ayrıca ceza verilecek midir, yoksa tek fiil bulunduğu için en ağır suçun cezası yeterli midir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/694, K.2026/375 sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etmiş; üçüncü kişiye yönelik eylem için verilen 10 yıllık “öldürmeye teşebbüs” cezasını onayan Daire kararını bu yönüyle kaldırmış ve bölge adliye mahkemesi hükmünü oy birliğiyle bozmuştur. Genel Kurula göre olayda TCK m.44’teki farklı neviden fikri içtima uygulanmalı ve üçüncü kişiye yönelik eylem bakımından ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
🎯 Ağıl önünde tek atış
Karar metnine yansıyan kabule göre sanık ile karşı komşusu ve onun eşi arasında yıllara yayılan bir husumet vardır. Olay günü akşam saatlerinde, saat 19.30 sıralarında, sanık ile komşunun eşi arasında köpekler yüzünden tartışma çıkmış; tartışmaya komşu da katılmış, kavgada sanık sopayla vurularak yaralanmıştır. Sanık bunun üzerine evine dönmüştür.
Aynı sırada komşunun evine bitişik ağılın önünde, kurbanlık koyun satın almaya gelen iki kişi hayvanları araca yüklemektedir. Komşu da kavgadan sonra bu kişilerin yanına gelmiştir. Sanık, evinden aldığı yarı otomatik av tüfeğiyle olay yerine dönmüş ve keşifte 18,40 metre olarak ölçülen mesafeden komşusunu hedef alarak bir el ateş etmiştir.
Atıştan sonra komşuya isabet olmamış; onun yanında duran ve olayla ilgisi bulunmayan alıcı sağ göğüs bölgesinden yaralanmıştır. Adli tıp raporuna göre koltuk altından giren saçma tanesi göğüs boşluğuna nafiz olmuş, yaralanma yaşamsal tehlikeye yol açmış ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte bulunmuştur.
Sanık, korkutmak amacıyla tek atış yaptığını savunmuştur. Hedeflenen komşuya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs mahkûmiyeti ise Daire onamasıyla kesinleşmiş; Genel Kurulun önüne yalnız yaralanan katılana ilişkin hüküm gelmiştir.
🧭 Dört aşamalı yargılama
Dosya, yaralanan katılan bakımından dört farklı merciden geçmiştir:
- İlk derece: Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi 11.01.2023 tarihli ve 604-14 sayılı kararıyla, katılana yönelik eylemi olası kastla yaralama olarak nitelendirmiş ve TCK m.44 uyarınca bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
- İstinaf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 06.11.2023 tarihli ve 1430-2661 sayılı kararıyla hükmü CMK m.280/1-g uyarınca kaldırmış; sanığı katılana yönelik teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan TCK m.81/1, 35/2, 62/1 ve 53 uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırmıştır.
- Temyiz: Yargıtay 1. Ceza Dairesi 17.06.2025 tarihli ve 307-4802 sayılı kararıyla hükmü oy çokluğuyla onamıştır.
- İtiraz: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.08.2025 tarihinde sanık lehine itiraz yoluna başvurmuş; Daire 25.11.2025 tarihli ve 5652-8230 sayılı kararıyla, yine oy çokluğuyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Genel Kurula göndermiştir.
Başsavcılığın itirazı kısa ve nettir: Sanık tüfekle bir el ateş etmiş, başka bir atış yapmamıştır. Bu tek fiille hem komşuyu öldürmeye teşebbüs etmiş hem de olaydan bağımsız katılanı olası kastla yaralamıştır. Bu durumda TCK m.44 gereğince sanık en ağır suç olan öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmalı, katılana yönelik eylem için ayrıca ceza verilmemelidir.
📚 Fikri içtimanın Genel Kuruldaki çerçevesi
Genel Kurul uyuşmazlığı, tüfekle bir el ateş edilmesi sonucu hedef dışındaki üçüncü kişinin isabet aldığı olayda TCK m.44’ün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı olarak belirlemiştir. Değerlendirmenin dayanağı olan ilkeler şunlardır:
- 5237 sayılı TCK “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” ilkesini, yani gerçek içtimayı esas almıştır. Bileşik suç (m.42), zincirleme suç (m.43) ve fikri içtima (m.44) bunun istisnalarıdır.
- Aynı neviden fikri içtima TCK m.43/2’de düzenlenmiştir: aynı suçun tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesinde tek ceza verilir ve artırılır. Ancak m.43/3 uyarınca kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmada bu kural uygulanmaz; fail mağdur sayısınca ayrı ayrı cezalandırılır.
- Farklı neviden fikri içtima TCK m.44’tedir: bir fiille birden fazla farklı suça sebebiyet veren kişi, en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Koşulları; fiilin hukuki anlamda tek olması, bu fiille farklı suçların oluşması ve kanunda içtimayı açıkça engelleyen bir hükmün bulunmamasıdır.
- Kasten öldürme (m.81 vd.) ile kasten yaralama (m.86 vd.) farklı suçlardır. Buna karşılık teşebbüs ile tamamlanma, olası kast ile doğrudan kast aynı suçun görünümleridir.
- m.43/3’teki istisnaya benzer bir istisna m.44’te yer almadığından, aynı fiille öldürme ve bundan farklı bir suç oluşmuşsa yalnızca en ağır suçun cezası verilir.
