Kan Gütme Davasında Dolaylı Delil – Yargıtay CGK 2026/447

Görgü tanığı yok, failleri gösteren bir kamera kaydı yok, maktulün vücudundan çıkan mermiler sanıklardan ele geçirilen silahlarla eşleşmiyor. Elde kalan; bir aracın kaçış güzergâhı, kapalı bir garaj, telefonların susan sinyalleri ve iki aile arasında yedi yıl önce dökülen kan. Bu parçalar bir araya geldiğinde kan gütme saikiyle kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası kurulabilir mi, yoksa şüphe sanık lehine mi yorumlanmalıdır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.07.2026 tarihli ve E.2024/34, K.2026/447 sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksik araştırma gerekçesiyle yaptığı itirazı reddetmiş; dolaylı delillerin bütünü üzerinden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına ilişkin Özel Daire kararını yerinde bulmuştur. Suçun sübutu bakımından karar oy çokluğuyla verilmiştir.
🌙 Olay gecesi neler yaşandı?
Karar metnine göre 22.05.2016 tarihinde saat 21.55 sıralarında bir kıraathane önünde bir kişinin silahla vurulduğu ihbar edilmiştir. Maktul boyun, çene, sol kol ve sol omuz bölgelerinden yaralanmış, aynı gece kaldırıldığı hastanede ateşli silah yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirmiştir.
Olay yerinde beş kovan bulunmuş, kriminal raporda bu kovanların 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atan tek bir silahtan atıldığı bildirilmiştir. Maktulün aracının sol ön camında, sol kapı kolu üstünde ve kapı camında dört mermi çekirdeği giriş deliği tespit edilmiştir. Arkadaşlarının anlatımına göre maktul, bir düğünde hasımlarını gördüğünü söyleyerek oradan ayrılmış, ardından kıraathane önüne gelmiş ve arkadaşları içerideyken aracında beklemiştir.
Silah seslerinin ardından dışarı çıkan tanıklar, plakasını okuyamadıkları gri renkli bir aracın hızla uzaklaştığını görmüştür. Maktulün ailesi ile sanıkların ailesi arasında, 2009 yılında sanıkların ağabeyinin maktulün ağabeyi ve akrabaları tarafından öldürülmesinden kaynaklanan bir husumet bulunmaktadır.
🧩 Kameradan garaja uzanan delil zinciri
Ceza Genel Kurulunun sübut değerlendirmesi, doğrudan bir delile değil, birbirini tamamlayan dolaylı delillere dayanmaktadır. Kararda öne çıkan halkalar şunlardır:
- Kamera görüntüleri: Çevredeki güvenlik kameralarında gri aracın maktulün aracını takip ettiği, kıraathane önünde maktulün aracının yanına yanaştığı ve hemen ardından çevredekilerin kaçıştığı görülmüştür. Kaçış güzergâhındaki kameralar birleştirildiğinde aracın olay gecesi saat 22.39 sıralarında bir binaya ait kapalı garaja girdiği ve bir daha çıkmadığı saptanmıştır.
- Garaj sahibinin anlatımı: Garajın sahibi, olay gecesi saat 22.00 sıralarında inceleme dışı sanığın garaj anahtarını istediğini; birkaç gün sonra bir düğünde bu kişinin kendisine teşekkür ettiğini ve “Biz o arabayı hallettik, öbür tarafa gönderdik.” dediğini beyan etmiştir.
- Aracın sahipliği ve tamiri: Araç, sanıklardan birinin iş ortağı olan inceleme dışı sanığın ağabeyine ait araç kiralama şirketine kayıtlıdır. Bir oto tamircisi, arka camı ve arka tamponu kırık aracı inceleme dışı sanığın tamire getirdiğini söylemiştir.
- Telefon kayıtları: Bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre sanıklar ile inceleme dışı sanığın telefonları olay günü yoğun bir görüşme içinde olup aynı bölgeden sinyal vermiştir. HTS kayıtlarında, olay saatini kapsayan zaman diliminde (örneğin bir sanık için 20.27-23.14, diğeri için 21.00-23.22 arası) telefonlardan sinyal alınmamıştır.
