Yatırımcı İlişkileri Yöneticisi – Danıştay 13. D 2022/4603

Borsada payları işlem gören bir şirketin halka açıklık oranı yalnızca yüzde 0,54’tür. Şirket yönetimi, bu kadar küçük bir halka açık kısım için lisanslı bir yatırımcı ilişkileri yöneticisi istihdam etme zorunluluğunu hem gereksiz hem de kanuni dayanaktan yoksun görür; aranan nitelikte aday bulunamadığını, bulunanların da şirketteki ücret dengesini bozacak tutarlar istediğini anlatır. Sermaye Piyasası Kurulu ise süre tanıdığını, şartları hafiflettiğini ve buna rağmen atama yapılmadığını belirterek kanunda öngörülen üst sınırdan idari para cezası uygular. Soru şudur: Kurul bu yükümlülüğü bir tebliğle getirebilir mi ve aday bulamamak mazeret sayılır mı?
Danıştay Onüçüncü Dairesi, 06.12.2022 tarihli ve E.2016/475, K.2022/4603 sayılı kararıyla, II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesinin ikinci fıkrasının ve bu hükme dayanılarak verilen 308.408,00 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayı oybirliğiyle reddetmiştir. Daire, düzenlemenin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17. maddesiyle Kurul’a tanınan yetki çerçevesinde kaldığını ve yaklaşık 19 aylık süreye rağmen atama yapılmamasının cezayı hukuka uygun kıldığını kabul etmiştir.
🏛️ Yatırımcı ilişkileri bölümü yükümlülüğü nedir?
Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesi, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların yatırımcılar ile şirket arasındaki iletişimi sağlayacak bir yatırımcı ilişkileri bölümü kurmasını zorunlu tutar. Bölüm, genel müdür, genel müdür yardımcısı ya da muadili bir yöneticiye doğrudan bağlı çalışır ve yılda en az bir kez yönetim kuruluna rapor sunar.
Uyuşmazlığa konu ikinci fıkra, bölüm yöneticisinin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ile kurumsal yönetim derecelendirme lisansına sahip olmasını, ortaklıkta tam zamanlı çalışmasını ve kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesini öngörür. Yöneticinin ve bölümde görev alan en az bir kişinin iletişim bilgileri KAP’ta yayımlanır; yönetici ayrılırsa 30 gün içinde yenisi atanır. Dördüncü fıkra üçüncü grup ortaklıklar için daha hafif bir lisans şartı öngörür.
Bölümün görevleri arasında pay sahiplerinin yazılı bilgi taleplerini yanıtlamak, genel kurul dokümanlarını hazırlamak ve kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini izlemek sayılmıştır.
📅 Süreler, ilke kararı ve savunma aşaması
Davacı, paylarının yüzde 0,54’ü halka arz edilmiş, Tebliğ’in 5. maddesine göre üçüncü grupta yer alan bir sanayi şirketidir. Karar metnindeki süreç şöyledir:
| 03.01.2014 | Kurumsal Yönetim Tebliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. |
| 30.06.2014 | Geçici 1. madde uyarınca 11. maddeye uyum için ilk son tarih. |
| 27.02.2015 | i-SPK.17.4 sayılı ilke kararı: lisanslı bir kişi üçüncü gruptaki en fazla beş şirkette görev alabilir; uyum için son tarih 30.06.2015. |
| 30.06.2015 | Atama yapmayan şirketlerden SPKn m.103 ve 105 çerçevesinde savunma istendi. |
| 11.08.2015 | Savunmaların değerlendirildiği Kurul toplantısı; 308.408,00 TL idari para cezası. |
Kurul, üçüncü grup için en düşük seviyedeki lisansın yeterli olmasını, tam zamanlı çalışma şartının kaldırılmasını ve aradan geçen 19 aylık süreyi dikkate alarak cezayı kanuni üst sınırdan belirlemiştir.
📝 Şirketin itirazları
Davacı şirket, hem cezanın hem de dayanağı olan tebliğ hükmünün iptalini istemiş ve şu gerekçeleri ileri sürmüştür:
- Yetki aşımı: SPKn m.17’nin Kurul’a verdiği düzenleme yetkisi maddede sayılan konularla sınırlıdır; Anayasa’nın 124. maddesi ve SPKn m.17/1, şirketlere personel istihdamı zorunluluğu getirme yetkisi vermez.