Genel Kurul, madde gerekçesindeki örneğe de dayanmıştır: Bir kişiyi öldürmek için ateşlenen kurşunun sekerek başkasını yaralaması hâlinde fail, hedeflenen kişi bakımından öldürmeye teşebbüsten, diğer kişi bakımından ise taksirle ya da olası kastla oluşan suçtan sorumludur; ancak yalnızca en ağır suçun cezasıyla cezalandırılır. Gerekçede hedefte sapmanın bu nedenle şahısta yanılmadan ayrı tutulduğu da belirtilmektedir.
Kararda, “fiilin sayısını hareket mi, netice mi belirler” tartışmasına ve 1. Ceza Dairesinin gerçek içtima yönündeki bazı kararlarına değinilmiştir. Genel Kurul ise tek atışla öldürme ve yaralamanın birlikte oluştuğu olaylarda m.44’ü uygulayan istikrarlı uygulamasını (ör. 18.10.2018 tarihli ve 158-444 sayılı karar) sürdürmüş; tabancayla iki el ateş edilen 10.12.2013 tarihli olayı ise tek fiil bulunmadığı için farklı görmüştür.
🔎 Somut olaya uygulama: neden tek fiil?
Genel Kurulun somut değerlendirmesi birkaç tespite dayanmaktadır:
- Sanığın komşuya doğru evinden aldığı av tüfeğiyle 18,40 metreden bir kez ateş ettiği sabittir; fiilin hukuki anlamda tek olduğu konusunda şüphe yoktur.
- Bu tek fiille hedeflenen komşuya karşı öldürmeye teşebbüs ve katılana karşı olası kastla yaralama suçları birlikte işlenmiştir.
- Sanık etkili mesafeden komşuyu hedef almasına rağmen komşu isabet almamıştır; bu durumda katılanın yaralanmasının fiilin mutlak sonucu olduğu söylenemez.
- Suçların niteliği ve olayın özellikleri bakımından m.44’ün uygulanmasına engel bir durum yoktur.
Sonuç olarak sanığın, en ağır cezayı gerektiren suç olan komşuya yönelik öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması gerekir. Bu mahkûmiyet kesinleştiğinden, katılana yönelik eylem bakımından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi zorunludur. Bölge adliye mahkemesinin katılana karşı ayrıca öldürmeye teşebbüsten hüküm kurması isabetsiz bulunmuş, dosya CMK m.304/2 uyarınca aynı daireye gönderilmek üzere Başsavcılığa iade edilmiştir.
🗣️ Farklı gerekçe ve Daire içindeki karşı oy
Hüküm oy birliğiyle verilmiş olsa da gerekçe tartışmasızdır denemez. Genel Kurulun bir üyesi gerekçeye katılmamıştır. Bu üyeye göre sorunun özü hedefte sapma hâlinde suçların içtimaıdır; m.43/3 öldürme ve yaralamayı aynı neviden içtimadan dışarıda tutarken m.44’ün bu suçları tek cezada eritmesi açık bir çelişki yaratmaktadır. Görüş, “yaralanan yaralandığı ile kalamaz” diyerek gerçek içtimaya yakın durmuş; ancak somut olayda sanığın doğrudan kastla değil olası kastla yaralamadan sorumlu olduğunu belirterek itirazın farklı gerekçeyle kabulünü önermiştir.
1. Ceza Dairesinin onama kararında ise Daire Başkanı ve bir üye karşı oy kullanmıştır. Karşı oyda, sanığın katıldığı uygulamalı keşif yapılmadığı ve fişekteki saçma sayısının değerlendirilmediği belirtilerek şüphenin sanık lehine yorumlanması ve katılana karşı olası kastla yaralamadan sorumluluk kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur.
⚖️ Kararın ceza hesabına etkisi
Kararın pratik ağırlığı rakamlarda görülür. Bölge adliye mahkemesi kararı ayakta kalsaydı sanık, hedeflenen komşuya yönelik öldürmeye teşebbüs cezasına ek olarak, katılana yönelik eylem nedeniyle de 10 yıl hapis cezası alacaktı. Genel Kurulun benimsediği çözümde ise aynı atış için yalnızca en ağır suçun cezası uygulanmakta, ikinci mağdura yönelik eylem ayrı bir cezaya dönüşmemektedir.
Ayrım şu sorulara bağlanmaktadır:
- Fiil hukuken tek mi? Tek atış ile birden fazla atış farklı sonuç doğurabilir.
- İkinci netice hangi kast türüyle gerçekleşti? Doğrudan kastla iki kişiye yönelen öldürme eyleminde m.43/3 nedeniyle gerçek içtima gündeme gelir.
- Oluşan suçlar aynı mı, farklı mı? Öldürmeye teşebbüs ile olası kastla yaralama farklı suçlar sayılmaktadır.
Öldürme kastı ile yaralama kastı arasındaki sınırın başka bir görünümü için sopayla ölümde öldürme kastı ile TCK 87/4 ayrımı kararına, kastın türüne ilişkin tartışma için olası kast ile bilinçli taksir kararına bakılabilir.
❓ Merak edilenler
Hedefte sapma ile şahısta yanılma aynı şey midir?
Tek atışla iki kişi yaralanırsa da tek ceza mı verilir?
Genel Kurul neden 'mutlak sonuç' ifadesini kullandı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; ceza hukukuna ilişkin diğer güncel kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda yer alan taraf adları kaynakta anonimdir ve doktrine yapılan atıflar yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Genel Kurul incelemesi, Başsavcılık itirazının kapsamıyla, yani yaralanan katılana yönelik hükümle sınırlı kalmıştır. Benzer görünen bir olayda sonuç; atış sayısına, mesafeye, silahın türüne, kişilerin konumuna, kastın niteliğine ve keşif ile bilirkişi incelemesinin sonuçlarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