- Husumetin varlığı: Maktul ile arasında husumet ispatlanamayan inceleme dışı sanığın tek başına hareket ettiği, onun iş ortağı ve ağabeyinin olayla ilgisinin bulunmadığı savunması, önceki olay da gözetildiğinde Kurul çoğunluğunca hayat tecrübeleriyle bağdaşmaz bulunmuştur.
Buna karşılık maktulün vücudundan çıkarılan mermi çekirdeklerinin, yakalanan sanıklardan ele geçirilen tabancalardan atılmadığı da raporla belirlenmiştir. Sanıklar tüm aşamalarda olay günü evlerinde olduklarını, maktulün ailesine husumet beslemediklerini savunmuştur.
⚖️ Bozma, onama ve Başsavcılığın itirazı
Dosyanın yargılama geçmişi şöyledir:
- 24.04.2019: Ağır ceza mahkemesi sanıkları TCK m.82/1-j, 62 ve 63 uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırmış; Bölge Adliye Mahkemesi 20.01.2020 tarihinde istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
- 18.11.2020: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; önceki öldürme olayına ait dosyanın getirtilmesi, müdafi huzurunda alınmayan kolluk beyanlarına ve buna dayanan tutanağa itibar edilmemesi, sanıkların ve maktulün telefonlarına ait HTS ve baz istasyonu bilgilerinin bilirkişiye harita üzerinde incelettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmü bozmuştur.
- 24.12.2021: Bozmaya uyan mahkeme, ek incelemelerden sonra yine mahkûmiyet hükmü kurmuş; Özel Daire 19.10.2022 tarihinde hükümleri onamıştır.
- 18.05.2023: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların olay öncesi ve sonrasında birlikte olup olmadıkları ve maktulle aynı bölgede bulunup bulunmadıkları konusunda daha ayrıntılı bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek CMK m.308 uyarınca itiraz etmiştir. Özel Daire 06.12.2023 tarihinde itirazı yerinde görmemiştir.
Ceza Genel Kurulu önce eksik araştırma iddiasını, ardından suçun sabit olup olmadığını incelemiştir. 17.06.2026 tarihli birinci müzakerede oy birliğiyle eksik araştırma bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, ancak sübut bakımından yasal çoğunluk sağlanamadığından 01.07.2026 tarihinde ikinci müzakere yapılmıştır. İkinci müzakerede çoğunluk, derece mahkemelerinin vicdani kanaatini takdirî delillere ve dosya kapsamına uygun, ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırdığını kabul etmiş ve itirazı reddetmiştir. Dosya CMK m.304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdi edilmiştir.
📌 Kan gütme saiki neden ağırlaştırıcı?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, kasten öldürme suçunun kan gütme saikiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörür. Kararda bu nitelendirmenin dayandığı unsurlar şöyle sıralanabilir:
- Önceki bir öldürme olayının varlığı ve bu olayın tarafları arasında barışmanın sağlanmamış olması. Katılanlar da karşı tarafla barış yapılmadığını, ancak o güne kadar bir sorun yaşanmadığını beyan etmiştir.
- Maktulün, 2009 olayının faillerinden birinin kardeşi; sanıkların ise o olayda öldürülen kişinin kardeşleri olması.
- Maktulün olay gecesi bir düğünde “hasımlarını” gördüğünü söyleyerek ayrılması ve takip edilerek vurulması.
- Özel Dairenin ilk bozmasında, suçun hukuki nitelendirmesinin yapılabilmesi için önceki öldürme dosyasının getirtilmesini istemesi. Bu inceleme yapıldıktan sonra nitelendirme değişmemiştir.
Mahkûmiyet hükmünde TCK m.62 uyarınca takdiri indirim de uygulandığından sonuç ceza müebbet hapis olmuştur. Takdiri indirimin gerekçesi meselesi ayrıca takdiri indirimde kalıp gerekçe yazısında ele alınmıştır.