- Gereksizlik: Tebliğ’in ekindeki kurumsal yönetim ilkeleri zaten geniş bir denetim öngörürken ayrıca lisanslı yönetici şartı aranması anlamsızdır.
- Fiilî imkânsızlık: Aranan nitelikte aday bulunamamış, insan kaynakları kuruluşlarıyla anlaşma yapılmış, Kurul’dan lisanslı kişilerin listesi istenmiş; bulunabilen adaylar ise şirketin ücret dengesini bozacak tutarlar talep etmiştir.
- Kısa sürede uyum: Süre uzatma talebinin reddinden itibaren dört ay geçmeden, yeni ilke kararının sağladığı kolaylıkla Ocak 2016’da yönetici ile sözleşme imzalanmıştır.
- Orantısızlık: Halka açıklık oranı çok düşüktür, hiçbir yatırımcı zarara uğramamış ve şikâyette bulunmamıştır; üst sınırdan ceza verilmesinin gerekçesi gösterilmemiştir.
🛡️ Kurul’un savunması ve savcılık düşüncesi
Kurul, SPKn m.17’nin kurumsal yönetim ilkeleri konusunda kendisini açıkça yetkili kıldığını, maddede sınırlı bir amaca yer verilmediğini, ayrıca m.128/1-f ile halka açık ortaklıklarda görev alacak kişilerin mesleki yeterliliği ve sertifikalarına ilişkin esasları belirleme yetkisinin bulunduğunu savunmuştur. Kurul’a göre yatırımcı ilişkileri bölümü ortaklığın “yatırımcılara bakan yüzü” niteliğindedir; yönetim kuruluna ilişkin kurumsal yönetim ilkeleri ile bu bölüme ilişkin kurallar birbirinin yerine geçmez, birbirini tamamlar.
Kurul ayrıca ücret yüksekliğinin atama yapmamaya gerekçe olamayacağını, halka açık statüde kalmanın şirketin tercihi olduğunu ve cezanın şikâyete ya da yatırımcı zararına bağlı olmadığını vurgulamıştır.
Dosyadaki Danıştay Savcısı ve tetkik hâkimi de, SPKn m.17’ye uygun tebliğ hükmünde ve verilen sürelere rağmen atama yapılmaması üzerine tesis edilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle davanın reddini önermiştir.
⚖️ Danıştay: Tebliğ kanuni yetki içinde
Daire, düzenleyici işlemlerin sürekli, soyut, nesnel ve genel kurallar içermesi ve üst hukuk kurallarına aykırı olmaması gerektiğini hatırlatmıştır. Kurul’a, SPKn m.1’deki amaç doğrultusunda ve kanunun çizdiği sınırlar içinde ikincil düzenleme yapma yetkisini de barındıran bir takdir yetkisi tanınmıştır.
SPKn m.17/1, halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkelerine ilişkin usul ve esasların Kurulca belirleneceğini; m.17/2 ise Kurul’un borsa şirketlerini niteliklerine göre bu ilkelere kısmen veya tamamen uymaya zorlayabileceğini düzenler. Daire, Kurul’un kurumsal yönetimi tüm menfaat sahiplerinin haklarını koruyan, sermaye maliyetini düşüren ve yatırımcı güvenini artıran bir anlayış olarak tanımladığını kaydetmiştir.
Bu değerlendirmeler sonucunda Daire, kurumsal yönetim ilkelerinin amacıyla birlikte ele alındığında dava konusu düzenlemenin Kurul’a kanunla verilen görev ve yetki çerçevesinde getirildiğine ve hukuka aykırılık taşımadığına karar vermiştir. Böylece şirketin “Kurul personel istihdamı zorunluluğu getiremez” itirazı kabul görmemiştir.
💶 Danıştay: Üst sınırdan ceza hukuka uygun
Cezaya ilişkin değerlendirmede Daire, Kurul’un hesapladığı süreyi esas almıştır: ilk son tarih olan 30.06.2014’ten 27.02.2015 tarihli toplantıya kadar yaklaşık 8 ay, ilave 4 aylık süre ve savunmaların değerlendirilmesine kadar geçen yaklaşık 40 gün ile birlikte toplam yaklaşık 19 ay. Bu süre boyunca yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisi görevlendirilmemiştir.
Şirketin aday bulamadığına ilişkin savunması üç gerekçeyle karşılanmıştır:
- Üçüncü gruptaki davacı için Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 2 Lisansı veya kurumsal yönetim derecelendirme lisansı yeterlidir; aranan şart en ağır seviye değildir.
