Hamiline Payın Haczi ve El Koyma – Yargıtay 12. HD 2023/3721

Anonim şirket payı, alacaklının gözünde çoğu zaman borçlunun en değerli varlıklarından biridir. Ancak “pay” tek tip bir mal değildir: Senede hiç bağlanmamış bir pay ile hamiline yazılı bir pay senedi, icra hukukunda farklı yollarla haczedilir. Birincisinde şirkete bir bildirim göndermek yeterli olabilirken, ikincisinde senedin kendisine icra dairesinin el koyması gerekir. Hangi yolun izleneceği ise payın haciz tarihinde senede bağlanıp bağlanmadığına göre belirlenir. İncelenen kararda Yargıtay, bu sorunun cevabı araştırılmadan verilen kararı bozmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 25.05.2023 tarihli ve E.2022/11138, K.2023/3721 sayılı kararıyla, borçlunun şikâyetini reddeden icra mahkemesi kararını ve istinaf başvurusunu esastan reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararını, payın türü araştırılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle oy birliğiyle kaldırıp bozmuştur.
📌 Pay defterine şerh düşülerek konan haciz
Uyuşmazlık bir icra takibinde ortaya çıkmıştır. Alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü, 26.08.2019 tarihinde borçlunun hissedarı olduğu dava dışı bir anonim şirketteki paylarına haciz uygulamıştır. Haciz iki işlemle yapılmıştır:
- Şirket adresinde, haczin pay defterine işlenmesi istenmiştir.
- Ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır.
Borçlu, icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurmuştur. Başvurudaki iddialardan biri, haciz yapılmadan önce ilgili ticaret odasından borçluya ait hisse bulunup bulunmadığına dair bir belge alınmadığı, bu nedenle haczin usulsüz olduğudur. Borçlu haczin kaldırılmasını istemiştir.
⚖️ İcra mahkemesi ve istinaf: ret
İstanbul’daki ilk derece icra hukuk mahkemesi (29.01.2020, 2019/1350 E., 2020/79 K.), icra müdürlüğünce yapılan hisse haczinin usule uygun olduğu gerekçesiyle şikâyeti reddetmiştir.
Borçlu istinaf aşamasında yeni bir argüman getirmiştir: Şirketteki hisseleri hamiline yazılıdır ve bu nedenle ancak İİK m.88’e göre, yani senede el konularak haczedilebilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi (21.06.2022, 2020/1630 E., 2022/1358 K.) bu argümanı incelememiştir. Daireye göre bu istinaf nedeni ilk derece mahkemesi aşamasında ileri sürülmemiştir ve kamu düzenine ilişkin de değildir; bu nedenle istinaf aşamasında dinlenemez. Başvuru esastan reddedilmiş, borçlu kararı temyiz etmiştir.
🔀 Payın haczinde iki ayrı yol
Yargıtay kararın merkezine, payın senede bağlanıp bağlanmamasına göre değişen haciz usulünü koymuştur. Daire’nin açıklamaları şöyle özetlenebilir:
1. Çıplak pay (İİK m.94/1): Anonim şirkette payın pay senedine veya ilmühabere bağlanması zorunlu değildir. Bağlanmamış pay “çıplak pay” olarak kalır; devredilebilir, rehnedilebilir, üzerinde intifa hakkı kurulabilir ve haczedilebilir. İİK m.94/1 uyarınca, paylar için pay senedi veya ilmühaber çıkarılmamışsa borçlunun şirketteki payı icra dairesince şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu durumda icra müdürünün muhafaza için şirket merkezine gitmesi gerekmez; şirkete bir ihbarname göndermesi yeterlidir. Daire’ye göre bu ihbarnamede:
- borçlunun çıplak payının haczedildiği ve haczin pay defterine işlenmesi gerektiği,
- ileride senet ya da ilmühaber çıkarılırsa bunların borçluya değil icra dairesine teslim edileceği,
- borçluya payla ilgili tebligatın artık icra dairesine yapılacağı,
- borçlunun muvafakatini gerektiren tasarruf ve kararlarda icra dairesinin muvafakatinin alınacağı
bildirilir. Şirket haczi pay defterine işlemek zorundadır; ancak işlenmemiş olsa bile çıplak pay haczi, bildirimin şirkete tebliğ edildiği tarihte yapılmış sayılır.
2. Senede bağlanmış pay (İİK m.88/1): İİK m.88/1, haczolunan hamiline senetler ve cirosu kabil senetler gibi kıymetli şeylerin icra dairesince muhafaza edileceğini düzenler. Daire’nin ifadesiyle bu şeylere icra dairesince el konulması, haczin geçerlik şartıdır. Anonim şirket paylarını temsil eden pay senetleri ve geçici pay senedi niteliğindeki ilmühaberler, TTK m.486/2, 490, 645, 647 ve 654 uyarınca kıymetli evrak sayıldığından, bunların haczi için evraka fiilen el konulması zorunludur.
🏛️ Yargıtay neden bozdu?