🔍 Çoğunluk ile karşı oy arasındaki ayrım
Kararın en dikkat çekici yönü, sübut konusunda Kurulun derin biçimde bölünmesidir. Bir üye ayrıntılı karşı oy yazmış, on bir üye de benzer gerekçelerle sanıklara isnat edilen suçun sabit olmadığı görüşüne katılmıştır. Karşı oyun temel argümanları şunlardır:
- Telefonların olay günü öğle saatlerinde aynı bölgeden sinyal vermesi, eylem saatinin 21.55 civarı olduğu düşünüldüğünde delil değeri taşımaz.
- Sanıkların kardeş ve iş ortağı olması, kendi aralarında yoğun görüşmelerini olağan kılar; aynı bölgede oturup çalıştıkları için o bölgeden sinyal alınması da anlamlı değildir.
- Sinyalin kesilmesi telefonların bilinçli kapatıldığı şeklinde aleyhe yorumlanmamalıdır; sanıkların olay yerinde bulunduğu kanıtlansa bile başka bir nedenle orada bulunma ihtimali vardır.
- Aracın garaja konulmasına yardım eden kişi, yargılamada aracı park eden şahsın huzurdaki sanıklar olmadığını söylemiştir.
- Yalnızca ağabeylerinin öldürülmüş olmasından sanıkların fail olduğu sonucuna varılırsa, CMK m.148’e aykırı düzenlenen imzasız tutanağa zımnen delil değeri tanınmış olur; bu da Anayasa m.38/6 ve CMK m.217’ye aykırıdır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat verilmelidir.
Çoğunluk ise tutanağa açıkça itibar etmediğini belirtmiş, bu tutanak dışarıda bırakıldığında da kamera kayıtları, garaj sahibinin anlatımı, tamirci beyanı ve HTS bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle sübutun sağlandığını kabul etmiştir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin farklı bir sonuca götürdüğü örnekler için ambardaki kaçak sigara ve şüphe ile vurulmayan masadakiler ve şüphe yazılarına bakılabilir.
📵 Kolluk tutanağı ve HTS bakımından sonuçlar
Karar, ceza yargılamasında delil değerlendirmesine ilişkin birkaç somut noktayı ortaya koymaktadır:
- Müdafisiz kolluk beyanı: Özel Dairenin bozmasında vurgulandığı üzere, müdafi huzurunda alınmayan ve sonradan doğrulanmayan kolluk beyanları ile bu beyanlara dayanan tutanaklar hükme esas alınamaz. Çoğunluk da imzasız tutanağı değerlendirme dışında tutmuştur.
- Eksik araştırma itirazının sınırı: Bozma üzerine HTS ve baz istasyonu incelemesi yapılmışsa, raporun daha ayrıntılı olabileceği iddiası tek başına eksik araştırma sayılmamıştır. Bu konuda Kurul oy birliğiyle karar vermiştir.
- Sinyal kesintisinin yorumu: Çoğunluk, olay saatini kapsayan sinyal kesintisini telefonların özellikle kapalı tutulduğunun göstergesi saymış; karşı oy bunun aleyhe yorumlanamayacağını savunmuştur. Bu nokta, dolaylı delile dayalı dosyalarda tartışmanın hâlâ açık olduğunu göstermektedir.
❓ Merak edilenler
Ceza Genel Kurulu sanıkları yeniden mi yargıladı?
Cinayet silahı bulunmadan mahkûmiyet kurulmuş mu?
Neden iki ayrı müzakere yapıldı?
Kararda karşı oy kullanan kaç üye var?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer karar incelemelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kaynakta sanık, maktul, tanık ve üye kimlikleri anonimdir; karar metnindeki doktrin atıfları ile telefon numarası ve adres ayrıntıları PDF’ten çıkarılmıştır. Sübut değerlendirmesi somut dosyadaki delillerin bütününe dayanmaktadır; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