- 27.02.2015 tarihli ilke kararıyla tam zamanlı çalışma zorunluluğu kaldırılmış, lisanslı bir kişinin birden fazla şirkette görev alabilmesinin önü açılmıştır.
- Davacı bu güçlükleri Kurul’a ilk kez, uyum tarihinin üzerinden yaklaşık 17 ay geçtikten sonra bildirmiştir.
Daire bu nedenlerle iddiaları yerinde görmemiş ve üst sınırdan idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş; kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık tutulmuştur. Yayımlanan metinde temyiz aşamasına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.
🔎 Karardan çıkan notlar
Karardan çıkan başlıca tespitler şunlardır:
- Kurumsal yönetim alanında geniş düzenleme yetkisi: Daire, SPKn m.17’yi Kurul’a kurumsal yönetim ilkelerinin içeriğini belirleme ve uyumu zorunlu kılma konusunda geniş bir alan tanıyan hüküm olarak yorumlamış; lisanslı yönetici şartını bu yetkinin içinde görmüştür.
- Zarar ve şikâyet şartı aranmamıştır: Halka açıklık oranının düşüklüğü, yatırımcı zararının veya şikâyetin bulunmaması cezayı engelleyen bir unsur olarak kabul edilmemiştir.
- Hafifletilen şartlar ve ek süre belirleyicidir: Kurul’un lisans seviyesini düşürmesi ve kısmi çalışmaya izin vermesi, aday bulamama savunmasının değerini azaltmıştır.
- Mazeretin zamanında bildirilmesi: Güçlüklerin uyum süresi dolduktan çok sonra bildirilmesi, Daire’nin değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurmuştur.
SPKn m.103/1 düzenlemelere ve Kurul kararlarına aykırılığı idari para cezasına bağlar; m.105/1 ise cezadan önce savunma alınmasını zorunlu tutar. SPK cezalarında kusur ve şahsilik ilkesinin farklı bir yönü için kusursuz SPK cezası yazısı, cezanın sonradan şirket yöneticisine rücu edilip edilemeyeceği tartışması için ise SPK cezasının yöneticiye rücuu yazısı incelenebilir.
💬 Sık sorulan sorular
Kurul, bir tebliğle şirketlere lisanslı personel çalıştırma zorunluluğu getirebilir mi?
Uygun aday bulunamaması cezayı ortadan kaldırır mı?
Halka açıklık oranı çok düşükse ve kimse zarar görmediyse ceza verilebilir mi?
Bu karar kesinleşmiş midir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, sermaye piyasası idari yaptırımlarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan ilk derece kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf, vekil, tetkik hâkimi ve savcı kimlikleri anonimdir. Karar, kendi dosyasının olgularına, Kurul’un verdiği sürelere ve şirketin bulunduğu gruba dayanır; temyiz yolu açık olarak verildiğinden üst incelemede farklı bir sonuca ulaşılmış olabilir. Benzer görünen bir idari para cezası uyuşmazlığında sonuç, yükümlülüğün türüne, tanınan sürelere ve somut savunmalara göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.
Bu dosyaları kim yürütüyor?

Forex ve kripto mağduriyetlerinde uzmanlaşmış avukat kadrosu — Kadıköy, İstanbul
Savun Hukuk, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı forex dolandırıcılığı dosyalarını ceza ve icra ayağıyla birlikte yürütür. Avukatlarımızın sicil kayıtlarını İstanbul Barosu levhasından doğrulayabilirsiniz.

Av. Veli Savun
İstanbul Barosu · Sicil 75235
Kurucu avukat · Arabulucu (Sicil 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex/kripto ceza ve alacak davaları, bilişim, icra, aile hukuku.

Av. Eda Pekacar
İstanbul Barosu · Sicil 84975
FSM Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, icra-iflas, ceza ve tazminat davaları.

Av. Almina Usta
İstanbul Barosu · Sicil 67207
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, ceza, sözleşmeler ve ticaret hukuku · Türkçe / İngilizce.
Görüşmeler randevu ile yapılır. Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Yararlı bağlantılar
Doğrulamak için resmi kaynaklar
























Tüm soru ve cevaplar →