Daire, borçlunun “sair temyiz itirazlarını” yerinde görmemiş; ancak payın türüne ilişkin itirazı bozma nedeni yapmıştır. Gerekçenin adımları şunlardır:
- Somut olayda haciz, şirket adresinde pay defterine işlenmesinin istenmesi ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılması suretiyle, yani çıplak pay usulüyle yapılmıştır.
- Bölge adliye mahkemesi, payların hamiline yazılı olduğu itirazını ilk derecede ileri sürülmediği için dinlememiştir.
- Oysa şikâyetin çözümü, borçlunun şirketteki hisselerinin türünün belirlenmesine bağlıdır. Payın türü bilinmeden haczin hangi usule tabi olduğu ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı değerlendirilemez.
- Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, bilirkişi aracılığıyla şirketin resmî kayıt, defter ve belgelerini inceleyerek haczin yapıldığı 26.08.2019 tarihi itibarıyla pay senedi çıkarılıp çıkarılmadığını araştırması, sonucuna göre İİK m.88 ve 94 çerçevesinde karar vermesi gerekir.
Eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Sonuç olarak borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle, İİK m.364/2’nin göndermesiyle uygulanan HMK m.373/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, icra mahkemesi kararı BOZULMUŞ ve dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Karar 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
🔎 Kararın uygulamadaki karşılığı
Karar birkaç açıdan dikkat çekicidir:
- Usul ile esas iç içedir. Bölge adliye mahkemesi, hamiline pay itirazını “yeni istinaf nedeni” olarak dışarıda bırakmıştı. Yargıtay ise uyuşmazlığın çözümünün bu olgunun tespitine bağlı olduğunu vurgulamış ve araştırmayı ilk derece mahkemesine yüklemiştir. Kararda bu itirazın kamu düzenine ilişkin olup olmadığı ayrıca tartışılmamış; sonuç, payın türünün şikâyetin çözümü için zorunlu bir olgu sayılmasına dayanmıştır.
- Belirleyici an haciz tarihidir. Araştırılacak olan, payların bugünkü durumu değil, haczin uygulandığı 26.08.2019 itibarıyla senede bağlanıp bağlanmadığıdır.
- Delil şirketin kendi kayıtlarıdır. Tespit, bilirkişi aracılığıyla şirketin resmî kayıt, defter ve belgeleri incelenerek yapılacaktır; tarafların beyanı tek başına yeterli görülmemiştir.
- Usul seçimi haczin geçerliliğini etkiler. Paylar senede bağlanmışsa, yalnız pay defterine şerh düşülmesi ve sicile müzekkere yazılması, Daire’nin açıkladığı ilke gereği geçerli bir haciz için yeterli olmayacaktır. Çıplak pay söz konusuysa şirkete yapılan bildirim, haczi tebliğ tarihinde kurmuş sayılır.
Pay haczine ilişkin şikâyetlerin başka bir boyutu, yani şirketin kendisinin şikâyette hukuki yararı, pay haczine şirketin şikâyeti kararında ele alınmıştır. Hamiline pay senedinin şekli ve MKK bildirimi için imzasız pay senediyle ortaklık kararına da bakılabilir.
🆕 Bugünkü mevzuat açısından bir not
Dosyadaki haciz 2019 yılında uygulanmıştır. Sonrasında TTK m.489, 27.12.2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Yürürlükteki metne göre hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesiyle payı devralanın Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapacağı bildirimle hüküm ifade eder; bildirim yapılmadıkça paya bağlı haklar kullanılamaz ve MKK kayıtları yetkili mercilerle paylaşılır. Bu değişiklik, hamiline payların kimde olduğunun tespitinde MKK kayıtlarını önemli bir kaynak hâline getirmiştir. Kararda bu düzenleme tartışılmamıştır; değişikliğin haciz usulüne etkisi somut olaya göre ayrı bir değerlendirme gerektirebilir.
İİK m.88’in birinci fıkrası ise yürürlükteki hâliyle de haczolunan hamiline senetler ile cirosu kabil senetlerin icra dairesince muhafaza edileceğini öngörmektedir.
💬 Soru ve cevaplar
Anonim şirket payı nasıl haczedilir?
Haczin pay defterine işlenmemiş olması çıplak pay haczini geçersiz kılar mı?
İstinafta ilk kez ileri sürülen 'paylar hamiline' itirazı neden dikkate alındı?
Bozmadan sonra ne olacak?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; icra ve sermaye piyasası alanındaki diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında derlenmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Bozma kararı uyuşmazlığı kesin olarak çözmemiş, ilk derece mahkemesine araştırma yükümlülüğü yüklemiştir. Haciz 2019 yılında uygulanmış olup sonradan yürürlüğe giren mevzuat değişiklikleri kararda değerlendirilmemiştir. Benzer görünen bir dosyada sonuç; payın türüne, senet çıkarılıp çıkarılmadığına, şirket kayıtlarına, haciz tarihine ve itirazların ileri sürüldüğü aşamaya göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




